Rumeli Gazetesihttps://rumeligazetesi.com Rumeli Gazetesi tr2019-12-15T01:03:51+03:00<![CDATA[Tümamiral Cihat Yaycı: Libya meselesi siyaset üstü bir mesele, milli menfaat meselesidir...]]>https://rumeligazetesi.com/haber/tumamiral-cihat-yayci-libya-meselesi-siyaset-ustu-bir-mesele-milli-menfaat-meselesidir-977b603a16-af27-4af3-bd1a-d8d03d19b1f62019-12-08T21:50:00+03:00Admin Tümamiral Cihat Yaycı: Libya meselesi siyaset üstü bir mesele, milli menfaat meselesidir...

Tümamiral Cihat Yaycı: Libya meselesi siyaset üstü bir mesele, milli menfaat meselesidir...

GÜNDEM

Admin
<p><br /><span style="font-size:16px">Türkiye-Libya Deniz Mutabakatı’nın Fikir Babası <strong>Tümamiral Dr. Cihat Yaycı </strong>STRATEJİK DÜŞÜNCE ENSTİTÜSÜ'nde (SDE) katıldığı toplantıda konuştu</span></p><p><span style="font-size:16px">Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Akdeniz'de Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırasını onaylarken Stratejik Düşünce Enstitüsü de konuyu anlaşmanın mimarından dinledi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Libya ile yapılan anlaşmanın mimarı <strong>Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümamiral Dr. Cihat Yaycı </strong>Stratejik Düşünce Enstitüsü’nde düzenlenen özel toplantıda davetlilere Türkiye-Libya Deniz Mutabakatı’nın sağlanması öncesindeki arka plan çalışmalarını ayrıntılarıyla anlattı. Toplantıya çok sayıda diplomat, asker, akademisyen, üst düzey bürokrat ve uzman&nbsp;katıldı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı Tümamiral Cihat Yaycı, gündemin sıcak başlığı Doğu Akdeniz’de Türkiye-Libya mutabakatını ve yansımalarını değerlendirdi, <strong>“Libya meselesi siyaset üstü bir mesele, milli menfaat meselesidir” </strong>dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px">“Biz bugüne kadar Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından yapılan girişimlere ve imzaladığı anlaşmalara karşı çıkan reaktif bir ülke konumundaydık” diyen Cihat Yaycı, Türkiye’nin doğu Akdeniz’de oynanan oyunu Libya ile yaptığı anlaşma ile bozduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Tümamiral Cihat Yaycı Sözlerini şu şekilde sürdürdü:</span></p><p><span style="font-size:16px">“Ülkeler 3 kısımdan oluşur. Kara ülkesi, deniz ülkesi, hava ülkesi. Mavi Vatan da ülkemizin bir parçasıdır. Bu anlaşma ile Türkiye’nin 4’te 1’i kadar bir alan ülkemize katılmıştır… Burası bize anamızın ak sütü kadar helaldir… Avrupa Birliği’nin Sevilla Üniversitesi’ne yaptırdığı ve Türkiye’nin haklarını yok sayan haritaya göre bize verilen alan 41 bin km2, aslında sahip olmamız gereken alan ise 189 bin km2. Yani 148 bin km2 vatan toprağını bizden almak istediler” dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölgenin tanımını yapan Tümamiral Cihat Yaycı, “İlk defa Münhasır ekonomik bölge ifadesi Doğu Akdeniz’de bu anlaşmada geçmiştir” dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Tümamiral Dr. Cihat Yaycı Yunanistan, Mısır, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve İsrail’in Doğu Akdeniz’de anlaşma hazırlığı yaptığı bir dönemde Türkiye’nin erken davranarak haklarına sahip çıktığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:16px">“Bizden önce Yunanistan Mısır ile bir anlaşma imzalamış olsaydı, o zaman bizim Libya ile bağımız kesilirdi. Ve eğer Yunanistan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile bir anlaşma imzalamış olsaydı o zaman da AB’nin ortaya koyduğu harita gerçekleşmiş olurdu. Bizim ön almamız ve hızlanmamız lazımdı.”</span></p><p><span style="font-size:16px">Türkiye’nin karşılıklı kıyıları sadece Libya ile değil, Mısır ve İsrail’le de var. Peki, ileride Türkiye’nin bu ülkelerle bir anlaşması söz konusu olabilir mi? Sorusuna cevap veren Cihat Yaycı “Ülkelerin kıyı uzunluklarına göre Mısır’ın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile Doğu Akdeniz’de muhtemel anlaşması Türkiye ile olası sağlayacağı anlaşmadan daha az karlı. Mısır Türkiye ile anlaşırsa 11 bin 500 km2 daha fazla alan kazanacak” dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Türkiye’nin eski Türkiye olmadığını söyleyen Cihat Yaycı “Türkiye her şeyin farkında, Doğu Akdeniz’de hakkını yedirmez” dedi ve şunları ekledi “Biz ilgili bürokratlar bu çalışmaları yaptık ama yaptığımız çalışmaları teşvik eden ve ilk kez haritalarla kamuoyuna duyuran ve bunu Cumhurbaşkanımıza anlatan <strong>Milli Savunma Bakanımız Sayın Hulusi Akar’</strong>a müteşekkiriz. <strong>Tabi bunun riskini alan ve hayata geçirilmesini sağlayan ve sonuna kadar da savunan da Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır.”</strong></span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><a href="https://twitter.com/rumeli_gazetesi"><img alt="" src="https://www.rumeligazetesi.com/images/detay/resimler/R-G-Banner.png" style="height:100px; width:640px" /></a></p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı Yarbay AKTOP: TSK termal kameral ve İHA'larla gece-gündüz keşif ve gözetleme faaliyetlerini sürdürmektedir]]>https://rumeligazetesi.com/haber/milli-savunma-bakanligi-yarbay-aktop-tsk-termal-kameral-ve-ihalarla-gece-gunduz-kesif-ve-gozetleme-faaliyetlerini-surdurmektedir-9624eddec8-a7f1-49da-b3ec-8aee1eaaced32019-10-22T17:09:00+03:00Admin Milli Savunma Bakanlığı Yarbay AKTOP: TSK termal kameral ve İHA'larla gece-gündüz keşif ve gözetleme faaliyetlerini sürdürmektedir

Milli Savunma Bakanlığı Yarbay AKTOP: TSK termal kameral ve İHA'larla gece-gündüz keşif ve gözetleme faaliyetlerini sürdürmektedir

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-size:16px">Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Tanıtım Subayı Yarbay Nadide Şebnem AKTOP, Barış Pınarı Harekatı'ndaki son gelişmelere ilişkin bilgi verdi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), 17 Ekim 2019 tarihinde Türkiye ile ABD arasında varılan mutabakat çerçevesinde, PKK/YPG teröristlerinin 120 saat içerisinde bölgeden çıkışını yakından takip etmektedir. Bu kapsamda kesinlikle hiçbir engelleme yapılmadığı gibi bölgeden çıkış faaliyetleri sıkı şekilde ABD’li muhataplarla koordine edilmektedir. TSK unsurlarının bulundukları hatlarda her türlü emniyet tedbirini alarak termal kameral ve İnsansız Hava Araçaları ile (İHA) gece-gündüz keşif ve gözetleme faaliyetlerini sürdürdü</span></p><p><span style="font-size:16px">Bu kapsamda şimdiye kadar bölgeden 136 araç çıkış yapmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">ABD ile yapılan mutabakata rağmen PKK/YPG’li teröristlerce 17 Ekim 2019, saat 22.00’den itibaren toplam 42 taciz/ihlal gerçekleştirilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Konuyla ilgili ABD askeri yetkilileri ile yakından koordineye devam edilmektedir.</span></p><iframe src="https://www.facebook.com/plugins/video.php?href=https%3A%2F%2Fwww.facebook.com%2Frumeligazetesi%2Fvideos%2F2440764156012793%2F&show_text=0&width=560" width="560" height="312" style="border:none;overflow:hidden" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" allowFullScreen="true"></iframe><p><strong><span style="font-family:times new roman,times,serif"><span style="font-size:20px">Rumeli Gazetesi</span></span></strong></p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Diplomasi yolunu sonuna kadar kullanmaya devam ettik]]>https://rumeligazetesi.com/haber/cumhurbaskani-erdogan-diplomasi-yolunu-sonuna-kadar-kullanmaya-devam-ettik-9538d91ebe-3161-41bb-be47-c62eaed038c22019-10-18T23:17:00+03:00Admin Cumhurbaşkanı Erdoğan: Diplomasi yolunu sonuna kadar kullanmaya devam ettik

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Diplomasi yolunu sonuna kadar kullanmaya devam ettik

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-size:16px"><strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan</strong>, yabancı basın mensuplarıyla Dolmabahçe Ofisi’nde bir araya geldi. &nbsp;Toplantının öncesinde basın mensuplarına <strong>''Barış Pınarı Harekâtı''</strong> ve Suriye’deki durumla ilgili &nbsp;değerlendirmelerde ve dün <strong>ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence</strong> ile yapılan görüşmenin ardından varılan mutabakata ilişkin açıklamalarda da bulundu.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında:</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Suriye’de yaşanan iç savaş öncesinde Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed ile ailece görüşecek derecede yakınlığa sahip olduklarını hatırlatarak, o dönemde Esed‘e ülkesinde demokrasinin, insan haklarının, hukukun, adaletin geliştirilmesi konusunda pek çok tavsiyede bulunduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özellikle de hiçbir hakka sahip olmayan Kürt nüfus konusunda adımlar atmasının önemli olduğunu söyledik. Ancak, Esed bu tavsiyelerimize uygun işler yapmak yerine halkının üzerindeki baskıyı artırma yoluna gitmiştir” dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Suriye’yi mesken tutan terör örgütleri DEAŞ ve PKK-YPG’nin saldırılarını Türkiye’ye yöneltti</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Suriye halkının Esed rejiminin yanı sıra DEAŞ ve PKK-YPG terör örgütünün de zulmüne maruz kaldığını ve sonuçta 12 milyon kişinin evinden olduğunu ve bu kişilerden yaklaşık 4 milyon kişinin de Türkiye’ye sığındığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte Suriye’yi mesken tutan terör örgütleri DEAŞ ve PKK-YPG’nin saldırılarını Türkiye’ye yönelttiğini anlattı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’deki DEAŞ unsurlarıyla en etkili ve sonuç alıcı mücadeleyi Türkiye’nin yürüttüğüne işaret ederek, Fırat Kalkanı Harekâtı’yla 3 binin üzerinde DEAŞ’lının etkisiz hâle getirildiğini, Fırat’ın doğusundaki hat boyunca, Rakka ve Deyrizor’a kadar olan bölgeyi de DEAŞ’tan temizlemeye talip olduklarını ancak ABD yönetiminin bu teklifi kabul etmediğini, ABD’nin Türkiye yerine PKK-YPG terör örgütüyle bu işi yürütmeyi tercih ettiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Müttefiklerin, özellikle de ABD’nin, Türkiye’nin ikazlarına rağmen beklenen adımı bir türlü atmadığını bunun üzerine de Türkiye’nin kendi çaresini üretmek zorunda kaldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zeytin Dalı ve Fırat Kalkanı Harekâtlarıyla bölgenin PKK-YPG terör örgütünden temizlendiğini, ardından, Rusya ve İran ile yürütülen Astana Süreci ve Soçi Mutabakatı’yla da İdlip’te yaşanması muhtemel büyük bir insani dramın önüne geçildiğini aktardı.</span></p><p><strong><span style="font-size:16px">Buna rağmen, ne Amerika’nın ne de Avrupa ülkelerinin PKK-YPG terör örgütüne desteğinin önüne geçemedik.&nbsp;</span></strong></p><p><span style="font-size:16px">Yaşanan süreçte diplomasi yolunu sonuna kadar kullanmaya devam ettiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buna rağmen, ne Amerika’nın ne de Avrupa ülkelerinin PKK-YPG terör örgütüne desteğinin önüne geçemedik. Sonuçta bir kez daha kendi başımızın çaresine bakmaya mecbur kaldık. Türkiye, Barış Pınarı Harekâtı’na, işte böyle bir sürecin sonunda gelmiştir” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:16px">Barış Pınarı Harekâtı’nın amaçlarını; “PKK-YPG terör örgütünü sınırlarımızdan uzaklaştırmak” ve “Ülkemizde yaşayan 3,6 milyon Suriyelinin bir kısmını oluşturacağımız güvenli bölgede iskân etmek” olarak açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Münbiç’ten Irak sınırına kadar olan 444 kilometre uzunluğunda, 30-35 kilometre derinliğindeki güvenli bölgede 1 ile 2 milyon arasında Suriyeli sığınmacının geri dönüşünü planladıklarını yineledi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Suriye kaynaklı göç akınından şikâyetçi olan Avrupa Birliği ve diğer ülkelerin mali desteğiyle, bu bölgede her biri 5’er bin nüfuslu 140 köy ve 30’ar bin nüfuslu 10 ilçe inşa etmek için planların yapıldığı bilgisini paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, planın ilk şartının bölgenin teröristlerden temizlenmesi olduğunu, rejimin denetimindeki yerler gibi PKK-PYD’nin işgal ettiği yerlere de Suriyeli Kürtler başta olmak üzere, kimsenin dönmek istemediğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Konuya ilişkin olarak bu zamana kadar ABD ile bir takım çalışmalar yürütüldüğünü ancak ilerleme sağlanamadığını bunun üzerine de Barış Pınarı Harekâtı’nı başlattıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yani Barış Pınarı Harekâtı bir anlık oluşum değildir. Bir günlük, iki günlük oluşum asla değildir. Bunun hazırlığı 3-4 yılı, 5 yılı bulmaktadır, çünkü gelişmeler anlık olmadı. Bu gelişmelerin ne yazık ki bizi tacizi, bizi tehdidi uzun yıllara sahip” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Harekâttan önce ABD Başkanı Donald Trump ile görüştüğünü ve operasyona başlayacaklarını ilettiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’nin Suriye’nin kuzeyindeki askerlerini çekeceğini açıklamasıyla Türkiye’nin operasyonu önünde bir engel kalmadığını, kısa sürede 30 kilometre derinliğe ulaştıklarını anlattı.</span></p><p><strong><span style="font-size:16px">Barış Pınarı Harekatı'nda Gelinen Nokta</span></strong></p><p><span style="font-size:16px">Harekâtın başlamasının bir anda ABD ve Avrupa başta olmak üzere, bir takım ülkelerin tavrının değiştiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sanıyorum ilk bir-iki gün, Türkiye’nin böyle bir başarı gösteremeyeceğini düşündükleri için nispeten düşük tepki ortaya koymuşlardı. Türkiye’nin harekâtı başarıyla tamamlayacağı anlaşılınca, tepkiler akıl ve mantık sınırlarını zorlayan bir düzeye yükseldi. Biz buna rağmen harekâtımıza kararlılıkla devam ettik. Bugüne kadar bin 360 kilometre alan ile aralarında Telabyad ve Resulayn şehir merkezlerinin de bulunduğu 56 yerleşim birimini kontrol altına aldık. Harekât boyunca dört askerimiz ile 74 Suriye Millî Ordusu mensubu şehit düştü. Etkisiz hâle getirdiğimiz terörist sayısı da 750’yi buldu. Terör örgütü tarafından sınıra yakın yerleşim yerlerimize yapılan 1.081 havan ve füze saldırısında 20 sivil vatandaşımızı şehit verdik, 181 de yaralımız var.”</span></p><p><span style="font-size:16px">Bu ikiyüzlülüğü tarihe kara bir not olarak düştüğümüzün bilinmesini istiyorum”&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, harekâtın dokuz günlük sürecinde, sivil kayıplar için Türkiye’yi arayarak, üzüntüsünü dile getiren hiç kimsenin olmadığına işaret ederek, “Buna karşılık teröristleri korumak amacıyla harekâtı durdurmamızı isteyen pek çok batılı liderle konuştuk. Bu ikiyüzlülüğü tarihe kara bir not olarak düştüğümüzün bilinmesini istiyorum” sözlerine yer verdi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Türkiye’nin Barış Pınarı Harekâtı’nı mecbur kaldığı için başlattığına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’ye karşı, ısrarla, inatla ve küstahça PKK-YPG terör örgütünü destekleyenler, bu harekâtın ve yaşanan kayıpların asıl sorumlusudur” dedi. Türkiye’nin, her bakımdan dünyada örneğine az rastlanacak titizlikte bir harekâtı yürüttüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan;&nbsp;ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ile de dün gerçekleştirilen müzakerelerde, ABD ile teröristlerin 120 saatte, Türkiye’nin ilan ettiği güvenli bölgeden çıkmasını sağlaması üzerinde mutabakata vardıklarını açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için Barış Pınarı Harekâtı’na, dün akşamdan başlamak üzere 120 saat süreyle ara verdik. 120 saatlik sürenin bitimine kadar teröristlerin ellerindeki silahlar toplanacak, kurdukları tahkimatlar ve mevziler de imha edilecek, kendileri de 30 kilometrelik alanın dışına çıkartılacak. &nbsp;Bu arada Türk Silahlı Kuvvetleri bölgeden ayrılmayacak çünkü oradaki güvenliğin esası bunu gerektirmektedir”</span></p><p><strong><span style="font-size:16px">Güvenli bölgenin Türk Silahlı Kuvvetlerinin kontrolüne bırakılmasıyla Barış Pınarı Harekâtı’nın da sona erecek</span></strong></p><p><span style="font-size:16px">Güvenli bölgenin Türk Silahlı Kuvvetlerinin kontrolüne bırakılmasıyla Barış Pınarı Harekâtı’nın da sona ereceğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sürecin tamamlanmasıyla birlikte Türkiye’ye yönelik tüm yaptırımların da ortadan kalkacağını bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Görüşmelerin olduğu gün ABD Başkanı Trump’un siyasi ve diplomatik nezaketle bağdaşmayan bir mektubunun medyada yer aldığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Elbette bizler bunu unutmadık, unutmamız doğru değil ama bizim karşılıklı olan sevgi ve saygımız da bunları sürekli gündemde tutmaya müsaade etmiyor. Ama bu konuyu bugünkü meselemiz ve önceliğimiz olarak görmüyoruz. Vakti saati geldiğinde bu konuyla ilgili olarak gerekenin yapılacağının da bilinmesini istiyoruz” değerlendirmesinde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:16px">Cumhurbaşkanı Erdoğan: <strong>Amerika bize&nbsp;verdiği sözleri tutmasıyla güvenli bölge konusunun çözülmüş olacaktır.&nbsp;&nbsp;</strong></span></p><p><em><strong><span style="font-size:16px">Ama bu söz bila-istisna yerine getirilmemiş olursa, 120. saatin sona erdiği dakika Barış Pınarı Harekâtı’mız kaldığı yerden, çok daha kararlı bir şekilde devam edecektir” uyarısında bulundu.</span></strong></em></p><p><iframe frameborder="0" height="426" scrolling="no" src="https://www.facebook.com/plugins/video.php?href=https%3A%2F%2Fwww.facebook.com%2Frumeligazetesi%2Fvideos%2F2563800327040968%2F&amp;show_text=1&amp;width=560" style="border:none;overflow:hidden" width="560"></iframe></p><p><strong><span style="font-size:16px">Bir tek şartımız, rejimin bulunduğu yerlerde PKK-YPG’nin tamamen temizlenmesidir</span></strong></p><p><span style="font-size:16px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Salı günü Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile meselenin Rusya ve Suriye rejimini ilgilendiren taraflarını görüşeceğine atıfta bulunarak, “Münbiç, Aynel Arab ve Kamışlı tarafında güvenli bölgemiz Rusya ve rejim güçlerinin faaliyetleriyle çakışıyor. Ayrıca İdlip’te de zaman zaman sıkıntılar yaşanıyor. Amacımız, Rusya ile bu konularda makul ve herkes tarafından kabul edilebilir bir uzlaşmaya varmaktır. Bir tek şartımız, rejimin bulunduğu yerlerde PKK-YPG’nin tamamen temizlenmesidir” sözlerine yer verdi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütü PKK-YPG’nin Münbiç’te rejim görüntüsü altında varlığını sürdürme çabasında olduğunu bildiklerine vurgu yaparak, buna rıza göstermeyeceklerinin altını izdi. “Derdimiz bizim bu terör örgütlerinin güvenli bölgeden çıkartılmasıdır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Eğer bir Münbiç’te hâlâ terör örgütleri varsa, burası terör örgütünden temizlenmedi ve burası buranın gerçek sahipleri yüzde 85-90 gibi Arap aşiretlere verildi diyemeyiz. Bizim oralarda kalmak gibi bir derdimiz de yok, zaten de yokuz orada. Ama biz bunu Sayın Putin’le de görüştük, eğer terör örgütleri Münbiç’ten çıkartılırsa, terör örgütleri aynı şekilde Aynel Arab’tan, yani diğer adıyla Kobani’den çıkartılırsa bizim için hiçbir mesele yok. Yeter ki terör örgütlerinden buralar temizlensin ve bizim buralarda da kalmak diye bir derdimiz yine yok. Tüm derdimiz, bizi tehdit eden, taciz eden bu terör örgütlerini buralardan çıkarmaktır.”</span></p><p><span style="font-size:16px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni anayasa çalışmaları tamamlanıp Suriye’nin toprak bütünlüğü ve siyasi birliği sağlandığında, bu ülkenin tümünün meşru hükûmetinin yönetimine geçeceğini ifade ederek, “Yeter ki PYD, bunun yanında PKK-YPG ve DEAŞ gibi terör örgütlerine müsamaha gösterilmesin. Terör örgütleri tamamen kazınıp atılmadan da Suriye arzu ettiği huzura, güvenliğe ve esenliği kavuşamaz. Türkiye olarak bizim de tüm çabamız işte bunu sağlamaktır” açıklamasında bulundu.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px"><strong>Rumeli Gazetesi - İstanbul</strong></span><br />&nbsp;</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Minister Akar: It is a fact known by everyone that there is no chemical weapon in the TAF's inventory]]>https://rumeligazetesi.com/haber/minister-akar-it-is-a-fact-known-by-everyone-that-there-is-no-chemical-weapon-in-the-tafs-inventory-943a74c00f-b454-4375-b69b-e8d19f2a6ac42019-10-17T18:33:00+03:00Admin Minister Akar: It is a fact known by everyone that there is no chemical weapon in the TAF's inventory

Minister Akar: It is a fact known by everyone that there is no chemical weapon in the TAF's inventory

Englısh

Admin
<p><strong><span style="font-size:16px">Minister Akar: It is a fact known by everyone that there is no chemical weapon in the TAF's inventory</span></strong></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Minister of National Defense Hulusi Akar</strong> received US National Security Advisor Robert Charles O’Brien and his accompanying delegation at the Ministry of National Defense. After the meeting, Minister Akar answered the questions of a journalist about the talks related to the latest situation in Syria and the defense and security issues.</span></p><p><span style="font-size:16px">Minister Akar, who emphasized in the meeting that they conveyed all the opinions and demands of Turkey once again, pronounced that:</span></p><p><span style="font-size:16px">“Our <strong>Operation Peace Spring</strong> continues in accordance with our national, spiritual and professional values. Great attention and sensitivity is shown not to harm civilians and innocent people regardless of their religious and ethnic backgrounds, and not to harm historical, cultural, religious structures, infrastructure facilities and the environment as well as friendly, allied country elements that may be present in the region.</span></p><p><span style="font-size:16px">We attach great importance not only to the security of our country and our nation, but also to the security of other religious and ethnic groups such as Kurds, Arabs, Assyrians, Christians, Aramis, Yazidis, and Chaldeans living in the region.</span></p><p><img alt="Resim" src="https://pbs.twimg.com/media/EHAsRPEXUAE93hm?format=jpg&amp;name=small" style="height:448px; width:640px" /></p><p><span style="font-size:16px">The rapidly changing and developing situation in the region brings with it some problems. We receive information that the terrorist organization, after using chemical weapons itself, will throw the blame onto our Armed Forces and try to create perception. It is a fact known by everyone that there is no chemical weapon in the TAF's inventory. There is also information that, through mass attacks that it will conduct against civilians, the terrorist organization will try to create a perception that the DAESH threat continues in the region.”</span></p><p>&nbsp;</p><blockquote class="twitter-tweet"><p lang="en" dir="ltr">Minister Akar: “We receive information that the terrorist organization, after using chemical weapons itself, will throw the blame onto our Armed Forces and try to create perception. It is a fact that there is no chemical weapon in the TAF&#39;s inventory.”<a href="https://t.co/sgMcltgqzx">https://t.co/sgMcltgqzx</a> <a href="https://t.co/g3nVggKO4I">pic.twitter.com/g3nVggKO4I</a></p>&mdash; T.C. Millî Savunma Bakanlığı (@tcsavunma) <a href="https://twitter.com/tcsavunma/status/1184848538355818496?ref_src=twsrc%5Etfw">October 17, 2019</a></blockquote> <script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">Upon a question of the evaluation of the Operation Peace Spring, especially by recalling unreal news in the foreign press, Minister Akar said “In the press, we see a lot of unreal news and images ranging from an aircraft shot down to an explosion which happened in another country but shown as though it happened in the region. They try to cast a shadow upon the sensitivity and success of our Armed Forces in the field with this kind of false news. I once again state that these will not work.”said.</span></p><p>&nbsp;</p><p><iframe frameborder="0" height="457" scrolling="no" src="https://www.facebook.com/plugins/video.php?href=https%3A%2F%2Fwww.facebook.com%2Ftcsavunma%2Fvideos%2F726700871136043%2F&amp;show_text=1&amp;width=560" style="border:none;overflow:hidden" width="560"></iframe></p><p><strong><span style="font-size:20px">Rumeli Gazetesi - Rumeli News</span></strong><br />&nbsp;</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar Siyasi Partileri ''Barış Pınarı Harekatı'' ile ilgili bilgilendirdi]]>https://rumeligazetesi.com/haber/milli-savunma-bakani-hulusi-akar-siyasi-partileri-baris-pinari-harekati-ile-ilgili-bilgilendirdi-936c70140f-bf0a-4d47-9369-38194638c6622019-10-15T00:56:00+03:00Admin Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar Siyasi Partileri ''Barış Pınarı Harekatı'' ile ilgili bilgilendirdi

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar Siyasi Partileri ''Barış Pınarı Harekatı'' ile ilgili bilgilendirdi

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-size:16px"><strong>Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar Siyasi Partileri ''Barış Pınarı Harekatı'' ile ilgili bilgilendirdi</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada: </span></p><p><span style="font-size:16px">Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, Barış Pınarı Harekâtı ile ilgili bilgi paylaşımı için siyasi parti genel başkanlarına ziyaretler gerçekleştirdi. İlk olarak İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i ziyaret eden Bakan Akar, daha sonra CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu ziyaret etti. Bakan Akar, son olarak da MHP Genel Merkezi’ni ziyaret ederek son durum hakkında bilgi verdi. </span></p><p><span style="font-size:16px">Ziyaretler sonrası gazetecilere harekâtla ilgili açıklamalarda bulunan Bakan Akar, gerekli çalışmalar yapıldıktan sonra ciddi ve samimi şekilde muhataplarla görüşüldükten sonra konuya birlikte müttefiklik ruhuna uygun NATO içindeki ittifaka uygun bir şekilde koalisyonla, ABD ile birlikte çözüm için çalıştıklarını ifade etti. Bakan Akar, bunun mümkün olmadığını gördükleri için ülkenin hak ve menfaatleri konusunda bir karar verdiklerini ve bu kararın da 9 Ekim saat 16.00'dan itibaren uygulanmaya başlandığını vurguladı.</span></p><p><strong><span style="font-size:16px">Buradaki faaliyetlerin Mehmetçiğin büyük bir başarısıyla, kahramanlığıyla, fedakârlığıyla devam ettiğini dile getiren Bakan Akar, şöyle konuştu:</span></strong></p><p><span style="font-size:16px">"Tel Abyad kontrolümüz altında, Rasulayn kontrol altında. Bölgenin kontrolü ile ilgili çalışmalar devam ediyor. Buradaki mücadelemiz, sadece YPG ile değil, DEAŞ başta olmak üzere tüm terör örgütleriyle. Bizim için tek hedef teröristler. Bunun dışında hiçbir etnik hiçbir dini grupla bizim hiçbir ilişkimiz söz konusu değil, bu manada mücadelemiz söz konusu değil, onların güvenliği de bizim için önemlidir. Dolayısıyla, özellikle Kürt kardeşlerimizin Türkiye'deki ve Suriye'nin kuzeyindeki, onların rahatı ve huzuru ve güvenliği için elimizden gelen her türlü gayreti gösteriyoruz. </span></p><p><span style="font-size:16px">Özellikle Tel Abyad'da ve Resulayn'da oraları kontrol altına aldıktan sonra ülkemiz lehinde Silahlı Kuvvetlerimiz lehinde oradaki vatandaşların Suriye'deki kardeşlerimizin yaptıkları gösteriler, yaptıkları açıklamalar, bizleri ziyadesiyle memnun etmiştir."</span></p><p><span style="font-size:16px">DEAŞ konusunda bir hapishane meselesinin bulunduğunu bildiren Bakan Akar, "Bu hapishanelerle ilgili elimizden gelen gayreti göstermeye kararlıyız. Ancak bölgemizde bir tek hapishane vardı, DEAŞ hapishanesinde, oraya gittiğimiz zaman bunun YPG'liler tarafından boşaltıldığını, oradaki DEAŞ'lıların kaçırıldığını gördük. Bunları da fotoğrafla, filmle tespit ettik, muhataplarla bunları görüştük ve görüşmeye devam edeceğiz."</span></p><p><strong><span style="font-size:16px">Masum Kişilere Zarar Gelmemesi İçin Her Türlü Gayreti Gösteriyoruz</span></strong></p><p><span style="font-size:16px">İnsani konularda da çok hassas olduklarına işaret eden Bakan Akar, "Herhangi bir şekilde masum bir insana, masum bir kişiye zarar gelmemesi için hem planlamada, hem uygulamada, hem icrada elimizden gelen her türlü gayreti gösterdik, göstermeye devam ediyoruz, bunun dışındaki haberler hiçbir şekilde gerçeği yansıtmıyor. Bu konuda Türk Silahlı Kuvvetleri milli, manevi, mesleki değerlerine son derece bağlı, elinden geldiğince tamamen ahlaki değerler ölçüsünde mücadelemizi son derece temiz bir şekilde sürdürüyoruz. Buradaki esas olan husus; ülkemizin güneyinde, Suriye'nin kuzeyinde herhangi bir terör koridoruna müsaade etmeyeceğimiz, esas olan budur, gayretimiz budur." diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:16px">Bakan Hulusi Akar, "Bu sadece ülkemizin, halkımızın, sınırlarımızın güvenliği değil aynı zamanda Suriye'nin de kuzeyinin güvenli bir bölge haline gelmesiyle orada yaşayan, yaşamakta olan Suriyeli kardeşlerimizin de evlerine ve topraklarına güven içinde dönmelerini sağlamak da bizim bir başka amacımız. Dolayısıyla buradaki faaliyetlerin bu şekilde devamıyla inşallah burada güvenli bölge gerçekleşecek ve sonuçta burada sulh ve sükun gerçekleşecek ve bu şekliyle harekat tamamlanacak." değerlendirmesinde bulundu.</span></p><p><strong><span style="font-size:16px">CHP Genel Merkezi’ni Ziyaret Etti</span></strong></p><p><span style="font-size:16px">Bakan Akar, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu ziyareti sonrasında da harekâtın Mehmetçik'in kahramanlık ve fedakârlığıyla başarılı şekilde devam ettiğini vurguladı. Bakan Akar, tarihe altın harflerle yazılacak faaliyetlerin icra edildiğinin altını çizerek, kontrol altına alınan bölgelerdeki halkın desteğinin de kendileri için moral kaynağı olduğunu dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Milletin desteğinin Mehmetçik'in moral ve motivasyonunu yükselttiğini belirten Bakan Akar, "Hakikaten istekli, yetenekli personelimizin çalışmalarıyla inşallah bu harekâtı olabildiğince kısa zamanda tamamlamaya çalışacağız. El yapımı patlayıcılarla, mayınlarla mücadele devam ediyor. Tuzaklar, keskin nişancılar, bir sürü ihtimaller var." diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:16px">Askerlerin güvenliğine zarar gelmeyecek şekilde bu işi dikkatli, hassas şekilde yönetmeye çalıştıklarına işaret eden Bakan Akar, birinci önceliklerinin sivillere zarar gelmemesi olduğunu vurguladı.</span></p><p><strong><span style="font-size:16px">Bakan Hulusi Akar, koalisyon askerine zarar gelmemesi için de tüm tedbirleri aldıklarını dile getirerek, şunları kaydetti:</span></strong></p><p><span style="font-size:16px">"Hiçbir dini, etnik kökenle bizim bir sıkıntımız yok. Onlara karşı herhangi bir hareketimiz yok. Bu harekâtın tek hedefinde teröristler var. Bunlarla mücadele devam ediyor. DEAŞ ile mücadelemizin PKK'dan, YPG'den hiçbir farkı yok. Hepsi terörist. Dolayısıyla bunlara karşı da bizim yaptığımız yöntem ile yollar aynı. Dün biliyorsunuz, birinci öncelikli olarak, Tel Abyad'daki DEAŞ hapishanesine yöneldik. Oraya vardığımızda PKK'lıların, YPG'lilerin buradaki terörist DEAŞ'lıları kaçırdıklarını, hapishaneyi boşalttıklarını gördük. Bunu da gerekli şekilde tespit ettik, gerekli makamlarla görüşmelerimizi, konuşmalarımızı, koordinasyonumuzu yapıyoruz. </span></p><p><span style="font-size:16px">Sonuç olarak, bölgede herhangi bir şekilde terör koridoruna müsaade etmedik, etmeyeceğiz, birincisi bu. İkincisi de güvenli bölgeyi tesis edip hem kendi hudutlarımızın, halkımızın güvenliğini sağlayacağız hem de diğer taraftan bu bölgeden ayrılmış bulunan Suriyeli kardeşlerimizin güven ve huzur içinde evlerine ve topraklarına dönmelerine katkı sağlayacağız.</span></p><p><span style="font-size:16px">Biz başından beri ifade ettiğimiz gibi Suriye'nin toprak bütünlüğüne saygılıyız, bundan kimsenin şüphesi olmasın. Bizim burada yapmaya çalıştığımız tek şey, 82 milyon halkımızın, ülkemizin, hudutlarımızın güvenliğini sağlamak, bu amaçla çalışıyoruz."</span></p><p><span style="font-size:16px">Fırat'ın batısıyla ilgili gelişme olup olmadığı yönündeki soruyu Bakan Akar, "Çalışmalarımız sürüyor." diyerek yanıtladı.</span></p><p><strong><span style="font-size:16px">Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Merkezi de Bilgilendirildi</span></strong></p><p><span style="font-size:16px">Bakan Akar son olarak MHP Genel Merkezi’ne gerçekleştirdiği ziyarette Genel Başkan Devlet Bahçeli'nin rahatsız olması nedeniyle Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın ile görüştüklerini, gelişen durumlarla ilgili bilgi sunduklarını, Bahçeli'ye acil şifa dileklerinde bulunduklarını ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:16px">Bakan Akar, faaliyetlerin yoğun bir şekilde devam ettiğini, yüksek bir moralle Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının kendilerine düşen görevi büyük bir mücadele içinde sürdürdüklerini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Bakan Akar, "Milletimize layık olmaya çalışıyoruz. Asil milletimizden aldığımız güçle, güveniyle, duasıyla, sevgisiyle bize büyük bir moral veriyor milletimiz. Sadece ülkemizde yaşayan milletimiz değil, Suriye tarafındaki kardeşlerimizin de sevgi gösterisinde bulunmaları arkadaşlarımızı ziyadesiyle memnun ediyor. Moralimizi, motivasyonumuzu son derece yükseltiyor. Teröristlerle mücadelemiz devam edecek. İnşallah asil milletimizi bu terör belasından kurtaracağız." ifadesini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Terör koridoru kurulmasına asla müsaade etmeyeceklerinin altını çizen Bakan Akar, şunları kaydetti:</span></p><p><span style="font-size:16px">"Orada bir güvenli bölge kurulması için gayret gösteriyoruz. Güvenli bölge kurulduğu zaman hem ülkemiz için hem komşumuz Suriyeli kardeşlerimiz için önemli gelişme olacak. Bir taraftan hudutlarımızın ve halkımızın güvenliğini sağlarken diğer taraftan da yerinden, yurdundan edilmiş Suriyeli kardeşlerimizin güven içinde evlerine ve topraklarına dönmelerini mümkün kılacağız. Biz bunu yaparken hiçbir dini, hiçbir etnik, hiçbir mezhepsel orijine bakmamız söz konusu değildir. Bizim binlerce yıllık tarihimizden süzülüp gelen milli, manevi ve mesleki değerlerimiz buna manidir farklı bir şekilde uygulama yapmamız mümkün değil. Bu konuda arkadaşlarımız Silahlı kuvvetleri mensupları son derece bilgili, son derece bilinçli bir taraftan sivillerin zarar görmemesi için tedbir alırken, diğer taraftan bölgedeki koalisyon güçleri ile başka Amerika olmak üzere yakın koordinasyon içindeyiz. Orada mevcut olan Amerikan ve koalisyon personeline zarar gelmemesi için her türlü tedbir alınmış bulunmakta. Onlarla sıkı işbirliği içindeyiz."</span></p><p><span style="font-size:16px">Bakan Akar, Rusya ile çeşitli görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirterek, bugün Rusya Savunma Bakanı Sergev Şoygu ile görüştüklerini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Şoygu ile karşılıklı bilgi alışverişinde bulunduklarını kaydeden Bakan Akar, "Faaliyetlerin koordinasyonu, uygun bir şekilde gelişmesi için yapılması gerekenleri görüştük. Yapıcı bir görüşmeydi." dedi.</span></p><p><strong><span style="font-size:16px">Bakan Akar, DAEŞ konusunun önemli konulardan biri olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></strong></p><p><span style="font-size:16px">"Teröristlerin birbirinden farkı yoktur. Etnik kökeni, dini kökeni, hiçbir şekilde buna bakmadığımızı Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere defalarca tekrarladık. Bu konuda DEAŞ ile mücadelemiz sürecek. Bunda hiç kimsenin şüphesi olmasın. Bu konuda Telebyad'a giriş yapıldığında özel bir timimizi süratle, yüksek bir tempoyla belirlediğimiz, daha önceden bildiğimiz hapishane olarak kullanılan DEAŞ'lıların tutulduğu yere gönderdik. Fakat YPG'li teröristlerin DEAŞ teröristlerini kaçırttığını, hapishanenin kapılarını açtığını orada gördük. Bunları fotoğrafla tespit ettik ve ilgili makamlarla bunları koordine ediyoruz, konuşuyoruz, paylaşıyoruz. Bu çerçevede mücadelemiz devam ediyor. İnşallah önümüzdeki günlerde çok daha iyi haberler alacaksınız."</span></p><p><span style="font-size:16px">Bakan Akar, desteklerinden dolayı basın mensuplarına, kişilere ve kurumlara Silahlı Kuvvetler adına teşekkür etti.</span></p><p><iframe frameborder="0" height="375" src="https://www.youtube.com/embed/aQ5eGT5pW9E" width="640"></iframe></p><p>KAYNAK: <strong><a href="https://www.msb.gov.tr/SlaytHaber/14102019-75024">MSB&nbsp;</a></strong></p><p><strong><span style="font-family:times new roman,times,serif"><span style="font-size:20px">RUMELİ GAZETESİ</span></span></strong></p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı'nda Sabahın İlk Işıklarına Kadar Süren Toplantı gerçekleştirildi]]>https://rumeligazetesi.com/haber/milli-savunma-bakanliginda-sabahin-ilk-isiklarina-kadar-suren-toplanti-gerceklestirildi-92ae6458ca-0760-4468-8931-2c2378c185932019-10-14T00:13:00+03:00Admin Milli Savunma Bakanlığı'nda Sabahın İlk Işıklarına Kadar Süren Toplantı gerçekleştirildi

Milli Savunma Bakanlığı'nda Sabahın İlk Işıklarına Kadar Süren Toplantı gerçekleştirildi

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-size:16px"><strong>Milli Savunma Bakanlığı'nda Sabahın İlk Işıklarına Kadar Süren&nbsp;Toplantı gerçekleştirildi.&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Milli Savınma Bakanlığı tarafından, toplantı hakkında&nbsp;bilgiler, fotoğraflar ve birde video paylaşıldı. </span></p><p><span style="font-size:16px">Yapılan açıklamada:</span></p><p><span style="font-size:16px">Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar beraberinde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Komuta Kademesi ve MİT Başkanı Hakan Fidan ile sabahın ilk ışıklarına kadar yaptıkları toplantıda Barış Pınarı Harekâtı’nda gelinen son durumu ve bölgedeki gelişmeleri değerlendirdi, anlık bilgiler kapsamında talimatlar verdi<strong>.</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong><img alt="" src="https://www.rumeligazetesi.com/images/detay/resimler/msb-tsk-mit.jpg" style="height:427px; width:640px" /></strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Fırat'ın doğusundaki teröristlere yönelik icra edilen Barış Pınarı Harekâtı planlandığı şekilde başarıyla devam ederken Bakan Akar ve TSK Komuta Kademesi’nin de harekâtın sevk ve idaresine yönelik yoğun mesaisi sürüyor.</span></p><p><span style="font-size:16px">Barış Pınarı Harekâtı’nı anbean takip eden Bakan Akar ve Komutanlar dün gece de önemli bir toplantı gerçekleştirdi. Milli Savunma Bakanlığında sabahın ilk ışıklarına kadar devam eden toplantıya Bakan Akar ile Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kuvvet Komutanları ve MİT Başkanı Hakan Fidan da katıldı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Kuvvet Komutanlıklarının Harekât Merkezleri ve bölgedeki birliklerin komutanları ile video konferans yöntemiyle görüşülen toplantıda sahadan gelen son görüntüler de detaylı olarak incelendi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Gelen anlık bilgiler kapsamında değerlendirmeler yapılırken harekâtın emniyetle devamı için ABD’li ve Rus muhataplarla her kademede karşılıklı bilgi alışverişi de gerçekleştirildi.</span></p><p><iframe frameborder="0" height="375" src="https://www.youtube.com/embed/zDi1v6MZyDs" width="640"></iframe></p><p><span style="font-size:16px">Yapılan toplantı hakkında bilgiler Milli Savunma Bakanlığı web sitesinden paylaşıldı.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:22px">Rumeli Gazatesi</span><br />&nbsp;</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı'ndan Son Dakika Açıklaması]]>https://rumeligazetesi.com/haber/milli-savunma-bakanligindan-son-dakika-aciklamasi-912120165e-ac17-4e99-b1f0-5a50ee9616072019-10-08T00:57:00+03:00Admin Milli Savunma Bakanlığı'ndan Son Dakika Açıklaması

Milli Savunma Bakanlığı'ndan Son Dakika Açıklaması

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-size:16px">Milli Savunma Bakanlığı'ndan son dakika&nbsp;açıklaması...</span></p><p><span style="font-size:16px">Fıratın Doğusuna yapılacak operasyonlar gündemde geniş yer bulurken, Milli Savunma Bakanlığı'ndan açıklama yapıldı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Milli Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada:</span></p><p><span style="font-size:16px">''TSK vatanımızın bütünlüğüne, devletimizin bekasına, 82 milyon vatandaşımızın huzur/güvenliğine yönelik tehdit/tehlike oluşturan tüm terör örgütlerine karşı asil milletimizin sevgisi, güveni ve duasından aldığı güçle ve “Ölürsem şehit kalırsam gazi” anlayışıyla mücadeleye hazırdır''.açıklamasında bulunuldu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Bölgemizin istikrar ve huzuruna katkı sağlayarak Suriyelilerin güvenli bir yaşama kavuşabilmesi için Güvenli Bölge/Barış koridoru kurulması zaruridir. TSK, sınırlarımızda terör koridoru oluşturulmasına asla müsamaha göstermeyecektir. Harekât için tüm hazırlıklar tamamlanmıştır;&nbsp;denildi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Fıratın Doğusuna yapılacak olan harekata&nbsp;vatandaşlardan Türk Silahlı Kuvvetleri'ne büyük destek&nbsp;geldi. Sosyal medya üzerinden&nbsp;<em><strong>#TürkMilletiOrdusununYanında&nbsp;</strong></em>tagıyla milyonlarca anlamlı mesaj paylaşıldı.&nbsp; Her zaman olduğu gibi Türk Silahlı Kuvvetlerinin, Türk Milletinin yanında olduğu gibi, Türk Milleti de Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yanında olduğu bir kez daha dünya kamuoyuna duyuruldu.&nbsp;</span></p><p>&nbsp;</p><p><strong><span style="font-size:20px">Rumeli Gazetesi&nbsp;</span></strong></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Metrobüs artık İstanbul'u taşıyamıyor, ACİL'en ''RAYLI SİSTEM''e geçilmelidir...]]>https://rumeligazetesi.com/haber/metrobus-artik-istanbulu-tasiyamiyor-acilen-rayli-sisteme-gecilmelidir-90079e4f8e-84bc-4eb1-a01c-e817b506f5c92019-10-05T11:28:00+03:00Admin Metrobüs artık İstanbul'u taşıyamıyor, ACİL'en ''RAYLI SİSTEM''e geçilmelidir...

Metrobüs artık İstanbul'u taşıyamıyor, ACİL'en ''RAYLI SİSTEM''e geçilmelidir...

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-size:16px"><strong>Metrobüs artık İstanbul'u taşıyamıyor, ACİL'en ''RAYLI SİSTEM''e geçilmelidir...</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Son günlerde Altunizade Metrobüs durağında yaşanan yoğunluk nedeniyle kamuoyunda tartşmalar başlamış ve gerçek sorun tesipt edilemeden gereksiz iç çekişmelere girilmiş bu çekişme siyasete kadar ulaşmıştır. Konu kamuoyunda gerçek bir bakış açısıyla tartışılmıyor. Böyle olunca soruna çözüm üretme noktasında ilerleme kaydedemiyoruz ve sonuşta İstanbullu var olan sorunları yaşamaya devam ediyor.&nbsp;İstanbulluyu evinden işine, işinden evine konforlu bir yolculukla ulaşmasının sağlanması birinci öncelik olmalıdır. Dünya'ya kötü örnek oluyoruz.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Altunizade Metrobüs durağında yaşanan yoğunluğun günümüzün sorunu olmadığı yaklaşık 3-4 yıldır benzer yoğunluğun yaşandığı bilinmektedir. Altunizade durağında yoğunluk yaşandığı gibi, Levent, Mecidiyeköy, Beylikdüzü gibi nüfusun kalabalık olduğu bölgelerde metrobüs duraklarında oluşan yoğunluk bir çileye dönüşmüştür.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönetimi ve Ulaşım A. Ş. nin köklü kadroları haksız eleştirilerle karşı karşıya kalmıştır. İBB tarafından yapılan açıklamalarda sefer sayısının arttırıldığı ve sorunların kısa sürede çözüleceği yönünde açıklamalar yapılıyor, ancak bu sorunların sefer sayılarının arttırak çözülmesini mümkün olmadığı gerçeğini hepimizin kabul etmesi gerekir.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Çalışma başlatıldıı yıllarda, İstanbul'da ulaşım sorununa çözüm arayışlarını girilmiş ve yurtdışında gelen ''Şehir Plancısı'' helikopterle İstanbul'u havadan gezerek ulaşımda hızlı ve acil çözüm yolunun Metrobüs (Lasitkli Tramvay) olduğunu belirtmiş ve bu yönde çalışmalar hızla başlatılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Şehir Plancısı, Lastikli Tramvay (metrobüs) çalışmaları devam ederken ''Raylı Sisteme'' geçiş yapılması gerekitiğinin altını çizmiş ve bu yönde önerileri ve uyarılarda bulunmuştur. Gerçekte böyledir, artık metrobüsün İstanbul'un ulaşım sorununa geçici çözüm sağladığı en kısa zamanda raylı sistem çalışmalarının başlatılması gerektiği gerçeğini önümüze koyuyor.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Metrobüsle Söğütlüçeşme, Beylikdüzü arasındaki uzayan hat ulaşımda konforsuz bir yolculuk halinede geldi. Ayrıca metrobüs kazalarınıda değerlendirdiğimizde işin kontrolden çıkmaya başladığınında alarmını veriyor diyebiliriz.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">İstanbul Büyükşehir Belediyesinin iş çekişmelerden uzaklaşarak, ihitaç durumunda Ulaştırma Bakanlığı'yla da ortak çalışmalarla Söğütlüçeşme - Beylikdüzü hattında ''Raylı Sistem''e nasıl geçebilirizi uzmanlarla biraraya gelerek çalışamalara hızla başlaması gerekmetedir.&nbsp;İstanbullunun beklentisi bu yöndedir.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Yapılan kısır tartışmaların İstanbul'a, İstanbulluya bir fayda sağlamadığı iyi anlaşılmaldır. Kısır tartışmalar, karşılıklı soru cevap yöntemleri İstanbul'a yakışmamaktadır. Bilindiği gibi İstanbul Türkiye ekonomisini ayakta tutan en önemli şehirlerimizin başında gelmektedir. İç çekişmelerle İstanbul'da hayatın olağan akışını engellemeye çalışmak ülkenin genel kalkınmasını engellemeye çalışmakla eş değerdedir.&nbsp;Memlekete ihanettir.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">İstanbul demek, Türkiye demektir.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Raylı Sisteme nasıl geçilecek diye soranlara; bu konu mühendislerin, şehir plancılarının bir araya gelerek kısa sürede çözüme kavuşturması mümkün olan bir konudur. Yurtdışından akıl almaya da ihtiyacmız da yoktur.&nbsp;</span><br />&nbsp;</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[İstanbul Valiliğinden açıklama: Yetkisiz Çakar Kullananlar, Kurallara Uymayanlar Trafikten Men Edilecek!]]>https://rumeligazetesi.com/haber/istanbul-valiliginden-aciklama-yetkisiz-cakar-kullananlar-kurallara-uymayanlar-trafikten-men-edilecek-89b90ec9d0-68d6-4d39-851a-fea7956f752a2019-09-25T13:24:00+03:00Admin İstanbul Valiliğinden açıklama: Yetkisiz Çakar Kullananlar, Kurallara Uymayanlar Trafikten Men Edilecek!

İstanbul Valiliğinden açıklama: Yetkisiz Çakar Kullananlar, Kurallara Uymayanlar Trafikten Men Edilecek!

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-size:16px">İstanbul Valiliğinden yapılan açıklamada, İçişleri Bakanlığının başlattığı çalışma neticesinden 1 Kasım itibarıyla yetkisiz çakar kullananların trafikten men edileceği duyuruldu. Yapılan açıklamada kamuda&nbsp;Üst Düzey Yöneticiler, Genel Müdür, Daire Başkanı Kullanımındaki Araçlarda da çakar kullanımı yasaklanıyor. Son yıllarda yetkisiz, izinsiz kullanılan çakarlı araçlar kamuoyunda tepkilere nede olmuştu. İçişleri Bakanlığının başlattığı başarılı ve kararlı çalışma neticesinde yetkisiz&nbsp; çakar kullanımı yasaklanıyor.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>İstanbul Valiliğinden yapılan açıklama da:</strong>&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Bakanlığımız, trafikte yetkisiz çakar kullanımının önüne geçmek için harekete geçti. Bakanlık kamudan başlayarak özel araç sürücüleri dahil yetkisiz çakar kullanımını 1 Kasım’dan itibaren yasaklayacak. Bu tarihten itibaren kamuda, mahalli idarelerde, diğer meslek kuruluşları ve üniversitelerde üst yönetici, genel müdür, daire başkanı veya başka unvanlar ile görev yapan kamu görevlilerinin kullanımındaki araçlarda çakar olarak tabir edilen ışıklı uyarı işaretlerinin kullanımına izin verilmeyecek.&nbsp;<br />&nbsp;<br />Bakanlığımız, trafikte çakar kullanarak sanki ayrıcalıklı bir sınıf varmış gibi bir algıya neden olan usulsüz emniyet şeridi kullanarak trafik kurallarına uymadan kendilerine geçiş üstünlüğü sağlayanlar için harekete geçti. Karayolları Trafik Kanunu'nun 71'inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 141'inci maddesinde, acil durum ve zorunlu hallerde geçiş üstünlüğü verilen ambulans, itfaiye ile kolluk kuvvetleri araçları sıralanarak, bu üstünlüğün hangi durumlarda ve nasıl kullanılacağı belirlendi. Kanunda yer alan bu düzenlemenin anlaşılır olması, geçiş üstünlüğünün gerçekten bu hakka sahip araçlarca kullanımının sağlanarak suistimalinin önlenmesi ve bu konuda daha etkin denetimler gerçekleştirilmesi amacıyla, Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatı üzerine Bakanımız Sn. Süleyman Soylu’nun onayıyla "Geçiş Üstünlüğüne Sahip Araçların Sürülmesi Sırasında Uyulacak Kurallar ile Bu Hakka Sahip Araçlarda Bulundurulacak Işıklı ve Sesli Uyarı İşaretleriyle Bunların Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar" yayımlandı.<br />&nbsp;<br />Yayımlanan usul ve esaslar ile hangi araçların geçiş üstünlüğüne sahip olacağı, hangi şartlar oluştuğunda bu hakkın kullanılabileceği, yetkisiz kullanılması halinde ise uygulanacak yaptırımlar ile ışıklı ve sesli uyarı işaretlerinin ne şekilde olacağı net bir şekilde düzenlendi.&nbsp;<br />&nbsp;<br /><strong>Ambulans, İtfaiye, Kolluk Araçları İle Risk / Tehdit Değerlendirmesi Kapsamında Devletin En Üst Protokolü Çakar Kullanabilecek</strong><br />&nbsp;<br />Buna göre, boyama şekilleri veya ayırım işaretleriyle geçiş üstünlüğüne sahip oldukları açıkça belli olan ambulans, itfaiye ve kolluk araçları ile güvenlik ve risk-tehdit değerlendirmesi kapsamında yayınlanan usul ve esasların ekinde bildirilen devletin en üst protokolü’nde bulunan makamların emirlerine ve zatlarına verilen araçlar ve bu makamların korumasından sorumlu koruma araçları çakar şeklinde tabir edilen ışıklı uyarı sistemlerini kullanabilecek. Bu araçlar dışında hiçbir araçta çakar olarak tabir edilen sesli uyarı işaretleri kesinlikle kullanılmayacak. Makamların korumasından sorumlu araçlar da sadece makam sahibi araçta olduğu sürece bu uyarı sistemlerini aktif olarak kullanacak. Makam sahibi araç içinde ya da makam aracı konvoyda bulunmadığı zaman bu uyarı sistemlerini kesinlikle kullanamayacak. Kolluk görevlilerinin kullanımındaki resmi araçlar da ise ışıklı/sesli uyarı işaretleri görevle ilişkili olmak kaydıyla, usul ve esaslarda belirtilen şartlar doğrultusunda kullanılacak.&nbsp;<br />&nbsp;<br /><strong>Kamuda Çakara Son: Üst Düzey Yöneticiler, Genel Müdür, Daire Başkanı Kullanımındaki Araçlarda Çakar Yasak</strong><br />&nbsp;<br />Bu usul ve esasların yürürlüğe gireceği 01 Kasım 2019 tarihinden itibaren anılan araçlar dışında, kamuda, mahalli idarelerde, diğer meslek kuruluşları ve üniversitelerde üst yönetici, genel müdür, daire başkanı veya başka unvanlar ile görev yapan kamu görevlilerinin kullanımındaki araçlarda çakar olarak tabir edilen ışıklı uyarı işaretlerinin kullanımı yasaklandı.<br />&nbsp;<br /><strong>Geçiş Üstünlüğü Tepe Lambası İle Sağlanacak, Bu Hak Sürekli Olmayacak</strong><br />&nbsp;<br />Karayolları Trafik Kanununun 71 inci maddesi (f) bendi kapsamında hakkında koruma kararı verilmiş kişilerin kullanımındaki araçlar ve kolluk birimlerine ait sivil araçlarda sadece aracın tepe bölgesinde sabit ve/veya sökülüp takılabilir ışıklı uyarı sistemi bulunabilecek. Bu araçlarda da tepe lambası bulunması sürekli bir geçiş üstünlüğü hakkı sağlamayacak.&nbsp;</span></p><p><strong><span style="font-size:16px">Zorunlu Hallerde Çakar Kullanımı En Az 150 Metre Önceden Başlayacak</span></strong></p><p><span style="font-size:16px">Kolluk araçları dahil geçiş üstünlüğünden yararlanma sürekli bir hak değildir. Bu araçlar ancak tehdit / görev durumunun ortaya koyacağı zorunlu hallerde ve en az 150 metre önceden duyulabilir şekilde ışıklı ve sesli uyarı sisteminin birlikte kullanılmasıyla, kanunun öngördüğü geçiş üstünlüğü hakkından faydalanabilecek.<br />&nbsp;<br /><strong>1 Kasım’dan Sonra, Kurallara Uymayanlar Trafikten Men Edilecek</strong><br />&nbsp;<br />Bu usul ve esasların yürürlüğe gireceği 01 Kasım 2019 tarihinden itibaren, tüm trafik birimlerimiz etkin bir denetime başlayacak. &nbsp;Belirtilen şartları sağlamayan tüm araçlara, araç sürücülerine ilişkin mevzuatta belirtilen idari yaptırımlar uygulanacak. Belirlenen esaslara uymadığı tespit edilen araçlar trafikten men edilecek. Bununla birlikte yetkisiz sistemlerin kullanılmasına müsaade eden kamu görevlileri hakkında da gerekli işlemler tesis edilecek.<br />&nbsp;<br /><strong>Mevzuat Dışı Çakar, Ağır Kusur Sayılması İçin Çalışma Başlatılacak</strong><br />&nbsp;<br />Ayrıca, Karayolları Trafik Muayenesinde araçlarda mevzuat dışında sesli ve ışıklı uyarı sisteminin bulunmasının da “ağır kusur” olarak nitelendirilmesi için gerekli çalışmalar başlatılmıştır,&nbsp;açıklamasında bulunuldu.&nbsp;</span></p><p>&nbsp;</p><iframe src="//www.slideshare.net/slideshow/embed_code/key/nnWn4pWeED4jZB" width="640" height="714" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no" style="border:1px solid #CCC; border-width:1px; margin-bottom:5px; max-width: 100%;" allowfullscreen> </iframe> <div style="margin-bottom:5px"> <strong> <a href="//www.slideshare.net/TCicisleri/isikli-ve-sesli-uyari-isaretlerinin-araclara-takilmasi-ve-kullanimi" title="IŞIKLI VE SESLİ UYARI İŞARETLERİNİN ARAÇLARA TAKILMASI ve KULLANIMI" target="_blank">IŞIKLI VE SESLİ UYARI İŞARETLERİNİN ARAÇLARA TAKILMASI ve KULLANIMI</a> </strong> from <strong><a href="//www.slideshare.net/TCicisleri" target="_blank">Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı</a></strong> </div><p><span style="font-size:24px"><span style="font-family:times new roman,times,serif"><strong>Rumeli Gazetesi&nbsp;</strong></span></span></p><p>&nbsp;</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[İstanbul Valiliği: Ormanlarımız yarınlara bırakacağımız en değerli mirasımızdır]]>https://rumeligazetesi.com/haber/istanbul-valiligi-ormanlarimiz-yarinlara-birakacagimiz-en-degerli-mirasimizdir-880f9b212f-ad60-4247-ac06-65206a04827c2019-09-19T02:46:00+03:00Admin İstanbul Valiliği: Ormanlarımız yarınlara bırakacağımız en değerli mirasımızdır

İstanbul Valiliği: Ormanlarımız yarınlara bırakacağımız en değerli mirasımızdır

GÜNDEM

Admin
<p><strong><span style="font-size:16px">İstanbul Valiliğiden yapılan açıklamada, devlet ormanlarına yapılan 315 kaçak yapının yıkılaraka İstanbul Orman Bölge Müdürlüğüne teslim edileceği&nbsp;açıklandı.&nbsp;</span></strong></p><p><span style="font-size:16px">İstanbul Valiliğinden yapılan açıklamada:</span></p><p><em><span style="font-size:16px">Ormanlarımız; milletimizin en kıymetli varlığı, doğadaki bütün canlılarla ortak yaşam alanımız, yarınlara bırakacağımız en değerli mirasımızdır.</span></em></p><p><em><span style="font-size:16px">Tek bir ağaçtan başlayarak, bütün ormanlarımızı korumak, yaşatmak, orman varlığımızı daha da artırmak, en önemli milli ve insani görevlerimiz arasında bulunmaktadır.</span></em></p><p><em><span style="font-size:16px">İstanbul’umuzun sahip olduğu orman varlığının korunması, muhtemel yangın, kaçak yapılaşma, vb. olumsuz etkilerden arındırılması için, ilimizdeki bütün kamu kurum ve kuruluşları, basın, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarımızın yakın işbirliği ve dayanışma içerisinde hareket etmesi gerekmektedir.</span></em></p><p><em><span style="font-size:16px">Bu çerçevede; 2019 Yılı başından günümüze kadar Valiliğimizin koordinasyonunda; 14 İlçe Kaymakamlığı, 14 Belediye Başkanlığı, İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve ilgili kuruluşların katılımıyla sürdürülen çalışmalarda önemli mesafeler alınmıştır.</span></em></p><p><span style="font-size:16px">1- İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü personeli tarafından yerinde yapılan çalışmalar ve bunu destekleyen uydu görüntüleriyle İstanbul’da devlet ormanlarına 31.12.2017 tarihinden sonra usulsüz yollarla 315 adet muhtelif cinste kaçak yapı inşa edildiği tespit edilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:16px">2- İstanbul Orman Bölge Müdürlüğünce tespit edilen muhtelif cinsteki kaçak yapılarla ilgili olarak, yetkili cumhuriyet savcılıklarına suç duyurusunda bulunulmuştur.</span></p><p><span style="font-size:16px">3- İstanbul Orman Bölge Müdürlüğünce gerçeğe aykırı beyanlarla alındığı tespit edilen yapı kayıt belgelerinin iptal edilmesi için Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne bildirimde bulunulmuştur.</span></p><p><span style="font-size:16px">4- Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından yapılan kontroller sonrasında Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca İl Müdürlüğüne yapılan yetki devri kapsamında gerçeğe aykırı beyanla alınmış olduğu tespit edilen 103 adet yapı kayıt belgesi iptal edilerek, yapıların bulunduğu yer belediyeleri ve İstanbul Orman Bölge Müdürlüğüne bildirilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:16px">5- İstanbul Orman Bölge Müdürlüğünce 31.12.2017 tarihinden sonra yapıldığı tespit edilen 315 kaçak yapının, 775 sayılı Gecekondu Kanunu’nun 18. Maddesi gereğince bulunduğu yer belediyesince yıkılması için 14 ilçemizin belediye başkanlığına bildirimde bulunulmuştur.</span></p><p><span style="font-size:16px">6- Valiliğimizin koordinasyonunda; Arnavutköy, Beykoz, Çatalca, Çekmeköy, Eyüpsultan, Kağıthane, Kartal, Pendik, Sancaktepe, Sarıyer, Silivri, Sultangazi, Şile ve Ümraniye ilçelerimizdeki kaçak yapıların yıkılması amacıyla belediyelerimizce oluşturulan yıkım ekiplerine Valiliğimizce görev sorumluluk alanlarına göre Jandarma ve Polis ekipleri görevlendirilerek her türlü güvenlik desteği sağlanmış ve gerekli bütün önlemler alınmıştır.</span></p><p><span style="font-size:16px">7- Tespit edilen kaçak yapılar, bulunduğu yer belediye başkanlıkları tarafından 18.09.2019 tarihinde 775 sayılı Gecekondu Kanunu’nun 18. Maddesi uyarınca yıkılarak, İstanbul Orman Bölge Müdürlüğüne teslim edilecektir.</span></p><p><span style="font-size:16px">8- İlimizde başlatılan kaçak yapıların yıkımına ilişkin çalışmalar, yargı yolu açık olmak üzere yapılmaktadır. Orman alanlarında başlatılan bu süreç, kaçak yapıların olduğu diğer yerlerde de kararlılıkla devam edecektir.</span></p><p><em><span style="font-size:16px">“Ormanlar Hepimizin” anlayışıyla yapılan bu çalışmalarda; ilçe belediye başkanlarımıza ve personeline, Orman Bölge Müdürlüğümüz, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğümüz, güvenlik güçlerimiz ve katkı sağlayan bütün kurum ve kuruluşlarımıza teşekkür ediyoruz.</span></em></p><p><span style="font-size:16px">Kamuoyuna saygıyla duyurulur, açıklamasında bulunulmuştur.&nbsp;</span></p><p>&nbsp;</p><p><strong><span style="font-size:22px"><span style="font-family:times new roman,times,serif">RUMELİ GAZETESİ</span></span></strong></p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kalıcı Bir Siyasi Çözüm Bulunmasında Tam Bir Mutabakat İçindeyiz]]>https://rumeligazetesi.com/haber/cumhurbaskani-erdogan-kalici-bir-siyasi-cozum-bulunmasinda-tam-bir-mutabakat-icindeyiz-871ac95068-8207-4911-9eb4-b69c9d71d95f2019-09-16T22:35:00+03:00Admin Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kalıcı Bir Siyasi Çözüm Bulunmasında Tam Bir Mutabakat İçindeyiz

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kalıcı Bir Siyasi Çözüm Bulunmasında Tam Bir Mutabakat İçindeyiz

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-size:16px"><strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Çankaya Köşkü'nde gerçekleştirdikleri "Suriye" konulu Türkiye-Rusya-İran Üçlü Zirvesinin&nbsp;basına açık bölümünde bir konuşma gerçekleştirdi.&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Zirvede konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan zirve’nin basına açık bölümünde , İran Cumhurbaşkanı Ruhani ve Rusya Devlet Başkanı Putin’in Ankara’da ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, toplantının hayırlara vesile olmasını temenni eden bir konuşma gerçekleştirdi.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan:&nbsp;İhtilaf Kalıcı Bir Siyasi Çözüm Bulunmasında Tam Bir Mutabakat İçindeyiz</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">2017 yılının Kasım ayında başlatılan Astana formatındaki üçlü zirve sürecinin bugüne kadar önemli başarılara imza attığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirve toplantıları vesilesiyle son iki senede Suriye'de barış, güvenlik ve istikrarın yeniden tesisi amacıyla üç ülke olarak iş birliğinin derinleştirildiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suriye'nin siyasi birliği ile toprak bütünlüğünün muhafazası, sahada sükûnetin korunması, ihtilafa kalıcı bir siyasi çözüm bulunması noktasında tam bir mutabakat içindeyiz” dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Astana Platformu’nun Suriye'deki yangının söndürülmesi için etkili çözümler üretebilen ve bunların hayata geçirilmesi amacıyla somut adımlar atabilen yegâne girişim olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Suriye'de barışın sağlanması için daha fazla sorumluluk üstlenmemiz, elimizi taşın altına daha fazla koymamız gereken bir dönemdeyiz. Siyasi çözüm umutlarının diri tutulması bizlerin gayretlerine bağlıdır. Ankara Zirvesi’nin Astana Sürecine yeni bir soluk kazandıracağına inanıyorum. Bugünkü toplantımızda İdlib başta olmak üzere sahadaki durumu, Fırat'ın doğusunda yaşanan gelişmeleri, siyasi süreçte gelinen aşamayı ve Suriyeli mülteciler meselesini ele alacağız.”</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Zulümden, Terörden ve Katliamdan Kaçan 3,6 Milyonu Aşkın Suriyeliyi Hâlen Topraklarımızda Barındırıyoruz</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Bu konularda genel bir durum muhasebesi yapmalarının, stratejilerini ve atacakları adımları belirlemelerinde faydalı olacağı kanaatinde olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemiz en sıkıntılı, en meşakkatli dönemlerinde Suriye halkının yanında olmuştur. Zulümden, terörden ve katliamdan kaçan 3,6 milyonu aşkın Suriyeliyi hâlen topraklarımızda barındırıyoruz” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:16px">Eğitimden sağlığa kadar Suriyeli sığınmacıların insani şartlarda hayatlarını sürdürmeleri için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadıklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Zeytin Dalı ve Fırat Kalkanı harekâtlarıyla hem Suriye'nin toprak bütünlüğünü hem de ülkemizin güvenliğini tehdit eden terör şebekelerine ağır darbeler indirdik. Cerablus, El Bab, Afrin gibi güvenli hâle getirdiğimiz yerlere geri dönen Suriyeli kardeşlerimizin sayısı 360 bini buldu. İdlib'de attığımız müşterek adımlarla 4 milyon sivilin hayatını altüst edecek büyük bir trajedinin önüne geçtik. Fırat'ın doğusundaki terör bataklığını da kurutarak inşallah bu yöndeki çabalarımızı birlikte yeni bir merhaleye taşıyacağız. Zira dün Çobanbey'deki hastaneyi hedef alan terör saldırısı bölücü örgütün vahşi yüzünü bir kez daha göstermiştir.”</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>İran Cumhurbaşkanı Ruhani: Suriye Krizi Sadece Siyasi Yolla Çözülebilir.</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani de Suriye konusunda ortak ilkelerin “Suriye'nin toprak bütünlüğüne, bölünmezliğine, egemenlik ve bağımsızlık hakkına saygı gösterilmesi ile dış güçlerin bu ülkenin iç işlerine müdahalesinin sona ermesi” olduğuna vurgu yaparak, bu hususlara ciddi şekilde riayet edilmesi gerektiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:16px">İran Cumhurbaşkanı Ruhani, “İran İslam Cumhuriyeti, geçmişte olduğu gibi bugün de Suriye krizinin sadece siyasi yolla çözülebileceğine, bunun da salt yapıcı iş birliği ve Suriye'deki tüm halk kesimlerinin katılımıyla gerçekleşeceğine inanmaktadır” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:16px">ABD'nin, Suriye topraklarında gayri meşru olarak askeri güç bulundurmasının, Birleşmiş Milletler üyesi ve bağımsız bir ülke olan Suriye'nin toprak bütünlüğünü ve millî egemenliğini tehlikeye attığını kaydeden İran Cumhurbaşkanı Ruhani, “Şunun altını çizmek isterim ki, ABD güçlerinin bir an önce bölgeyi terk etmesi ve Suriye hükûmetinin bu ülkenin diğer bölgelerinde olduğu gibi Fırat'ın doğusu ve kuzeyinde de egemenliğini sağlaması zaruridir” değerlendirmesinde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin: Astana Süreci Çözüme en Etkin Katkı Sağlayan mekanızmadır. &nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de Türkiye, Rusya ve İran’ın garantör ülkeler olduğu Astana sürecinin önemine vurgu yaptı. Rusya Devlet Başkanı Putin, “Rusya, Türkiye ve İran’ın garantör olduğu Astana Süreci, Suriye’nin çözüm sürecine en etkin katkı sağlayan mekanizmadır" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:16px">Soçi'de 2018'de Suriye Ulusal Diyalog Kongresi yapıldığını anımsatan Rusya Devlet Başkanı Putin, "Bu kongre sonucunda anayasa komitesinin oluşturulması kararı alındı. Söz konusu komite artık Cenevre'de hızlı şekilde çalışmalarına başlamalı. Komite listesi onaylanmıştır" ifadesini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Rusya Devlet Başkanı Putin, "Suriye'nin kuzeydoğusunda durum endişe vericidir. Oradaki güvenlik sorunları Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması temelinde çözülmelidir. Suriye’yi nüfuz alanlarına bölmek kabul edilemez" açıklamasında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>*****</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Üçlü Zirve'nin ardından ortak bildiri yayımlandı.</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin katılımıyla, Çankaya Köşkü'nde gerçekleştirilen Suriye konulu Üçlü Zirve'nin ardından ortak bildiri yayımlandı.</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Bildiride, Üçlü Zirve'de Suriye'de sahadaki güncel durumun ele alındığı ve 14 Şubat 2019 tarihinde Soçi'de yapılan son toplantıların ardından meydana gelen gelişmelerin gözden geçirildiği belirtilerek, aralarındaki anlaşmalar uyarınca üçlü eşgüdümü güçlendirme hususundaki kararlılıkların yinelendiği kaydedildi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Liderlerin, "Suriye'nin egemenliği, bağımsızlığı, birliği ve toprak bütünlüğü ile Birleşmiş Milletler Şartı'nın amaç ve ilkelerine olan kuvvetli taahhütlerini vurgulamışlardır." ifadesine yer verilen bildiride, bu ilkelere evrensel düzeyde saygı gösterilmesi ve kim tarafından gerçekleştirildiğine bakılmaksızın, hiçbir eylemin bu ilkelere halel getirmemesi gerektiğinin altı çizildi.</span></p><p><span style="font-size:16px">BM Güvenlik Konseyinin (BMGK) 497 sayılı kararı başta olmak üzere Suriye Golanı'nın işgalini reddeden ilgili BM kararlarının hükümleri dahil, herkes tarafından tanınan uluslararası hukuk kararlarına saygı gösterilmesi gerekliliğinin bu çerçevede teyit edildiği kaydedilerek, "ABD yönetiminin işgal altındaki Suriye Golanı'na dair uluslararası hukukun ağır ihlalini teşkil eden ve bölgesel barış ile güvenliği tehdit eden kararı kınandı." ifadesi kullanıldı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Bildiride, İsrail'in Suriye'ye yönelik askeri saldırılarının istikrarı bozduğu, ülkenin egemenliği ile toprak bütünlüğünü ihlal ettiği ve bölgedeki gerilimi tırmandırdığı değerlendirildi.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Milli güvenliği tehdit eden ayrılıkçı gündemlere karşı durma</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Suriye'nin kuzeydoğusundaki güvenlik ile istikrarın ancak ülkenin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı temelinde sağlanabileceği vurgulanarak, bu çabaları koordine etme konusunda anlaşıldığına işaret edildi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Suriye'de gayrimeşru öz yönetim teşebbüsleri dahil olmak üzere terörle mücadele kisvesi altında sahada yeni gerçeklikler yaratılmasına dair her türlü girişim reddedildi. Değerlendirilmesine yer verilen bildiride, Suriye'nin egemenliği ve toprak bütünlüğünü zayıflatmayı amaçlayan ve komşu ülkelerin milli güvenliğini tehdit eden ayrılıkçı gündemlere karşı durma kararlılıkları ifade edildi.</span></p><p><span style="font-size:16px">İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi'ndeki durumu ayrıntılı şekilde gözden geçiren liderler, 17 Eylül 2018 tarihli muhtıra başta olmak üzere, İdlib ile ilgili bütün anlaşmaların tüm unsurlarıyla hayata geçirilmesiyle sahada sükunetin sağlanması gerekliliğine dair kararlılıklarını vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Liderler ihlallerin azaltılması için mutabık kaldı</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Tırmanmanın devamının sonucu olarak bölgedeki ve çevresindeki insani durumun daha da kötüleşmesi riskinden duydukları endişeyi beyan eden liderler, ihlalleri azaltmak için somut adımların atılmasında mutabık kaldı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Heyet Tahrir Şam terör örgütünün bölgedeki varlığını artırmasından duydukları ciddi kaygıyı ifade eden liderler, BMGK tarafından terörist olarak tanımlanan DEAŞ, Nusra Cephesi ile El Kaide veya DEAŞ ve diğer terör örgütleriyle bağlantılı tüm diğer bireyler, gruplar, teşebbüsler ve oluşumların tamamen ortadan kaldırılması amacıyla aralarındaki iş birliğini sürdürme kararlılıklarını teyit etti.</span></p><p><span style="font-size:16px">Liderler tarafından uluslararası insancıl hukuk gereğince sivil halkın korunması, garantörlerin İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi'nin içindeki ve dışındaki gözlem noktalarının ve askeri personelinin emniyeti ile güvenliğinin sağlanması için aralarındaki mevcut anlaşmalar temelinde somut önlemler alma hususunda anlaşıldı.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>İhtilaf Suriyelilerin öncülüğü ve ev sahipliğinde sona erdirilebilecek</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Suriye ihtilafına askeri çözüm getirilemeyeceğine ve ihtilafın yalnızca Suriyelilerin öncülüğünde ve ev sahipliğinde, BM'nin kolaylaştırıcılığında, BMGK'nin 2254 sayılı kararıyla uyumlu siyasi süreç yoluyla sona erdirilebileceğine dair inanç teyit edildi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Anayasa Komitesinin oluşumuna dair çalışmanın başarıyla tamamlanmasından duydukları memnuniyeti aktaran liderler, BM Genel Sekreteri'nin Suriye Özel Temsilcisi Geir O. Pedersen'in usul kuralları hakkında Suriyeli taraflar arasında anlaşma sağlama çabalarına desteklerini yineledi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Liderler, Soçi'de düzenlenen Suriye Ulusal Diyalog Kongresinin kararları uyarınca, Anayasa Komitesinin çalışmalarına Cenevre'de başlamasını kolaylaştırmaya hazır olduklarını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>İnsani yardımı artırma ihtiyacı vurgulandı</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Liderler tarafından, Suriyelilere yönelik insani yardımı artırma ihtiyacı vurgulanarak, Suriyelilerin acılarının hafifletilmesini ve siyasi çözüm sürecindeki ilerlemenin desteklenmesini teminen uluslararası toplumun üyelerine ve BM ile insani ajanslarına külfet paylaşımında daha geniş sorumluluk üstlenme ve su ile enerji kaynağı şebekeleri, okullar, hastaneler ve insani mayın eylemi dahil insani alt yapıyı eski haline getirmek suretiyle Suriye'ye yaptıkları insani yardımı artırma çağrısı yapıldı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Mültecilerin ve ülke içinde yerlerinden edilmiş kişilerin Suriye'de ikamet ettikleri yerlere güvenli ve gönüllü olarak geri dönüşlerini kolaylaştırma ihtiyacının ve bu kişilerin geri dönme ile desteklenme haklarının korunmasına değinilen bildiride, şu ifadelere yer verildi:</span></p><p><span style="font-size:16px">Bu bağlamda yeniden iskan edilmelerini ve normal bir hayata kavuşturulabilmelerini teminen uluslararası topluma uygun katkılarda bulunma çağrısı yapmışlar ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) ile diğer uluslararası uzmanlık kuruluşları da dahil olmak üzere ilgili tüm taraflarla eşgüdümü sürdürmeye hazır olduklarını teyit etmişlerdir. Suriye’ye yönelik insani yardıma ve Suriyeli mültecilerin geri dönüşlerine dair uluslararası konferanslar düzenleme girişimlerinde eşgüdüm yapmada mutabık kalmışlardır.</span></p><p><span style="font-size:16px">Irak ve Lübnan'ın yeni gözlemciler olarak Astana formatına katılımının memnuniyetle karşılandığı kaydedilen bildiride, Suriye meselesine ilaveten son dönemde yaşanan bölgesel ve uluslararası gelişmeler ile farklı alanlarda yürüttükleri iş birliğini ele alan liderlerin, aralarında ortak ekonomik ve ticari iş birliğini güçlendirme kararı aldığı belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Bildiride, İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin daveti üzerine, müteakip Üçlü Zirve'nin İran İslam Cumhuriyetinde yapılmasının kararlaştırıldığı kaydedildi.</span></p><p>&nbsp;</p><p><strong><span style="font-family:times new roman,times,serif"><span style="font-size:22px">RUMELİ GAZETESİ</span></span></strong><span style="font-size:16px">&nbsp;</span></p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[İstanbul'dan çok üzücü haber...]]>https://rumeligazetesi.com/haber/istanbuldan-cok-uzucu-haber-84d5d56c2e-c8bc-49ad-a0fb-7ec3a5f58c972019-09-06T18:56:00+03:00Admin İstanbul'dan çok üzücü haber...

İstanbul'dan çok üzücü haber...

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-size:16px">İstanbul Eyüpsultan'da meydana gelen trafik kazasında İstanbul İl Jandara Komutanlığı'nda görevli Jandarma&nbsp;Uzman Çavuş Ali Cenk Yenier görevi esnasında geçirdiği trafik kazası sonucu şehit oldu.&nbsp;</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">Bölge Haber Ajansının aktardığı haberde,&nbsp;olay bugün&nbsp;öğleden sonra saat 14.00 sularında meydana geldi. Görevli Jandarma Uzman Çavuş Ali Cenk Yenier'in kullandığı motorsiklet kamyonla çarpıştı. Olay yerine gelen 112 sağlık ekiplerinin ilk müdehalesi sonrası Yenier Arnavutköy Devlet Hastanesine kaldırıldı, yapılan tüm müdahalelere rağmen Uzman Çavuş Yenier şehit oldu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">İstanbul Valiliği sosyal medya hesabından bir paylaşımda bulundu. İstanbul Valiliği yaptığı açıklamada:&nbsp;&nbsp;İl Jandarma Komutanlığımız Personeli Uzman Çavuş Ali Cenk Yenier’i, elim bir trafik kazasında kaybettik. Şehidimize Allah'tan rahmet, ailesi, yakınları ve meslektaşlarına sabır ve baş sağlığı diliyoruz.</span></p><p><strong><span style="font-size:22px">*****</span></strong></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Jandarma Genel Komutanlığı</strong> ve <strong>Emniyet Genel Müdürlüğü</strong> sosyal medya hesaplarından&nbsp;Jandarma Uzman Çavuş Ali Cenk Yenier'in şehit haberi sonrası paylaşımlarda bulununarak taziye mesajı yaynladılar.&nbsp;</span></p><p><iframe frameborder="0" height="595" scrolling="no" src="https://www.facebook.com/plugins/post.php?href=https%3A%2F%2Fwww.facebook.com%2FJandarmaGNK%2Fposts%2F2295360164111755&amp;width=500" style="border:none;overflow:hidden" width="500"></iframe></p><p>&nbsp;</p><p><iframe frameborder="0" height="472" scrolling="no" src="https://www.facebook.com/plugins/post.php?href=https%3A%2F%2Fwww.facebook.com%2FEmniyetGM%2Fposts%2F1537751059683214&amp;width=500" style="border:none;overflow:hidden" width="500"></iframe></p><p><span style="font-size:22px"><strong>*****</strong></span></p><p><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px">İstanbul'da geçtiğimiz aylarda Motorlu Trafik Ekiplerinde görevli bir Polis memurumuz daha motorsikletiyle seyir halinde geçirdiği trafik kazasında şehit olmuştu. Kazaların neden kaynaklandığının araştırılması&nbsp;önem arz ediyor. Yollardaki çukurlarlar, yol tamiratı sonrası yolların&nbsp; kullanılır durumuna getirilmemesi, karayollarının belediyelere devri sonrası bazı belediyelerin yol yapım ve tamiratlarında gerekli özen göstermediği bilinen bir gerçektir. Arabayla yollarda neredeyse bir çok bölgede zıplaya zıplaya gidiyor, onlarca çukura girip çıkıyoruz. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun ve İstanbul Valisi Ali Yerlikaya'nın, Belediyelerin sorumluluk alanında olan yollardaki sorunların araştırılması için bir denetim ekibi kurmasının&nbsp;doğru olacağı gözükmektedir. Motorlu kazaların artması yollardaki çukur ve tamiratların tam olarak yapılamadığı şüpheleri artıyor. </span></span></p><p><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px">Son yıllarda&nbsp;gerek ülkemizde, gerek İstanbul'da bazı değerlerimizi yitirdiğimiz gözlemliyoruz. Özellikle İstanbul'lu, şehit cenzelerine eskiden olduğu gibi önem vermiyor, katılımıyor&nbsp;veya sessiz kalıyor. İstanbul bu konuda kötü bir sınav veriyor. İstanbul Valiliğimiz&nbsp;şehit cenazelerinin nereden ve ne zaman kaldıralacağı bilgisinin İstanbul'luya ve yazılı/görsel medyaya&nbsp;kısa sürede duyurmasıyla, vatandaşların şehidimize son görevlerini yerine getirmeleri için bir fırsat verilmesinin doğru olacağı şüphesizdir. Devlet kurularımızında eskiden olduğu gibi şehitlerimize ciddi bir ''Devlet Töreni''&nbsp; düzenlemediğini gözlemliyoruz. Şehitlerimiz konusunda toplumun hassasiyetlerinin göz önünde bulundurulması ve gençlerin şehit cenazelerine katılmasının teşvik edilmesi büyük önem arz ettiği bir gerçektir. Lütfen, Şehitlerimize hak ettiği değeri hep birlikte verelim.&nbsp;</span></span></p><p><strong><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px">RUMELİ GAZETESİ</span></span></strong></p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Bakan Selçuk: Öğretmenler odası, huzur odası, huzur adası olmalı]]>https://rumeligazetesi.com/haber/bakan-selcuk-ogretmenler-odasi-huzur-odasi-huzur-adasi-olmali-835003fa2c-09a2-4a49-b63f-2f45c08bfe2c2019-09-05T02:44:00+03:00Admin Bakan Selçuk: Öğretmenler odası, huzur odası, huzur adası olmalı

Bakan Selçuk: Öğretmenler odası, huzur odası, huzur adası olmalı

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-size:16px">Yeni Öğretmenler Odası Tasarımı Tanıtım Toplantısında konuşan Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, okulları sadece sınıflar olarak görmediklerininin altını çizdi. Bakan Selçuk, "Okulları bahçesiyle, öğretmenler odasıyla, çevresiyle, bütün paydaşlarıyla bir büyük hayat sahnesi olarak görüyoruz. Bundan dolayı da öğretmenimizin bu hayat sahnesinde mutlu, mesut olması, daha huzurlu olması bizim için çok değerli. Öğretmenler odası, huzur odası, huzur adası olmalı." diye konuştu.&nbsp;</span></p><p><img alt="Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, oturan insanlar, bitki ve iç mekan" src="https://scontent.fsaw1-9.fna.fbcdn.net/v/t1.0-9/69753507_10157720315907867_1210384872787410944_n.jpg?_nc_cat=101&amp;_nc_oc=AQl4I83Lt8WwedajEipoVhQYTCsJpedizREOZXg4Wn0Ci8-OZBbJqf7B6f6duLWgkbc&amp;_nc_ht=scontent.fsaw1-9.fna&amp;oh=4ce67e20233a1a16e57182b830fd98ac&amp;oe=5DFD9ED9" style="height:297px; width:640px" /></p><p><span style="font-size:16px">Öğretmenlerin, odalarında huzurlu olursa ekip çalışmasının mümkün olacağını, birlikte iş üretme hazzının yaşanacağını ve öğrenen bir öğretmen yolculuğu bulunacağını ifade eden Selçuk, "Bu odalarda daha huzurlu olan arkadaşlarımız, sınıflarına girdiklerinde çok daha keyifli şekilde öğretmenliklerini hayata geçireceklerdir. Bu çalışma, öğretmenimizin mesleki eğitimiyle nasıl ilgileniyorsak özlük haklarının iyileştirilmesi konusunda nasıl amaçlarımız varsa odalarını da güzelleştirmek projemiz. Öğretmenimiz, burada her türlü ihtiyacını temin etsin ve burayı bir mutlu olma ortamı olarak değerlendirecek bir durumda olsun istiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Öğretmen ihtiyaçları tek tek listelendi</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Selçuk, yüzlerce öğretmene ve okul yöneticisine neyi, nasıl yapmaları gerektiği konusunda danıştıklarını aktaran Selçuk, "Sizin yaşadığınız bu odada neye ihtiyacınız var? Bu arada yemek içmekle, toplantı, takım çalışması ve oturma düzeniyle ilgili ne tür ihtiyaçlar varsa bunlar tek tek listelendi. Burada çiçeklerin olması, bazı evcil hayvanların yaşaması gibi durumların bile tartışıldığı toplantılar yapıldı. Bunun sonucunda da güzel bir proje çıktı. Milli Eğitim Bakanlığının bütçesi çerçevesinde hem de hayırseverlerimizin destekleriyle Türkiye çapında numune olarak yaptığımız öğretmenler odalarının çoğalmasını arzuluyoruz." ifadelerini kullandı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Bakan Selçuk, projeye destek veren öğretmenlere, okul yöneticilerine, projenin mimarına ve hayırsever Gebze Organize Sanayi Bölgesi yetkililerine ayrı ayrı teşekkür etti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Bakan Selçuk: Hayırseverlerin desteğini bekliyoruz</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Türkiye'deki bütün hayırseverlere seslenen Selçuk, "Öğretmen odalarımızın iyileştirilmesi, güzelleştirilmesi ve onlara layık bir şekilde çok daha büyük imkanlarla donatılması konusunda desteklerini de bekliyoruz." dedi.&nbsp;</span></p><p><iframe frameborder="0" height="458" scrolling="no" src="https://www.facebook.com/plugins/video.php?href=https%3A%2F%2Fwww.facebook.com%2Frumeligazetesi%2Fvideos%2F2325636521018711%2F&amp;show_text=1&amp;width=560" style="border:none;overflow:hidden" width="560"></iframe></p><p><span style="font-size:16px">Selçuk, Ankara'da ekim ayına kadar 100 okulun öğretmen odasının yenileneceğini de belirtti. &nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Öğretmen odalarının Türkiye geneline ne zaman yaygınlaştırılacağına ilişkin ise Selçuk: "Buradaki standartlar temel ya da jenerik denilebilecek standartlar. Bu standartlar, okulların durumuna göre, öğretmenler odalarının genişliğine göre, tavan yüksekliği ve benzeri faktörlere göre bazı esnekliklere de sahip. Buranın iki katı bir öğretmenler odası olduğunda oradaki öğretmenlerimizin ihtiyacı kadar dolabın olması veya oradaki mekanın toplantı organizasyonun ona göre düzenlenmesi söz konusu olacak. Yani temel bazı standartların yanı sıra bölgenin, okulun ihtiyacına göre bazı yerel standartların da esnek olarak uygulanması söz konusu." &nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Pedagoji ve mimariyi bir arada değerlendirebilen yeni bir model</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürü Adnan Boyacı da "2023 Vizyon Belgesi" çerçevesinde değişimi ve gelişimi, eğitimin kahramanları öğretmenler üzerinden planladıklarını belirterek, eğitimdeki yenilik için öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin müttefikleri olduğunu vurguladı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Bakan Ziya Selçuk'un talimatlarıyla öğretmenlerin mesleki gelişim programlarıyla birlikte okullarda neler yapılabileceğine ilişkin bir çalışma yürüttüklerini bildiren Boyacı, "Öğretmenlerimizin birlikte ve bireysel çalışmalarına imkan sağlayacak pedagoji ve mimariyi bir arada değerlendirebilen yeni bir model anlayışı içine girdik. Öğretmenlerimize ihtiyaçlarını sorduk. Farklı talepler ve görüşler geldi ve bu doğrultuda mimari tasarımlar gerçekleştirildi." bilgilerini verdi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Öğretmenler odalarının tasarımını yapan mimar Kerem Yeşilkaya ise öğretmenlerin okullardaki yaşam alanları 30-50 metrekarelik mekanları, mümkün olduğunca konforlu hale getirmeye çalıştıklarını anlattı.&nbsp;</span></p><p><img alt="Görüntünün olası içeriği: 4 kişi, oturan insanlar ve iç mekan" src="https://scontent.fsaw1-10.fna.fbcdn.net/v/t1.0-9/69836481_10157720320027867_519684853768126464_n.jpg?_nc_cat=106&amp;_nc_oc=AQnkk_yB8_KSLz6lV_8lc0m1CGXBzgme9TII8wC5xiSyT3Hglz_Us2rocf25UAmq8js&amp;_nc_ht=scontent.fsaw1-10.fna&amp;oh=ed60b069516396cf8a61bbdeea5775da&amp;oe=5E14F9B4" style="height:425px; width:640px" /></p><p><span style="font-size:16px">Her öğretmenin kendisine ait bir dolabın verildiği yeni odalarda, evcil hayvanlar ve bitki yetiştirme için alanlar oluşturulduğunu, her eşyayı değişebilir bir formatta tasarladıklarını dile getiren Yeşilkaya, bu kapsamda odaların bir seminer odalarına dönüştürülebildiğini aktardı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Projenin hayata geçirilmesine destek veren Gebze Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Vahit Yıldırım ise bütçelerindeki en büyük bağış kalemlerinin tamamen eğitim odaklı olduğunu söyledi. Bakan Ziya Selçuk'un çalışmalarını yakından izlediklerini aktaran Yıldırım, yaptıkları desteklerin boşa gitmediğini gördüğünü vurguladı.&nbsp;</span></p><p><strong><span style="font-size:22px">*****</span></strong></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TSK Armoni Mızıkası : "Öğretmen Marşı"</strong></span></p><p>&nbsp;</p><p><iframe frameborder="0" height="375" src="https://www.youtube.com/embed/sBiKQZVk9oM" width="640"></iframe></p><p>&nbsp;</p><p><strong><span style="font-family:times new roman,times,serif"><span style="font-size:22px">RUMELİ GAZETESİ</span></span></strong></p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu: Bizim için vatan söz konusu ise gerisi teferruattır]]>https://rumeligazetesi.com/haber/turkiye-barolar-birligi-baskani-metin-feyzioglu-bizim-icin-vatan-soz-konusu-ise-gerisi-teferruattir-821c5e5f80-7408-476d-886e-559c5c5157d02019-09-02T21:48:00+03:00Admin Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu: Bizim için vatan söz konusu ise gerisi teferruattır

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu: Bizim için vatan söz konusu ise gerisi teferruattır

GÜNDEM

Admin
<p><strong><span style="font-size:16px">2019-2020 Adli Yıl Açılış Töreni, Ankara Millet&nbsp;Kongre ve Kültür Merkezi'nde yapıldı.&nbsp;</span></strong></p><p><span style="font-size:16px">2019-2020 Adli Yıl Açılış Törenine yurtdışından ve yurttan bir çok davetli katıldı.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu</strong>, Ankara <strong>Millet Kongre ve Kültür Merkezi</strong>'nde düzenlenen <strong>2019-2020 Adli Yıl Açılış Töreni</strong>'nde yeni adli yılın tartışmaların değil, barış ve huzurun müjdecisi olmasını temenni etti.</span></p><p><iframe frameborder="0" height="450" scrolling="no" src="https://www.facebook.com/plugins/video.php?href=https%3A%2F%2Fwww.facebook.com%2Fmetin.feyzioglu.79%2Fvideos%2F371874043704226%2F&amp;show_text=0&amp;width=560" style="border:none;overflow:hidden" width="640"></iframe></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Gazi Mustafa Kemal Atatür</strong>k'ün Gençliğe Hitabesi'ndeki sözlerini hatırlatan Başkan Feyzioğlu, "Bizim için vatan söz konusu ise gerisi teferruattır." ifadesini kullandı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Vatandaşların, avukatların sorunlara ilişkin kendilerinden beklentilerinin bulunduğunu aktaran Başkan Feyzioğlu, bu sorun ve beklentilerin birbirinden farklı ve bağımsız olmadığını dile getirdi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Başkan Feyzioğlu, Yargı Reformu Strateji Belgesinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Adalet Bakanı Abdulhamit Gül'ün destekleriyle, her kesimin katkısıyla hazırlandığını belirtti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Belgede sorunların önemli kısmının çözümüne yer verildiğine işaret eden Baikan Feyzioğlu, sözlerini şöyle devam etti:</span></p><p><span style="font-size:16px">Türkiye Barolar Birliği hiçbir siyasi partinin muhalifi veya destekçisi değildir. Yargı erkinin üç eşit kurucu unsurundan savunmayı temsil eder. Yargı Reformu Strateji Belgesi, Türkiye Barolar Birliğinin etkin katılımıyla hazırlanmıştır. Reform paketleri süratle çıkarılmalı ve hızla uygulamaya geçirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Kadına ve çocuğa yönelik şiddetle hep birlikte mücadele edilmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Feyzioğlu, ilk tokatın, ilk şiddet eyleminden itibaren mağdurun yanında onu sarıp sarmalayacak bir avukatın bulunmasının sağlanması gerektiğini söyledi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Başkan Feyzioğlu, bu konunun partiler üstü olduğunu, herkesin kendi üzerine düşeni yaptığında çözüm sağlanacağına değindi.</span></p><p><strong><span style="font-size:16px">Zor Bir Sınav Olmalı</span></strong></p><p><span style="font-size:16px">Yargı Reformu Strateji Belgesi'nde yer alan hedef ve amaçları anlatan Başkan Feyzioğlu, "Hukuk alanındaki mesleklere giriş sınavı bir an önce getirilmelidir. Bilgiyi ölçen, zor bir sınav olmalıdır. Böylece hukuk fakültelerinin eğitim öğretim seviyelerini çağın gereklerine uygun hale getirmeleri sağlanacaktır." değerlendirmesinde bulundu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Mevcut hukuk fakültelerinin arzu edilen seviyeye gelinceye kadar yeni hukuk fakültesi açılmamasını öneren Başkan Feyzioğlu, hakim ve savcı yardımcılığı müessesinin de getirilmesi gerektiğini bildirdi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Başkan Metin Feyzioğlu, hakim ve savcı adayları dahil olmak üzere personel alımlarındaki mülakatlara disiplin getirilerek, kamera kaydına alınması tavsiyesini de sundu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">İstinaf mahkemelerinin kararlarının daha büyük bölümünün Yargıtay denetimine açılması gerektiğine dikkati çeken Feyzioğlu, Yargıtayın içtihat mahkemesi özelliğinin güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Feyzioğlu, vatandaşların üzerindeki avukatlık hizmetinden kaynaklanan KDV yükünün azaltılması gerektiğini bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Stajyer avukatlara, avukat yanında ücretli ve sigortalı çalışma imkanı getirilmesini isteyen Feyzioğlu, uyuşmazlıkların doğmadan önlenmesini hedefleyen koruyucu avukatlık uygulamalarının da geliştirilmesini talep etti.</span></p><p><span style="font-size:16px">İş uyuşmazlıklarında dava şartı olan arabuluculukta işçinin yanında avukatı olmadan müzakereye katılmasını adalet ve sosyal devlet ilkesi karşısında yanlış buluyoruz. Talep eden her işçiye maddi durum araştırması yapılmaksızın baro tarafından avukat görevlendirilmesini düşündüklerini anlattı.</span></p><p><strong><span style="font-size:16px">HSK Üyesi Kontenjanı Tanınmasını Öneriyoruz</span></strong></p><p><span style="font-size:16px">Yargı Reformu Strateji Belgesi'nin, doğru olduğunun, kalıcı çözümlere odaklandığının altını çizen Feyzioğlu, belgenin en çoğulcu katılımcı anlayışla hazırlandığına dikkati çekti.</span></p><p><span style="font-size:16px">Başkan Feyzioğlu, belge kapsamında hazırlanacak ilk paketin TBMM’de kanunlaşmasının önemli olduğuna işaret etti.&nbsp;<br />Türkiye'nin Fetullahçı Terör Örgütünün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde iç savaşa sürüklenmek istendiğini belirten Feyzioğlu, milletin bunu tek yumruk olarak önlediğini ifade etti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Türkiye Barolar Birliği Başkanı Feyzioğlu, konuşmasının devamında:&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Türkiye'nin normalleşme sürecinde Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun yapısının kuvvetler ayrılığını tam olarak sağlayacak şekilde Meclisimizde uzlaşma ile yeniden düzenlenmesini öneriyoruz. Önerimiz somuttur, Hakimler ve Savcılar Kurulu üyelerinin yarısını Meclisimizin, 3/5 gibi nitelikli bir oyla, dolayısıyla yüksek bir uzlaşma seviyesiyle belirlemesidir.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Bu durumda uzlaşma kaçınılmaz olarak liyakat temelli olacaktır. Kalan üyelerin de Yargıtay ve Danıştay genel kurullarında yine nitelikli oyla belirlenmesini öneriyoruz. Türkiye Barolar Birliği Genel Kuruluna da belli sayıda aynı yöntemle seçeceği HSK üyesi kontenjanı tanınmasını öneriyoruz. Elbette önerimizi tüm yönleriyle tartışmaya hazırız. Çünkü Türkiye’nin ortak akla konuşarak ve tartışarak ulaşabileceğini biliyoruz, açıklamsında bulundu.&nbsp;</span></p><p>&nbsp;</p><p><strong><span style="font-size:22px"><span style="font-family:times new roman,times,serif">RUMELİ GAZETESİ</span></span></strong></p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[2019-2020 Adli Yıl Açılış Töreni, Yargıtay Başkanlığı'nın ev sahipliğinde Ankara Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde yapıldı]]>https://rumeligazetesi.com/haber/2019-2020-adli-yil-acilis-toreni-yargitay-baskanliginin-ev-sahipliginde-ankara-millet-kongre-ve-kultur-merkezinde-yapildi-81d9039d70-528e-462c-9d29-5107eccb016d2019-09-02T20:17:00+03:00Admin 2019-2020 Adli Yıl Açılış Töreni, Yargıtay Başkanlığı'nın ev sahipliğinde Ankara Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde yapıldı

2019-2020 Adli Yıl Açılış Töreni, Yargıtay Başkanlığı'nın ev sahipliğinde Ankara Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde yapıldı

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-size:16px"><strong>2019-2020 Adli Yıl Açılış Töreni, Yargıtay Başkanlığı'nın ev sahipliğinde Ankara Millet&nbsp;Kongre ve Kültür Merkezi'nde yapıldı.&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">2019-2020 Adli Yıl Açılış Törenine yurtdışından ve yurttan bir çok davetli katıldı.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit</strong>, "Yargının, yasama ve yürütme organı başta, tüm güç odakları karşısında bağımsız olması, hukuk devletinin değişmez ilkesidir." Açıklamasında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:16px">Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, törende yaptığı konuşmada, yeni adli yılı hukuk, demokrasi ve insan hakları bakımından başarılı geçmesi, millete ve tüm insanlığa hürriyet, adalet ve barış getirmesi dileğiyle açtığını ifade etti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Cirit, kişi hak ve özgürlüklerinin temel güvencesi olan bağımsız yargı yoksa hukuk devletinin varlığından söz edilemeyeceğini dile getirerek, "Yargının, siyasal gücü elinde bulunduran yasama ve yürütme organı başta, tüm güç odakları karşısında bağımsız olması hukuk devletinin değişmez ilkesidir." açıklamasında bulundu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Denge ve Denetleme Görevi Kuvvetlendirildi</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Türkiye'de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçilmesiyle parlamenter sistemden farklı bir kuvvetler ayrılığının gündeme geldiğini ifade eden Cirit, yargının tarafsızlık özelliği güçlendirilerek denge ve denetleme görevinin kuvvetlendirildiğini bildirdi.&nbsp;<br />Yargıtay Başkanı Cirit, 1982 Anayasası'nın birçok maddesinin değiştiği, bu anayasayı topluma dayatanların yargılandığı bir dönemde toplumun bütüncül ve tutarlı yeni bir anayasa oluşturulmasına ilişkin haklı beklentisine siyasilerin uzlaşmayla karşılık vermeleri gerektiğini söyledi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Kamuoyuna açıklanan Yargı Reformu Stratejisi'nde öngörülen dokuz amacın tam anlamıyla gerçekleştirilmesinin, adalet sisteminin daha da güçlenmesine önemli katkılar sağlayacağına inandığını dile getiren Cirit, "Bu bağlamda hakimlerin coğrafi teminatının olması, yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi açısından olumlu bir adımdır. Özellikle yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı, yargıda şeffaflık, savunma hakkının etkin kullanılması, adalete erişimin güçlendirilmesi ve yargıda verimliliğin artırılması, her zaman her yerde önemini koruyan temel başlıklardır." diye konuştu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Cirit, stratejideki reformların kısa süre içinde uygulamaya geçmesini beklediklerini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:16px">Yargıya ilişkin konuların ön yargısız ortamlarda şeffaf şekilde, demokratik katılımla tartışılmasının, sorun çözme kapasitesinin gelişmesi bakımından önemli olduğunu vurgulayan Cirit, "Çatışma ve kavga, kurumsal ve toplumsal diyaloğun yerine geçerse çözümü kolay birçok teknik sorun, üst politik tartışmalara sıkışarak çözümsüz kalır. Bu sebeple, adli yıl açılışlarının halkın huzurunda, tüm tarafların katılımıyla şeffaf ve demokratik şekilde yapılmasının önemli olduğunu düşünüyorum. Bu yapıcı ve uzlaşmacı tutumumuza destek olan Türkiye Barolar Birliğine ve davetimizi kabul eden barolarımıza şükranlarımı sunuyorum." şeklinde konuştu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Avrupa Birliği'nin Tutumu Tam Bir Skandal</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Avrupa Birliği Komisyonunun 29 Mayıs 2019 tarihli Türkiye raporunu eleştiren Yargıtay Başkanı Cirit, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminin ardından ağır ve önemli suçlardan mahkum olmaları sonucu cezaevinde bulunan hakim, savcı ve yüksek yargı üyelerinin ihraç edilmelerinin bir zorunluluk olduğuna dikkati çekti.&nbsp;<br />Çağdaş hukuk sistemlerinde bunun dışında bir seçenek olamayacağını bilmek için hukukçu olmaya da gerek yoktur. Durum bu kadar açıkken 'yargı bağımsızlığı' kavramını, terör örgütüne bağlılık olarak anlayan ilerleme raporundaki ifadeler, söz konusu raporu değersiz bir kağıt parçasına dönüştürmüştür. Siyasi bir organ olan Avrupa Birliği, hangi hukuk anlayışıyla ve nasıl bir meşru gerekçeyle kendisini Türk Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin yerine koymaktadır?&nbsp;<br />Avrupa Birliği'nin bu tutumu, hukuk derslerinde okutulacak türden tam bir skandaldır."&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Yargının İş Yükü&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Yargıtayın iş yükü ve personel sayısı hakkında da bilgi veren Cirit, süreçte Yargıtay tetkik hakimlerinin başka görevlere atanması nedeniyle verimlilik kaybı yaşandığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Cirit, 2015'te 938 bin karar veren dairelerin, geçen yıl 511 bin karar verdiğini belirterek, Yargıtayda yüzde 45'lik verimlilik kaybı yaşandığına işaret etti.</span></p><p><span style="font-size:16px">Yargıtayda verimliliğin bu şekilde azalmasının, adli yargı sistemindeki genel iş yüküyle mücadelede önemli bir zaafiyete yol açtığını kaydeden Cirit, şöyle konuşmasının devamında:&nbsp;Bunun en önemli sebebi, daha önce meslekte 5 yıllık kıdeme sahip tetkik hakimlerinin Yargıtayda görev yapmasına rağmen bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra stajdan kurayla ya da meslek kıdemi 5 yıldan az tetkik hakimlerinin Yargıtaya atanmasıdır. Bu durumun bir an önce düzeltilmesi amacıyla Yargıtay tetkik hakimliğine ya da Yargıtay tetkik hakimliğinden başka bir göreve yapılan atamalarda Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun bağlayıcı görüşünün alınması zorunlu olmalıdır. İki yıldan beri Adalet Bakanlığı nezdinde yoğun çaba yürütmekteyiz.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Dosyalar Pinpon Topu Gibi</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesindeki temel amaçlardan birisinin de dosyaların büyük çoğunluğunun istinaf aşamasında sonuçlanması olduğunu hatırlatan Cirit, "Üzülerek belirtmem gerekir ki adli hizmetlerdeki kalite düşüklüğüne bağlı olarak dosyalar, pinpon topu gibi yargı mercileri arasında gidip gelmekte ve bir türlü kesin hükümle sonuçlandırılıp adli sistem dışına çıkarılamamaktadır." dedi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Cirit, hukuk davalarının istinaf aşamasında kesinleşme oranının yüzde 75, ceza davalarında ise bu oranın yüzde 85 olduğunu bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Davaların büyük oranda bölge adliye mahkemelerinde kesinleşmesinin bazı hak mağduriyetleri doğurduğunu belirten Cirit, bunun düzeltilmesi için bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı kanun yararına bozma yolunun açılması, buna ilişkin kanuni düzenlemelerin yapılması gerektiğini vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Cirit, başka bir sorunun da bölge adliye mahkemelerinin kararlarındaki farklılıkların mağduriyet oluşturması, bu durumun hak ihlallerine yol açması olduğunu ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:16px">Yargıtay Başkanı Cirit, "Kamuoyunda rahatsızlık duyulan bir diğer husus da aynı olayda aldıkları ceza bakımından bir kısım sanıkların istinafta itiraza, bir kısmının ise Yargıtayda temyiz incelemesine tabi tutuluyor olması adil yargılanma hakkını zedeler niteliktedir. Bu halde suçlardan biri Yargıtay incelemesine tabi ise diğer suçların da bağlantılı olarak veya resen Yargıtaya intikali adaletsizliğe engel olacaktır." görüşünü dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Yargıtay Onursal Başkanı ve Üyeleri Hukuk Fakültelerinde Çalışabilsin</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Yargı Reformu Strateji Belgesi'nde hukuk fakültelerindeki eğitimin 5 yıla çıkarılmasının öngörüldüğünü hatırlatan Cirit, hukuk fakülteleri sayısındaki artışın önemli riskler doğurduğunu vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Yargıtay Onursal Başkanı ve üyelerinin hukuk fakültelerindeki derslerde öğretim görevlisi olarak çalışmalarına imkan sağlayan kanuni bir düzenleme yapılması önerisini sunan Cirit, bunun nitelikli öğretim üyesi açığının kapatılması bakımından faydalı olacağını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Bireysel başvuru ile temel insan hak ve özgürlüklerinin olay bazında belirlenmesi, ihlal edilen hakkın onarılması ve gerekli önlemlerin alınması için Anayasa Mahkemesine verilen yetkinin, mahkeme kararlarına yönelik temyiz mekanizması olmadığına işaret eden Cirit, toplumsal barışın korunması ve kişilerin hukuksal güvenliklerinin sağlanmasının da yargılamanın temel amaçları arasında bulunduğunu belirtti.</span></p><p><span style="font-size:16px">Cirit, "Yargıtayın uzman daireleri tarafından yıllara dayanan deneyim ve bilimsel tartışmalar sonucunda oluşturulan içtihatların, bu konuda uzmanlığı bulunmayan Anayasa Mahkemesi tarafından kaldırılması, hukuki öngörülebilirlik ve eşitlik ilkeleri üzerinde risklere yol açabilmektedir. Kararların bir yüksek mahkeme tarafından hukuka uygunluğunun denetlenmesi, mahkemeler tarafından verilen kararların doğru ve eşit şekilde tüm yurt düzeyinde uygulanması suretiyle hukuki güvenlik ve sosyal barışın sağlanmasına ve korunmasına hizmet ettiği ölçüde bir anlam ve değer ifade eder." değerlendirmesinde bulundu.</span></p><p><strong><span style="font-size:16px">Yargıtay Başkanlığı tarafından 2019-2020 Adli Yıl Açılış Töreni&nbsp;dolayısıyla bir tanıtım videosu yayınlandı.</span></strong></p><p><iframe frameborder="0" height="375" scrolling="no" src="https://www.facebook.com/plugins/video.php?href=https%3A%2F%2Fwww.facebook.com%2Frumeligazetesi%2Fvideos%2F2681923658492575%2F&amp;show_text=0&amp;width=560" style="border:none;overflow:hidden" width="640"></iframe></p><p><strong><span style="font-family:times new roman,times,serif"><span style="font-size:22px">RUMELİ GAZETESİ</span></span></strong></p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yargı Reformunu kısa sürede hayata geçirmekte kararlıyız]]>https://rumeligazetesi.com/haber/cumhurbaskani-erdogan-yargi-reformunu-kisa-surede-hayata-gecirmekte-kararliyiz-808d20681c-9cb0-41ac-a493-cddcc4d9133d2019-09-02T19:46:00+03:00Admin Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yargı Reformunu kısa sürede hayata geçirmekte kararlıyız

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yargı Reformunu kısa sürede hayata geçirmekte kararlıyız

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-size:16px"><strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan</strong>, <strong>2019-2020 Adli Yıl Açılış Töreni</strong>’nde yaptığı konuşmada, “Her alanda adalet sistemini geliştirecek tarihî reformlara imza attık. Bugün de demokrasimizi güçlendirmek, vatandaşlarımızın adalet beklentisine en yüksek cevabı vermek, uluslararası alanda Türkiye’nin hukuk devleti niteliğini tahkim etmek amacıyla yeni reform hazırlıkları içindeyiz” dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına, yeni adli yılın yargı camiası başta olmak üzere ülke ve millet için hayırlara vesile olmasını dileyerek başladı. &nbsp;Bu yıl beşinci ve son kez adli yıl açılışını yapan <strong>Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit</strong>'e hizmetleri ve yapıcı desteği için şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni adli yılın açılışı vesilesiyle adalet kavramına ve ülkedeki işleyişine dair görüşlerini paylaştı.<br />Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnancımıza göre insanın hayrı ve şerri, doğruyu ve yanlışı, iyiyi ve kötüyü seçme iradesine sahip bir varlık sıfatıyla diğer canlılardan ayrılması, adaletin de esasını oluşturur. Çünkü zulüm ve haksızlık ile adaletsizlik eş anlamlıdır. Şayet insan adalet yerine zulüm yolunu seçiyorsa, bunu kendi iradesiyle yapıyor demektir. Dolayısıyla, bu iradeyi kontrol altında tutacak zihni ve fiili bir düzene ihtiyaç vardır" dedi.</span></p><p><strong><span style="font-size:16px">KENDİMİZ VE TÜM İNSANLIK İÇİN DAİMA ADALETİN PEŞİNDE KOŞMALIYIZ</span></strong></p><p><span style="font-size:16px">Kadim dönemlerden beri insan hayatının ve toplumsal düzenin temeli olarak gösterilen adalet kavramı üzerinde, daha çok düşünmemiz gereken bir dönemden geçtiğimize inanıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sıkça ifade edildiği gibi kanun başkadır, hukuk başkadır, adalet başkadır. Biz kendimiz ve tüm insanlık için daima adaletin peşinde koşmalıyız. Çünkü bugün, yakın coğrafyamız başta olmak üzere, dünyanın pek çok yerinden zulüm altında inleyen insanların feryatları adeta arşı inletiyor" ifadesini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünya sisteminin, refah ve lüks içinde yaşayan ve bu hayat tarzını korumayı her şeyin üzerinde tutan bir kesimin cenderesi altında olduğunu ifade ederek, şunları söyledi: "Karşımızda, kendi konforu için dünyanın kalanının ekonomik kaynaklarını sömüren, zenginliklerini iç eden, kendi özgürlüğünü koruma adına dünyanın kalanını gözyaşına ve ateşe boğmaktan çekinmeyen bir anlayış bulunuyor. Üstelik bu zalimliklerin, demokrasi, insan hakları, terörle mücadele, hukuk, kanun ve hatta adalet adına yapılıyor olması, zulmün ağırlığını daha da artırıyor. Refahlarına ve özgürlüklerine yönelik her saldırıyı terör olarak niteleyen ama diğer toplumların en temel insani taleplerine karşı duyarsız kalan çarpık anlayış, bize göre dünyanın şu andaki en büyük sorunudur.</span></p><p><span style="font-size:16px">Dünyada adaleti sağlamak için herkesin üzerinde ittifak edeceği bir uygulama biçimi bulmanın imkânsız olduğu" değerlendirmesinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm insanlığın ortak özlemi ve hedefi olan adalet meşalesini hep yukarıda tutarak, hak ve eşitlik temelinde mümkün olan en geniş mutabakatı sağlamanın mümkün olduğuna inandıklarını söyledi.</span></p><p><strong><span style="font-size:16px">HER TOPLUM VE DEVLET, KUVVETLER AYRILIĞI İLKESİNİ, KENDİ SERENCAMINA UYGUN ŞEKİLDE HAYATA GEÇİRMEKTEDİR</span></strong></p><p><span style="font-size:16px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin tarih boyunca işte bu mücadeleyi veren bir medeniyet anlayışının mirasçısı olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti: "Türk toplum ve yönetim yapısı, son iki asırdır dünyada yaşanan gelişmeleri çok yakından takip etmiştir. Yasama, yürütme ve yargı organlarının, kendi içlerinde bağımsız bir şekilde çalışması esası üzerine kurulu kuvvetler ayrılığı, işte bu sürecin eseridir. Kuvvetler ayrılığı prensibi, demokrasinin ve cumhuriyetin temelidir. Her toplum ve devlet, kuvvetler ayrılığı ilkesini, kendi serencamına uygun şekilde hayata geçirmektedir. Dolayısıyla, dünyada tek ve değişmez bir kuvvetler ayrılığı, demokrasi, cumhuriyet, hukuk devleti uygulamasından bahsedilemez. Esasen böyle bir yaklaşım hayatın olağan akışına uygun da değildir.</span></p><p><span style="font-size:16px">ABD’de seçimle gelen başkan yardımcısının, aynı zamanda Senato'nun ve Kongre'nin de başkanı olduğunu ve Anayasa Mahkemesi'nin tüm üyelerinin, başkan tarafından atandığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Amerika Birleşik Devletleri'nde bu durum, yürütmenin yasama organı üzerindeki tahakkümü, bir başka ifadeyle kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırı bir durum olarak anlaşılmamaktadır" dedi.&nbsp;</span></p><p><strong><span style="font-size:16px">TÜRKİYE, HALKIN İRADESİNİ EN ÜSTTE TUTAN KUVVETLER AYRILIĞI FİKRİNE VE DEMOKRASİ ANLAYIŞINA HEP BAĞLI KALMIŞTIR</span></strong></p><p><span style="font-size:16px">Türkiye, darbelerden vesayete kadar pek çok sıkıntılı süreç yaşamış olsa da, halkın iradesini en üstte tutan kuvvetler ayrılığı fikrine ve bunun üzerine bina ettiği demokrasi anlayışına hep bağlı kalmıştır" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni yönetim sisteminin kuvvetler ayrılığı ilkesinin daha belirgin ve keskin bir şekilde işletilmesine dayalı olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: &nbsp;"Bilindiği gibi Anayasamızın amir hükümleri gereğince, Cumhurbaşkanı sadece yürütmenin değil, aynı zamanda devletin de başıdır. Türkiye Cumhuriyeti'nin ve Türk Milleti’nin birliğini, beraberliğini, tüm kurumlarıyla etkin şekilde işlemesini temin, Cumhurbaşkanı’nın en öncelikli görevidir. Anayasamızın lafzında ve ruhunda açıkça yer alan bu yaklaşımı, kuvvetler ayrılığı için bir tehdit değil, tam tersine birleştirici bir güç olarak görüyoruz.</span></p><p><span style="font-size:16px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Türkiye'nin örnek aldığı Batı demokrasilerinde yargı organlarının kararlarını kanun adına vermesi de yine bu anlayışın sonucudur. Ülkemizdeki tartışmalarda, kuvvetler ayrılığına yönelik ithamların daha ziyade yürütme-yargı gerilimi üzerine bina edilmesinin sebebi, bu önemli gerçeği örtmeye yöneliktir. Yeni yönetim sistemimizde yürütmenin de temsilcisi olan Cumhurbaşkanı'na kuvvetler ayrılığı konusunda yöneltilen ithamların çoğu temelsizdir. Ülkemizdeki demokratik sistemde Cumhurbaşkanı'na açılan alan, üstünlük bağlamında değil, tüm kurumların ahenk içinde çalışmasını gözetme noktasındadır. Yargı üzerinden, milletten ve hukuktan aldığı yetkiyle görevini yapan yürütme erki ile onun temsilcisi olan Cumhurbaşkanı'na saldırmak, aslında doğrudan siyasal alanı hedef almaktır. Kuvvetler ayrımındaki yerinin ötesinde, tamamen ideolojik ve bağnaz bir tahayyülle yargı bağımsızlığı sözünü gündemde tutanlar, en çok demokrasiye, cumhuriyete, millî iradeye zarar veriyor.</span></p><p><strong><span style="font-size:16px">CUMHURBAŞKANLIĞI KÜLLİYESİ, MİLLETİMİZİN VE TÜM KURUMLARIMIZIN EVİDİR</span></strong></p><p><span style="font-size:16px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, son Anayasa değişikliği ile yargı bağımsızlığı kavramının, yargının tarafsızlığı ilkesi ile tahkim edildiğini belirtti. Demokrasiyi ve onun kurucu unsuru olarak siyaseti mesnetsiz saldırılarla yaralamaya çalışmanın, en başta yargı kurumuna saygısızlık olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun en güzel örneğinin de idare içerisinde kamu kurumu niteliğindeki meslek teşekkülleri olan birtakım baroların Adli Yıl Aılışı’nı, sırf mekânından dolayı provoke etmeleri olduğuna değindi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Bu mekân şahsıma ait değil, bu mekân her zaman söylediğim gibi milletin evi ve devletin tüm kurumları bu mekânı rahatlıkla kullanma hakkına sahiptir. Üstelik bu meslek teşekküllerinin seçim yöntemlerinin çoğulcu demokrasiyle bağdaşmadığı kabul edilen bir gerçek olduğu hâlde böyle bir tartışma yaşandı, yaşanıyor" değerlendirmesinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hâlbuki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, bu gazi mekân, konferans salonu, sergi salonu, camisi, 15 Temmuz Anıtı, tamamlanmak üzere olan kütüphanesi ve inşası süren müzesiyle, milletimizin, dolayısıyla da tüm kurumlarımızın evidir. Önümüzdeki dönemde ilk çözmemiz gereken meselelerden birinin, barolar başta olmak üzere tüm meslek teşekküllerinin seçim yöntemlerinin temsili demokrasiye uygun hâle getirilmesi olduğuna da inanıyorum. Yargıtay ve Türkiye Barolar Birliği Başkanlarımızı, bu bağnaz ve provokatif dayatmalara karşı gösterdikleri dirayetli ve demokratik duruş sebebiyle şahsım ve milletim adına tebrik ediyorum.</span></p><p><strong><span style="font-size:16px">REFORMLARIN AMACI ADALETİN DAHA GÜÇLÜ TESİSİNİ SAĞLAMAK</span></strong></p><p><span style="font-size:16px">Kurucu genel başkanı olduğu partinin adının başına "adalet" kelimesini getirmelerinin, sıradan bir tercih olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, iktidara geldikleri günden beri hep bu ideal uğrunda mücadele ettiklerini, pek çok reform hayata geçirdiklerini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Anayasamızda ve kanunlarımızda yaptığımız değişikliklerin tek amacı, adaletin daha güçlü bir şekilde tesisini sağlamaktır. Temel kanunların yenilenmesinden yargı mensuplarının özlük haklarının iyileştirilmesine, adliye binalarının modernleştirilmesinden istinaf mahkemelerinin kuruluşuna, yargıda hedef süreden e-devlet uygulamalarına, adli tıptan bilirkişiliğe, lekelenmeme hakkından arabuluculuk müessesine kadar her alanda adalet sistemini geliştirecek tarihi reformlara imza attık.<br />Demokrasiyi güçlendirmek, vatandaşların adalet beklentisine en yüksek cevabı vermek, uluslararası alanda Türkiye'nin hukuk devleti niteliğini güçlendirmek amacıyla yeni reform hazırlıkları içinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, üç ay önce açıklanan Yargı Reformu Strateji Belgesi’ndeki hedefleri hayata geçirmek için mevzuat değişikliği ile idari düzenlemeler konusundaki hazırlıkların son aşamaya geldiğini aktardı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Gelecek dönemde devam ettirecekleri dinamik reform süreciyle, demokrasiyi güçlendirerek, millî iradenin üstünlüğünü daha da pekiştireceklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yargı süreçlerini sadeleştirerek, uyuşmazlıklar için alternatif çözüm yolları geliştirerek, önleyici hukuk uygulamalarını sistemimize kazandırarak, bu reformu kısa sürede hayata geçirmekte kararlıyız" diye konuştu.</span></p><p><strong><span style="font-size:16px">HUKUK EĞİTİMİNİN NİTELİĞİNİN YÜKSELTİLMESİ, YARGI REFORMU STRATEJİMİZİN EN ÖNEMLİ UNSURLARINDANDIR</span></strong></p><p><span style="font-size:16px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, hak ve özgürlüklerin korunması, geliştirilmesi, güvence altına alınması için kapsamlı bir İnsan Hakları Eylem Planı hazırladıklarını belirterek, şunları söyledi: "Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının güçlendirilmesini, hukukun üstünlüğünün, bununla birlikte bireylerin hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınmasının temel şartı olarak görüyoruz. Kaliteli insan kaynağı, her alan gibi, adalet sisteminin iyi bir şekilde işleyişinin de temel şartıdır. Hukuk eğitiminin niteliğinin yükseltilmesi, Yargı Reformu stratejimizin en önemli unsurlarından biridir. Hâkim ve savcı yardımcılıklarının ihdası, bu bakımdan gerçekten çığır açıcı bir yenilik olacaktır. Meslek öncesi ve meslek içi eğitimi de daha etkin hâle getireceğiz. Bilirkişilik, yazı işleri hizmetleri, bilişim sistemi, tebligat, uzmanlaşma gibi yargı faaliyetlerinin destek unsurlarıyla ilgili reformları da ihmal etmiyoruz."</span></p><p><span style="font-size:16px">Savunma hakkı ve bunun en önemli unsuru olan avukatlar konusunun da yargı reformu stratejisinin en önemli başlıklarından biri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, avukatlık mesleğine girişten stajlara kadar, bu konuda sorun yaşanan birçok uygulamayı değiştireceklerini ifade etti. Sistemi mümkün olduğunca sadeleştirerek, görevsizlik ve yetkisizlik kararlarına yol açan problemleri ortadan kaldırmayı hedeflediklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Soruşturma, kovuşturma ve cezaların infazı aşamalarını kapsayan ceza adaletinde adil, etkin, rasyonel bir işleyişi temin etmek zorundayız" dedi.</span></p><p><iframe frameborder="0" height="406" scrolling="no" src="https://www.facebook.com/plugins/video.php?href=https%3A%2F%2Fwww.facebook.com%2Ftcbestepe%2Fvideos%2F1838186266326539%2F&amp;show_text=1&amp;width=560" style="border:none;overflow:hidden" width="560"></iframe></p><p><span style="font-size:16px">Cumhuriyet savcılarının takdir yetkilerinin genişletilmesinden, soruşturma aşamasının etkinleştirilmesine kadar, bu çerçevede pek çok yeniliği hayata geçireceklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle ekonomik hayata doğrudan etkisi olan hukuk yargılamalarında sade ve etkin bir işleyişi temin etmekte kararlı olduklarını vurguladı. Yargı mensuplarının, mesai mefhumu gözetmeksizin, işlerini layıkıyla yerine getirmek için gösterdikleri gayrete yakından şahit olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yeni reformlarla sistemi geliştirerek, güçlendirerek, ileriye taşıyarak, adaletin en etkin ve hızlı şekilde tecellisini sağlamak için sizlerle birlikte çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu.<br />Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019-2020 Adli Yılı'nda, yürüttükleri adaleti sağlama, hukuku tesis etme, yargıyı işler kılma mücadelelerinde tüm hâkimlere, savcılara, avukatlara ve yardımcı personele başarılar diledi.</span></p><p>&nbsp;</p><p><strong><span style="font-family:times new roman,times,serif"><span style="font-size:22px">RUMELİ GAZETESİ</span></span></strong></p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[İstanbul Valiliğinden 30 Ağustos Zafer Bayramına Özel Video]]>https://rumeligazetesi.com/haber/istanbul-valiliginden-30-agustos-zafer-bayramina-ozel-video-795c5bc293-c856-40c2-a803-96b25353984a2019-08-30T20:32:00+03:00Admin İstanbul Valiliğinden 30 Ağustos Zafer Bayramına Özel Video

İstanbul Valiliğinden 30 Ağustos Zafer Bayramına Özel Video

GÜNDEM

Admin
<p><strong><span style="font-size:16px">İstanbul Valiliği&nbsp;30 Ağustos Zafer Bayramına dolayısıyla özel bir video yayınladı.&nbsp;</span></strong></p><p>&nbsp;</p><p><iframe frameborder="0" height="375" src="https://www.youtube.com/embed/m-obSXOxTJg" width="640"></iframe></p><p>&nbsp;</p><p><strong><span style="font-family:times new roman,times,serif"><span style="font-size:22px">Rumeli&nbsp;Gazetesi</span></span></strong></p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan vatandaşlara davet...]]>https://rumeligazetesi.com/haber/cumhurbaskani-erdogandan-vatandaslara-davet-78d6b46c3c-38b0-4fee-8b2a-6887c589cd082019-08-26T02:55:00+03:00Admin Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan vatandaşlara davet...

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan vatandaşlara davet...

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-size:16px"><strong>Cumhurbaşkanı&nbsp; Erdoğan, Malazgirt Zaferi'nin yıl dönümünde tüm vatandaşları Malazgirt'e davet etti.&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip&nbsp; Erdoğan</strong>, sosyal medya Twitter hesabından, Malazgirt Zaferi'nin 948'inci yıl dönümü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı himayelerinde gerçekleştirilecek kutlamalara katılmaları için vatandaşlara davette bulundu.</span></p><p><span style="font-size:16px">"Aziz milletimizin kaderini değiştiren, tarihin akışına yeni bir yön veren, Anadolu'da asırlar boyunca devam edecek olan kardeşlik, hoşgörü ve dayanışmaya dayalı bir medeniyetin ilk adımı olan Malazgirt Zaferi'nin yıl dönümünde tüm vatandaşlarımızı Malazgirt'e bekliyoruz." ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, paylaşımında davetin sözlü şekilde ifade edildiği bir videoya da verdi.</span></p><blockquote class="twitter-tweet"><p lang="tr" dir="ltr">Aziz milletimizin kaderini değiştiren, tarihin akışına yeni bir yön veren, Anadolu&#39;da asırlar boyunca devam edecek olan kardeşlik, hoşgörü ve dayanışmaya dayalı bir medeniyetin ilk adımı olan Malazgirt Zaferi’nin yıl dönümünde tüm vatandaşlarımızı Malazgirt’e bekliyoruz. <a href="https://t.co/kTjL2kx5pl">pic.twitter.com/kTjL2kx5pl</a></p>&mdash; Recep Tayyip Erdoğan (@RTErdogan) <a href="https://twitter.com/RTErdogan/status/1165685269212868608?ref_src=twsrc%5Etfw">August 25, 2019</a></blockquote> <script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p><span style="font-size:22px"><span style="font-family:times new roman,times,serif"><strong>Rumeli Gazetesi</strong></span></span></p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanı Erşat Salihi: Türk basını ve Türk kamuoyu,terör örgütü DAEŞ’in elinde kalan Telaferli Türkmen kadınlarını görmezden gelmektedir.]]>https://rumeligazetesi.com/haber/irak-turkmen-cephesi-genel-baskani-ersat-salihi-turk-basini-ve-turk-kamuoyuteror-orgutu-daesin-elinde-kalan-telaferli-turkmen-kadinlarini-gormezden-gelmektedir-774f334c85-d967-45cc-af41-68410b1c62212019-08-25T02:27:00+03:00Admin Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanı Erşat Salihi: Türk basını ve Türk kamuoyu,terör örgütü DAEŞ’in elinde kalan Telaferli Türkmen kadınlarını görmezden gelmektedir.

Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanı Erşat Salihi: Türk basını ve Türk kamuoyu,terör örgütü DAEŞ’in elinde kalan Telaferli Türkmen kadınlarını görmezden gelmektedir.

DÜNYA

Admin
<p><span style="font-size:16px"><strong>Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanı ve Kerkük Milletvekili Erşat Salihi</strong>, Telafer halkının terör örgütü DAEŞ&nbsp;tarafından çektiği zulmü başta uluslararası toplum olmak üzere Türk basınında da yer alması gerektiğini ve görmezden gelmemesi gerektiğini ifade etti.</span></p><p><iframe frameborder="0" height="450" scrolling="no" src="https://www.facebook.com/plugins/video.php?href=https%3A%2F%2Fwww.facebook.com%2Frumeligazetesi%2Fvideos%2F2492283704394053%2F&amp;show_text=0&amp;width=560" style="border:none;overflow:hidden" width="600"></iframe></p><p><span style="font-size:16px">Kerkük’te “Unutmayacağız’’ sloganı ile Telafer’de daha önce terör örgütü DAEŞ’’ten kurtarılan kadın ve çocuklar hakkında yapılan cinayet,haksızlık ve mağduriyet ile ilgili bir konferans düzenlendi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Konferans, Irak Türkmen Cephesi Başkanı ve İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Erşat Salihi’nin öncülüğünde &nbsp;yapıldı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Konferansa, Irak Türkmen Cephesi Başkanı Erşat Salihi’nin yanı sıra, Irak Türkmen Cephesi Başkan Yardımcısı Hasan Turan, Musul Milletvekili Lilyal Muhammet Ali,Musul İl Meclisi Başkan Yardımcısı Nurettin Kaplan,insan hakları örgütleri temsilcileri ve çok sayıda yetkili katıldı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Konferansa çok sayıda Telaferli kadın,çocuk ve DAEŞ&nbsp;terör örgütü mağdurları katıldı.Konferansa katılan,daha önce terör örgütü DAEŞ tarafından kaçırılan ve çok ağır işkence ve haksızlığa maruz kalan Telaferli kadınların durumları ele alındı,sıkıntıları dile getirildi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Salihi ayrıca yıllarca maruz kaldıkları sorunların mutlaka yerel ve uluslararası kamuoyuna duyurulması gerektiğinin de altı çizildi.Daha sonra,Irak Türkmen Cehpesi Başkanı ve Milletvekili Erşat Salihi tarafından düzenlenen basın toplantısında kurtarılan Telaferli kadın ve çocuklara yönelik yapılan haksızlık ve zulümlerden bahsedildi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Salihi , DAEŞ terör örgütü tarafından mağduriyete maruz kalan Irak’ın tüm etnik ve mezhep gruplarına Hükumeti’n önem vermesi gerektiğine ve bir yasanın çıkarılmasına da vurgu yaptı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Parlamento’daki Musul Milletvekili Lilyal Muhammet Ali ise yaptığı açıklamada,Telaferli kurtarılan kadın ve çocuklarla sürekli bağlantıda olduklarını,sıkıntılarını dinlediklerini ve yakından ilgilendiklerini aktararak ,kentin gelenek göreneklerinden dolayı bir çok kadın maruz kaldığı sorunlarını anlatmaktan çekindiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Musul İl Meclis Başkan Yardımcısı Nurettin Kaplan yaptığı açıklamada,şu ana kadar her hangi bir destek ve yardım sunmadığından dolayı Hükumet’i eleştirdi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Musul Valiliği Kadın İşleri Sorumlusu Sekine Muhammet yaptığı açıklamada,mağdur Telaferli kadınların Kerkük’e kadar gelmelerindeki mesajın bu olayların özünde Türkmen Milleti’ne yönelik bir hedef olduğunu ifade etti. </span></p><p><span style="font-family:times new roman,times,serif"><span style="font-size:22px">RUMELİ GAZETESİ</span></span></p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Sinat-Haftanin bölgesine Operasyon düzenleniyor...]]>https://rumeligazetesi.com/haber/sinat-haftanin-bolgesine-operasyon-duzenleniyor-76bf4ef548-f472-480d-9984-9de5f078f69f2019-08-25T02:06:00+03:00Admin Sinat-Haftanin bölgesine Operasyon düzenleniyor...

Sinat-Haftanin bölgesine Operasyon düzenleniyor...

GÜNDEM

Admin
<p><strong><span style="font-size:16px">Milli Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, Pençe-3 Operasyonunun başlatıldığı açıklandı.&nbsp;</span></strong></p><p><span style="font-size:16px">Yapılan açıklamada;</span></p><p><span style="font-size:16px">Pençe-3 Operasyonu 23 Ağustos 2019 tarihinde başlamıştır.</span></p><p><span style="font-size:16px">Operasyon, hudut güvenliğini ileriden sağlamak, <strong>Sinat-Haftanin</strong> bölgesinde bulunan teröristleri ve kullandıkları mağara, sığınakları imha etmek maksadıyla icra edilmektedir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Operasyon, Hava Kuvvetleri uçakları, Kara Havacılık unsurları, SİHA/İHA ve Fırtına obüsleri ile desteklenmektedir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Operasyon planlandığı şekilde başarıyla devam etmektedir, denildi...</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:22px"><span style="font-family:times new roman,times,serif"><strong>Rumeli Gazetesi</strong></span></span><br />&nbsp;</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Terör Örgütlerine Darbe Üstüne Darbe...]]>https://rumeligazetesi.com/haber/teror-orgutlerine-darbe-ustune-darbe-7559876de0-9ffa-416a-8aa9-274d9a277b352019-08-25T01:40:00+03:00Admin Terör Örgütlerine Darbe Üstüne Darbe...

Terör Örgütlerine Darbe Üstüne Darbe...

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-size:16px"><strong>İçişleri Bakanlığı'nca yapılan açıklamada Siirt ve Hakkari'de gerçekleştirilen operasyonlarda 5 teröristin etkisiz hale getirildiği duyuruldu.</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Yapılan açıklamada:</span></p><p><span style="font-size:16px">İç Güvenlik Operasyonları kapsamında; Siirt Baykan ilçe kırsalında, İl Jandarma Komutanlığı JÖH Timlerince gerçekleştirilen operasyonda&nbsp;<strong>2&nbsp;</strong>terörist, silahlarıyla birlikte etkisiz hale getirildi.</span></p><p><span style="font-size:16px">İç Güvenlik Operasyonları kapsamında; Hakkari Şemdinli kırsalında, İl Jandarma Komutanlığı ve İl Emniyet Müdürlüğünce gerçekleştirilen hava destekli operasyonda&nbsp;<strong>3</strong>&nbsp;terörist, silahlarıyla birlikte etkisiz hale getirildi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Bölgede operasyonlar devam etmektedir, açıklaması yapıldı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">***</span></p><p><span style="font-size:16px">Yurtta ve sınır ötesi operasayonlarla teröre geçiT verilmeden kararlılıkla üstüne gidildiği ve son terörist etkisiz hale getirilene kadar kararlılıkla operasyonların devam etmesi, İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya&nbsp;gibi büyük şehirlerimizde güvenliğin sağlanmasında büyük katkı sağlıyor. Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma, Polis ve İstihbaRat Birimleri gece gündüz demeden ülkenin huzurunu sağlamak için canla başla mücadele ediyorlar...</span></p><p><span style="font-size:20px"><strong><span style="font-family:times new roman,times,serif">RUMELİ GAZETESİ</span></strong></span></p><p>&nbsp;</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Başkan Haydar Ali Yıldız: İstiklal Caddesi'nde müziklerin ahenkli bir şekilde oluşacağı müzik durakları oluşturacağız...]]>https://rumeligazetesi.com/haber/baskan-haydar-ali-yildiz-istiklal-caddesinde-muziklerin-ahenkli-bir-sekilde-olusacagi-muzik-duraklari-olusturacagiz-729dffbc9c-174a-4a96-a471-7848767d17242019-08-19T22:34:00+03:00Admin Başkan Haydar Ali Yıldız: İstiklal Caddesi'nde müziklerin ahenkli bir şekilde oluşacağı müzik durakları oluşturacağız...

Başkan Haydar Ali Yıldız: İstiklal Caddesi'nde müziklerin ahenkli bir şekilde oluşacağı müzik durakları oluşturacağız...

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-size:16px">Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali YILDIZ SABAH Gazetesi'nden İsa TATLICAN'a konuştu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Başkan Haydar Ali YILDIZ, &nbsp;İstiklal Caddesi’nde müzik durakları ile ses kirliliği sona erecek. Mimar Sinan Üniversitesi bünyesinde bu işin ehli olan akademisyenlerden oluşan bir jüri ile bir lisan verme süreci olacak. Konservatuar ile görüşmeler yapıyoruz, diyor.</span></p><p><img alt="Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, ayakta" src="https://scontent.fsaw1-6.fna.fbcdn.net/v/t1.0-9/68466103_10157679341807867_9113078470694404096_n.jpg?_nc_cat=104&amp;_nc_eui2=AeHiBGRVH3xEkID0PcjRybEcgv_x7unah2q7TTnttOY37DYVDdYJN8PcbDwTlEFN3CtT0rKYaqa_ltvKAHmUGTFkySaPh3ZR32D88k0Ys4i0FQ&amp;_nc_oc=AQnLUBCDaGuvuV9MObLlArLUeRyy46xebpsGVDGVNj0lcs18FciBpAjc6ukY0ljNBuc&amp;_nc_ht=scontent.fsaw1-6.fna&amp;oh=2cd7e2fc19627a6656b1c10cc66f47c9&amp;oe=5DD055CD" style="height:141px; width:650px" /></p><p><span style="font-size:16px">Başkan Yıldız, tüm müziklerin ahenkli bir şekilde oluşacağı müzik durakları oluşturacağız. İşinin ehli sanatçılarımız bu duraklarda çeşitli enstrümanları ile sanatını icra etme imkanı bulacak.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Bu sayede İstanbullular her türlü müziği İstiklal Caddesi'nde dinleme güzel görüntüsü eşliğinde dinleyebilecek. Önümüzdeki günlerde bunun bir basın toplantısı yapacağız, dedi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">*****</span></p><p><span style="font-size:16px">Uzun yıllardır oluşan gürültü kirliliğine Başkan Yıldız çözüm yolları aramaya başladığı görülüyor. Her zaman dediğimiz gibi; Beyoğlu küllerinden yeniden doğar, yeterki istekli olalım ve Beyoğlu'nu karşılıksız sevelim.</span></p><p><span style="font-size:16px">Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali YILDIZ SABAH Gazetesi'nden İsa TATLICAN'ın <a href="https://www.sabah.com.tr/gundem/2019/08/19/haydar-ali-yildiz-istiklalin-sesi-daha-guzel-duyulacak">Beyoğlu'na dair sohbetinin devamını okuma için TIKLAYINIZ...İsa Tatlıcan sordu Başkan Yıldız cevapladı.&nbsp;</a></span></p><p>&nbsp;</p><blockquote class="twitter-tweet"><p lang="tr" dir="ltr">Sabah&#39;tan İsa Tatlıcan&#39;la İstiklal Caddesi&#39;ni gezerken Beyoğlu&#39;yla ilgili planlarımızdan bahsettik. <a href="https://t.co/6nuGBtTxgm">https://t.co/6nuGBtTxgm</a> <a href="https://t.co/n2oGBa4P6G">pic.twitter.com/n2oGBa4P6G</a></p>&mdash; HAYDAR ALİ YILDIZ (@haydaraliyildiz) <a href="https://twitter.com/haydaraliyildiz/status/1163343863563587585?ref_src=twsrc%5Etfw">August 19, 2019</a></blockquote> <script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p>&nbsp;</p><p><strong><span style="font-family:times new roman,times,serif"><span style="font-size:22px">Rumeli Gazetesi</span></span></strong></p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun, Van'da geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetti]]>https://rumeligazetesi.com/haber/kultur-ve-turizm-bakan-yardimcisi-prof-dr-ahmet-haluk-dursun-vanda-gecirdigi-trafik-kazasinda-hayatini-kaybetti-71a7cd4221-c790-45b1-aa81-0b017632c6842019-08-19T20:40:00+03:00Admin Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun, Van'da geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetti

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun, Van'da geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetti

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-size:16px"><strong>Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun, Van'da geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetti.</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Malazgirt Zaferi'nin 948. yıl dönümü dolayısıyla Türkiye Yazarlar Birliği tarafından Muş'un Malazgirt ilçesinde düzenlenen "4. Tarihi Roman ve Romanda Tarih Bilgi Şöleni" programının ardından Ahlat'a geçen Dursun, buradaki incelemeleri sonrası kara yoluyla Van'a hareket etti.<br />Dursun'un içinde bulundu araç, Erciş ilçesine bağlı Bayramlı Mahallesi yakınlarında şarampole devrildi. Kazada, Dursun hayatını kaybetti, 3 kişi de yaralandı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Yaralalılar ambulansla Erciş Devlet Hastanesine kaldırıldı.&nbsp; Yaralılar, buradaki müdahalenin ardından Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezi'ne sevk edildi.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Sağlık Bakanlığı 2 ambulans uçak gönderdi.</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Kazanın ardından Erciş ilçesine giden Van Valisi Mehmet Emin Bilmez, Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesinde yetkililerden bilgi aldı.<br />Daha sonra gazetecilere açıklama yapan Bilmez, Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun'un bazı etkinliklere katılmak ve incelemelerde bulunmak üzere bölgeye geldiğini anlattı.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Dursun'un Ahlat ve Adilcevaz'daki incelemeleri sonrası Erciş'e geldiğini aktaran Bilmez, şunları kaydetti:</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">"Erciş'e gelirken saat 16.20 civarında Bayraklı köyü yakınlarında aracın tek taraflı mucura kaptırılmasıyla kaza gerçekleşiyor. Olay 112'ye düştükten 12 dakika sonra sağlık ekipleri olay yerinde yaralılara müdahale etti. Tüm müdahalelere rağmen Haluk hocamız hayata geri döndürülemeyerek vefat ediyor. </span></p><p><span style="font-size:16px">Allah rahmet eylesin. Diğer yaralılarımız Erciş Devlet Hastanesine nakledildi. Buradaki ilk müdahalenin ardından Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezi ve Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevkleri yapıldı. Sağlık Bakanlığından 2 ambulans uçak ilimize gönderildi. İhtiyaç olması halinde yaralılarımız İstanbul veya Ankara'ya sevk edilecek. Kültür ve Turizm Bakanımız özel uçakla geliyor. Cenazemizi akşam İstanbul'a uğurlayacağız. Haluk hocamız, Türk milletinin değerli bir bilim insanı ve kültür adamıydı. Milletimizin başı sağ olsun."&nbsp;</span></p><p><strong><span style="font-size:16px">Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun kimdir?</span></strong></p><p><span style="font-size:16px">1957 yılında Hereke'de doğdu. Galatasaray Lisesi'nden sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Son Çağ ve Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Kürsüsünü bitirerek akademik hayata Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi’nde asistan olarak başladı. Marmara Üniversitesinde yüksek lisans ve doktorasını Yakın Çağ Tarihi Anabilim dalında tamamladı. “Osmanlı Müesseseleri ve Medeniyeti Tarihi” sahasında tarih doçenti Ahmet Haluk Dursun Marmara Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesinde Yakın Çağ Tarihi Ana Bilim dalında profesörlük unvanını aldı.</span></p><p><span style="font-size:16px">2012-2014 yılları arasında İstanbul Topkapı Sarayını Sevenler Derneği Başkanlığı görevine seçildi. 2014 Temmuz ayında Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarlığı görevine atandı. 2016 yılı Nisan ayında emekliliğini isteyerek görevinden ayrıldı.</span></p><p><span style="font-size:16px">26.05.2017 tarihli Bakanlar Kurulu Kararıyla Başbakanlık Kamu Görevlileri Etik Kurulu üyeliğine atandı.</span></p><p><span style="font-size:16px">20 Temmuz 2018'de Kültür ve Turizm Bakanlığı Bakan Yardımcılığı görevine getirildi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun vefat etmesi tüm sevenlerini üzdü. Sosyal medya hesaplarından Haluk Dursun Hocayı sevenleri taziye mesajlarını paylaşıldı. Bir İstanbul sevdalısı olan&nbsp;Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun maalesef geçirdiği trafik kazası sonucu yaşamını yitirdi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun'un cenazesi namazı yarın, Salı günü İkindi &nbsp;Namazı’nı müteakiben İstanbul, Fatih İlçesi, Sultanahmet Camii’nde kılınacak cenaze namazı sonrası, Hereke’de aile mezarlığı’na defnedilecek.</span></p><p><span style="font-size:16px">***</span></p><p><span style="font-size:16px">Haluk Dursun Hocanın İstanbul'a, ülkemize emeği çoktur, bir İstanbul aşığıydı, tüm İstanbullu vatandaşlarımızın Haluk Hocanın cenazesine katılmasının bir vefa borcu olduğunu hatırlatalım.</span></p><p><span style="font-size:16px">Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun Hocaya Allah'tan rahmet, ailesi ve sevenlerine başsağlığı dileriz.&nbsp;</span></p><p><strong><span style="font-size:22px"><span style="font-family:times new roman,times,serif">Rumeli Gazetesi</span></span></strong></p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Jandarma'dan Terör örgütü PKK'ya 'Kıran Operasyonu']]>https://rumeligazetesi.com/haber/jandarmadan-teror-orgutu-pkkya-kiran-operasyonu-7017f24a38-b042-45f7-b04f-416ef3a7f2e02019-08-19T17:50:00+03:00Admin Jandarma'dan Terör örgütü PKK'ya 'Kıran Operasyonu'

Jandarma'dan Terör örgütü PKK'ya 'Kıran Operasyonu'

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-size:16px"><strong>Hakkari, Şırnak ve Van'da terör örgütü PKK'ya yönelik operasyonu başlatıldı. Operasyonun adı, Kıran Operasyonu olarak açıklandı.&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>İçişleri Bakanlığı</strong> tarafından yapılan açıklamada "Hakkari, Van ve Şırnak İl Komutanlıklarının ortak katılımı ve bizzat <strong>Jandarma Genel Komutanı &nbsp;Orgeneral Arif ÇETİN</strong>’in Hakkari İlinde Esas Komuta Yerinde bulunarak sevk ve idare ettiği, <strong>Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanı &nbsp;Tümgeneral Hacı İLBAŞ</strong>’ın Operasyon Komutanı olduğu, <strong>Hakkâri İlinde Tuğgeneral Nuri ÖZTÜRK</strong>’ün, <strong>Van İlinde Tuğgeneral Yavuz ÖZFİDAN</strong>’ın, <strong>Şırnak İlinde ise Albay Tahsin SARUHAN</strong>’IN arazide Operasyon Komutanı olarak görev yaptığı, Kavaklı, Armutlu, Taşbaşı, Sütçüler, Ceylanlı, Oğul, Ördekli, Kırıkdağ, Doğanlı, Çimenli, Geçitli, Demirli, Faraşin, Kato Marinos, Yalınca, barınma alanlarında bulunan faaliyet gösterdiği değerlendirilen teröristleri etkisiz hale getirmek, bölgede bulunan yayla ve meralar ile göçerlerin kontrolünü yapmak maksadıyla icra edilen <strong>KIRAN OPERASYONU</strong> (Büyük Çaplı) 18 Ağustos 2019 tarihinde başlamıştır" denildi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Hakkari, Şırnak ve Van'da terör örgütü PKK'ya yönelik operasyonu başlatıldı.&nbsp;</span></p><p><img src="https://www.icisleri.gov.tr/kurumlar/icisleri.gov.tr/icerikYonetimi/haberler/2019/08/kiran_operasyonu_7.jpg" style="height:426px; width:640px" /></p><p><span style="font-size:16px">Operasyonun adı, Kıran Operasyonu olarak açıklandı.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklama şu şekilde:</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Hakkari, Van ve Şırnak İl Komutanlıklarının ortak katılımı ve bizzat Jandarma Genel Komutanı &nbsp;Orgeneral Arif ÇETİN’in Hakkari İlinde Esas Komuta Yerinde bulunarak sevk ve idare ettiği, Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanı &nbsp;Tümgeneral Hacı İLBAŞ’ın Operasyon Komutanı olduğu, Hakkâri İlinde Tuğgeneral Nuri ÖZTÜRK’ün, Van İlinde Tuğgeneral Yavuz ÖZFİDAN’ın, Şırnak İlinde ise Albay Tahsin SARUHAN’IN arazide Operasyon Komutanı olarak görev yaptığı, Kavaklı, Armutlu, Taşbaşı, Sütçüler, Ceylanlı, Oğul, Ördekli, Kırıkdağ, Doğanlı, Çimenli, Geçitli, Demirli, Faraşin, Kato Marinos, Yalınca, barınma alanlarında bulunan faaliyet gösterdiği değerlendirilen teröristleri etkisiz hale getirmek, bölgede bulunan yayla ve meralar ile göçerlerin kontrolünü yapmak maksadıyla icra edilen KIRAN OPERASYONU (Büyük Çaplı) 18 Ağustos 2019 tarihinde başlamıştır.</span></p><p><span style="font-size:16px">KIRAN OPERASYONU kapsamında Hakkari, Şırnak, Van illerinde Jandarma, PÖH ve Güvenlik Korucularından oluşan toplam 129 operasyonel tim görev almıştır.</span></p><p><img src="https://www.icisleri.gov.tr/kurumlar/icisleri.gov.tr/icerikYonetimi/haberler/2019/08/kiran_operasyonu_4.jpg" style="height:426px; width:640px" /></p><p><br /><span style="font-size:16px"><strong>HAKKARİ İLİNDE;</strong><br />a. Berçelan, İğdeli (Sergeldi), Seyitli, &nbsp;Güzelhatun (Ördekli), Hacıato, Kaval, Çaltepe, Kavaklı, Keftan, Ülebera, Çelki, Gulki, Kanikil, Mendi, Samura (Ceylanlı), Melih, Ger, Dilekli (Oğul) yaylaları ile Şive ve Bire meraları kontrol edilmiş,<br />b. Kavaklı, Armutlu, Taşbaşı, Sütçüler, Ceylanlı, Oğul, Ördekli, Kırıkdağ, Doğanlı, Çimenli, Geçitli, Demirli barınma alanlarında, (15) mağara ve sığınak &nbsp;imha edilmiş,<br /><strong>ŞIRNAK İLİNDE;</strong><br />a. Faraşin, Doğanyol, Genyasuri, Cevizdibi, Cemilağa, Laliş Yaylaları kontrol edilmiş,&nbsp;<br />b. Faraşin, Kato Marinos, Çoban Dağı ve Türemiş Dağı bölgelerinde (12) mağara ve sığınak imha edilmiş,<br /><strong>VAN İLİNDE;</strong><br />a. Yalıncak Yaylası, Çetkeli, Tanbilik, Sıcaksu, Topçudeğirmeni, Erkinus, Şeyhmunilis ve Nebirnav Yaylaları kontrol edilmiş,&nbsp;<br />b. Bulgurlu Dağı, Yalıncakyayla, Topçudeğirmeni Yaylası, Kevipir Tepe bölgelerinde (16) mağara/sığınak imha edilmiş, &nbsp;tüm operasyon bölgesinde tespit edilen mağara/sığınak içerisinde bulunan ve BTÖ mensuplarına ait muhtelif yaşam malzemeleri yerinde imha edilmiştir.<br />Operasyonlar kapsamında toplam 43 mağara/sığınak imha edilmiştir.&nbsp;</span></p><p><img src="https://www.icisleri.gov.tr/kurumlar/icisleri.gov.tr/icerikYonetimi/haberler/2019/08/kiran_operasyonu_9.jpg" style="height:426px; width:640px" /></p><p><span style="font-size:16px">Bölgede bulunan tüm BTÖ mensuplarının tamamı etkisiz hale getirilinceye kadar operasyonlara kararlıkla devam edilecektir.</span></p><p>&nbsp;</p><p><iframe frameborder="0" height="450" scrolling="no" src="https://www.facebook.com/plugins/video.php?href=https%3A%2F%2Fwww.facebook.com%2Frumeligazetesi%2Fvideos%2F2295561757422842%2F&amp;show_text=0&amp;width=560" style="border:none;overflow:hidden" width="640"></iframe></p><p>&nbsp;</p><blockquote class="twitter-tweet"><p lang="tr" dir="ltr">Jandarma Genel Komutanımız Orgeneral Arif Çetin’in emir komutasında; Hakkari, Şırnak ve Van’da, 129 Timin katılımıyla icra edilen <a href="https://twitter.com/hashtag/K%C4%B1ranOperasyonu?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw">#KıranOperasyonu</a> başlatılmıştır. <br><br>Operasyonlar son terörist etkisiz hale getirilene kadar azim ve kararlılıkla devam edecektir. <a href="https://t.co/JnSmg5H90m">pic.twitter.com/JnSmg5H90m</a></p>&mdash; T.C. Jandarma Gn. K (@jandarma) <a href="https://twitter.com/jandarma/status/1163412952877285376?ref_src=twsrc%5Etfw">August 19, 2019</a></blockquote> <script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><p>&nbsp;</p><p><span style="font-family:times new roman,times,serif"><span style="font-size:22px"><strong>RUMELİ GAZETESİ</strong></span></span></p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[İçişleri Bakanlığı: Diyarbakır, Mardin, Van Büyükşehir Belediye Başkanları Görevden Uzaklaştırıldı]]>https://rumeligazetesi.com/haber/icisleri-bakanligi-diyarbakir-mardin-van-buyuksehir-belediye-baskanlari-gorevden-uzaklastirildi-6998088532-5db9-4897-96f0-6fb676eb8e2e2019-08-19T06:52:00+03:00Admin İçişleri Bakanlığı: Diyarbakır, Mardin, Van Büyükşehir Belediye Başkanları Görevden Uzaklaştırıldı

İçişleri Bakanlığı: Diyarbakır, Mardin, Van Büyükşehir Belediye Başkanları Görevden Uzaklaştırıldı

GÜNDEM

Admin
<p><strong><span style="font-size:16px">İçişleri Bakanlığı tarafından, Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediye Başkanları görevlerinden uzaklaştırıldı. Diyarbakır'a Diyarbakır Valisi Güzeloğlu, Mardin'e Mardin Valisi Yaman, Van'a Van Valisi Bilmez belediye başkan vekili olarak görevlendirildi.</span></strong></p><p><span style="font-size:16px"><strong>İÇİŞLERİ BAKANLIĞI'NDAN YAPILAN AÇIKLAMA:</strong></span></p><p><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px">Son yıllarda teröre karşı yürütülen kararlı mücadele sonucunda büyük bir acziyete düşen PKK/KCK terör örgütü ve uzantıları; bazı belediye başkanları aracılığıyla belediyelerin imkânlarını illegal amaçlar için kullanmışlardır.</span></span></p><p><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px">Anayasa ve kanunlarda görev ve sorumlulukları tanımlanan, Devletin bütünsel organizasyonunun bir parçası ve temel görevi vatandaşların mahalli ve müşterek nitelikli ihtiyaçlarını karşılamak olan bazı belediyeleri terör faaliyetlerinin desteklenmesi için militan kaynağı, mali kaynak ve araç-gerecin temin edildiği lojistik merkezlere dönüştürmeye çalışmışlardır.&nbsp;Hatta bu belediyeleri ülkemizin diğer bölgelerinden ayrı bir yönetim modelinin parçası haline getirmeye çalışarak Anayasamızın 3. maddesinde açıkça tanımlanan, ülkemizin devleti ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne kasteden bir araç olarak kullanmışlardır.&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px">Bu durumun adli ve idari soruşturmalar ile tespit edilmesi sonucu; Bakanlığımızca terör örgütleri ile iltisak-irtibatı olan, terör örgütlerine destek verdikleri yönünde tespit ve deliller bulunan belediye başkanları Anayasanın 127 nci maddesi ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 47 nci maddesine istinaden görevden uzaklaştırılmış, yerlerine Belediye Kanununun 45 inci maddesi uyarınca belediye başkan vekilleri görevlendirilmiştir.&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px">Bu süreç ile beraber Devletin tüm birimlerinin yoğun mücadelesi sonucunda; terör örgütlerine katılım son 30 yılın en alt seviyesine inmiş, yurt içindeki terörist miktarı da 1800-2000’li rakamlardan 600’lü rakamlara kadar gerilemiştir. Doğu ve Güneydoğudaki birçok ilimiz/ilçemizde belediyelerin kaynakları terör örgütünün finansmanı yerine yerel hizmetlere yönlendirilmiş, terör örgütü ve destekleyicileri tarafından çukur ve barikatlarla kaotik bir yapıya dönüştürülmeye çalışılan şehirlerimiz huzurun ve hizmetin öne çıkarıldığı gerçek belediyecilikle tanışmıştır. Bu sayede kamu kaynakları güvenceye alınmış, vatandaşlarımızın huzur ve refah düzeyi kaynakların belediye hizmetlerinde kullanılmasıyla arttırılmıştır.&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px">Belediye başkanı görevlendirmeleriyle belediyelerin sağladığı imkânları kaybeden bölücü terör örgütü ve onun güdümündeki siyasal uzantıları, militan bulma, maddi kaynak temin etme ve kendi tabanını yönlendirmedeki sıkıntıları çözmek adına 31 Mart 2019 Mahalli İdareler Genel Seçimlerini kendileri açısından bir fırsat olarak görmüştür. &nbsp;</span></span></p><p><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px">Terör örgütü seçildikleri zaman kolay yönetebilecekleri, kendi güdüm ve yönlendirmesinde olacak kişilerin aday gösterilmesi için büyük çaba sarfetmiş, tutuklu olmasına rağmen sağlık sorunu nedeniyle tutuksuz yargılanmasına karar verilen Ahmet Türk başta olmak üzere haklarında Silahlı Terör Örgütü Kurma veya Yönetme, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Terör Örgütü Propagandası Yapmak, Suçu ve Suçluyu Övmek suçlarından soruşturma ve kovuşturma yürütülen kişiler bazı belediyelerde bilerek ve isteyerek belediye başkan adayı gösterilmiştir.&nbsp;</span></span></p><h3><strong><span style="color:#000000"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px">Bu Kapsamda Diyarbakır’da;</span></span></span></strong></h3><ol><li><span style="color:#000000"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>“Silahlı Terör Örgütü Kurma veya Yönetme”</strong>&nbsp;suçundan Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesince 2017/129 Esas sayılı kovuşturma,&nbsp;</span></span></span></li><li><span style="color:#000000"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>“Terör Örgütü Propagandası Yapmak, Suçu ve Suçluyu Övmek”&nbsp;</strong>suçlarından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 2018/7592 sayılı soruşturma,&nbsp;</span></span></span></li><li><span style="color:#000000"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>‘‘Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma”</strong>&nbsp;suçundan Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/30425 sayılı soruşturma,&nbsp;</span></span></span></li><li><span style="color:#000000"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>“Terör Örgütü Propagandası Yapmak, Suçu ve Suçluyu Övmek”&nbsp;</strong>suçlarından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/111869 sayılı soruşturma,&nbsp;</span></span></span></li><li><span style="color:#000000"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>“Terör Örgütü Propagandası Yapmak, Suçu ve Suçluyu Övmek”</strong>&nbsp;suçlarından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/106124 sayılı soruşturma,&nbsp;</span></span></span></li><li><span style="color:#000000"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>“Terör Örgütü Propagandası Yapmak, Suçu ve Suçluyu Övmek”&nbsp;</strong>suçlarından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/111864 sayılı soruşturma,&nbsp;</span></span></span></li><li><span style="color:#000000"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>“Terör Örgütü Propagandası Yapmak, Suçu ve Suçluyu Övmek”</strong>&nbsp;suçlarından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/111876 sayılı soruşturma,&nbsp;</span></span></span></li><li><span style="color:#000000"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>“Terör Örgütü Propagandası Yapmak, Suçu ve Suçluyu Övmek”</strong>&nbsp;suçlarından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/111845 sayılı soruşturma,</span></span></span></li><li><span style="color:#000000"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>“Terör Örgütü Propagandası Yapma, Terör Örgütüne Üye Olma”&nbsp;</strong>suçundan Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/28838 sayılı soruşturma yürütülen&nbsp;<strong>Adnan Selçuk MIZRAKLI Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı olmuştur.</strong></span></span></span></li></ol><h3><span style="color:#000000"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px">&nbsp;<strong>Bu Kapsamda Mardin’de;&nbsp;</strong></span></span></span></h3><ol><li><span style="color:#000000"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>“Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Görevi Kötüye Kullanma, Terör Örgütü Kurma ve Yönetme”&nbsp;</strong>suçlarından tutuklu yargılanırken yaşının ilerlemiş olması ve sağlık sebebiyle adli kontrol kararıyla tutuksuz yargılandığı Mardin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/279 sayılı dosyada kovuşturma,</span></span></span></li><li><span style="color:#000000"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px">Mardin 3. Ağır Ceza Mahkemesince 2018/229 sayılı dosyasında&nbsp;<strong>“Terör Örgütü Propagandası Yapmak”</strong>suçundan kovuşturma,&nbsp;</span></span></span></li><li><span style="color:#000000"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px">Mardin Cumhuriyet Başsavcılığınca 2018/2770 sayılı dosyasında<strong>&nbsp;“Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma”</strong>&nbsp;suçundan soruşturma,</span></span></span></li><li><span style="color:#000000"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px">Mardin Cumhuriyet Başsavcılığınca 2018/11686 sayılı dosyasında&nbsp;<strong>“Terör Örgütü Propagandası Yapmak”&nbsp;</strong>suçundan soruşturma,&nbsp;</span></span></span></li><li><span style="color:#000000"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px">Mardin Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/300 sayılı dosyasında<strong>&nbsp;“Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak ve Silahlı Terör Örgütüne İsteyerek Yardım Etmek”</strong>&nbsp;suçlarından soruşturma,&nbsp;</span></span></span></li><li><span style="color:#000000"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px">Mardin Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/1642 sayılı dosyasında<strong>&nbsp;“Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Terör Örgütüne Bilerek ve İsteyerek Yardım Etme”&nbsp;</strong>suçlarından soruşturma yürütülen&nbsp;<strong>Ahmet TÜRK Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı olmuştur.</strong></span></span></span></li></ol><h3><strong><span style="color:#000000"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px">Bu Kapsamda Van’da;&nbsp;</span></span></span></strong></h3><ol><li><span style="color:#000000"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>“Terör Örgütü Propagandası Yapmak”&nbsp;</strong>suçundan Van 2. Ağır Ceza Mahkemesince 2016/557 Esas sayılı kovuşturma,&nbsp;</span></span></span></li><li><span style="color:#000000"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>“Terör Örgütü Propagandası Yapmak, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak”</strong>&nbsp;suçlarından Van Cumhuriyet Başsavcılığınca 2016/9837 sayılı soruşturma&nbsp;</span></span></span></li><li><span style="color:#000000"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>“Terör Örgütü Propagandası Yapmak”&nbsp;</strong>suçundan Van Cumhuriyet Başsavcılığınca 2016/15596 sayılı soruşturma,</span></span></span></li><li><span style="color:#000000"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>“Terör Örgütü Propagandası Yapmak”&nbsp;</strong>suçundan Van Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/6711 sayılı soruşturma,&nbsp;</span></span></span></li><li><span style="color:#000000"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>“Suçu ve Suçluyu Övme, Terör Örgütü Propagandası Yapmak”&nbsp;</strong>suçlarından Van Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/11570 sayılı soruşturma,&nbsp;</span></span></span></li><li><span style="color:#000000"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>“Terör Örgütü Propagandası Yapmak”</strong>&nbsp;suçundan Van Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/11571 sayılı soruşturma,&nbsp;</span></span></span></li><li><span style="color:#000000"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>“Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak, Terör Örgütü Propagandası Yapmak”&nbsp;</strong>suçlarından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/109905 sayılı soruşturma yürütülen&nbsp;<strong>Bedia ÖZGÖKÇE ERTAN Van Büyükşehir Belediye Başkanı olmuştur.&nbsp;</strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;</span></span></span></li></ol><p><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px">Silahlı Terör Örgütü Kurma veya Yönetme, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Terör Örgütü Propagandası Yapmak, Suçu ve Suçluyu Övmek suçlarından hakkında bir (1) kovuşturma, sekiz (8) ayrı soruşturma dosyası bulunan&nbsp;<strong>Adnan Selçuk MIZRAKLI’nın Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı,&nbsp;</strong>hakkında iki (2) kovuşturma, dört (4) ayrı soruşturma dosyası bulunan Ahmet TÜRK’ün Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı, hakkında bir (1) kovuşturma, altı (6) ayrı soruşturma dosyası bulunan&nbsp;<strong>Bedia ÖZGÖKÇE ERTAN’ın Van Büyükşehir Belediye Başkanı&nbsp;</strong>olduktan sonra da halkın mahalli ve müşterek ihtiyaçlarını karşılamak yerine bölücü terör örgütünün amaçları, ideolojik söylemleri ve eylemlerini destekler mahiyette uygulamalara başladıkları, davranış ve söylemlerde bulundukları, belediyenin imkânlarını terör örgütünü destekleyecek şekilde yönlendirdiklerine ilişkin <u><strong>Bakanlığımıza birçok ihbar, şikâyet ve bilgi ulaşmıştır.&nbsp;</strong></u></span></span></p><h3><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px">Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediye başkanlarının göreve gelir gelmez;</span></span></h3><p><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px">Halkın oylarıyla Belediye Başkanı olarak seçildiklerini göz ardı ederek bölücü terör örgütü yöneticilerinin talimatları doğrultusunda belediye mevzuatında dayanağı olmayan sözde “eş başkanlık” uygulamaya ve mevcut belediye başkanının tüm yetkilerini sözde eş başkan sıfatı verilmiş kişilerle birlikte kullanmaya başladıkları, ne şekilde kim tarafından yetkilendirildiği ve seçildiği belli olmayan eş başkanlara yasadışı olarak fiilen belediye başkanlığı yaptırdıkları, belediyeleri ülkenin bütününden farklı bir idari yapıya dönüştürmeye çalıştıkları, Terör örgütü ile iltisak, irtibat ve aidiyetleri nedeniyle görevine son verilen eski belediye çalışanlarını hiçbir resmi sıfatları bulunmamasına rağmen çeşitli isimlendirmeler adı altında fiilen bu belediyelerde çalıştırmaya başladıkları ve belediyeleri <u>yeniden bölücü terör örgütü ile iltisaklı, irtibatlı kişilerin bulunduğu bir merkez haline getirmeye çalıştıkları,&nbsp;</u></span></span></p><p><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px">Belediye çalışanı olmayan bu kişilerin, belediyenin yatırımlarını, personel alımlarını, meclis ve encümen gündemini belirlemeye kadar tüm işlere müdahil olmalarına göz yumdukları, ayrıca 2019 seçimlerinde HDP listelerinden belediye meclis üyesi seçilen ancak kamu görevinden ihraç edildiği için mazbataları verilmeyen kişilerin, sanki görevdelermiş gibi belediyelerde fiili olarak görev yapmalarına ve belediye personeline emirler vermelerine müsaade ettikleri,</span></span></p><p><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px">Terör örgütüne katılımın son derece azalması nedeniyle, örgüte katılımın desteklenmesi için terörle mücadele kapsamında yürütülen operasyonlarda etkisiz hale getirilen PKK’lı teröristlerin yakınlarına iş imkânı ve ailelerine maddi destek sağlamaya çalıştıkları, bunun için de şehit yakınlarına mobbing uyguladıkları, baskı yaptıkları, görev yerlerini değiştirdikleri ve/veya işten çıkardıkları,&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px">Vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamak için hizmet üretmek yerine <u>Devletimizin bölünmez bütünlüğüne kasteden, insafsızca birçok asker, polis, jandarma, güvenlik korucusu, öğretmen, diğer kamu görevlilerimizi ve vatandaşlarımızı şehit eden teröristlerin cenazelerine katılarak</u> ve bu teröristlerin mezarlarını ziyaret ederek terör örgütüne ve teröristlere alenen destek verdikleri,&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px">2019 yerel seçimleri sonrasında milli manevi geçmişimizi hatırlamamıza yardımcı olan cadde, sokak veya park isimlerini, terör örgütü üyeliğinden hapis cezası almış örgüt mensuplarının isimleri ile değiştirmeye başladıkları,&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px">Belediye başkanlarının ölen teröristler için esas duruşa geçerek saygı duruşunda bulundukları, bölücü terör örgütü mensupları tarafından çok sık kullanılan Örgüt Marşının bu saygı duruşu esnasında söylendiği tespit edilmiştir.&nbsp;</span></span></p><p><strong><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px">Belirtilen bu hususlara ilişkin Bakanlığımızca gerekli soruşturmalar derhal başlatılmıştır.&nbsp;</span></span></strong></p><p><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px">İdarenin bütünlüğü ilkesi doğrultusundan Devletimiz içinde yer alan belediyeler dahil tüm kurumlar kendilerine Anayasa ve kanunlarla verilen görev, sorumluluk ve yetkiler çerçevesinde hareket etmek zorundadırlar. Kurumlar ve/veya kişiler yasaların kendilerine verdiği yetki ve sorumluluklara uymadan, keyfi, başka kişi veya grupların terör örgütlerinin güdümünde veya yönlendirmesinde milletimizin yararına değil, terör örgütlerinin faaliyetleri doğrultusunda hareket etmeye başlar ve buna ilişkin hususlar adli ve idari soruşturmaların konusu haline gelir ise Bakanlığımız Anayasa ve kanunlarda kendisine verilen yetkiler çerçevesinde görevini yerine getirecektir.&nbsp;</span></span></p><p><strong><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px">Bu kapsamda;&nbsp;</span></span></strong></p><p><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Adnan Selçuk MIZRAKLI;</strong>&nbsp;adli makamlarca hakkında yürütülen “<strong>Silahlı Terör Örgütü Kurma</strong> <strong>veya Yönetme</strong>” ‘‘<strong>Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma</strong>” “<strong>Terör Örgütü Propagandası Yapmak</strong>, Suçu ve Suçluyu Övmek” suçlarından yürütülen&nbsp;<strong>(9) ayrı soruşturma ve/veya kovuşturma&nbsp;</strong>ile Bakanlığımızca<strong>&nbsp;yürütülen 3 ayrı soruşturma,&nbsp;</strong></span></span></p><p><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px">2017/279 Esas numaralı dosya kapsamında “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan tutuklu yargılanırken sağlık nedeniyle adli kontrol kararıyla tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan&nbsp;<strong>Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet TÜRK,</strong>&nbsp;bahse konu dosyanın haricindeki adli makamlarca hakkında yürütülen “Terör Örgütü Propagandası Yapmak” “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak ve Silahlı Terör Örgütüne İsteyerek Yardım Etmek” “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Görevi Kötüye Kullanma, Terör Örgütü Kurma ve Yönetme” suçları ile birlikte toplam&nbsp;<strong>(6) ayrı soruşturma ve/veya kovuşturma</strong>&nbsp;ile Bakanlığımızca yürütülen&nbsp;<strong>3 ayrı soruşturma;</strong></span></span></p><p><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Van Büyükşehir Belediye Başkanı Bedia ÖZGÖKÇE ERTAN;&nbsp;</strong>adli makamlarca hakkında yürütülen “Terör Örgütü Propagandası Yapmak” “Suçu ve Suçluyu Övme, Terör Örgütü Propagandası Yapmak” “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak, Terör Örgütü Propagandası Yapmak” suçlarından&nbsp;<strong>(7) ayrı soruşturma ve/veya kovuşturma&nbsp;</strong>ile Bakanlığımızca yürütülen&nbsp;<strong>(3) ayrı soruşturma kapsamında,&nbsp;&nbsp;</strong></span></span></p><p><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Yürütülen adli/idari soruşturma/kovuşturmaların selameti için <u>Anayasanın 127 nci maddesi</u> ile <u>5393 sayılı Belediye Kanununun 47 nci maddesi</u> gereğince geçici bir tedbir olarak görevlerinden uzaklaştırılmış ve aynı Kanunun 45 ve 46 nci maddeleri uyarınca; </strong></span></span></p><p><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Diyarbakır Büyükşehir Belediyesine Diyarbakır Valisi Hasan Basri GÜZELOĞLU, Mardin Büyükşehir Belediyesine &nbsp;Mardin Valisi Mustafa YAMAN, Van Büyükşehir Belediyesine Van Valisi Mehmet Emin BİLMEZ belediye başkan vekili olarak görevlendirilmiştir.</strong></span></span></p><p><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Kamuoyuna saygıyla duyurulur.&nbsp;</strong></span></span></p><p><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>*****</strong></span></span></p><p><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif"><span style="font-size:16px">İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açklama sonrası sabah erken saatlerde ilgili belediyelerin polis tarafından güvenliğin sağlanabilmesi amacıyla kontrol altına alındığı ajansların aktardığı haberlerde yer verildi.&nbsp;</span></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-family:times new roman,times,serif"><span style="font-size:22px"><strong>RUMELİ GAZETESİ</strong></span></span></p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[İstanbul Valiliği'nden Sağanak Yağış Olayıyla İlgili Basın Açıklaması]]>https://rumeligazetesi.com/haber/istanbul-valiliginden-saganak-yagis-olayiyla-ilgili-basin-aciklamasi-68e9f26792-6956-45ca-b05f-c7242d520c6a2019-08-17T17:20:00+03:00Admin İstanbul Valiliği'nden Sağanak Yağış Olayıyla İlgili Basın Açıklaması

İstanbul Valiliği'nden Sağanak Yağış Olayıyla İlgili Basın Açıklaması

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-size:16px"><strong>İstanbul Valiliğinden Sağanak Yağış Olayıyla İlgili Basın Açıklaması yapıldı. Yapılan açıklamada,</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">İlimizde bugün sabah saatlerinden itibaren etkili olan sağanak yağış sonrasında, Fatih ilçemizde metrekareye 114 kg olmak üzere, Beşiktaş, Sarıyer, Üsküdar, Kartal, Kadıköy, Ümraniye ilçelerimizde metrekareye ortalama 30-40 kg yağış kaydedilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Etkili olan sağanak yağış ve hava muhalefeti nedeniyle 13.10-14.30 saatleri arasında Şehir Hatları vapur seferleri yapılamamış, Kabataş-Bağcılar tramvay seferleri geçici olarak durdurulmuştur.</span></p><p><span style="font-size:16px">Saat 16.00 itibariyle; İtfaiye, İSKİ, Yol Bakım ve Zabıta Komuta Merkezlerine toplam 2414 ihbar yapılmış, alınan taleplerin süratle değerlendirilmesi ve sonuçlandırılması için bütün ekipler seferber edilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Unkapanı Köprüsü civarında biriken yağmur sularının tahliyesi neticesinde, kimliği belirsiz bir şahsın cesedi bulunmuş olup, ilgili Cumhuriyet Savcılığı tarafından otopsi çalışmaları başlatılmıştır.</span></p><p><span style="font-size:16px">Meteoroloji Bölge Müdürlüğü’nden alınan meteorolojik bilgilere göre; bölgemizde devam edecek kuvvetli yağışların gece boyunca süreceği ve sabah saatlerine kadar etkisinin azalarak devam etmesi beklenmektedir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Kamuoyuna saygıyla duyurulur.</span></p><p><span style="font-size:16px">İstanbul'da sağanak yağışın gece devam edeceği, sabah saatlerinde azalacağı açıklandı.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-family:times new roman,times,serif"><strong><span style="font-size:22px">RUMELİ GAZETESİ</span></strong></span></p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Amerika'nın askerlerini çekme tehdidine Alman Federal Meclisten yanıt: Nükleer silahlarınızı da götürün]]>https://rumeligazetesi.com/haber/amerikanin-askerlerini-cekme-tehdidine-alman-federal-meclisten-yanit-nukleer-silahlarinizi-da-goturun-67298b176f-999f-4312-9cea-b0fd81bef9352019-08-11T00:41:00+03:00Admin Amerika'nın askerlerini çekme tehdidine Alman Federal Meclisten yanıt: Nükleer silahlarınızı da götürün

Amerika'nın askerlerini çekme tehdidine Alman Federal Meclisten yanıt: Nükleer silahlarınızı da götürün

DÜNYA

Admin
<p><span style="font-size:16px">NATO üyesi olarak savunma harcamalarına GSMH'nin yüzde 2'sini ayırması talebini karşılamadığı gerekçesiyle Almanya'yı eleştiren Büyükelçi Grenell, ABD Başkanı Donald Trump'ın Almanya'daki Amerikan askerlerini Polonya'ya konuşlandırma önerisini överken Almanya'nın savunulmasının bedelini Berlin'in ödemesi gerektiğini söylemişti.</span></p><p><span style="font-size:16px">Hannoversche Allgemeine Zeitung gazetesinin aktardığına göre Sol Parti Federal Meclis Grup Başkanı Dietmar Bartsch, Grenell’in bu açıklamasına, “Amerikalılar askerlerini çekerse, nükleer silahlarını da yanlarına götürseler iyi olur” sözleriyle tepki gösterdi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Bartsch ayrıca ABD’nin nükleer cephaneliğini Polonya’ya değil, ‘evine götürmesi’ gerektiğini, zira silahların Polonya’ya taşınmasının Rusya ile ilişkilerin sert bir şekilde bozulmasına yol açacağını, oysa böyle bir durumun Almanya’nın ve genel olarak Avrupa’nın çıkarlarına ters düştüğünü kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:16px">NATO ülkeleri 2014’te savunma harcamalarını, GSMH'nın yüzde 2'sine denk gelecek şekilde arttırmayı taahhüt etmişti. NATO bütçesinin aslan payının ABD tarafından karşılandığı gerekçesiyle Trump, örgütteki müttefiklerini ve özellikler de Almanya’yı, sundukları katkıların yetersiz olduğu için birçok kez eleştirmişti.</span></p><p><span style="font-size:16px">Diğer yandan Almanya Başbakanı Angela Merkel, Berlin’in savunma harcamalarını 10 yıl içinde kademeler halinde arttırmayı planladığını açıklamıştı. Merkel’in bu açıklaması doğrultusunda Almanya’nın savunma harcamaları bu yıl GSMH’nın yüzde 1.34’üne, 2025’teyse yüzde 1.5’ine çıkarılacak. </span></p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[İran: İsrail, Hürmüz Boğazı'na girerse, bölgenin gazabı tarafından yutulur ve dumanı Tel Aviv'den yükselir]]>https://rumeligazetesi.com/haber/iran-israil-hurmuz-bogazina-girerse-bolgenin-gazabi-tarafindan-yutulur-ve-dumani-tel-avivden-yukselir-666914e84a-94db-409e-8efb-d90818ed3bea2019-08-11T00:17:00+03:00Admin İran: İsrail, Hürmüz Boğazı'na girerse, bölgenin gazabı tarafından yutulur ve dumanı Tel Aviv'den yükselir

İran: İsrail, Hürmüz Boğazı'na girerse, bölgenin gazabı tarafından yutulur ve dumanı Tel Aviv'den yükselir

DÜNYA

Admin
<p><strong><span style="font-size:16px">İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz'ın ABD'nin kurmaya çalıştığı Körfez misyonuna İsrail'in de dahil olacağına dair sözlerine İran Meclis Başkanı'nın Uluslararası İşler Özel Temsilcisi Hüseyin Emir Abdullahiyan karşılık verdi.&nbsp;</span></strong></p><p><span style="font-size:16px">İran'a karşı sürekli hamle yapan ABD'nin Basra Körfezi'ndeki Hürmüz Boğazı'nda deniz nakliye rotalarını koruma gerekçesiyle deniz gücü oluşturma ve bunun için koalisyon kurma çabasına İsrail'in dahil olmasına karşı Tahran'dan sert uyarı geldi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz'ın parlamentoyu bilgilendirirken ABD'nin kurmaya çalıştığı Körfez misyonuna İsrail'in de dahil olacağı, istihbarat dahil bir dizi konuda destek sağlayacağına dair sözlerine İran Meclis Başkanı'nın Uluslararası İşler Özel Temsilcisi Hüseyin Emir Abdullahiyan karşılık verdi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">İsrail'in koalisyona katılması halinde sonuçlarına katlanacağını söyleyen Abdullahiyan "İsrail, Hürmüz Boğazı'na girerse, bölgenin gazabı tarafından yutulur ve dumanı Tel Aviv'den yükselir" dedi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">ABD ile müttefiklerine Körfez'da askeri misyon fikrinden vazgeçmeleri çağrısı yapan İran Meclis Başkanı'nın Başdanışmanı, bunun bölgeye barış ve güvenlik getiremeyeceğini belirterek ekledi:</span></p><p><span style="font-size:16px">"Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinde İran'ın yaşamsal rolü vardır. Boğaz'da ABD öncülüğünde askeri koalisyon, Irak ve Afganistan işgallerinin tekrarı olur ve bölgede güvenlik kaybının tırmanmasına yol açar."&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Abdullahiyan'dan önce de İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif'in Sözcüsü, Körfez'de yabancı askeri koalisyonun varlığını net tehdit kabul edecekleri ve ona göre davranacakları uyarısında bulunmuştu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Dışişleri Sözcüsü Abbas Musavi "İran caydırıcılık ve savunma politikası çerçevesinde bu tehdide karşılık verme ve topraklarını savunma hakkını saklı tutar" demişti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">ABD'nin koalisyon çağrısına çok az ülke olumlu yanıt verirken Almanya ve Japonya katılmayı reddetti.&nbsp;</span></p><p><strong><span style="font-size:16px">KAYNAK: SPUTNİK</span></strong></p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[İstanbul Valisi Ali Yerlikaya'dan Kurban Bayramı Mesajı: Bayram; İstanbul’a, Türkiye’mize ve tüm insanlığa iyilik ve hayırlar getirsin...]]>https://rumeligazetesi.com/haber/istanbul-valisi-ali-yerlikayadan-kurban-bayrami-mesaji-bayram-istanbula-turkiyemize-ve-tum-insanliga-iyilik-ve-hayirlar-getirsin-65aa42b3a2-4e79-4cf3-b658-c3da83949c132019-08-10T01:25:00+03:00Admin İstanbul Valisi Ali Yerlikaya'dan Kurban Bayramı Mesajı: Bayram; İstanbul’a, Türkiye’mize ve tüm insanlığa iyilik ve hayırlar getirsin...

İstanbul Valisi Ali Yerlikaya'dan Kurban Bayramı Mesajı: Bayram; İstanbul’a, Türkiye’mize ve tüm insanlığa iyilik ve hayırlar getirsin...

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-size:16px">İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, Kurban Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayınladı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Vali Yerlikaya'nın Kurban Bayramı Mesajı:&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">SAĞLIKLA, MUTLULUKLA, HUZURLA NİCE BAYRAMLARA<br />&nbsp;<br />Mübarek Kurban Bayramına kavuşmanın sevincini yaşıyoruz.<br />Milletimizin her bir ferdinin, gönül coğrafyalarımızda, dünyanın dört bir yanında yaşayan Müslümanların ve tüm İstanbul sakinlerinin bayramını tebrik ediyorum.&nbsp;Mübarek bayram vesilesiyle, kalplerimizin daha da yakınlaşmasını, birlik ve beraberliğimizin daim olmasını niyaz ediyorum.&nbsp;<br />&nbsp;<br />Bayram; huzurdur, dayanışmadır, kardeşliktir. Her bayram olduğu gibi bu bayram da yetimler sevinecek, dargınlar barışacak; eş dost, konu komşu ziyaret edilecek. Geçmişlerimizin ruhuna birer Fatiha göndermeyi de ihmal etmeyeceğiz.&nbsp;Ailece kurulan bayram sofralarında, yaşam sevincimiz daha da artacak inşallah.&nbsp;<br />&nbsp;<br />Huzurlu bir bayram için Valiliğimize bağlı tüm birimlerimiz görev başında,&nbsp;teyakkuzda olacak.&nbsp;<br />&nbsp;<br />Baba ocağını şenlendirmek için yüz binlerce insanımız yola çıkıyor.&nbsp;Tüm kardeşlerimizden dikkatli olmalarını rica ediyorum. Yorgun, dalgın ve uykusuz araç kullanmayın lütfen. Yolunuzu gözleyenlerin, gözünü yolda bırakmayın.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Sağlıcakla gidin, sağlıcakla dönün inşallah. Memlekete bizden de selam götürün.<br />&nbsp;<br />Bizleri mübarek bayrama kavuşturan Rabbimize hamd ediyor, öncelikle vatan için evlatlarını kurban eden şehit ailelerimizin, kahraman gazilerimizin bayramını tebrik ediyorum.&nbsp;</span><br />&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">Bayram; İstanbul’a, Türkiye’mize ve tüm insanlığa iyilik ve hayırlar getirsin.<br />&nbsp;<br />Sağlıkla, mutlulukla, huzurla...<br />Nice Bayramlara...</span><br />&nbsp;</p><p><strong><span style="font-size:16px">Ali YERLİKAYA<br />İstanbul Valisi</span></strong></p><p>&nbsp;</p><p>Valimiz Ali Yerlikaya’nın Kurban Bayramı Kutlama Mesajı<a href="https://t.co/r16bNk5gSE">https://t.co/r16bNk5gSE</a> <a href="https://t.co/Q6rOjkROCP">pic.twitter.com/Q6rOjkROCP</a></p><p>— TC İstanbul Valiliği (@TC_istanbul) <a href="https://twitter.com/TC_istanbul/status/1159923791646089219?ref_src=twsrc%5Etfw">August 9, 2019</a></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:22px"><span style="font-family:times new roman,times,serif"><strong>RUMELİ GAZETESİ</strong></span></span></p><p><strong>Habercilerimiz sahada sizler için çalışıyor. Haberi paylaşarak ve sosyal medya hesaplarımızı takip ederek onlara&nbsp;destek olabilirsiniz.&nbsp;</strong></p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Beyoğlu Kaymakamı Mustafa Demirelli'den Kurban Bayramı Mesajı: Barışın egemen olduğu bir dünya için anlayış ve hedef birliği içerisinde çalışmalıyız.]]>https://rumeligazetesi.com/haber/beyoglu-kaymakami-mustafa-demirelliden-kurban-bayrami-mesaji-barisin-egemen-oldugu-bir-dunya-icin-anlayis-ve-hedef-birligi-icerisinde-calismaliyiz-6479f9b934-c9aa-4d7f-a5b1-c9753425df9b2019-08-09T13:54:00+03:00Admin Beyoğlu Kaymakamı Mustafa Demirelli'den Kurban Bayramı Mesajı: Barışın egemen olduğu bir dünya için anlayış ve hedef birliği içerisinde çalışmalıyız.

Beyoğlu Kaymakamı Mustafa Demirelli'den Kurban Bayramı Mesajı: Barışın egemen olduğu bir dünya için anlayış ve hedef birliği içerisinde çalışmalıyız.

GÜNDEM

Admin
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">Beyoğlu Kaymakamı Mustafa Demirelli&nbsp;Kurban Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayınladı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Kaymakam Demirelli'nin Kurban Bayramı Mesajı:&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;Bayramlar insanları birbirlerine yakınlaştıran, aynı düşünce ve duygularda buluşturan, günlük kaygı ve sıkıntılardan uzaklaştıran, topluma umut veren, birlik ve beraberliği sağlayan özel günlerdir. &nbsp;Dini, inancı, etnik kökeni ne olursa olsun insanları birliğe çağıran, insan sevgisi ve barışı vurgulayan değerli düşünürleri çıkarmış Uygarlıklar beşiği Anadolu’da yaşayan bizler; Bayramların anlam ve önemini bir kez daha hatırlattığı, barış, kardeşlik, sevgi, yardımlaşma ve dayanışma gibi değerleri yaşam biçimi olarak benimsemeli, ayrımcılığın ve şiddetin yaşanmadığı, insanlığın geleceğini tehdit eden sorunların çözüldüğü, barışın egemen olduğu bir dünya için anlayış ve hedef birliği içerisinde çalışmalıyız.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Bu duygu ve düşüncelerle Kurban Bayramı'nın tüm insanlığa, ülkemize ve ilçemize huzur, mutluluk ve bereket getirmesini diler, sevdiklerinizle birlikte güzel bir bayram geçirmeniz dileğiyle bayramınızı en içten duygularla kutlarım.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px"><strong>Mustafa DEMİRELLİ&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Beyoğlu Kaymakamı</strong></span></p><p>&nbsp;</p><p><a href="https://twitter.com/TC_Beyoglu/status/1159779779102543873"><img alt="Fotoğraf açıklaması yok." src="https://scontent.fada1-1.fna.fbcdn.net/v/t1.0-9/68676369_10157654285692867_4113339030337224704_n.jpg?_nc_cat=103&amp;_nc_oc=AQnfiGyQT4i7cWV2rdq3pLsFqsiP6i-bWzTi4Yvxf8qt5aICAavLdf49JVxhPMFgUI8&amp;_nc_ht=scontent.fada1-1.fna&amp;oh=c16cc2b52e97c645ed78c0cc682890b0&amp;oe=5DD649DB" /></a></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:22px"><span style="font-family:times new roman,times,serif"><strong>RUMELİ GAZETESİ</strong></span></span></p><p><span style="font-size:14px"><strong>Habercilerimiz sahada sizler için çalışıyor. Haberi paylaşarak ve sosyal medya hesaplarımızı takip ederek onlara&nbsp;destek olabilirsiniz.&nbsp;</strong></span></p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[İlber Ortaylı: Ormanlarımız sınırlıdır. Taşocakları veya çeşitli madenler için kazı yapamayız.]]>https://rumeligazetesi.com/haber/ilber-ortayli-ormanlarimiz-sinirlidir-tasocaklari-veya-cesitli-madenler-icin-kazi-yapamayiz-632da34020-f132-43d8-a389-494f426d8cad2019-08-05T14:41:00+03:00Admin İlber Ortaylı: Ormanlarımız sınırlıdır. Taşocakları veya çeşitli madenler için kazı yapamayız.

İlber Ortaylı: Ormanlarımız sınırlıdır. Taşocakları veya çeşitli madenler için kazı yapamayız.

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-size:16px">Prof. Dr. İlber Ortaylı Hürriyet gazetesinde bu haftaki yazısında ''Vatanımıza Sahip Çıkalım'' başlıklı bir yazı kaleme aldı. Kaz Dağlarına dikkatleri çekti ve tepki gösterdi. Ormanlarımız sınırlıdır. Taşocakları veya çeşitli madenler için kazı yapamayız.</span></p><p><span style="font-size:16px">Ortaylı Hoca toplumun Kaz Dağlarıyla ilgili gerekli tepkiyi göstermemesine dikkat çekti. Ortaylı Hoca: Ülkede tepki çok az, bu korkutucu.</span></p><p><a href="http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ilber-ortayli/vatanimiza-sahip-cikalim-41292770"><span style="font-size:16px">Yazının devamını okumak için link tıklayınız....</span></a></p><p><span style="font-size:16px">Tepkiler büyüyor:</span></p><p><span style="font-size:16px">Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan 5 Ağustos saat 11.00'da Kirazlı Balaban'da ''Büyük Su ve Vicdan Nöbeti'' buluşması adı altında bir çağrıda bulunmuştu.&nbsp;</span></p><p>&nbsp;</p><p><iframe frameborder="0" height="308" scrolling="no" src="https://www.facebook.com/plugins/video.php?href=https%3A%2F%2Fwww.facebook.com%2Fckalebelediye%2Fvideos%2F390066545045415%2F&amp;show_text=0&amp;width=560" style="border:none;overflow:hidden" width="560"></iframe></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">Kaz Dağı'na on binlerce vatandaş geldi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Su ve Vicdan Nöbeti'ne katılanlar maden proje geliştirme sahasına yürüdü...</span></p><p><span style="font-size:16px">BBC TÜRKÇE Kaz Dağları kapsamlı bir araştırma yapacağını duyurdu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Tabi gösterilmesi gereken tepki hukuka uygun, fazla abartmadan haklı bir tepki olarak gösterilmelidir. Benzer konuların arkasından yabancıların eliyle bir provokasyona gelmemek için uyanık olunmalı. Evet Kaz Dağlarına hep birlikte sahip çıkalım ancak hukuk çerçevesinde.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">Gelişmeler devam edecek...</span></p><p><span style="font-size:16px">#KazDağlarıHepimizin</span></p><p><span style="font-family:times new roman,times,serif"><strong><span style="font-size:20px">RUMELİ GAZETESİ</span></strong></span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[11. Büyükelçiler Konferansı öncesi Dışişleri'nden Anıtkabir ziyareti]]>https://rumeligazetesi.com/haber/11-buyukelciler-konferansi-oncesi-disislerinden-anitkabir-ziyareti-620d07b979-14ae-403d-b9cb-2fff786153a72019-08-05T13:01:00+03:00Admin 11. Büyükelçiler Konferansı öncesi Dışişleri'nden Anıtkabir ziyareti

11. Büyükelçiler Konferansı öncesi Dışişleri'nden Anıtkabir ziyareti

GÜNDEM

Admin
<p><strong><span style="font-size:16px">Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu 11. Büyükelçiler Konferansı &nbsp;öncesi Türk Büyükelçilerle Anıtkabir'i ziyaret etti. Bakan Çavuşoğlu ve Büyükelçiler, Atatürk'ün mozolesine çelenk bırakarak, saygı duruşunda bulundu.</span></strong></p><p>&nbsp;</p><p><img alt="Resim" src="https://pbs.twimg.com/media/EBMChL-XsAAr2QT?format=jpg&amp;name=large" style="height:433px; width:650px" /></p><p>&nbsp;</p><p><strong><span style="font-size:16px">Bakan Çavuşoğlu ve büyükelçiler, Atatürk'ün mozolesine çelenk bırakarak, saygı duruşunda bulundu.</span></strong></p><p>&nbsp;</p><p><img alt="Resim" src="https://pbs.twimg.com/media/EBMChMEWkAAfBU2?format=jpg&amp;name=large" style="height:454px; width:650px" /></p><p>&nbsp;</p><p><img alt="Resim" src="https://pbs.twimg.com/media/EBMChL9WkAALc4-?format=jpg&amp;name=large" style="height:397px; width:650px" /></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px"><strong>Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 11. Büyükelçiler Konferansı'nın açılışında bazı açıklamalarda bulundu. Bakan&nbsp;Çavuşoğlu'nun açılış konuşması VİDEO Haberimizde...</strong></span></p><p>&nbsp;</p><p><strong><span style="font-family:times new roman,times,serif"><span style="font-size:20px">RUMELİ GAZETESİ</span></span></strong></p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Salda Gölü davası: Mahkeme proje ve ihaleyle ilgili tüm belgeleri istedi]]>https://rumeligazetesi.com/haber/salda-golu-davasi-mahkeme-proje-ve-ihaleyle-ilgili-tum-belgeleri-istedi-61280b1807-6b2e-4629-9d7b-9f7e41fd16452019-08-05T12:39:00+03:00Admin Salda Gölü davası: Mahkeme proje ve ihaleyle ilgili tüm belgeleri istedi

Salda Gölü davası: Mahkeme proje ve ihaleyle ilgili tüm belgeleri istedi

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-size:16px">Isparta İdare Mahkemesi, Salda Gölü'nde millet bahçesi inşa edilmesi projesinin iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle açılan davada verdiği ara kararı açıkladı. Mahkeme, 5 gün içinde proje ve ihaleyle ilgili tüm belgeleri istedi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Burdur'un Yeşilova ilçesindeki Salda Gölü'nde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 'Millet Bahçesi ve Millet Bahçesine ait Sosyal Donatıları ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi' ihalesi, Yeşilova sakini 5 kişi tarafından yaklaşık bir hafta önce yargıya taşındı.</span></p><p><span style="font-size:16px">31 Temmuz'da yapılan ihalenin yürütmesinin durdurulması ve iptali istenen davayla ilgili Isparta İdare Mahkemesi ara karar verdi.<br />Mahkeme, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile TOKİ'den ihale onay belgesi, ihale onay belgesi düzenlendikten sonra yapılan işlemler, ihale kararının hangi idari makam/merci tarafından alındığı ve onaylandığına dair tüm belgeleri istedi. Ayrıca ihale kararını onaylayan şube veya birim tarafından gerçekleştirilen ihaleyle ilgili durumun ayrıntılı izah edilmesi de talep edildi. Mahkeme söz konusu tüm belgelerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. ve 20/A-f maddesi uyarınca davanın ivedi yargılama usulüne tabi olması sebebiyle ara karar süresinin 5 gün olarak belirlenmesine oy birliğiyle karar verdi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Davayı açan Yeşilova sakinlerinin avukatı Münip Ermiş, bu tür davalarda idareye verilen cevap süresi normalde 30 günken mahkemenin yetkisi çerçevesinde acil bir durum olması nedeniyle bu davada süreyi 5 güne indirdiğini söyledi. Ermiş, "Çünkü bu süre kısaltması daha çok yürütmenin durdurulması taleplerinde sözkonusu oluyor. 5 gün içerisinde Bakanlık ve TOKİ'nin yanıtları vermek ve tüm ihale dosyalarını, projeleri mahkemeye göndermesi gerekiyor. 5 gün sonra mahkeme&nbsp;tekrar toplanarak yürütmenin durdurulmasıyla ilgili karar verecek" dedi.</span></p><p><strong><span style="font-family:times new roman,times,serif"><span style="font-size:20px">RUMELİ GAZETESİ</span></span></strong></p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[F-35 programına ABD'de güvenlik ve maliyet eleştirisi...]]>https://rumeligazetesi.com/haber/f-35-programina-abdde-guvenlik-ve-maliyet-elestirisi-609607d0f1-f807-46d7-92b9-6108002c95eb2019-08-05T12:18:00+03:00Admin F-35 programına ABD'de güvenlik ve maliyet eleştirisi...

F-35 programına ABD'de güvenlik ve maliyet eleştirisi...

DÜNYA

Admin
<p><span style="font-size:16px">Türkiye'nin üretim programından çıkarıldığı F-35 savaş jetlerinde yaşanan güvenlik sorunları ve üretim masraflarındaki artış Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) eleştiri konusu oldu.</span></p><p><span style="font-size:16px">Amerikan Senatör Chuck Grassley yeni Savunma Bakanı Mark Esper'den Pentagon'un F-35 savaş uçağı programının "rahatsız edici" yüksek maliyetleri ve teknik meseleler hakkında bilgi istedi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Pentagon’dan bir araştırma müfettişinin mart ve haziran aylarında verdiği raporda programın maliyetleri ve kullanıma hazır olmayan parçalar hakkında yeterli kayıt tutulmadığı belirtilmişti.</span></p><p><span style="font-size:16px">Grassley, Esper'e yazdığı mektupta bu eksikliklerin uçuşlara hazırlık aşamasında gecikmelere yol açtığı, finansal bir savurganlığa neden olduğu ve F-35 ile uçan pilotların hayatları için "potansiyel bir tehlike" oluşturduğunu belirtti.</span></p><p><span style="font-size:16px">Geçtiğimiz haziranda araştırma müfettişi Lockheed üretimi parçalarının elektronik kayıtlarının yapılmamasından dolayı uçaklara yerleştirilmeye hazır olmadığını belirtmişti. Raporda ayrıca, parçaların montajının uçuşa hazır uçakların görev sürelerini artırdığı ve bunun Lockheed'e ödenen teşvik ücretlerini yükselttiği söyleniyor. Pentagon'un bu durumdan haberdar olduğu halde gerekli adımları atmadığı da raporda öne çıkan başlıklardan.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>"F-35 programının değeri 2,1 milyar dolar"</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Geçtiğimiz marttaki diğer bir raporda da Pentagon'un F-35 projesinin halihazırdaki değerini bilmediği, bunun nedeninin ise bağımsız bir kayıt tutulmamasından kaynaklandığı belirtiliyordu. Tek kaydın Lockheed'de bulunduğu ve miktarın 2,1 milyar dolar olduğu açıklanıyordu.<br />Grassley, bu meselelerin devam etmesi durumunda programda mali kaybın süreceğini ve uçakların güvenliğinin tehdit altında olacağını belirtti.<br />Söz konusu mektuba Savunma Bakanlığından henüz bir yanıt gelmedi. Uçağın ana üreticisi Lockheed Martin Corp ise yazılı açıklamasında hükümetle ilgili belgelerin yapılan ikili sözleşmelere uygun şekilde düzenlendiğini ve Ortak Program Ofisi ile işbirliği yapmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Türkiye’nin Rusya ile anlaşarak S-400 füze savunma sistemini alması kararının ardından ABD, Türkiye’ye F-35 savaş uçağı parçalarının teslimatını durdurduğunu açıklamıştı.</span></p><p><span style="font-size:16px">KAYNAK: EURONEWS</span></p><p><strong><span style="font-family:times new roman,times,serif"><span style="font-size:20px">RUMELİ GAZETESİ</span></span></strong></p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Fırat'ın doğusuna gireceğiz...]]>https://rumeligazetesi.com/haber/cumhurbaskani-erdogan-firatin-dogusuna-girecegiz-5988dcdb2d-3a14-4c96-b50d-b4661b991c782019-08-05T02:10:00+03:00Admin Cumhurbaşkanı Erdoğan: Fırat'ın doğusuna gireceğiz...

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Fırat'ın doğusuna gireceğiz...

GÜNDEM

Admin
<p>&nbsp;</p><p><strong><span style="font-size:16px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Afrin'e, Cerablus'a, El-Bab'a girdik. Şimdi de Fırat'ın doğusuna gireceğiz. Biz bunu Rusya ve ABD ile paylaştık." dedi.</span></strong></p><p><span style="font-size:16px">Bursa Şehir Hastanesi ve İstanbul-İzmir Otoyolu ortak açılış törenine katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye'deki operasyonlara da değindi. Erdoğan, "Fırat'ın doğusuna gireceğiz. Biz bunu Rusya ve ABD ile paylaştık." diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:16px">Köroğlu’nun “Mert dayanır, namert kaçar” sözünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz ülkemizin ve milletimizin hakkının, hukukunun, çıkarının geleceğinin söz konusu olduğu her yerde aslanlar gibi mücadele ettik, ediyoruz, etmeyi sürdüreceğiz”.</span></p><p><span style="font-size:16px">Bu bölgeden gelen taciz atışlarının devam ettiğini ve sessiz kalmanın mümkün olmadığı belirten Cumhurbaşkanı, "Biz bir yere kadar sabrederiz, o sabrın bir sonu var." açıklamasında bulundu.</span><br />&nbsp;</p><p><span style="font-family:times new roman,times,serif"><strong><span style="font-size:22px">RUMELİ GAZETESİ</span></strong></span></p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Jandarma ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanlığından DEAŞ Terör Örgütüne Büyük Darbe]]>https://rumeligazetesi.com/haber/jandarma-ve-milli-istihbarat-teskilati-mit-baskanligindan-deas-teror-orgutune-buyuk-darbe-581dd5dd97-bb48-4e1b-95ef-68b95c7b75952019-08-05T00:32:00+03:00Admin Jandarma ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanlığından DEAŞ Terör Örgütüne Büyük Darbe

Jandarma ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanlığından DEAŞ Terör Örgütüne Büyük Darbe

DÜNYA

Admin
<p><span style="font-size:16px">İçişleri Bakanlığınca yapılan açıklamada, terör örgütü DAEŞ Operasyonunda 1 Ton Patlayıcı Madde ve Patlayıcı Madde Yapımında Kullanılan Çok Sayıda Malzeme Ele Geçirildi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Jandarma İstihbarat birimleri ile MİT’in yaptığı ortak çalışma neticesinde Suriye’de ve Türkiye’de birçok bombalı eylem yapmayı planlayan DEAŞ’lı teröristler yurt içine giremeden ve eylem yapma fırsatı bulamadan Suriye/El Bab’ta bomba düzenekleri ile birlikte yakalandı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Suriye/El Bab şehir merkezinde DEAŞ Terör Örgütünün bir bomba imalathanesinin bulunduğu bilgisi üzerine Jandarma İstihbarat birimleri ve MİT tarafından bugün, &nbsp;söz konusu bomba imalathanesine, Jandarma Patlayıcı Madde Uzmanlarının nezaretinde &nbsp;Yerel Güvenlik Güçleri ile birlikte operasyon düzenlendi.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Operasyonda 1 Ton Patlayıcı Ele Geçerildi</strong><br />Bomba imalathanesinde yapılan aramada;cep telefonu, telsiz, basma/baskıdan kurtulma, mekanik zamanlayıcı, kütleye duyarlı, sarsıntıya duyarlı ve elektronik kart ile patlatılma özelliği olan toplam 80 adet EYP düzeneği ve bu düzeneklerde kullanılan içinde dinamit lokumu ve fabrikasyon patlayıcıların da bulunduğu yaklaşık 1 TON patlayıcı ele geçirildi.</span></p><p><img alt="Jandarma ve Milli Ä°stihbarat Teşkilatı (MÄ°T) Başkanlığından DEAŞ Terör Örgütüne Büyük Darbe" src="https://www.rumeligazetesi.com/img/images/haberler/2019/08/jandarma-ve-milli-istihbarat-teskilati-mit-baskanligindan-deas-teror-orgutune-buyuk-darbe-b-1564954770.jpg?w=960&amp;h=500&amp;s=c81105d342ca20c9b60c639bebd73532" style="height:333px; width:640px" /></p><p><span style="font-size:16px">Ayrıca düzenlenen operasyon ile patlayıcı yapımında kullanılan;(833) adet elektrikli fünye, (300) adet batarya ile (480) adet EYP düzeneği hazırlanabilecek diğer malzeme ve canlı bomba yelekleri bulundu.</span></p><p><span style="font-size:16px">Ele geçirilen malzemelerin incelenmesi neticesinde; DEAŞ terör örgütünün bomba yapımında bilinen her türlü tekniği kullandığı ve yapılan operasyonla birçok büyük ve kanlı saldırının önlendiği bilgisi de alındı.</span></p><p><span style="font-family:times new roman,times,serif"><span style="font-size:22px"><strong>RUMELİ GAZETESİ</strong></span></span></p><p>&nbsp;</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[İstanbul'da fiyatlar artmaya devam ediyor...]]>https://rumeligazetesi.com/haber/istanbulda-fiyatlar-artmaya-devam-ediyor-5712d847bd-8b5a-4eb0-956f-7d49a4c27ad02019-08-04T23:28:00+03:00Admin İstanbul'da fiyatlar artmaya devam ediyor...

İstanbul'da fiyatlar artmaya devam ediyor...

EKONOMİ

Admin
<p><span style="font-size:16px">İstanbul Ticaret Odası'nın (İTO) 1995 bazlı verilerine göre, Temmuz 2019 itibarıyla Ücretliler Geçinme İndeksi yıllık ortalama yüzde 17.94 ve Toptan Eşya Fiyatları İndeksi yıllık ortalama yüzde 23.06 yükseldi.</span></p><p><span style="font-size:16px">İstanbul'da, temmuzda perakende fiyatlarda yüzde 0.04'lük, toptan fiyatlarda ise yüzde 0.52'lik yükseliş kaydedildi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Perakende fiyatlar, temmuzda bir önceki aya kıyasla ev eşyasında yüzde 2.46, konutta yüzde 1.29, kültür, eğitim ve eğlencede yüzde 1.07, ulaştırma ve haberleşmede yüzde 0.45, sağlık ve kişisel bakımda yüzde 0.19 artış yaşandı. Bu dönemde perakende fiyatlar, giyimde yüzde 4.85 ve gıdada yüzde 0.36 azaldı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Diğer harcamalar grubunda ise fiyat değişimi izlenmedi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Söz konusu dönemde toptan fiyatlar ise yakacak ve enerji maddelerinde yüzde 4.55, kimyevi maddelerde yüzde 1.91, inşaat malzemelerinde yüzde 1.82, işlenmemiş maddelerde yüzde 0.88, mensucatta yüzde 0.61 artarken, madenlerde yüzde 5.90 ve gıdada yüzde 0.44 azaldı.</span></p><p><span style="font-family:georgia,serif"><strong><span style="font-size:22px">Rumeli Gazetesi</span></strong></span></p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Türkiye-Rusya-İran: Suriye'de Özerk yönetim kurulmasına izin verilmeyecek]]>https://rumeligazetesi.com/haber/turkiye-rusya-iran-suriyede-ozerk-yonetim-kurulmasina-izin-verilmeyecek-56258a898d-cea6-4590-a956-1d61412ec8982019-08-04T02:40:00+03:00Admin Türkiye-Rusya-İran: Suriye'de Özerk yönetim kurulmasına izin verilmeyecek

Türkiye-Rusya-İran: Suriye'de Özerk yönetim kurulmasına izin verilmeyecek

DÜNYA

Admin
<p><span style="font-size:16px">Suriye'de çözüm için başlatılan Astana sürecinin garantör ülkeleri Rusya, Türkiye ve İran, Suriye'nin kuzeydoğusundaki özerk yönetim kurulmasına yönelik inisiyatiflere karşı olduklarını açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Kazakistan'ın başkenti Nursultan'da yapılan 13. Astana görüşmeleri sona erdi. <strong>Rusya, Türkiye ve İran, </strong>görüşmelerin sonunda bir sonuç bildirgesi yayınladı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Bölgede uzun vadeli istikrar ve güvenliğin ancak Suriye'nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesiyle mümkün olduğuna belirten taraflar, <em>"Özerk yönetim kurulmasına dönük inisiyatifler de dahil olmak üzere, terörle mücadele bahanesiyle sahada yeni gerçeklikler oluşturmayı amaçlayan tüm girişimleri reddettik. Suriye'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü bozmaya yönelik ayrılıkçı planlara karşı çıkma kararlılığımızı dile getirdik"</em> ifadelerini kullandı.</span><br />&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px"><strong>TERÖR ÖRGÜTLERİNE KARŞI İŞBİRLİĞİ SÜRECEK</strong><br />İdlib'deki durumu detaylı olarak masaya yatıran ve İdlib gerilimi azaltma bölgesiyle ilgili tüm anlaşmalar hayata geçirilerek sahada sükunetin sağlanması gerektiğini kaydeden Rusya, Türkiye ve İran, "Heyet Tahrir el-Şam terör örgütünün gerilimi azaltma bölgesindeki varlığını artırmasından duyduğumuz endişeyi dile getirdik ve IŞİD'in, El Nusra'nın, El Kaide ve IŞİD'le bağlantılı diğer tüm kişi, örgüt, kurum ve kuruluşların nihai olarak yok edilmesi için işbirliğini sürdürme kararlılığımızı belirttik" diye vurguladı.</span><br />&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px"><strong>İDLİB'DEKİ SİVİLLERİN KORUNMASI İÇİN ÖNLEM ALINACAK</strong><br />Garantör ülkeler, İdlib'deki gerilimi azaltma bölgesi içindeki ve dışındaki siviller ile Rus, Türk ve İranlı askerlerin güvenliğinin sağlanması için uluslararası beşeri hukuka uygun somut önlemler alma konusunda mutabakat sağlandığını belirtti.</span></p><p><br /><span style="font-size:16px"><strong>ANAYASA KOMİTESİ KURMA SÜRECİNDEKİ İLERLEMEDEN MEMNUNUZ</strong><br />Rusya, Türkiye ve İran, Suriye anayasa komitesinin üyeleri üzerinde mutabakat sağlanmasından memnun olduklarını da dile getirdi.</span></p><p><br /><span style="font-size:16px">Nur-Sultan’da Yapılan Suriye Konulu Yüksek Düzeyli Toplantıya; Rus heyetinden Rusya Devlet Başkanlığı Suriye Özel Temsilcisi <strong>Aleksandr Lavrentyev,</strong> Türk heyetinden Dışişleri Bakan Yardımcısı <strong>Sedat Önal</strong>, İran heyetinden Dışişleri Bakan Yardımcısı <strong>Ali Askar Hacı</strong> katıldı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Görüşmelerde BM, Ürdün, Irak ve Lübnan gözlemci statüsünde katıldı. </span></p><p><span style="font-size:16px">Kaynak: Ajanslar/Dışişleri Bakanlığı</span></p><p>&nbsp;</p><p><strong><span style="font-size:22px">Rumeli Gazetesi</span></strong></p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[''Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi''?]]>https://rumeligazetesi.com/haber/cumhurbaskanligi-hukumet-sistemi-55f633155d-bb7b-49d4-a5c3-b8fdbe68d5192019-08-03T15:25:00+03:00Admin ''Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi''?

''Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi''?

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-size:16px"><strong>26. Genel Kurmay Başkanı İlker Başbuğ</strong> bugün Cumhuriyet gazetesinde ''Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'' hakkında bir yazı kaleme&nbsp;aldı. Sistemle ilgili sorunlardan bahseden&nbsp;İlker Başbuğ, Türkiye'nin karşı karışya olduğu sorunlara ve ''Parlementer Sistem''in önemine dikkat çekti. </span></p><p><span style="font-size:16px">26. Genel Kurmay Başkanı İlker Başbuğ'dan önemli açıklamalar;</span></p><p><span style="font-size:16px">Yeni sistem “kolektif sorumluluk”tan “Cumhurbaşkanı’nın sorumluluğu”na geçiş ve Cumhurbaşkanı’nın parti başkanı olabilmesi ile sınırlı değil. Milletin, ülkelerin, şahıslara kendini unutacak ve kaptıracak kadar bağlanmasının iyi neticeler doğurmadığını tarihi tecrübeler göstermektedir.</span></p><p><br /><span style="font-size:16px">Türkiye Cumhuriyeti, en ağır sorunlarla karşı karşıya olduğu bir dönemin içinden geçmektedir. Sorunların başında; ekonomik sorunlar, eğitim ve öğretimdeki sıkıntılar, başta komşu ülkelerle olmak üzere dış ilişkilerde yaşanılan ciddi problemler ve terörle mücadele gelmektedir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Bütün bu sorunlar yetmiyormuş gibi, toplumun neredeyse her konuda ikiye bölünmüş olması yaşanılan sorunları daha da ağırlaştırmaktadır.<br />Sorunlara daha kolay çözüm bulacağı şekliyle tanıtılan ve savunulan “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” 16 Nisan 2017’de düzenlenen referandumda, biraz da tartışmalı olarak, yüzde 51.4 oranında “evet” oyuyla kabul edildi.</span></p><p><span style="font-size:16px">16 Nisan 2017 referandumundan önce yayımlanan “<a href="https://www.kirmizikedi.com/kitap/urun/a0317bd61c8b4859bb4f5f50587f618b">Sorunlarla Yüzleşmek</a>” adlı kitapta getirilmek istenilen sisteme ilişkin olarak şu tespitler yapılmıştı: </span></p><p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:times new roman,times,serif"><strong><em>“Nedenlerinin açıkça ortaya konulmadığı, ani kararlarla Türk siyasi hayatında, siyasal kültüründe böyle önemli değişikliklerin gerçekleştirilmesinin doğru olmadığı düşünülmektedir...</em></strong></span></span><br /><span style="font-size:18px"><span style="font-family:times new roman,times,serif"><strong><em>Anayasa değişiklik önerilerinin, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu sorunlara çözümler üretmekten ziyade, mevcut sorunları daha da artıracağından endişe duyulmaktadır.”</em></strong></span></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Parlamenter sistem en uygunu</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Aradan iki yıldan fazla zaman geçti.</span></p><p><span style="font-size:16px">Bugün Türkiye’de, referandumda “evet” oyu verilmesini savunanlar veya en azından sessiz kalanlar da dahil olmak üzere çok kimse, bu anayasa değişikliği ile getirilen “siyasal sistem”in doğru olmadığını, en azından yetersiz olduğunu ve sorunlara çözüm getirmediğini tartışıyor, düşünüyor.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin fiili olarak uygulanmasına ise 24 Haziran 2018 seçimi sonrasında geçildi.&nbsp;</span><br /><span style="font-size:16px">Uygulama birinci yılını doldurdu. Türkiye; ekonomide, dış politikada, iç politikada daha çalkantılı bir döneme girdi.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Neden böyle oldu?</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Neredeyse 150 yıla yakın bir zamandır bu topraklarda parlamenter sistem uygulanmaktadır. Kesintilerle de olsa, Türkiye’nin 1876’dan beri sahip olduğu siyasal tecrübe, bize parlamenter sistemin Türkiye için daha uygun bir siyasal sistem olduğunu göstermektedir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Türkiye’de özellikle 1946’dan itibaren siyasi partiler “siyasetin ana aktörü”dür. Dolayısıyla siyasi partilerin oluşturduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Meclis’in içinden çıkan, Meclis’e karşı sorumlu olan hükümetler “siyasetin ana güç odağı”nı oluşturmaktaydı.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Ortak sorumluluğun önemi</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Bakanlar Kurulu’nda yer alan başbakan ve bakanların hepsinin “siyasi” ve “hukuki” sorumluluğu bulunmaktaydı. Bakanlar Kurulu’nun “ortak sorumluluğu” söz konusuydu.</span></p><p><span style="font-size:16px">Hükümet direktifi, hükümet tezkeresi, Bakanlar Kurulu Kararnamesi’nin bir bakan tarafından imzalanmaması bile o belgelerin oluşmasını engelleyebiliyordu. Bu düzen bize şunu gösteriyordu:</span></p><p><span style="font-size:16px">Konular, Bakanlar Kurulu’nda yetkili ve sorumlu bakanlar tarafından enine boyuna tartışılıyor ve alınan kararlar “kolektif” niteliğe sahip oluyordu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Hükümetlerin Meclis içinden çıkması ve hükümetin Meclis’e karşı sorumlu oluşu, parlamenter sistemin en büyük özelliğiydi. Hükümetler güvenoyu alarak kurulduğu gibi, güvensizlik oylaması sonucu da düşürülebiliyordu. Dolayısıyla yasama, yürütme karşısında etkin bir “kontrol ve denetim” gücüne sahipti.</span><br /><span style="font-size:16px">Anayasa değişikliği ile “Bakanlar Kurulu” ortadan kaldırılmıştır. Bakanlar, Cumhurbaşkanı tarafından görevlendirildiği gibi Cumhurbaşkanı tarafından da görevden alınabilmektedir. Bakanların TBMM’ye karşı sorumluluğu yoktur.</span></p><p><span style="font-size:16px">TBMM’nin bugün yürütme üzerinde sadece “Genel Görüşme”, “Meclis Araştırması” ve “Yazılı Soru Sorma” yetkisi vardır. Yeni sistem, özellikle “yürütme” açısından kolektif sorumluluktan Cumhurbaşkanı’nın sorumluluğuna geçmektedir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Bakanların göreve gelişleri ve ayrılışları ile ABD’deki sistem arasında benzerlikler olduğunu ileri sürenler olabilir.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Önemli farklar</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Evet, bazı benzerlikler vardır. Ama önemli farklar da bulunmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:16px">Birincisi, ABD Başkanı kabine üyelerini ve üst düzey sivil ve asker görevlileri ancak Senato’nun onayıyla atayabilmektedir.</span></p><p><span style="font-size:16px">İkincisi, ABD Kongresi yürütme üzerindeki kontrol ve denetimini “daimi komiteler” ve onların “alt komiteleri” üzerinden yapmaktadır. Bu komiteler her türlü “araştırma” ve “soruşturma”yı yapmaya yetkilidir. Onun için Amerikan sisteminde komitelere “alt hükümetler” adı verilmektedir.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Örneğin, Senato’nun “Dış İlişkiler Komisyonu” Dışişleri Bakanını, <strong>“Silahlı Kuvvetler Komisyonu”</strong> Milli Savunma Bakanını komitelere davet ederek, günlerce sorgulayabilmektedir.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>‘Başkan’ın korkulu rüyası</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">ABD Anayasası, “güçler ayrımı” ve “kontrol ve denge” prensip ve uygulamalarını çok kesin çizgilerle tayin etmiştir. Hatta bazen, başkanlara tanınan yürütme yetkilerinin Kongre’yle birlikte kullanılması öngörülmüştür. Örneğin, bakanların ve üst düzey sivil ve asker görevlilerin atanması gibi. Hele, ABD’de Kongre mali konularda adeta başkana korkulu rüyalar yaşatabilecek bir güce sahiptir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Evet, ABD’deki başkanlık sistemi dünyada işleyen en iyi başkanlık sistemidir. Ama, bütün bunlara rağmen ABD’deki sistemin de yetersizlikleri olduğu bir gerçektir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Diğer bir gerçek ise ABD’de anayasayı yapanların Kongre’yi, yani yasama organını devletin en dinamik organı, halkın sesi ve demokrasinin garantisi olarak düzenlemede gösterdikleri başarının aynısının, bugüne kadar başkanlık sistemi ile yönetilen diğer ülkelerde gösterilememiş olmasıdır.</span></p><p><span style="font-size:16px">Türkiye’de tarihsel gelişimin ve parlamenter sistem içinde siyasi partilerin ne kadar önemli rolü ve gücü olduğu ortadadır.</span></p><p><span style="font-size:16px">Toplum özellikle 1946’dan itibaren siyasal bilince ve siyasi parti kültürüne yakın olmaya başlamıştır. Diğer bir deyişle, toplum siyasileşmiştir. Türkiye’de siyasi partilerde çok ciddi boyutta “parti disiplini/lider hâkimiyeti” bulunmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:16px">Cumhurbaşkanı’nın partisiyle olan ilişkisinin kesilmesi tartışması, Demokrat Parti’nin öncülüğünde 1946 yılından beri Türkiye’nin gündemine girmiştir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Demokrat Parti’nin 7 Ocak 1947’de toplanan 1. Büyük Kongresi’nde “ana davalar” diye isimlendirilen konular tartışılmıştır. Ana davaların başında, Cumhurbaşkanlığı ile fiili parti başkanlığının ayrılması konusu gelmekteydi.</span></p><p><span style="font-size:16px">14 Mayıs 1950 günü yapılan seçimi Demokrat Parti kazandı. DP Başkanı Celal Bayar, Meclis tarafından Cumhurbaşkanı olarak seçildi. Cumhurbaşkanlığı’na seçilen Bayar, hemen DP Başkanlığı’ndan ayrıldı.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Asıl sorunlar&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">2017 referandumuna kadar, Cumhurbaşkanlarının partileriyle olan ilişkilerinin kesilmesine yönelik anayasal düzenleme sürdürüldü.<br />Yeni anayasa değişikliğiyle Cumhurbaş-kanı’nın partisiyle olan ilişkisinin kesilmesine yönelik düzenleme kaldırıldı. Sıkı ve katı parti disiplininin var olduğu, Siyasi Partiler Kanunu’na göre parti liderlerinin neredeyse mutlak güce ulaştığı bir durumda; “güçler ayrımı” ve “kontrol ve denge” sistemi ve Cumhurbaşkanı’nın “tarafsızlığı” nasıl sağlanabilir, nasıl korunabilir? Asıl sorulardan birisi de budur.</span></p><p><span style="font-size:16px">16 Nisan 2017 referandumu ile getirilen değişiklikler elbette bakanların görevlendirilmesi ve bakanların yetki ve sorumlulukları değişiklikleriyle, “kolektif sorumluluk”tan, “Cumhurbaşkanı’nın sorumluluğu”na geçiş ve Cumhurbaşkanı’nın parti başkanı olabilmesi ile sınırlı değil.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Ortada başka ciddi sorunlar da var.</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Burada üzerinde durulmaya çalışılan asıl konu, yapılan anayasa değişiklikleri ile Türkiye’nin karşı karşıya olduğu sorunlara daha hızlı ve doğru çözümler bulunacağına yönelik beklentilerin bugüne kadar gerçekleşmemiş olmasıdır.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Son söz</strong></span></p><p><br /><span style="font-size:16px"><em>Milletin, ülkelerin, şahıslara kendini unutacak ve kaptıracak kadar bağlanmasının iyi neticeler doğurmadığını tarihi tecrübeler göstermektedir.</em></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-family:georgia,serif"><span style="font-size:16px"><strong>İLKER BAŞBUĞ</strong></span></span><br />&nbsp;</p><p><span style="font-family:georgia,serif"><span style="font-size:16px"><strong>26. Genelkurmay Başkanı</strong></span></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px"><strong>Kaynak: <a href="http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/1517465/_Cumhurbaskanligi_Hukumet_Sistemi__.html">Cumhuriyet</a></strong></span></p><p>&nbsp;</p><p>***</p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi çalışmalarında&nbsp;toplumun tüm kesimlerinin yer almaması,&nbsp; tüm kesimlere kapalı olması, toplumun öneri ve görüşlerine önem verilmemesi ve dikkate alınmaması; kamuoyunu&nbsp;ciddi düşüncelere ve kafa karışıklığına sevk ettiği&nbsp;bilinen bir gerçek. 26. Genel Kurmay Başkanı İlker Başbuğ'un haklı öneri ve görüşlerinin dikkate alınması gerektiği bir gerçek.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Referandum ve Genel Seçim öncesi söylenenler, sonrasında uygulama ve açıklamalar&nbsp;arasında ciddi tutarsızlık ve çelişkiler olduğu bir gerçek.</span></p><p>&nbsp;</p><p><strong><span style="font-size:22px"><span style="font-family:times new roman,times,serif">Rumeli Gazetesi</span></span></strong></p><p style="text-align:center">&nbsp;</p><p style="text-align:center"><span style="font-size:14px"><strong><span style="font-family:times new roman,times,serif">Habercilerimiz sizler için çalışıyor. Haberi paylaşarak ve sosyal medya hesaplarımızı takip ederek habercilerimize&nbsp;destek olabilirsiniz.&nbsp;</span></strong></span></p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Yalnızca Topraklarımızda Değil, Kültürümüzde de Kök Salan Çiçek: Lale]]>https://rumeligazetesi.com/haber/yalnizca-topraklarimizda-degil-kulturumuzde-de-kok-salan-cicek-lale-54025681e7-4681-4290-9a0f-9113a2ccd17f2019-08-02T03:39:00+03:00Admin Yalnızca Topraklarımızda Değil, Kültürümüzde de Kök Salan Çiçek: Lale

Yalnızca Topraklarımızda Değil, Kültürümüzde de Kök Salan Çiçek: Lale

Kültür

Admin
<p><br /><strong><span style="font-size:16px">İstanbul&nbsp;Röportajlarında İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden Doç. Dr. Özgü Yolcu&nbsp; sordu,&nbsp;Prof. Dr. Gül İrepoğlu İstanbul'un Lalelerini anlattı.</span></strong></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">“Lale: Doğada, Tarihte, Sanatta” kitabının yazarı Prof. Dr. Gül İrepoğlu, lalenin Orta Asya’dan İstanbul’a ve tüm dünyaya nasıl yayıldığını anlattı. Prof. Dr. İrepoğlu, lalenin İstanbul’da Osmanlı İmparatorluğu döneminde yabani bir çiçek olmaktan çıkıp bahçe çiçeği haline getirildiğini dile getirdi.&nbsp;</span></p><p>&nbsp;</p><p><em><span style="font-size:16px">“Laleye pir-i sabadan bu nefes şimdi değil<br />Ezelidir bu heva vü heves şimdi değil”</span></em></p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://scontent.fbtz1-10.fna.fbcdn.net/v/t1.0-9/p720x720/58682495_449841412462712_383993707172462592_o.jpg?_nc_cat=110&amp;_nc_oc=AQmuxEiAMZxiwnM6qGkdJ1WqQxQploFIkpYkb1CUzrMfeY2Jt9gAHEprDht74p2aisE&amp;_nc_ht=scontent.fbtz1-10.fna&amp;oh=1af13c10506353e7d129ae326e3a8f72&amp;oe=5DE67CA3" style="height:427px; width:640px" /></p><p><br /><span style="font-size:16px">Şair Remzi Efendi’nin de ifade ettiği gibi bu topraklarda lale sevgisinin kökenleri, çok eski zamanlara uzanıyor. Lale, Türklerle birlikte Orta Asya’dan yola çıkıp, İran’dan geçerek oradan Anadolu’ya ve İstanbul’a geliyor. Bahçelere, evlerin en güzel köşelerine, geleneksel el sanatlarımıza ve edebiyatımıza yerleşiyor. Bu nedenle Prof. Dr. Gül İrepoğlu, laleyi “yalnızca topraklarımızda değil, kültürümüzde de kök salan bir çiçek” olarak tanımlıyor. Rengârenk lalelerin İstanbul’un en güzel parklarına, &nbsp;bahçelerine ve yol kenarlarına yerleştiği bugünlerde “Lale: Doğada, Tarihte, Sanatta” kitabının yazarı, mimar ve sanat tarihçisi Prof. Dr. Gül İrepoğlu bizlere bu özel çiçeği anlattı.</span></p><p>&nbsp;</p><p><em><strong><span style="font-size:16px">Lale, İstanbul’a nasıl ve ne zaman geldi?</span></strong></em></p><p><br /><span style="font-size:16px">Lale zor iklimlerin çiçeği. Çok soğuk ve kayalık yerleri seviyor ve oralarda çıkıyor. Ben lale hakkında araştırma yaptığım zaman bu topraklarda lale ilk olarak ne zaman mevcutmuş diye baktım. Önce Bizans’a baktım. Bizans biliyor mu laleyi? Bizans’ta hiçbir sanat eserinde laleli bir motif yok, Bizans’ta bilinmiyor. Peki nasıl gelmiş? Çünkü ondan hemen sonra Anadolu Selçukluları’nda lale var. Yine araştırmalarla şunu gördüm ki; Orta Asya’dan Türkler çıkmış, İran üzerinden Anadolu’ya gelmiş, lale de onlara eşlik etmiş. Yani lale bizim eşlikçimiz bir çiçek ve bu topraklarda serpilmiş, büyümüş. Sonuçta şunu söyleyebiliriz ki; Türkler’in Anadolu’ya gelişiyle birlikte gelmiş olan bir çiçektir lale ve bizim çiçeğimizdir.</span></p><p><br /><strong><span style="font-size:16px"><em>Anadolu Selçukluları laleyi sanat eserlerinde nasıl kullanmıştır?</em></span></strong></p><p><br /><span style="font-size:16px">Anadolu Selçukluları, o zamanlar yabani bir çiçek olan laleyi kendi sanat eserlerinde kullanmışlar. Nerede? Harikulade çinilerinde kullanmışlar. Orada gayet net bir şekilde görüyoruz lale motifini. Kubadabad Sarayı’ndan kalan çinilerde örneğin müthiş, sivri uçlu laleler var. İstanbul Lalesi değil, tamamen doğal olarak yetişen lalelerden bunlar. Tomurcuk lalelerle oluşturulmuş çinileri var veya bir Anadolu Parsı’nın bir ayağının dibinden biten lale motifi var. Lalenin o zaman da sevilen bir çiçek olduğunu biliyoruz.</span></p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://scontent.fbtz1-4.fna.fbcdn.net/v/t1.0-9/59533132_449842355795951_6438678974871633920_o.jpg?_nc_cat=106&amp;_nc_oc=AQkjSqFx_rXSQHkW6-wiXyXu6Ab1A2RW8Xk7gY2aV3DUrAH8enQao2GNpo6vAcMu6HU&amp;_nc_ht=scontent.fbtz1-4.fna&amp;oh=7da1e05334886efb33d5e56e78e05361&amp;oe=5DD883A2" style="height:382px; width:640px" /></p><p>&nbsp;</p><p><em><strong><span style="font-size:16px">Lale ne zaman yabani bir çiçek olmaktan çıkıp bahçe çiçeği haline gelmiştir?</span></strong></em></p><p><br /><span style="font-size:16px">Osmanlı bir imparatorluk haline geldiği zaman, yani 16. yüzyılda lale artık bir yabani çiçek olmaktan çıkarak bir bahçe çiçeği oluyor. Cinsleri seçiliyor, ehlileştiriliyor. Kanuni döneminde lale sevgisi artıyor, laleler çeşitleniyor. Herkes birbirinden görüyor. “Benim de güzel lalelerim olsun” diye hevesleniyor ve lale çeşitleri çoğalmaya başlıyor. O zaman İstanbul Lalesi dediğimiz o ince, uzun, uçları giderek bir tığ kadar incelen laleler ortaya çıkıyor. Yetiştirilerek ortaya çıkıyor bu laleler. &nbsp;Bu lale soğanları çok değer kazanıyor elbette.</span></p><p><br /><span style="font-size:16px"><em><strong>Osmanlı İmparatorluğu’nda lalenin bu kadar çok benimsenmesinin nedeni nedir?</strong></em></span></p><p><br /><span style="font-size:16px">Lalenin dinsel sembolik anlamları var. Lalenin yazılışındaki harfler ile Allah sözcüğünün yazılışındaki harflerin aynı olması muhakkak ki laleye verilen önemde büyük bir rol oynamış. Başka anlamlar da yükleniyor laleye. Lalenin esası kırmızıdır ve içinde bir karalık vardır. Bu, tasavvufta “bağrı yanık lale” olarak değerlendiriliyor. Tek bir sap üzerinde tek bir çiçek olarak açıyor. Bu da Allah’ın birliği ile özdeşleştiriliyor. Ancak yalnızca bunlardan ibaret değildir lale. Lalenin pek çok sanat yapıtında kullanılması aynı zamanda onun zarafetinden de kaynaklanır. Tasarıma çok uygun bir biçimdir bu gerçekten. Her türlü malzeme üzerinde çok güzel kullanılabilir. Bir de çok çeşitleri olabilen bir çiçek türü. Yüzlerce çeşit var lalede.</span><br />&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">En ünlü şairler kullanmış laleli benzetmeleri. Sevgiliye benzetilmiş. Bir de lale, renginden dolayı kan olarak da kullanılmış anlam olarak. Lale ile ilgili pek çok mitolojik söylence de var. Kavuşamayan âşıkların kanı toprağa döküldüğünde, oradan kırmızı laleler çıkar. Pek çok birbirine benzeyen öykü var bu şekilde.</span></p><p><br /><span style="font-size:16px"><em><strong>Osmanlı İmparatorluğu’nda lale, bahçeler dışında hayatın ve kültür-sanatın hangi alanlarında görülmektedir?</strong></em></span></p><p><br /><span style="font-size:16px">Minyatürlerde laleli bezemeleri bol bol görüyoruz. Bazı sahnelerde lale bahçesi görünüyor. Bir de iç sahne görünüyor. Orada vazo içinde laleler var. Yani lalenin bahçede oluşu yetmiyor. Muhakkak iç mekânda da isteniyor lale ve çiçek. Çiniler zaten bir çiçek bahçesi. Selçuklular’dan, Anadolu Selçukluları’ndan o muhteşem çinilere, İznik Çinileri’nin hiç solmayan lalelerine bol bol değinmeliyiz. -Güzel laleli çiniler görmeyi istiyorum, nerede göreyim- derseniz Rüstem Paşa Camii’ne gidin derim veya Sultanahmet Camii’ndeki çinilere bakın. Topkapı Sarayı Haremi’nde de bol bol büyük bir neşeyle ve zevkle kullanılmış. Yalnız çiniler değil. Kumaşlara, padişah kaftanlarına bakın. Oradaki o güzelim lalelere bakın. Maden üzerine de işlenmiştir lale. Alemlerde lale vardır. Taş işçiliğinde bol bol görürüz laleyi. O çeşmelerin yüzeylerinde vardır laleler. Sultan III. Ahmet’in Çeşmesi bence Lale Devri denen dönemi en güzel özetleyen sanat yapıtıdır. Onun üzerinde taşta laleler görürüz. Yalnız bu değil, mezar taşlarına bakın. Mezar taşlarında harikulade laleler vardır. Ahşap işçiliğinde de bol bol lale kullanılmıştır. Aklınıza gelen her türlü sanat eserinde, sanat dalında kullanılmış bir motiftir lale. Edebiyatta da çok kullanılmıştır. Fuzuli’nin, Baki’nin şiirlerini okuyun. Ben bu araştırmaları yaparken Divan Şiiri’ni bir kere daha sevdim. Ama yalnız Divan Şiiri’nde olduğunu zannetmeyin. Günümüzün şiirlerine kadar uzanan çağdaş şiirde de lale bir metafor olarak çok sevilerek kullanılmış.</span></p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://scontent.fbtz1-3.fna.fbcdn.net/v/t1.0-9/p720x720/57319853_449842895795897_3578717916696150016_o.jpg?_nc_cat=107&amp;_nc_oc=AQm4bKVG9KK8rFjf6yEcOSsK2W9YEmNyFNqQGUi1e8d7B0KZTho7fMZOBqcqMiznkG4&amp;_nc_ht=scontent.fbtz1-3.fna&amp;oh=d13a3a28565c2c90b45d5cc76e2923c6&amp;oe=5DD5A242" style="height:960px; width:640px" /></p><p>&nbsp;</p><p><strong><em><span style="font-size:16px">Lale, Osmanlıdan Avrupa’ya nasıl gitmiş?</span></em></strong></p><p><br /><span style="font-size:16px">Kanuni döneminde, o zamanlar Avusturya’dan gelen elçi Busbecq Kanuni ile görüşmeye geliyor. Yolu üzerinde bütün gördüklerini not ediyor. İmparatorluk sınırlarına girmesinden başlayarak gördüğü çiçek sevgisine şaşırıyor, diyor ki: “Türkler aslında hiçbir şeye para harcamazlar, çok mütevazı yaşarlar ama iş çiçeğe gelince buna para verirler. Yalnız bahçede değil, kesme çiçeği de çok severler hatta bunu alıp başlarına takarlar.” Dönerken birkaç tane lale soğanını da başka birçok şeyle beraber götürüyor Avrupa’ya. İlk önce Viyana’ya götürüyor ve orada botanikçi bir arkadaşına hediye ediyor. Sonra o botanikçi arkadaşı, Hollanda’ya Leiden’de bir saraya çağırılıyor çalışmak üzere ve işte lalenin Hollanda’ya gidişi o gidiş. Çok seviliyor Hollanda’da ve baş tacı ediliyor. Hatta 17. yüzyılda “Tulipomania” dediğimiz bir lale çılgınlığı yaşanıyor Hollanda’da. Öyle ki; büyük bir çeyiz sadece değerli bir lale soğanından oluşabiliyor. Ya da evler el değiştiriyor birkaç lale soğanına. Lale bahçeleri yapılıyor, çok değerli olduğu için çiçeklerin arasına aynalar yerleştiriliyor çok görünsün diye. Birden bire lale borsasında bir düşüş yaşandığında korkunç iflaslar yaşanıyor sadece laleye bağlı olarak. Lale çılgınlığı bu şekilde bitiyor ama laleye olan sevgi ve ilgi devam ediyor. Biliyorsunuz Hollanda günümüzde en büyük lale yetiştiricisi ve ihraç ediyor bunu her tarafa. Ben Hollanda’ya gittiğimde tabii bu konuyu da konuşuyoruz, onlar lalenin buradan gittiğini her yere söylüyorlar, yazıyorlar. Bunu asla inkâr etmiyorlar. Lale buradan gitmiştir, orada çoğaltılmıştır ve değeri bilinmiştir. Bunu da söyleyelim. Tabii şimdi dünyanın birçok yerinde, Kanada’da da örneğin çok lale yetiştiriliyor ve çok seviliyor ve şimdi biz laleyi tekrar kucakladık.</span></p><p>&nbsp;</p><p><em><strong><span style="font-size:16px">Lale Devri’nde lale çeşitlerinin sayısı iki bini buldu</span></strong></em></p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://scontent.fbtz1-3.fna.fbcdn.net/v/t1.0-9/59426388_449843205795866_6003822203395637248_n.png?_nc_cat=109&amp;_nc_oc=AQmAv18zh0UKY8VOFrooSfBWbXk5aiNLCmf0sVQYC-QR2BDreHRrvcbq4AcFhhxGwWI&amp;_nc_ht=scontent.fbtz1-3.fna&amp;oh=dd802bd7259a7f1ab53154808e357b5a&amp;oe=5DA4BFBF" style="height:526px; width:640px" /></p><p><br /><span style="font-size:16px">Prof. Dr. Gül İrepoğlu, kitabında esasen yabani bir çiçek olan lalenin, 16.yy.’da Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti İstanbul’da ıslah edildiğini ifade etmektedir; Lale-i Rumi (Osmanlı Lalesi/ İstanbul Lalesi) diye isimlendirilen bu laleleri ilk yetiştiren kişi, Kanuni Sultan Süleyman’ın şeyhülislamı Ebussuud Efendi olmuştur. 18. yüzyılın başlarındaki “Lale Devri”nde lale çeşitlerinin sayısı iki bini bulmuştur. Lale devrinin ani ve kanlı sonu ile birlikte laleye olan büyük ilgi de ortadan kaybolur ancak lale sevgisi uzaktan da olsa devam eder. Laleye olan ilgi son yıllarda yeniden canlanır ve İstanbul’un dört bir yanı lale bahçeleri ile dolar. (Görseller: Pembe lale ve mor menekşe, Ali Üsküdarî, Gazeller, İÜK / Turuncu lale ve hercai menekşe, Ali Üsküdarî, Gazeller, İÜK)</span></p><p><br /><em><strong><span style="font-size:16px">Kitaplarda gördüğümüz, Osmanlı İmparatorluğu zamanındaki İstanbul Lalesi ile bugün parklarda ve yol kenarlarında gördüğümüz laleler arasında fark var mı?</span></strong></em></p><p><br /><span style="font-size:16px">Arada çok fark var. Yazık ki; İstanbul Lalesi dediğimiz, 18. yüzyılda zirveye çıkmış olan lale sevgisiyle birlikte çeşit çeşit yetişmiş olan ince uzun laleler resimlerde kaldı. Günümüze ulaşmadı. Arada bir kopukluk var. 18. yüzyıl dedik, Lale Devri, sonradan adlandırılan bir dönem. Bir sembolik isimdir aslında tarihçiler tarafından zaman zaman kullanılan bir şey bu. Çünkü Sultan III. Ahmet Döneminde, 18. yüzyıl başlarında laleye olan düşkünlük, yaşamın tadını çıkarmak, yaşamdan keyif almakla paralel giden bir şeydi ve o dönemde gerçekten büyük eğlenceler yapıldı. Ama bundan ibaret bir dönem değil bu. O döneme haksızlık etmeyelim kesinlikle. Sanatta, pek çok sanat dalında pek çok ilerlemeler kaydedilen bir dönem, yeniliklere açık bir dönem üstelik. Ama bir simge olarak lale var o dönem için. O dönem bittikten sonra da yine 18. yüzyıl boyunca lale sevgisi devam ediyor. </span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">Sonra 19. yüzyıl, artık beğenilerin iyice değiştiği bir zaman ve bahçelerdeki zevkler de değişiyor. Pek çok Avrupalı bahçıvan geliyor yeni bahçeleri düzenlemek için. O zaman yeni ağaç türleri, yeni çiçekler yer alıyor. Lale giderek unutulmaya yüz tutuyor. Tamamen unutuldu diyemeyiz belki ama işte o bütün türleri azalıyor ve günümüze gelmiyor bu yüzden. Bahçelerdeki zevk farklılığı yüzünden arada bir boşluk var dedim. Şimdi tekrar lalelerin bizim kültürümüzdeki önemini gördüğümüz için laleyi yeniden yetiştirmeye çalışıyoruz. Ama henüz o laleler yok ortada yani ona gelinememiş. Bugün gördüğümüz laleler bütün dünyada gördüğümüz lale çeşitleri, belki daha kolay yetişen laleler. Buna bağlıyorum ben bunun nedenini. Ama ne olursa olsun lale, ruhumuza neşe veren bir çiçek.</span></p><p>&nbsp;</p><p><em><strong><span style="font-size:16px">Beyaz lale saflık, mor lale soyluluk anlamına geliyor.”</span></strong></em></p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://scontent.fbtz1-10.fna.fbcdn.net/v/t1.0-9/p720x720/58883186_449843839129136_6242198265622691840_o.jpg?_nc_cat=110&amp;_nc_oc=AQk3hMncW8SahHz_T6eb5Za1ZVIxpLj4IIYQ7W1G942F2pt34xkMeIlQGH5_OoGaYvg&amp;_nc_ht=scontent.fbtz1-10.fna&amp;oh=6ba9367f40fc0dab9fcbf4778f74aa75&amp;oe=5DD88663" style="height:427px; width:640px" /></p><p><br /><span style="font-size:16px">Prof. Dr. Gül İrepoğlu “Lale demek aşk demektir. Lalenin orijinal rengi kırmızıdır. Aşkın yakıcılığındadır.” diyor. Prof. Dr. Gül İrepoğlu, kitabında ayrıca lalelere farklı renklere göre verilen anlamları şöyle sıralıyor: Beyaz lale saflık ve masumiyet, mor lale soyluluk ve romantizm, sarı lale hem neşe hem de umutsuz aşk, siyah lale ulaşılmazlık ve ender bulunurluk, çizgili lale “güzel gözlerin var” anlamında kullanılıyor.</span></p><p><br /><span style="font-size:16px"><em><strong>Araştırmalarınızı yaparken sizi en çok etkileyen laleler hangileri oldu?</strong></em></span></p><p><br /><span style="font-size:16px">Bunu seçmek gerçekten kolay değil ama belki bir-iki tane söyleyebilirim. Benim kişisel görüşümü istiyorsanız lalenin en çok yakıştığı malzeme çini. Hürrem Sultan Türbesi’ndeki laleler ve Edirne’de Selimiye Camii’ndeki laleler, içimi titreten laleler. Ama bir yandan da o hani ilk laleler, Anadolu Selçukluları’nın, günümüzde bir parçası kalmış, çininin devamı da yok ama bir pars ayağının dibinden serbestçe çıkan o lale galiba en sevdiğim lale.</span></p><p><br /><span style="font-size:16px"><em><strong>Bilimsel araştırmalarınızın yanı sıra romanlarınız ve tasarım çalışmalarınız da var. Bu çalışmalarınızda lalenin yeri ve önemi nedir? Günümüzde laleyi hayatımızı zenginleştirmek için nasıl kullanabiliriz?</strong></em></span></p><p><br /><span style="font-size:16px">Laleyi ben her alanda kullanıyorum. İlk romanımın -ki şimdi altıncısı yayınlandı- ismi “Gölgemi Bıraktım Lale Bahçelerinde”, Lale Devri’nde geçen bir romandı. Birkaç yıl önce bir porselen firması bir Osmanlı serisinin danışmanlığını istemişti bizden, orada o porselenlerle kahve fincanlarında, yemek takımlarında laleyi birçok biçimiyle kullandık ama tamamen günümüzün yaşantısına uygun biçimde tasarımlardı onlar. Bir de benim sanat tarihinde çalıştığım bir diğer konu mücevher tarihi, biliyorsunuz “Osmanlı Saray Mücevheri” diye de bir kitabım var. İki yıldır Osmanlı esinli mücevher tasarımlarına danışmanlık yapıyorum, birlikte tasarlıyoruz mücevherleri ve burada da mutlaka lale motifini büyük bir sevinç ve memnuniyetle kullanıyorum. </span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">Mücevhere çok güzel yakışıyor lale. Zaten eski mücevherlerde de örneğin sorguçlarda, broşlarda ve baş takılarında da lale kullanılmış. Elmasın biçimini lale biçimi gibi yontarak da kullanmışlar veya mineli işçilikle kullanmışlar. Bugün ben de onu günümüzün kullanımına taşımaya çalışıyorum. Öyle çok alanda kullanılabilir ki lale. Masanıza bir tek lale koyarak da bunun zevkini alabilirsiniz, çalışırken bir vazo laleyi yanınıza koyarak bunun keyfini sürebilirsiniz. Lale, çok incelikler barındıran bir çiçek ve hani gülün kokusu vardır, müthiş bir koku… Lalenin kokusu yoktur zannedilir ama öyle değil. Lalenin çok ince bir kokusu vardır ama onu algılayabilmek için, koklayabilmek için önce sizin onun önünde eğilmeniz gerekir.</span></p><p>&nbsp;</p><p><em><strong><span style="font-size:16px">İstanbul denilince ilk akla gelen çiçek lale. Lalenin yanı sıra kültür ve sanatımızda ön plana çıkan diğer çiçekler ya da ağaçlar hangileridir?</span></strong></em></p><p><br /><span style="font-size:16px">Şunu da unutmayalım, bizim kültürümüzde büyük bir çiçek sevgisi var. Büyük bir çiçek kültürümüz var. Yalnızca lale değil, bütün çiçekler baş tacı edilmiş. Örneğin; gül. Gül konusunda da bir araştırma yapmıştım. Özetle şunu gördüm; gül, bizim çiçeğimiz ama aynı zamanda dünyanın çiçeği. Lale ise bizim çiçeğimiz. Böyle bir fark var arada. Gül ile İstanbul ayrılamaz. Aynı şekilde İstanbul şiirlerinde de her zaman gül vardır, edebiyatta da hep gül vardır. Pek çok sanat dalında vardır. Gülün şöyle bir özelliği var; gül yalnızca bir süs çiçeği değil aynı zamanda yenilen, içilen bir çiçek. Gül suyu, gül yağı, gül şerbeti, gül reçeli şeklinde… Topkapı Sarayı’nın hemen altında Gülhane bahçesi var biliyorsunuz. Gülhane bahçesi sarayın gül ihtiyacını karşılamak için yapılmış bir bahçe. O yetmemiş, Edirne’de de bir Gülhane yapılmış. O kadar çok gül tüketiliyor sarayda. Bir de gül, şifalı bir bitki. Baş ağrısından ruhsal bunalıma kadar iyi gelen bir çiçek. Onun için gülü de bu kültürün bir parçası olarak görmeliyiz.</span></p><p><br /><span style="font-size:16px">Tabii hemen erguvan ağacından bahsetmemiz gerekir. Erguvan kadim bir ağaç, bu toprakların ağacı, bizden önceki kültürlerin de ağacı. Erguvan, renk olarak da zaten İstanbul’a çok yakışan bir renk.</span></p><p><br /><span style="font-size:16px">Sümbül çok seviliyor. Anadolu’dan sümbüller getiriliyor İstanbul’a ekiliyor. Karanfil de aynı zamanda yenilebilen ama esas olarak o kokusuyla ve zarafetiyle büyüleyen bir çiçektir.</span></p><p><br /><span style="font-size:16px">Hanımeli hep var burada, zambak var. Topkapı Sarayı’nda bulunan I. Ahmet’in Arifiye Tahtı bana göre Osmanlı mücevherinin en güzel örneğidir. Bağa üzerine sedef çiçekler vardır üzerinde. O çiçeklerin üzerinde de yakutlar, zümrütler, firuzeler vardır. Orada bütün bu saydığım çiçeklerin arasında hanımeli de vardır. 17. yüzyıl başı, ki 16. yüzyıl Osmanlısının o zirveye çıkmış bütün sanat dallarının bir özeti gibi 17. yüzyılın başı ve Sultanahmet Camii’nin mimarı Sedefkâr Mehmet Ağa’nın tasarladığı bir tahttır. &nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Müthiş oranlarıyla ve her şeyiyle… Ve işte onun üzerinde gonca güller, açmış güller, laleler ve hanımelini de görürüz. O da bir İstanbul çiçeğidir.</span><br />&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">Bence mor salkım da İstanbul’la birlikte rengiyle, kokusuyla, zarafetiyle anmamız gereken bir çiçektir.</span></p><p>&nbsp;</p><p><img alt="Yalnızca Topraklarımızda Değil, Kültürümüzde de Kök Salan Çiçek: Lale" src="https://www.rumeligazetesi.com/img/images/haberler/2019/08/yalnizca-topraklarimizda-degil-kulturumuzde-de-kok-salan-cicek-lale-b-1564707741.jpg?w=960&amp;h=500&amp;s=9d324e79c26db22450674b05cf6e00f4" style="height:333px; width:640px" /></p><p>&nbsp;</p><p><strong><span style="font-size:16px">Röportaj: Doç. Dr. Özgü Yolcu&nbsp;</span></strong></p><p><br /><span style="font-size:16px">İstanbul Valimiz Ali Yerlikaya ve İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesine teşekkür ederiz.<br /><br />KAYNAK: İstanbul Valiliği</span></p><p>&nbsp;</p><p><strong><span style="font-size:22px">Rumeli Gazetesi Kültür</span></strong></p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[MGK Bildirisi: PKK/PYD-YPG’NİN ASKERÎ VE SİYASİ AÇIDAN DESTEKLENMESİ KABUL EDİLEMEZ]]>https://rumeligazetesi.com/haber/mgk-bildirisi-pkkpyd-ypgnin-askeri-ve-siyasi-acidan-desteklenmesi-kabul-edilemez-5367fdac12-0c64-447a-a908-ed46e82b54c32019-08-02T01:23:00+03:00Admin MGK Bildirisi: PKK/PYD-YPG’NİN ASKERÎ VE SİYASİ AÇIDAN DESTEKLENMESİ KABUL EDİLEMEZ

MGK Bildirisi: PKK/PYD-YPG’NİN ASKERÎ VE SİYASİ AÇIDAN DESTEKLENMESİ KABUL EDİLEMEZ

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-size:16px"><strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan</strong>’ın başkanlığında gerçekleştirilen <strong>Millî Güvenlik Kurulu</strong> toplantısının ardından yapılan yazılı açıklamada, “Doğu Akdeniz’deki uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatlerimiz ile <strong>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti</strong>’nin hak ve menfaatlerinin korunmasına yönelik bölge barışı ve istikrarını esas alan, iş birliğinin gelişimine katkıda bulunan, kararlı ve ilkeli tutumumuzun sürdürülmesinin hayati önem arz ettiği kaydedilmiştir” denildi.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Millî Güvenlik Kurulu</strong> (MGK) olağan toplantısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirildi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki toplantının ardından yapılan yazılı açıklamada, toplantıda Türkiye’nin güvenliğini yakından ilgilendiren önemli iç ve dış gelişmelerin ele alındığı bildirildi.</span></p><p><strong><span style="font-size:16px">BÜTÜN TERÖR ÖRGÜTLERİNE KARŞI KARARLILIKLA MÜCADELE VURGUSU</span></strong></p><p><span style="font-size:16px">Türkiye’nin millî birlik ve beraberliği ile bekasını tehdit eden PKK/PYD-YPG, FETÖ ve DEAŞ başta olmak üzere bütün terör örgütlerine karşı yurt içi ve yurt dışında sürdürülen mücadele hakkında Kurul’a bilgi sunulduğu ve bu konuların bütün boyutlarıyla müzakere edildiği kaydedilen bildiride, PKK terör örgütüne karşı Irak’ın kuzeyindeki “Pençe-1 ve Pençe-2 Harekâtları”nın başarıyla yürütüldüğü, operasyon yapılan bölgeler tamamen temizlenene kadar terörle mücadele harekâtların devam edeceği önemle vurgulandı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Türkiye’nin Erbil Başkonsolosluğu’nda görevli Türk diplomatının şehit olduğu menfur saldırının sert şekilde kınandığı ifade edilen bildiride ayrıca, “Eylemin arka planının aydınlatılması ve sorumluları hakkında gereğinin yapılması hususundaki çalışmaların sonuna kadar yakından takip edileceği kaydedilmiştir” denildi.</span></p><p><strong><span style="font-size:16px">“PKK/PYD-YPG’NİN ASKERÎ VE SİYASİ AÇIDAN DESTEKLENMESİ KABUL EDİLEMEZ”</span></strong></p><p><span style="font-size:16px">Bildiride, çocukları zorla silahlandırarak terör eylemlerine alet eden PKK/PYD-YPG’nin bahse konu suçları uzun süredir işlemekte olduğu bilinmesine rağmen, bazı ülkelerce halen müttefik olarak görülerek, eğitim ve teçhizat dâhil, askerî ve siyasi açıdan desteklenmesinin kabul edilemez olduğu belirtilerek, şunlar kaydedildi: “PKK terör örgütünün Suriye uzantısı olan PYD-YPG’nin sözde yöneticileri başta olmak üzere bazı teröristlerin kırmızı bültenden çıkartılmasının, FETÖ üyesi bazı teröristlerin ise kırmızı bültene alınmamasının küresel ölçekteki terörle mücadeleye ve İnterpol’ün kuruluş gayesine büyük zarar verdiği değerlendirilmiştir.</span></p><p><strong><span style="font-size:16px">“SURİYE SINIRI BOYUNCA BİR 'BARIŞ KORİDORU'NUN İNŞASI İÇİN KARARLILIĞIMIZ TEYİT EDİLMİŞTİR”</span></strong></p><p><span style="font-size:16px">Bildiride ayrıca, “Suriye sınırımız boyunca oluşan otorite boşluğunun ülkemize yönelik tehditleri artırması sebebiyle, sınır güvenliğimiz çerçevesinde, bölgenin tüm terör unsurlarından temizleneceği ve bütün gücümüzle bir ‘barış koridoru’nun inşası için gayret sarf edileceği hususundaki kararlılığımız teyit edilmiştir” ifadelerine yer verildi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Türkiye’nin stratejik ortaklık, savunma ve güvenlik iş birliği konusundaki hassasiyeti ve beklentilerinin dile getirildiği vurgulanan bildiride, “<strong>NATO</strong> antlaşması ile ikili anlaşmaların ruhuna uygun olarak, ülkemizin uluslararası hukuk ve ahde vefa ilkesi çerçevesinde taahhütlerine ve sorumluluklarına riayet ettiği, müttefiklerimizden de aynı hassasiyetin beklendiği ifade edilmiştir” denildi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Bildiride, “<strong>Doğu Akdeniz</strong>’deki uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatlerimiz ile<strong> Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti</strong>’nin hak ve menfaatlerinin korunmasına yönelik bölge barışı ve istikrarını esas alan, iş birliğinin gelişimine katkıda bulunan, kararlı ve ilkeli tutumumuzun sürdürülmesinin hayati önem arz ettiği kaydedilmiştir” vurgusu yapıldı.</span></p><p><span style="font-size:16px">***</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>''Barış Koridoru''</strong> Suriye'nin toprak bütünlüğüne bağlı kalınarak, Türkiye, Astana Anlaşmasına bağlı ülkeler, Suriye ve&nbsp;Suriye'nin&nbsp;toprak bütünlüğünü destekleyen ülkelerle iş birliği yapılacağı anlaşılıyor. <strong>Askeri ve Diplomatik</strong> kaynaklar, güvenli bölgenin bir tuzak olduğunu, geçmiş tecrübelerden yola çıkarak güvenli bölgelerin&nbsp;birden çok terör örgütüne alan açmak, koruma altına almanın yanı sıra&nbsp;lojistik destek sağlayarak Suriye'nin parçalanmasına yönelme projesi üzerine kurgulanmış&nbsp;sihirli iki kelimedir, açıklaması yaptığını görüyoruz. Bir çok kesimin güvenli bölgenin&nbsp;Suriye için tehdit olduğu kadar Türkiye içinde ciddi bir tehdit olduğunu anlayamadıklarını görüyoruz. Yada anlıyorlar biliyorlar ancak güvenli bölge masalı algısı yaratmaya çalışıyorlar.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">26. Genel Kurmay Başkanı İlker Başbuğ ''<strong>NASIL BİR TÜRKİYE</strong>'' kitabında, güvenli bölgelerin terör örgütlerine alan açmak üzere kurgulandığını, terör örgütlerini destekleyen ülkelerin lojistik destek sağlamak üzere oluşturulduğu ve güvenli bölgelerde birden çok terör örgütünün barındırıldığı yönünde geçmiş tecrübelerle konunun önemine dikkatleri çekiyor.</span></p><p><span style="font-size:16px">E.&nbsp;Tümgeneral Ahmet Yavuz katıldığı televizyon programlarında, güvenli bölgenin bir tuzak olduğu yönünde açıkalamalarda bulunarak sorunun büyüklüğüne ve önemine&nbsp;dikkatleri çekiyor.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Barış Koridoru, Suriye'nin toprak bütünlüğüne karşı tehdit ülekelerin içinde bulunmadığı yeni bir sürecin başlangıcı olacağı görülüyor. Türkiye bu kararlılığıyla coğrafyaya huzur getirecek tek ülke konumunda. Suriye'de güvenli bölge oluşturulması durumunda, Suriye olduğu kadar Türkiye içinde ciddi tehdittir. Suriye'nin toprak bütünlüğü sağlanarak bölgede huzurun yeniden inşaası Türkiye'nin kararlılığı ile mümkün olacak. </span></p><p><span style="font-size:16px">MGK bildirisi ve öncesi Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın yaptığı açıklamalar, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ''Özel Kuvvetler''de yaptığı konuşması ve S-400 Hava savunma Sistemi'nin Türkiye'de göreve başlamasıyla operasyon sinyallerinin geldiğini anlayabiliyoruz. Türkiye'nin tüm diplomatik girişimleri karşı ülkelerce maalesef anlaşılmamıştır. Türkiye tüm bu zorlukların üstesinden gelebilecek güce, bilgiye, kabiliyete sahiptir.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Barış Koridoru: Türkiye, Rusya, İran ve Suriye ile birlikte&nbsp;Suriyenin toprak bütünlüğüne saygılı ülkelerle işbirliği stratejisidir. Barış Koridoru stratejisinde Suriye'yi bölmeye çalışan, terör örgütlerini destekleyen ülkelere yer verilmeyeceği, bu stratejiyle ilgili ülkelerin&nbsp; Suriye topraklarından silineceği anlaşılıyor.&nbsp;</span></p><p>&nbsp;</p><p><strong><span style="font-size:22px">Rumeli Gazetesi Strateji Editörü</span></strong></p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Euro Bölgesi'nde büyüme hızı azalmaya devam ediyor]]>https://rumeligazetesi.com/haber/euro-bolgesinde-buyume-hizi-azalmaya-devam-ediyor-5236beddac-95cf-4656-961e-1031462747332019-08-02T01:08:00+03:00Admin Euro Bölgesi'nde büyüme hızı azalmaya devam ediyor

Euro Bölgesi'nde büyüme hızı azalmaya devam ediyor

EKONOMİ

Admin
<p><strong><span style="font-size:16px">Euro Bölgesi'nde büyüme hızı yılın ikinci çeyreğinde yarı yarıya azaldı ve temmuz ayında sert bir şekilde düştü.</span></strong></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">Bu veriler <strong>Avrupa Merkez Bankası</strong>'nın eylül ayında para politikalarını daha da gevşeteceği beklentilerini yükseltti.</span></p><p><br /><span style="font-size:16px">Avrupa Birliği'nin (AB) istatistik ajansı <strong>Eurostat</strong>'ın açıkladığı verilere göre, ortak para birimini kullanan 16 ülke nisan, mayıs ve haziran aylarını kapsayan dönemde birinci çeyreğe göre yüzde 0,2 oranında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,1 büyüdü. Bir önceki dönemde büyüme oranı yüzde 0,4 düzeyindeydi.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">Ayrıca Avrupa Merkez Bankası'nın yüzde 2 düzeyine yakın tutmayı hedeflediği enflasyon da temmuz ayında yüzde 1,1'e gerileyerek son 17 ayın en düşük seviyesini gördü.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">Uzmanlar ekonomideki zayıflığı işaret eden bu verilerin bir süre daha devam edeceğini öngörerek merkez bankasının yeni bir parasal genişleme ve faiz indirimi dönemine girmesini bekliyor.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">ING Başekonomisti <strong>Peter Vanden Houte</strong> bankanın ne yapacağını az çok zaten ilan ettiğini belirterek faiz indirimi, parasal genişleme ve bankaların sınıflandırılması gibi adımların atılacağını vurguladı. <strong>Vanden Houte</strong> "Asıl soru limitlere dayanan merkez bankası önlemlerinin enflasyon ve büyüme noktasında işe yarayıp yaramayacağı. Artık hükümetlerin de daha proaktif mali politikalarla Avrupa Merkez Bankası'na destek olması gerekiyor."</span></p><p>&nbsp;</p><p><strong><span style="font-size:16px">Büyüme AB genelinde de yavaşladı</span></strong></p><p><br /><span style="font-size:16px">Avrupa Birliği üyesi 28 ülke genelinde de ekonomi ikinci çeyrekte bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,2 geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,3 oranında büyüdü. Bu oran yılın ilk çeyreğinde yüzde 0,5'ti.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><strong><span style="font-size:22px">Rumeli Gazetesi Ekonomi Servisi</span></strong></p><p>&nbsp;</p><p><a href="http://www.facebook.com/pg/rumeligazetesi"><img alt="Görüntünün olası içeriği: okyanus, gökyüzü, bulut, ağaç, çim, bitki, açık hava, su ve doğa" src="https://scontent.fbtz1-4.fna.fbcdn.net/v/t1.0-9/67585503_110867173591033_3498616613416992768_n.png?_nc_cat=106&amp;_nc_oc=AQkSdIYIzRFmW0KMrDVYW6rLdVdS1jgaWqiQy3F3ofULP8sSRJRt8azCiTnwK8UVpu0&amp;_nc_ht=scontent.fbtz1-4.fna&amp;oh=ef6996111ba62fbfd0f03d3a6039699e&amp;oe=5DAB8565" style="height:79px; width:640px" /></a></p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[AB üyesi 14 ülke Akdeniz’i geçmeye çalışan göçmenlerin paylaşımını sağlayacak]]>https://rumeligazetesi.com/haber/ab-uyesi-14-ulke-akdenizi-gecmeye-calisan-gocmenlerin-paylasimini-saglayacak-51c6f79071-29ee-438f-90ea-30356264aa132019-08-02T00:35:00+03:00Admin AB üyesi 14 ülke Akdeniz’i geçmeye çalışan göçmenlerin paylaşımını sağlayacak

AB üyesi 14 ülke Akdeniz’i geçmeye çalışan göçmenlerin paylaşımını sağlayacak

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-size:16px"><strong>AB üyesi 14 ülke Akdeniz’i geçmeye çalışan &nbsp;göçmenlerin paylaşımını sağlayacak&nbsp;</strong></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">Avrupa Birliği üyesi 14 ülke Akdeniz’i geçmeye çalışırken bulunacak olan göçmenlerin paylaşımını sağlayacak 'Dayanışma Mekanizması' üzerinde uzlaşma sağladı. Karar Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından kamuoyuna duyurulurken, mekanizmanın nasıl işleyeceğine ilişkin detaylara şimdilik yer verilmedi.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">Fransız hükümetinden edinilen ilk bilgilere göre bu ülkeler arasında Fransa ve Almanya'nın dışında Finlandiya, Portekiz, Lüksemburg, Litvanya, Hırvatistan ve İrlanda bulunuyor.</span><br />&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">28 AB ülkesi ilk olarak Almanya ve Fransa tarafından önerilen bu 'dayanışma mekanizması'nı bir süredir tartışıyordu. Ülkelerin iç ve dışişleri bakanlarını bir araya getiren Paris'teki zirve sonucunda 14 ülkenin anlaşma sağlladığı açıklandı. Macron diğer ülkelerin de Akdeniz'de kurtarılan göçmenlerin paylaşımıyla ilgili mekanizmaya katmak için adımlar atacaklarını söyledi.</span></p><p>&nbsp;</p><p><strong><span style="font-size:16px">İtalya ve Malta'dan sert tepki</span></strong></p><p><br /><span style="font-size:16px">İtalya ve Malta anlaşmaya en çok karşı çıkan ülkelerin başında geliyor. Geçtiğimiz hafta Finlandiya’daki Avrupa Birliği içişleri bakanları toplantısında söz konusu öneriyi reddeden iki ülkenin İçişleri Bakanları Paris'teki zirveye de katılmadılar. İtalya'da popülist sağ hükümet 2018 yılında iktidara gelene kadar gelen kaçak göçmenlerin neredeyse tümü ülkeye alınıyordu. Şimdi ise Roma, Akdeniz’de göçmen kurtaran gemilerin limana yanaşmasına dahi izin vermiyor.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">Macron zirve öncesinde de Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Grandi ve Uluslararası Göç Örgütü Başkanı Antonio Vitorino ile bir araya geldi. Grandi ve Vitorino zirvede alınan kararı memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, ‘Bu durumda ortak hareket edilmesi herkesin çıkarınadır’ açıklaması yaptı.</span></p><p>&nbsp;</p><p><strong><span style="font-size:22px">RUMELİ GAZETESİ&nbsp;</span></strong></p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[MHP Lideri Devlet Bahçeli'den ''Tarihi Çağrı'']]>https://rumeligazetesi.com/haber/mhp-lideri-devlet-bahceliden-tarihi-cagri-50993196ab-b4b0-4a42-a1c0-cfa9f95fb57f2019-08-01T20:05:00+03:00Admin MHP Lideri Devlet Bahçeli'den ''Tarihi Çağrı''

MHP Lideri Devlet Bahçeli'den ''Tarihi Çağrı''

GÜNDEM

Admin
<p><strong><span style="font-size:16px">Milliyetçi Hareket Partisi Genel&nbsp;Başkanı Devlet Bahçeli sosyal medya hesabından çağrıda bulundu.&nbsp;</span></strong></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">MHP Lideri Bahçeli yaptığı açıklamada:</span></p><p><span style="font-size:16px">Milliyetçi Hareket Partisi yarım asırlık varlığıyla, ahlaki tutarlılığıyla, anıtlaşan ilke ve ülküleriyle Türkiye’nin en köklü siyasi müesseselerinden birisidir. Aynı zamanda Türk milletine mensubiyet şuurunu müstesna bir onurla özümsemiş büyük bir davanın bayraklaşmış halidir.</span></p><p><br /><span style="font-size:16px">Tarih boyunca üç hilal kardeşliğin adı, kaynaşmanın adresi, kucaklaşmanın adaleti olmuştur. Nitekim üç hilal varsa huzur vardır, umut vardır, birlik ve dayanışma ruhu vakarını mahfuz tutmuştur. Bu gerçekler şerefli mazimizin iftihar vesikasıdır.</span></p><p><br /><span style="font-size:16px">Özellikle siyasi müesseselerin gelişmesi bazen onlarca, bazen de nesiller boyunca sürmüştür. Milliyetçi Hareket Partisi bu gelişmeyi pek çok badireyi atlatarak, pek çok sorun ve sıkıntıyı aşarak başarmıştır. Yarım asrın her sayfası buna müşahit, hatta bunun mübeşşiridir.</span></p><p><br /><span style="font-size:16px">Zaman olmuş kırgınlıklar, kızgınlıklar ve küslükler vasat bulmuştur. Zaman olmuş kopuşlar, kırılışlar ve kayışlar yaşanmıştır. Ana gövde sağlam olduğundan, fazilet ve fikriyat derinlere tutunduğundan dönem dönem şiddeti artan fırtınalar hamd olsun tesirsiz kalmıştır.</span></p><p><br /><span style="font-size:16px">Elbette dalından kopan yaprağın akıbetini her zaman rüzgâr tayin etmiştir. Bu durum şaşmaz bir hayat ve siyaset gerçeğidir. Milliyetçi Hareket Partisi düştüğü her yerden kalkmasını başarmış, adeta küllerinden yeniden doğmasını bilmiştir.</span></p><p><br /><span style="font-size:16px">Çünkü davamız hak davasıdır, hakikat davasıdır, Allah davasıdır. Millete adanmış ömürlerin, mahkûmiyet ve mağduriyetlere direnmiş asalet ve ahlakın tarihi haklarından vazgeçmesi, tertemiz davasından taviz vermesi akla ve hayale bile getirilemeyecektir.</span></p><p><br /><span style="font-size:16px">1 Kasım 2015’ten sonra ağır ve sancılı parti içi meselelerle biteviye meşgul edildiğimiz inkar edilemeyecek bir vakıadır. Bu vahim sürecin travmalarına ve makus sonuçlarına her dava arkadaşımız farklı dozajda muhatap kalmıştır. Yaşananlar üzücüdür, hüzünlüdür, ibret vericidir.</span></p><p><br /><span style="font-size:16px">MHP’den kopan dava arkadaşlarımız 25 Ekim 2017’de İYİ Parti’yi kurmuşlardır. Ancak geçmişte birlikte yürüyüp, beraberce mücadele ettiğimiz arkadaşlarımızın önemli bir kısmı aradıklarını bulamamışlar veya kenara itilmişlerdir. Yola çıkılanlar yolda bulunanlara değişilmiştir.</span></p><p><br /><span style="font-size:16px">CHP ve HDP ile ittifak hiçbir vicdan sahibi ülküdaşımın kabullenemeyeceği bir gaflet olarak hafızalara kazınmıştır. Bir inat ve öfke uğruna aklı çelinen, makam ve mevki vaatleriyle davasından koparılan kardeşlerimin hüsranları şahsımı her zaman kaygılandırmış ve düşündürmüştür.</span></p><p><br /><span style="font-size:16px">Her ne yaşandıysa geride kalmış, herkes için ders niteliğinde olmuştur. Hadiseleri film şeridi gibi gözümüzün önüne getirdiğimizde bundan hiçbir şahsiyet ve karakter sahibi dava arkadaşımın memnuniyet duymayacağı açıktır, bu kapsamdaki kanaatim de çok güçlüdür.</span></p><p><br /><span style="font-size:16px">3-4 Ağustos 2019 tarihinde İYİ Parti’nin 4.Olağanüstü Kurultayı yapılacaktır.Çağrım şudur: Fiziken orada,fikren aramızda bulunan dava arkadaşlarımın müştereken karar alıp Milliyetçi Hareket Partisi’ne dönüşün tarihi sorumluluğunu yerine getirmeleri halisane ve samimi beklentimdir</span></p><p><br /><span style="font-size:16px">Buluşma yerimiz zillet değil millettir. Kucaklaşma zamanı gelmiştir. İYİ Parti’nin Olağanüstü Kurultay’ında MHP’yle bütünleşme ve birleşme hamlesi Türkiye’nin gücüne güç katacak, yarım asırlık davamızı birlik ve dirlik içinde geleceğe taşıyacaktır.</span></p><p><br /><span style="font-size:16px">Çağrım birliğe, beraberliğe, barışmaya ve heyecanla tokalaşmayadır.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:22px"><strong>Rumeli Gazetesi</strong></span></p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[F.Bahçe'ye WinWin kampanyasından çılgın gelir!]]>https://rumeligazetesi.com/haber/fbahceye-winwin-kampanyasindan-cilgin-gelir-49663c4f71-de96-4a70-b541-38dae09ad95c2019-05-19T13:31:00+03:00Admin F.Bahçe'ye WinWin kampanyasından çılgın gelir!

F.Bahçe'ye WinWin kampanyasından çılgın gelir!

SPOR

Admin
<p>İlk gününde 31.5 milyon TL toplanan 'Fenerbahçe WinWin' programının ikinci gününde Acun Ilıcalı ile birlikte ünlü şovmen Beyazıt Öztürk, Fenerbahçeli eski boksör Adem Kılıçcı, futbolcu Mehmet Aurelio ve ünlü isimler Hakan Ural ile Emre Karayel yayına katıldı. Fenerbahçe Başkanı Ali Koç da 21.40'da canlı yayına katıldı.&nbsp;</p><p>Basketbol başantrenörü Zeljko Obradovic ve Final Four'a yükselen basketbol takımı oyuncuları katıldı. Fenerbahçe'nin efsane basketbolcularından İbrahim Kutluay da 'Fenerbahçe WinWin' programına katılan bir diğer isim oldu.</p><p>Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, Star TV'de de "Fenerbahçe WinWin" programının yapılmasını istedi.</p><p><strong>İŞTE KAMPANYA'DA TOPLANAN PARA!</strong></p><p>Fenerbahçe WinWin kampanyası kapsamında Türkiye genelinde iki günde 123 bin forma satıldığı ve 950 bin SMS atıldığı duyuruldu. Açıklanan verilerin ardından 55 milyon 900 bin TL toplandığı belirtildi.</p><p><strong>ALİ KOÇ'UN PROGRAM SONU SÖZLERİ</strong></p><p>"Keşke tüm kulüpler bunu yapsa. Çok tatlı bir rekabet olur. Sahada rekabet var ama yapıcı rekabeti bilmiyoruz. Böyle bir rekabette rakamlar eminim ki, daha yüksek olur. Tabi yine Fenerbahçe'nin önde olacağını düşünüyorum. Fenerbahçe'de çok farklı bir kültür var. Fikret Orman'ın başkanlığını tebrik ederim. Bize dokundurmadan geçemedi ama sağlık olsun. Onlar da daha önce denedi. Biz ilk defa deniyoruz ve sonuçlar ortada"</p><p>Acun Ilıcalı ve Beyazıt Öztürk arasında ilginç bir iddialaşma yaşandı. Beyazıt Öztürk, "Acun sen ne kadar forma aldın?" diye sordu. Acun Ilıcalı ise, "Kim daha fazla forma alacak diye yarışalım mı?" cevabını verdi. Beyazıt Öztürk ise, "Acun sen bağışlıyorsan.... Beşte biri." diyerek esprili bir yanıt verdi. Ünlü televizyoncu Acun Ilıcalı, "Ben ne kadar forma alacağımı en son söyleyeceğim." ifadelerini kullandı.</p><p><img alt="" src="http://www.laravel-edergi.onm/images/detay/resimler/640xauto.jpg" style="height:427px; width:640px" /></p><p><strong>CANLI YAYINDA ALINAN FORMALAR</strong></p><p>Fenerbahçe eski yöneticisi Hakan Bilal Kutlualp, 1000 tane forma aldığını açıkladı. Kutlualp, formaların yarısını polis şehit ailelerine, yarısını ise TSK şehit ailelerine bağışladığını duyurdu.</p><p>Mersin Fenerbahçeliler Derneği, 593 forma aldığını açıkladı. Adana Fenerbahçeliler Derneği ise 401 forma aldıklarını duyurdu. Denizci Fenerbahçeliler Derneği'nden Barış Türkmen, derneği adına 535 forma bağışladı. KKTC Fenerbahçeliler Derneği Başkanı Burçin Ali Usta, 507 forma aldıklarını açıkladı. Ankara İş İnsanlar Derneği'nden Engin Aygüney, 506 forma satın aldıklarını açıkladı. Antalya Kemer Fenerbahçeliler Derneği'nden Süleyman Akça, 307 adet özel forma siparişi verdiğini duyurdu. Fenerbahçe tribün gruplarından Genç Fenerbahçeliler'in tanınan ismi Yücel Aslan, 250 forma aldıklarını duyurdu.</p><p>Kocaeli Fenerbahçe Sarı Lacivertliler Derneği'den Eyüp Aratay, 541 özel forma aldıklarını duyurdu. Oyuncu Emre Karayel, casting ajansı adına 100 forma aldıklarını ve bunu UNIFEB'e bağışladıklarını açıkladı. Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği eski başkanı Cem Negrin, 505 forma aldı. FBİAD Başkanı Selami Çakır, üyelerinin toplam olarak 555 forma alacaklarını duyurdu. Kazancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cemil Kazancı, Rize adına 5000 forma aldı.</p><p>1907 Fenerbahçe Derneği Başkanı Ruşen Çetin derneği adına 1907 forma satın aldı. Medicana Grubu Başkanı Hüseyin Öztürk, 1000 forma aldığını ve desteklerinin devam edeceğini duyurdu.</p><p>Acun Ilıcalı, bir dönem Fenerbahçe'de forma giyen ve şu an başka bir takımda kariyerine devam eden bir futbolcunun 300 forma satın aldığını duyurdu.</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[En hızlı büyüyen YouTube pazarı hangisi]]>https://rumeligazetesi.com/haber/en-hizli-buyuyen-youtube-pazari-hangisi-4825c60a3c-82a8-47e9-b81b-fed26f9542b92019-04-12T12:52:00+03:00Admin En hızlı büyüyen YouTube pazarı hangisi

En hızlı büyüyen YouTube pazarı hangisi

TEKNOLOJİ

Admin
<p>YouTube, yıllık YouTube Brandcast etkinliğinde Comscore verilerine göre; Dünyanın en büyük pazarlarından bir tanesi olan Hindistan’da en hızlı büyümeyi yakaladı. Geçen yıla göre yaklaşık olarak %18 gibi büyük bir büyüme oranı yakalayan şirket, Google’ın en gözde platformlarından bir tanesi oldu.</p><p>Geçen yıl Hindistan’da aktif YouTube kullanıcısı, 225 milyon civarındayken bu yıl, yaklaşık olarak 265 milyon kullanıcı YouTube platformunda yer aldı. Normal şartlarda da, Samsung gibi akıllı telefon devleri bile, Hindistan piyasasına adeta çıkarma yapmıştı. Şu an için Dünya üzerindeki en hızlı büyüyen ekonomik pazarın Hindistan olduğu düşünülürse, YouTube tarafından açıklanan bu verilerin pek de şaşırtıcı olmadığını söyleyebiliriz.</p><p>Mobil YouTube kullanan Hintli kişi sayısı ise, geçen yıla göre %85 oranında arttı. Ayrıca en az bir milyon takipçiye sahip 1200 içerik üreticisi de, YouTube içerisinde yer alıyor. Platformun bu kadar büyük bir başarı elde etmesindeki en önemli etken ise, Hindistan’daki boş zaman değerlendirmesinin teknoloji ile giderilmek istenmesi.</p><p>Son olarak YouTube içerisinde aktif olan günlük kullanıcı sayısı, geçen yıla göre %100 oranında artış gösterdi. Muhtemelen ilerleyen dönemlerde YouTube, Hindistan için daha farklı projeler üretecek.</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Bu telefon hepsinden farklı! Rekabet kızışacak...]]>https://rumeligazetesi.com/haber/bu-telefon-hepsinden-farkli-rekabet-kizisacak-477658e997-7411-4327-9f8f-b8fa03218bc22019-04-12T12:44:00+03:00Admin Bu telefon hepsinden farklı! Rekabet kızışacak...

Bu telefon hepsinden farklı! Rekabet kızışacak...

TEKNOLOJİ

Admin
<p>Teknoloji üreticilerinden Sharp da ekranı katlanan telefon pazarına katılmaya hazırlanıyor. Ancak bu telefonu Samsung ve Huawei'nin duyurduğu modellerden bir farkı var. Galaxy Fold ve Huawei Mate X kitap gibi katlanırken, Sharp'ın henüz prototip aşamasında olan telefonu ise dikey olarak katlanıyor.</p><p>6.18 inç'lik bir ekrana sahip olan ve bu sayede 1440x3040 piksel ekran çözünürlüğüne ulaşan telefon, AMOLED ekran teknolojisini kullanıyor. Ekranı 300 bin kez katlanabilen Sharp'ın bu yeni prototip telefonuyla birlikte esnek ekranlı cihazlar arasındaki savaş daha da kızışacak gibi görünüyor.</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Fenerbahçe - Galatasaray derbisinde Fatih Terim Ersun Yanal'a karşı üstün]]>https://rumeligazetesi.com/haber/fenerbahce-galatasaray-derbisinde-fatih-terim-ersun-yanala-karsi-ustun-467b678f85-b9a5-4797-954d-0e997c869a0b2019-04-12T11:28:00+03:00Admin Fenerbahçe - Galatasaray derbisinde Fatih Terim Ersun Yanal'a karşı üstün

Fenerbahçe - Galatasaray derbisinde Fatih Terim Ersun Yanal'a karşı üstün

SPOR

Admin
<p>Bu hafta oynanacak Fenerbahçe - Galatasaray derbisinde gözler iki takımın teknik adamlarında da olacak. Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim ile Fenerbahçe Teknik Direktörü Ersun Yanal bugüne kadar 10 kez birbirlerine rakip oldu. İki takım çalıştırıcısı arasındaki rekabet 4 Eylül 1996 yılında oynanan Galatasaray (Fatih Terim) - Denizlispor (Ersun Yanal) müsabakası ile başladı. Bu karşılaşmayı Terim’in öğrencileri 2-0 kazandı.</p><p><img alt="" src="http://www.laravel-edergi.onm/images/detay/resimler/fenerbahce-gaatasaray-ilk-11ler-belli-oldu.jpg" style="height:450px; width:690px" /></p><p><strong>11. RANDEVU</strong></p><p>Geride kalan 10 resmi müsabakada Fatih Terim’in Ersun Yanal’a karşı üstünlüğü bulunuyor. Söz konusu karşılamalarda Terim’in öğrencileri 4 kez sahadan galip ayrılırken, Yanal’ın takımları ise 1 kez galibiyet sevinci yaşadı. 5 maçta ise kazanan taraf çıkmadı.</p><p><strong>TEK DERBİ TERİM'İN</strong></p><p>İki teknik adam arasında oynanan ilk ve son maçı ise Fatih Terim kazandı. 11 Ağustos 2013 tarihinde Türkiye Süper Kupa maçında Galatasaray, Fenerbahçe’yi uzatmada Didier Drogba’nın golü ile 1-0 mağlup edip, kupayı alan taraf olmuştu.<br />Fatih Terim ile Ersun Yanal arasında oynanan maçlar şöyle:</p><p>Türkiye Süper Kupa 11.08.2013 (Fatih Terim) Galatasaray: 1 - Fenerbahçe: 0 (Ersun Yanal)<br />Süper Lig 02.03.2013 (Ersun Yanal) Eskişehirspor: 0 - Galatasaray: 0 (Fatih Terim)<br />Süper Lig 06.10.2012 (Fatih Terim) Galatasaray: 1 - Eskişehirspor: 1 (Ersun Yanal)<br />Süper Lig 22.01.2012 (Ersun Yanal) Eskişehirspor: 0 - Galatasaray: 0 (Fatih Terim)<br />Süper Lig 15.02.2004 (Ersun Yanal) Gençlerbirliği: 2 - Galatasaray: 2 (Fatih Terim)<br />Süper Lig 31.08.2003 (Fatih Terim) Galatasaray: 2 - Gençlerbirliği: 1 (Ersun Yanal)<br />Süper Lig 11.05.2003 (Fatih Terim) Galatasaray: 1 - Gençlerbirliği: 1 (Ersun Yanal)<br />Süper Lig 24.11.2002 (Ersun Yanal) Gençlerbirliği: 1 - Galatasaray: 0 (Fatih Terim)<br />Süper Lig 18.12.1999 (Ersun Yanal) Denizlispor: 2 - Galatasaray: 4 (Fatih Terim)<br />Süper Lig 04.10.1996 (Fatih Terim) Galatasaray: 2 - Denizlispor: 0 (Ersun Yanal)</p><p><strong>EN DENEYİMLİSİ MUSLERA</strong></p><p>Galatasaray'da iki isim bu maçların gediklisi olarak istatistiklerde yer alıyor. 2011 yılının yaz transfer döneminde İtalya ekibi Lazio'dan transfer edilen Uruguaylı eldiven Fernando Muslera, bugüne kadar Süper Lig, Türkiye Kupası ve Türkiye Süper Kupası'nda 20 kez Fenerbahçe'ye karşı mücadele etti. Muslera, takımda bulunan futbolcular içerisinde sarı-lacivertlilere karşı en fazla maç yapan futbolcu olarak yer alıyor.</p><p>Deneyimli kaleciden sonra Fenerbahçe derbisinde en fazla forma giyen isim ise kaptan Selçuk İnan. Selçuk, lig, Türkiye kupası ve Süper Kupa'da Fenerbahçe'ye karşı 19 kez mücadele etti.</p><p><strong>TERİM'İN DERBİ KARNESİ</strong></p><p>Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, bugüne kadar kariyerinde iki takımla Fenerbahçe'ye karşı rakip oldu. Terim, ilk olarak Ankaragücü'nü çalıştırırken, 31 Ekim 1987 yılında Süper Lig'de oynanan maçta sarı-lacivertliler ile karşılaştı. Başarılı teknik adam, Galatasaray ile ligde ilk kez ise 8 Eylül 1996 yılında Fener'e rakip oldu.</p><p><strong>FENERBAHÇE İLE 33. MAÇ</strong></p><p>Fatih Terim, kariyerinde Ankaragücü ve Galatasaray ile Fenerbahçe'ye karşı 32 maç yaptı. Söz konusu müsabakalarda Terim'in öğrencileri 10 kez sahadan galip ayrılırken, 10 kez de rakibine mağlup oldu. 12 mücadelede ise kazanan taraf çıkmadı. Terim, Ankaragücü'nü çalıştırırken, sarı-lacivertliler ile 4 maç yaptı ve 3 beraberlik, 1 yenilgi aldı.</p><p>Galatasaray, Fatih Terim yönetiminde Fenerbahçe ile daha önce 28 derbi mücadelesine çıktı. Sarı-kırmızılılar söz konusu derbilerde 10 kez galip gelirken, 9 kez de mağlup oldu. 9’unda ise berabere kaldı.</p><p><strong>TERİM'İN 58. DERBİSİ</strong></p><p>Galatasaray, Terim ile birlikte Fenerbahçe ve Beşiktaş ile Süper Lig, Türkiye Kupası, TFF Süper Kupa, Cumhurbaşkanlığı Kupası, Türkiye Spor Yazarları Derneği Kupası ve Gurbet Kupası'nda toplam 57 maç yaptı. Deneyimli teknik adam, bu müsabakalarda 21 galibiyet, 15 mağlubiyet ve 21 beraberlik aldı.</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[55.Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu Tekirdağ’dan geçecek]]>https://rumeligazetesi.com/haber/55cumhurbaskanligi-bisiklet-turu-tekirdagdan-gececek-459a576bae-4be7-4917-847d-c98326ca16172019-04-11T13:49:00+03:00Admin 55.Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu Tekirdağ’dan geçecek

55.Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu Tekirdağ’dan geçecek

GÜNDEM

Admin
<p>16 Nisan’da başlayacak 55’inci Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, Tekirdağ’dan geçecek. Bisiklet Turu, ilk yıllarındaki rotasına dönerek Marmara Denizi etrafında gerçekleştirilecek.</p><p>Türkiye Bisiklet Federasyonu’nun (TBF) 1963 yılından bu yana geleneksel olarak düzenlediği ve bu sene üçüncü kez en üst yarış kategorisi olan ‘UCI World Tour’ takviminde yer alan Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu 16-21 Nisan 2019 tarihleri arasında ‘nostaljik’ bir rotada sporseverlerle buluşacak.</p><p>1963’te ‘Marmara Turu’ adıyla başlayan, 1965’te uluslararası nitelik kazanan ve sonraki sene ilk defa Cumhurbaşkanlığı makamı himayesinde gerçekleştirilen yarış, 55’inci yılında yine Marmara Denizi çevresinde, ilk rotasına benzer bir güzergahta yapılacak. Altısı World Tour takımı olmak üzere 17 takımdan 119 bisikletçi, yarış boyunca iki defa kıta değiştirecek.</p><p>İstanbul’dan yola çıkarak Tekirdağ üzerinden tarihi Gelibolu Yarımadası’nda şehitler ve savaş kurbanlarına selam duracak yıldız sporcular, Avrupa’dan Asya’ya geçecek. Edremit, Balıkesir ve Bursa’nın ardından ‘Kraliçe Etap’ta yapılacak Kartepe tırmanışı Tur’un kazananını belirleyecek. Sakarya ve Kocaeli üzerinden gerçekleştirilecek son etapta ise bisikletçiler Avrasya Tüneli’nden geçerek Sultanahmet Meydanı’nda Tur’u bitirecek.</p><p>&nbsp;</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Bebeklerde atopik dermatite karşı etkili öneriler]]>https://rumeligazetesi.com/haber/bebeklerde-atopik-dermatite-karsi-etkili-oneriler-44e019aed7-97e7-4351-b982-17f61a08fa7f2019-04-11T13:30:00+03:00Admin Bebeklerde atopik dermatite karşı etkili öneriler

Bebeklerde atopik dermatite karşı etkili öneriler

SAĞLIK

Admin
<p>Bebeklerde sıkça karşılaşılan Atopik dermatit (Atopik Egzama) kalıtsal olduğu bilinen bir egzama türüdür. Ebeveynlerin ikisinde birden atopik egzama varsa bu rahatsızlığın bebeklerde de görülme ihtimali yüzde 50’nin üzerine çıkmaktadır. Bazı tetikleyici unsurlarla şiddeti artabilen bu deri rahatsızlığının ilk belirtileri bebeklerde bir yaşını doldurmadan görülebiliyor. Prima Uzman Kurulu Üyesi Dermatolog Prof. Dr. Ertuğrul H. Aydemir, bebeklerin cildini egzamanın olumsuz etkilerinden ve ataklarından korumak için pratik önerilerde bulunuyor.</p><p><strong>İLK BELİRTİLERE DİKKAT EDİN</strong></p><p>İlk belirtiler, bebeklerde genellikle yanaklarda palyaço makyajını andırır biçimde kırmızı, hafif şiş, üzeri kuru ve ince kepekli yamalar şeklinde kendini gösterir. Atak dönemlerinde daha fazla şişme ve sulanma görülebildiği gibi kaşıntı da olabilir. Şiddetli ataklarda ise kollar, bacaklar ve gövdede de benzer kızarıklıklar ve kaşıntılı belirtiler ortaya çıkar. Bu alanlar özen gösterilmediğinde kolayca mikrop kapabilir ve bu da kaşıntının ve egzamanın şiddetini artırmasına neden olur.</p><p><strong>BEBEKLERİN BANYOSU SIK YAPILMALI AMA KISA SÜRMELİ</strong></p><p>Atopik dermatiti tetikleyen nedenler arasında bebeklerin cildini aşırı sabunlama, keseleme, alkol içeren kolonya benzeri ürünlerin kullanımı ve bebeğin fazla terlemesi sayılabilir. Ancak Prof. Dr. Ertuğrul H. Aydemir, en sık görülen ve kolayca gözden kaçabilen nedenlerden birisinin de yünlü giysiler olduğuna dikkat çekiyor. Giysilerdeki yün liflerinin çok fazla tahrişe neden olduğunu söyleyen Prof. Dr. Aydemir, bu liflerin kaşıntıyı da artırabileceğini belirtiyor. Sentetik giysiler de bebekleri terleterek, kaşıntıyı artıracağından bebek kıyafetlerinde pamuklu kumaşların tercih edilmesi öneriliyor.</p><p>Bebeklerin cildinin çok kuru olması da kaşıntıyı tetikleyebiliyor. Bebeklerin yıkanma sıklığı konusunda değişik görüşler olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ertuğrul H. Aydemir, ebeveynlere bebeklerini sık (her gün gibi) ve ılık suyla yıkamalarını öneriyor. Bebek kurulandıktan sonra, 2-3 dakika içerisinde cildine iyi bir vücut nemlendiricisi sürülmesi de bebeklerin cildinin kuru kalmamasını sağlayarak kaşıntıyı önlüyor. Ancak banyo uygulamasının kısa sürmesi, bebeğin yıkandığı suyun ılık olması ve bebekleri sabunlama işleminin de uzun tutulmaması gerekiyor.</p><p>Egzamanın şiddetlenmesinde yiyeceklerin etkisi de çok tartışılan konuların başında geliyor. Bebeklerin ilk 2 yaş aralığında yediklerinin egzama üzerinde sınırlı etkileri olsa da, annelerin bebeklerinin yediklerine nasıl tepkiler verdiğini gözlemlemesi öneriliyor.</p><p><strong>BEBEKLERİN BEZ BÖLGESİ KURU OLMALI</strong></p><p>Bebeklerde cildin idrar ya da dışkıyla teması tahrişi artıracağı için yeni geliştirilen, emici kanal teknolojisine sahip, nefes alabilen bebek bezlerinin kullanımı da problemin etkilerini azaltıyor. Sıvıyı emen ve hapseden, daha fazla kuruluk sağlayan bebek bezleri bez bölgesini kuru tutarak tahrişi önlüyor.</p><p><strong>DERMATOLOG TAVSİYESİ ALINMALI</strong></p><p>Atak dönemlerinde tedavi için muhakkak bir dermatoloğa başvurulması öneriliyor. Ailelere internetten edindikleri bilgilerle ya da eş dost önerileriyle ilaç kullanmamalarını, özellikle de bir dermatolog denetimi olmadan asla kortizon içeren ürünler denememelerini öneren Prof. Dr. Ertuğrul H. Aydemir, egzamanın genellikle 2 yaşın sonuna doğru kendiliğinden kaybolduğunu daha sonra ise şekil değiştirerek devam edebildiğini veya tamamen yok olabildiğini belirtiyor.</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[İşten eve döndüğünüzde lenslerinizi çıkarın]]>https://rumeligazetesi.com/haber/isten-eve-dondugunuzde-lenslerinizi-cikarin-4383c80f18-4373-4186-98a9-818feb864b152019-04-11T13:17:00+03:00Admin İşten eve döndüğünüzde lenslerinizi çıkarın

İşten eve döndüğünüzde lenslerinizi çıkarın

SAĞLIK

Admin
<p>Kontakt lensler; göz bozukluğu olan, gözlük takmak istemeyen, gözleri lazere uygun olmayan hastalar tarafından sık tercih ediliyor. “Kontakt lensler; yerinde ve kurallarına uyulması şartıyla bizlerin de sıklıkla reçete ettiği yardımcı görme aparatlarıdır” diyen Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Fatih Atmaca, kurallara dikkat etmediğimizde kontakt lenslerin faydadan çok zarar verebileceği konusunda uyardı.</p><p>Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Fatih Atmaca, kontakt lens kullanımı ile ilgili tavsiyelerde bulundu:</p><p><strong>1- Lensleri kısa süreli kullanmalıyız</strong></p><p>Oksijen geçirgenlikleri ne kadar yüksek olursa olsun; kontakt lensli bir göz, normal bir göze göre daha az oksijenlenir. Bu nedenle lenslerimizi mümkün olduğunca kısa süreli kullanmalıyız. Örneğin okuldan veya işten eve döndüğümüzde lenslerimizi çıkarmalı, gözlük kullanmalıyız.</p><p><strong>2- Lenslerimizin hijyenine dikkat etmeliyiz</strong></p><p>Lenslerimizin hijyeni konusunda da oldukça dikkatli olmamız gerektiğini dile getiren Dr. Fatih Atmaca, “Lenslerimizi takarken ve çıkarırken önce ellerimizi yıkamalıyız. Lenslerimizi çıkardıktan sonra temiz lens kutumuza solüsyonumuzu yenileyerek koymalıyız” şeklinde konuştu.</p><p><strong>3- Lenslerle asla uyumamalıyız</strong></p><p>Lenslerimizle asla ve asla uyumamamız gerekiyor. Hastalarımıza bunu söylediğimizde bazen ‘Ama hocam böyle yapan arkadaşlarımız var ve bir şey olmuyor’ cevabını alabiliyoruz. Benim bu durumda verdiğim cevap şu oluyor: “Bir gün bir şey olmaz, bin gün bir şey olmaz. Bin birinci gün iltihap kapabilirsiniz.” İşin kötü tarafı kontakt lens kullanımına bağlı başta keratit dediğimiz enfeksiyonlar (lensi üzerine taktığımız gözümüzün saydan ön tabakasının iltihabı) kalıcı görme kaybına neden olacak kadar ciddi bir hal alıyor. Uyumadan önce nasıl ki ayakkabımızı, çorabımızı çıkarma ihtiyacı hissediyorsak, lenslerimizi de çıkarmadan uyumamalıyız. Unutmayalım ki göz bebeklerimiz ayak tabanımızdan çok daha hassas.</p><p><strong>4- Lenslerle havuza girmemeliyiz</strong></p><p>Bir diğer yanlışın ise aylık lenslerin bir ay gözde kalabileceği düşüncesi olduğuna dikkat çeken Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Fatih Atmaca, “Bu kesinlikle yanlıştır. Aylık lens yoktur; sabah takıp akşam çıkarmak kaydı ile bir ay kullanabileceğiniz lensler vardır. Lensleriniz ile asla havuza girmeyin. Havuzdaki klor, koruyucu maddeler, boyar maddeler ve diğer havuz kullanıcılarının vücut sıvıları kontakt lensinize yapışır ve siz havuzdan çıksanız dahi lensler gözünüzde kaldığı sürece gözünüz bu zararlı ve kirli maddelere maruz kalmaya devam eder. Unutmayalım ki keratit dediğimiz ciddi göz enfeksiyonu ile karşılaştığımız her iki hastadan biri düzensiz kontakt lens kullanıcısı. Bu nedenle lens kullanırken dikkatli olmalı, azı karar çoğu zarar özdeyişini akılda tutmalıyız” dedi.</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Papiss Cisse: Gol krallığı hırsım yok]]>https://rumeligazetesi.com/haber/papiss-cisse-gol-kralligi-hirsim-yok-427a3d9c33-bae5-4b79-9536-edc260ed89792019-04-11T12:34:00+03:00Admin Papiss Cisse: Gol krallığı hırsım yok

Papiss Cisse: Gol krallığı hırsım yok

SPOR

Admin
<p>Aytemiz Alanyaspor, Süper Lig'in 28. haftasında oynayacağı Evkur Yeni Malatyaspor maçı hazırlıklarını Alanyaspor Cengiz Aydoğan Tesisleri'nde bugün yaptığı antrenmanla sürdürdü. Teknik Direktör Sergen Yalçın yönetiminde yapılan antrenmana, sakatlığı süren Cenk Ahmet Alkılıç dışında tüm oyuncular eksiksiz katıldı. İdmandan önce doğum günü olan Fernandes ve Welinton için kutlama yapıldı. Ardından ısınma hareketleri ile antrenmana başlayan turuncu-yeşilli ekip, daha sonra 5'e 2 top kapma ve pas çalışması yaptı. Futbolcular, antrenmanın ikinci bölümünü ise çift kale maç yaparak tamamladı. Turuncu-yeşilli ekip çalışmalarına yarın yapacağı tek idmanla devam edecek.</p><p><strong>"BULUNDUĞUMUZ YERİN TADINI ÇIKARMAYA ÇALIŞIYORUZ"</strong></p><p>İdmanda gazetecilerin sorularını yanıtlayan deneyimli golcü Cisse, ligin ilk yarısında 5 gol kaydettiğini belirterek, ”Bu tamamen çalışma ile alakalı. Ligin ikinci yarısında ise hocamızın da gelmesiyle şimdiden 8 gole ulaştım. Bulunduğumuz yerin tadını çıkartmaya çalışıyoruz. Daha önümüzde 7 maç daha var, büyük numaralara ulaşırım bu konuda”dedi.</p><p><strong>"SÜPER LİG'DE YÜKSEK REKABET VAR"</strong></p><p>Süper Lig'in diğer liglere göre nasıl olduğu sorulan Cisse, "Bu zor bir soru oldu aslında. Süper Lig elbette bir Premier Lig ya da bir Bundesliga değil fakat diğer liglerle karşılaştırdığımız zaman bir hayli zor olduğunu söyleyebilirim. Çünkü yüksek mücadele var, teknik var, taktik var. Dışarıdan ilk düşündüklerinde Süper Lig çok iyi olarak algılanamayabilir. Belki birçok insan bunun farkında olmayabilir. Çünkü gerçekten zor bir lig ve mücadeleci bir lig” diye konuştu.</p><p><strong>"BAZI ARKADAŞLARIM BENİMLE DALGA GEÇİYOR"</strong></p><p>Bir gazetecinin kaçırdığı penaltıları sorması üzerine yanıt veren Cisse, ”Bazı arkadaşlarım bu konuda benimle dalga geçiyor. 'Zor golleri atıyorsun ama penaltıları gole çeviremiyorsun' diye. Açıkçası ilk defa başıma böyle bir şey geliyor. Çünkü gerek Fransa liginde gerek Almanya liginde gerekse İngiltere'de penaltıları atıyordum. Türkiye'de başıma geldi. İlk penaltı kaçırdığım maçtan önceki antrenmanda 14'de 14 yapmıştım ama maça çıktığımızda bir türlü gole çevirememiştim. Bütün iş orada başlamıştı. Ama futbolda bu tür şeyler var. Umarım gelecekte bu tür şeyler yaşamam” ifadelerini kullandı.</p><p><strong>"TAMAMEN TAKIMIN BAŞARISINA ODAKLANDIM"</strong></p><p>Gol krallığında zirvede yer alan Diagne'nin en yakın takipçisi olarak yönetilen soruları da cevap veren Cisse, şunları söyledi: Açıkçası bu konuda bir hedefim veya hırsım söz konusu değil. Tamamen takımın başarısına odaklanmış durumdayım. Gol krallığı konusunda yukarıda olmaktansa, takımımın ligi yukarıda bitirmesi benim tercihimdir. Bu yüzden, açıkçası bu konuda dediğim gibi hırsım yok ama takımımın ligi yukarıda bitirmesi, benim de gol krallığında yukarıda olmam tabii ki beni mutlu eder. Önümüzde zorlu bir Malatyaspor maçı var. Kesinlikle zor bir maç olacak. Zor bir deplasman. İnşallah galibiyetle döneriz.”&nbsp;</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Ronaldo: Beni ben yapan Beşiktaş'tı]]>https://rumeligazetesi.com/haber/ronaldo-beni-ben-yapan-besiktasti-415c358b90-1e06-4102-99e8-3e5642fdae612019-04-11T12:31:00+03:00Admin Ronaldo: Beni ben yapan Beşiktaş'tı

Ronaldo: Beni ben yapan Beşiktaş'tı

SPOR

Admin
<p>Beşiktaş'ın 100. yıl şampiyonluğunda büyük pay sahibi olan eski defans oyuncusu Ronaldo Guiaro, bir stoper olmasına rağmen attığı gollerle de adından sıkça söz ettirmişti.</p><p>Ronaldo'nun taraftarlardaki yeri ise, ilk sezonunda Kadıköy'de oynanan Fenerbahçe derbisinde attığı iki golle takımı 1-0'lık yenilgiden 2-1'lik galibiyete taşıyınca ayrı bir mertebeye ulaşmıştı.</p><p>İşte unutulmaz futbolcunun Beşiktaş Dergisi'nin nisan sayısındaki röportajı...</p><ul><li><p>İlginçtir, Benfica'da 5, Beşiktaş'ta 5, ardından PAOK'ta 5 sene oynadım. Hepsinin sembolü Kartal olması da ayrıca ilginç. Ama siz varsınız diye söylemiyorum, beni ben yapan Beşiktaş'tı.</p></li><li><p>Kadıköy'de Fenerbahçe'yi 4-3 yendiğimiz maçın yeri çok özel. Pancu kaleye geçince, gözlerimi kapatıp oynamıştım. Favori maçım, Fenerbahçe'yi iki kafa golüm ile yendiğimiz maç. Bir hafta boyunca kafamı öpen kişi sayısını bilmiyorum.</p></li><li><p>Bir futbolcu oğlum ve okuyan bir kızım var. Antrenörlük kursları alıyorum. Beşiktaş'ta antrenörlük yaptığımı hayal ederim arada sırada. Düş kurmak yasak değil ya!</p></li></ul><ul><li><p>Brezilya'da sadece Beşiktaş'ın Avrupa maçlarını yayınlıyorlar, gecenin bir vaktı izliyorum. Gecenin sessizliğinde mahalleyi ayağa kaldırıyorum gol attığımızda.</p></li><li>Oğlum Yunanistan ikinci liginde oynuyor. Senede bir onu ziyarete giderim ve mutlaka İstanbul'a uğrarım. Geldiğimde de Yasin ile tesislerde kalırım eski günlerin anısına. Otelde kral dairesi versen değişmem. Şimdiki futbolcular çok rahat, onlara anlatın bunları. Çok özleyeceksiniz Beşiktaş'ı.</li></ul>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Gökçe Bahadır bir gecede 100 bin TL kazandı!]]>https://rumeligazetesi.com/haber/gokce-bahadir-bir-gecede-100-bin-tl-kazandi-40c133b08b-2c7e-4161-a0b0-59489d7147ee2019-04-11T12:08:00+03:00Admin Gökçe Bahadır bir gecede 100 bin TL kazandı!

Gökçe Bahadır bir gecede 100 bin TL kazandı!

MAGAZİN

Admin
<p>'Ufak Tefek Cinayetler' dizisinin final yapmasının ardından Gökçe Bahadır albüm hazırlığına başlamış ve Aykut Gürel öncülüğünde ilk kez bir müzik albümü çıkarmıştı.</p><p>Oyuncu albümün çıkmasından kısa bir süre sonra da bir konser verdi. Sıkı bir hazırlıkla konsere çıkan Gökçe Bahadır'ın performansı dinleyenlerden tam not aldı.</p><p>Fakat konserden birkaç gün sonra ortaya atılan bir iddia oldukça dikkat çekti.</p><p>Dizilerden haftalık 70 bin lira alan oyuncunun tek konserden 100 bin TL kazandığı konuşulmaya başlandı.</p><p>Önceki gün Akmerkez'de görüntülenen Bahadır'a bu iddialar soruldu.</p><p>Oyuncu, “Bunlar benim ilgilendiğim konular değil" yanıtını verdi.</p><p>İlk konserinden 100 bin TL aldığı konuşulan Gökçe Bahadır'a bu iddialar soruldu. Oyuncu, “Bunlar benim ilgilendiğim konular değil" diyerek gelen soruları geçiştirdi. (Gecce)</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Çin önümüzdeki aylarda Bitcoin'e savaş açabilir!]]>https://rumeligazetesi.com/haber/cin-onumuzdeki-aylarda-bitcoine-savas-acabilir-39b1b0fc16-d117-4993-854b-82752b9220e32019-04-10T18:54:00+03:00Admin Çin önümüzdeki aylarda Bitcoin'e savaş açabilir!

Çin önümüzdeki aylarda Bitcoin'e savaş açabilir!

EKONOMİ

Admin
<p>Reuters'in haberine göre, Çin Ulusal Gelişim ve Reform Komitesi, ülkenin hangi endüstri alanlarına eğilmesi gerektiğiyle ilgili birtakım çalışmalar yürütüyor. Bu çalışmaların büyük oranda kamuoyu dinlenerek gerçekleştirildiği söyleniyor. Ortaya çıkmakta olan sonuç ise Bitcoin'cileri pek sevindirmeyecek gibi görünüyor zira Bitcoin madenciliği şu sıralar komitenin "sonlandırılması" gereken endüstriler listesine girmiş durumda.</p><p>Komitenin önem verilmesi gereken endüstriler listesini 7 Mayıs tarihinde bitirmesi bekleniyor. Ancak Bitcoin madenciliği Çin'de gerçekten yasaklanırsa bütün piyasa altüst olabilir. Bitcoin işi ucuz elektrik imkanı, donanım gücüne doğrudan ulaşım vb. nedenlerle Çin'de epey popüler. Hatta 2018 yılında dünya Bitcoin piyasasının yüzde 74'ünün Çin merkezli olduğunu söyleyebiliriz. Böylesine bir yasaklama sektörü sarsacaktır şüphesiz.</p><p>Öte yandan komitenin kararının bir yasaklamayı beraberinde getirmek zorunda olmadığını söyleyenler de var. Komitenin oluşturacağı liste yalnızca teşvik edilecek ve edilmeyecek endüstri alanlarını kapsıyor da olabilir.</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Gölbaşı'nda önemli açıklamalar]]>https://rumeligazetesi.com/haber/cumhurbaskani-erdogandan-golbasinda-onemli-aciklamalar-381924bbb2-d411-4e8f-a887-75f4e9b467342019-04-10T17:55:00+03:00Admin Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Gölbaşı'nda önemli açıklamalar

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Gölbaşı'nda önemli açıklamalar

SİYASET

Admin
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gölbaşı Özel Harekat Başkanlığı'nda, Türk Polis Teşkilatı'nın 174'üncü kuruluş yıl dönümü nedeniyle Özel Harekat Başkanlığı yeni hizmet binasının açılış törenine katıldı. Erdoğan, Türk Polis Teşkilatı'nın 174'üncü kuruluş yıl dönümünü kutlayarak, açılışı yapılan hizmet binasının hayırlı olmasını diledi.</p><p>Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişiminde Gölbaşı'ndaki Özel Harekat Başkanlığı'nın bombalandığını ve binaların tahrip edildiğini hatırlattı. FETÖ'cü darbeciler tarafından ele geçirilen uçaklarla bombalandığını belirten Erdoğan, "Havacılık biriminde 7 arkadaşımız, nizamiye önünde de 44 arkadaşımız şehit olmuştu. Her insan ayrı bir dünyadır; fakat az önce saygı değer hocamızın da okumuş olduğu ayetlerde, Rabbimizin bize malum bir müjdesi var. Burada Rabbimiz, 'Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz, onlar diridirler ancak siz bilemezsiniz' buyuruyor. Bizim 51 şehidimiz de burada. Ama bizim yüzlerce, binlerce geçmişten bugüne şehitlerimiz var. Onlar bizi şu anda da izliyorlar ve bizi görüyorlar, onlar sevgililer sevgilisi Peygamber efendimize komşu" dedi.</p><p><strong>'DARBENİN BASTIRILMASINDA ÇOK ÖNEMLİ GÖREV İFA ETTİ'</strong></p><p>Erdoğan, darbe girişiminin yaşandığı her yerde farklı kahramanlık hikayelerinin yaşandığına dikkat çekti. Polis teşkilatının darbenin bastırılmasında çok önemli görevler ifa ettiğini kaydeden Erdoğan, "Genelkurmay Başkanlığı çevresinde, Ankara Emniyet Müdürlüğü binasında, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve Jandarma Genel Komutanlığı çevresinde, Mamak'tan Etimesgut'a kadar her yerde milletimizle birlikte destan yazan polislerimize, şahsım, milletim adına şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu.</p><p><strong>'TAM OLARAK TEMİZLEYEMEDİĞİMİZİ DÜŞÜNÜYORUM'</strong></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, darbe girişiminin ardından FETÖ mensuplarının devletten temizlenmesi için gece gündüz çalıştıklarını belirtti. Cezaevlerinde 20 bin 226'sı hükümlü, 10 bin 333'ü tutuklu olmak üzere toplam 30 bin 559 FETO'cunun bulunduğunu kaydeden Erdoğan, şöyle konuştu:</p><p>"Tutuklu ve hükümlülerden, 4 bin 446'sı da maalesef emniyet teşkilatımızın içinden çıkan hainlerdir. FETO'nun en başından beri en çok örgütlendiği yerlerin, emniyet, ordu, yargı ve milli eğitim olduğunu görüyoruz. Bugüne kadar emniyetin içinden ihraçların sayısı 31 bini aşmıştır. Ordudan ihraç edilenlerin sayısı 15 bini, yargıdan ihraçların sayısı da 4 binin üzerindedir. Diğer kurumlarımızda da hukuk devleti ilkesinden asla sapmadan benzer temizlikler yapıldı, yapılıyor. Açık konuşmak gerekirse, FETO ihanet çetesi mensuplarını kurumlarımızdan hala tam olarak temizleyemediğimizi düşünüyorum. Bazıları zaman zaman gelip ağlıyorlar. Kusura bakmayın, bu iş için hukuk içinde, yargımız gereğini yapıyor. Ama şunu bir ilke olarak söylüyorum, acırsak acınacak hale geliriz."</p><p><strong>'MÜCADELEYİ SÜRDÜRÜYORUZ'</strong></p><p>FETÖ mensuplarının kendilerini gizlemeleri, inkar stratejileri ve hücre sistemi faaliyet yöntemleri sebebiyle tespitinin güç olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: "Yurt dışına kaçan ağa babalarının tersine buradakiler bukalemun gibi her ortama ayak uydurarak ayakta durmaya çalışıyor. Buna rağmen biz titiz bir çalışmayla kimseyi mağdur etmeden ama tek bir haini de cezasız bırakmama azmiyle mücadeleyi sürdürüyoruz. Aksi takdirde 251 şehidimize, 2 bin 193 gazimize bunun hesabını nasıl veririz? Ülkemize yapılan bu ihanetin peşini asla bırakmayacağız. Devletimizi ve milletimizi bu melanetten tamamen kurtarana kadar bize durmak, dinlenmek haramdır."</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Canlı yayında açıklandı: İlk kara delik fotoğrafı]]>https://rumeligazetesi.com/haber/canli-yayinda-aciklandi-ilk-kara-delik-fotografi-375debfffc-e3f1-414d-b3a1-cf82b1512fbb2019-04-10T17:52:00+03:00Admin Canlı yayında açıklandı: İlk kara delik fotoğrafı

Canlı yayında açıklandı: İlk kara delik fotoğrafı

GÜNDEM

Admin
<p>ABD Ulusal Bilim Vakfı, 2012'de bir kara deliğin çevresini gözlemlemek için kurulan Event Horizon Teleskobu'ndan (EHT) elde edilen 'çığır açıcı sonucu' bugün düzenlenecek bir basın toplantısıyla canlı yayında açıkladı. Bilim insanlarının çizim, tasarım ve modellleme olmayan ilk gerçek kara delik fotoğrafını yayınladı.</p><p><strong>40 MİLYAR KİLOMETRE ÇAPINDA&nbsp;</strong></p><p>Bilim insanları tarafından 'canavar' olarak tanımlanan kara delik 40 milyar kilometre çapında ve dünyamızdan 3 milyon kez daha büyük.&nbsp;</p><p>Dünya'dan 500 bin katrilyon uzaklıkta olan kara deliğin dünyamızdan 8 ayrı teleskopla kaydedildiği aktarıldı.</p><p><strong>KARA DELİĞİN İLK GERÇEK FOTOĞRAFI</strong></p><p>Kara deliğe dair detayların Astrophysical Journal Letters'da yayımlanacağı belirtildi. Hollanda'daki Radboud Üniversitesi'nden Profesör Heino Falcke, kara deliğin M87 adı verilen bir galakside keşfedildiğini söyledi.</p><p><strong>M87 GALAKSİSİ</strong></p><p>Falcke, öte yandan görülen kara deliğin bizim tüm güneş istemimizden daha büyük olduğunu söyledi.</p><p>"Kütlesi güneşten 6,5 milyar kez daha büyük. Biz bunun bugüne kadar var olan en ağır kara delik olduğunu düşünüyoruz. Bu gerçek bir 'canavar'" dedi Falcke.&nbsp;</p><p>Öte yandan kara deliğin saat yönünde döndüğü aktarıldı.</p><p><strong>KARA DELİK NEDİR VE VARLIĞI NASIL BİLİNEBİLİR?</strong></p><p>NASA'ya göre kara delikler, kütleçekimsel bir alan yaratarak ışık da dahil olmak üzere etrafındaki her şeyi içine alan, belirli bir şekle sahip olmayan gök cisimleri olarak tanımlanıyor.</p><p>Kara deliklerin varlığı günümüz astronomları arasında evrensel olarak kabul görüyor, ancak hala onlar hakkında bilmediğimiz bir sürü şey var.</p><p>Kara delikler, isimlerinden de anlaşılacağı üzere, elektromanyetik spektrumun hiçbir yerinden ışık yaymıyor. Bu nedenle de görüntülenmeleri çok zor.</p><p>Bilim insanları kara deliklerin varlığını çevresindeki gök cisimlerinin faaliyetlerini gözlemleyerek biliyor. Bir kara deliğin yerçekimi, gazı ve tozu içine çekerken cisimler aşırı bir sıcaklığa ulaşıyor. X-ışınları ve diğer yüksek enerjili radyasyonlar yayıyor.</p><p><strong>HANGİ GİZEMLERİ ÇÖZECEK</strong></p><p>Çekilen görüntüler ile ilk kez karadeliklerin olay ufkunun yakınındaki maddeye neler yaptığı keşfedilebilecek.</p><p>Event Horizon Teleskobu'nun Proje Bilimcisi Astrofizikçisi Dimitrios Psaltis'e göre bu projenin sonuçları, Albert Einstein'ın genel görelilik teorisine bilimsel bir temel oluşturuyor.</p><p>1915'te ortaya konan bu teori, yerçekimi kanunlarının diğer doğal güçlerle ilişkilerini açıklamak için tasarlandı.</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Bakan Albayrak: KDV uyuşmazlığında imzalar atıldı]]>https://rumeligazetesi.com/haber/bakan-albayrak-kdv-uyusmazliginda-imzalar-atildi-36c4003ed7-20fd-43f5-8ef3-e321e14062ba2019-03-21T14:14:00+03:00Admin Bakan Albayrak: KDV uyuşmazlığında imzalar atıldı

Bakan Albayrak: KDV uyuşmazlığında imzalar atıldı

SİYASET

Admin
<p>Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Otomotiv Yetkili Satıcıları Derneği'nin (OYDER) Kongresi'nde konuştu.</p><p><strong>Albayrak, şu mesajları verdi;</strong></p><p>Türkiye'nin tüm bu süreçlerde yaşadığı imtihanlardan daha da güçlenerek yoluna devam edeceğini belirten Albayrak, cari açıktaki dengelenmenin hiçbir dönem bu kadar güçlü olmadığını söyledi ve "Türkiye güçlü performansıyla yine birilerini üzmeye ve şaşırtmaya devam edecek." ifadelerini kullandı.</p><p><strong>"RAKAMLAR GÜÇLÜ TOPARLANMAYA İŞARET EDİYOR"</strong></p><p>Konutta mart itibarıyla günlük takip ettiğim rakamlar çok güçlü bir toparlanmaya işaret ediyor. Konutta faizler yüzde 1,28’lere geldi. Tahminim mayıs gibi yüzde 1'in altını, yüzde 0,98’i görünce sektördeki süreç daha da hızlanacak.</p><p><strong>"KDV UYUŞMAZLIĞI SORUNUNU ÇÖZDÜK"</strong></p><p>(İkinci el otomobil satışları) KDV uyuşmazlığında son noktaya geldik, imzaları tamamladık, Külliye az önce imzaladı, hayırlı olsun.</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Haydi Salona]]>https://rumeligazetesi.com/haber/haydi-salona-35419d38bf-c883-4ca0-a024-40c385900d6b2019-03-19T12:38:00+03:00Admin Haydi Salona

Haydi Salona

SPOR

Admin
<p>Efeler ilçesindeki Mimar Sinan Kapalı Spor Salonu’nda yarın saat 19.30’da başlayacak olan karşılaşma öncesi Aydın Büyükşehir Belediyespor Kadın Voleybol Takımı Antrenörü Mustafa Umut Uysal, açıklamalarda bulundu. Tüm Aydınlıları maça davet eden Uysal, “Bizim hedefimiz kupayı Aydın’a getirmek. Bu hedef doğrultusunda maça hazırlandık. Rakibimizi taraftarımızın önünde yenerek ikinci maç avantaj yakalamak istiyoruz. Kupayı kazanarak Aydın halkına büyük bir mutluluk yaşatmak istiyoruz” dedi.<br />Aydın’ın Sultanları ikinci maçı ise 27 Mart’ta İtalya’da oynayacak.&nbsp;</p><p><strong>Türk takımlarının 9. finali</strong></p><p>CEV Challenge Kupası'nda şimdiye kadar 8 kez final oynayan Türk temsilcileri, bu müsabakalar sonunda kupaya 3 defa uzandı.</p><p>Türk takımlarının üst üste 5. kez finalde mücadele edeceği organizasyonda&nbsp;VakıfBank Güneş Sigorta 2007-2008'de, Bursa Büyükşehir Belediyespor ise 2014-2015 ve 2016-2017'de kupayı müzesine götürmüştü.</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Efeler’de down sendromlu çocuklar etkinlikte buluştu]]>https://rumeligazetesi.com/haber/efelerde-down-sendromlu-cocuklar-etkinlikte-bulustu-34625f9b36-b7c8-4612-93bd-51d03b44a0d72019-03-19T12:31:00+03:00Admin Efeler’de down sendromlu çocuklar etkinlikte buluştu

Efeler’de down sendromlu çocuklar etkinlikte buluştu

GÜNDEM

Admin
<p>Efeler Belediyesi önünden kortej yürüyüşü ile başlayan etkinliğe Efeler’de yaşayan down sendromlu çocuklar, aileleri ve bedensel engelli vatandaşlar katıldı. Efeler Belediye Başkanı Mesut Özakcan tarafından başlatılan yürüyüş Adnan Menderes Yaşam Merkezi’ne kadar devam etti. Down sendromlu bireyler ellerinde “Tıpkı sizin gibiyiz +1 farkla”, “Gerçek dostlar kromozom saymaz” yazılı pankartlar taşıyarak sosyal mesaj verdi.&nbsp;<br /><strong>&nbsp; “ETKİNLİĞİMİZİN SES GETİRMESİNİ DİLİYORUM”</strong><br />&nbsp; Başkan Özakcan, etkinlikle ilgili yaptığı açıklamada, “Down sendromlu vatandaşlarımızla daha huzurlu, daha mutlu, daha güzel günlerde ve yıllarda birlikte olmak üzere bu etkinliğimizin ses getirmesini diliyorum. Down sendromlu çocuklarımızın hayatları boyunca ön yargı ve ayrımcılığa maruz kalmaması için üzerimize düşen ne varsa yapmaya hazırız” ifadelerini kullandı.<br /><strong>&nbsp; “ÇOCUKLARIMIZA SEVGİ İLE YAKLAŞMALI”</strong><br />&nbsp; Yaşam merkezinde devam eden programda konuşan Efeler Belediye Başkan Yardımcısı Sumran Ünal, down sendromu ile ilgili bilgiler vererek, “Çocuklarımıza sevgi ile yaklaşmalı, down sendromunun bir hastalık değil farkındalık olduğunu unutmamalıyız” dedi.&nbsp;<br /><strong>&nbsp; GÖNÜLLERİNCE EĞLENDİLER</strong><br />&nbsp; Ünal’ın konuşmasının ardından Bandırma Engelliler Derneği Down Sendromlular Ritm Grubu konseri, halk oyunları gösterileri, şişme oyun grupları ve yüz boyama etkinlikleri eşliğinde down sendromlu çocuklar gönüllerince eğlendi.</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Göçmen kaçakçısı suçüstü yakalandı]]>https://rumeligazetesi.com/haber/gocmen-kacakcisi-sucustu-yakalandi-33856f6427-f22c-4a0d-a885-d6e347b4aa152019-03-19T12:13:00+03:00Admin Göçmen kaçakçısı suçüstü yakalandı

Göçmen kaçakçısı suçüstü yakalandı

GÜNDEM

Admin
<p>Edinilen bilgiye göre, Didim İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Mavişehir Mahallesi Sağtur Koyu’na göçmen indirdiği bildirilen ticari aracın peşine düştü. Araç kovalama sonucu yakalanırken, araç içerisinde bulunan Ş.A. göçmen kaçakçılığı suçundan adliyeye sevk edildi. Şahısla birlikte 43 yabancı uyruklu şahıs da yakalandı. Ş.A. çıkarıldığı adli makamlarca tutuklandı. Yakalanan 43 yabancı uyruklu şahıs ise haklarında yapılan idari işlemler sonrası Geri Gönderme Merkezine gönderildi.</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Türkiye'de üretilen Reeder P13 Lite satışa çıkıyor]]>https://rumeligazetesi.com/haber/turkiyede-uretilen-reeder-p13-lite-satisa-cikiyor-32b4d38330-6c9a-4dde-9be8-ed1e81cfb78a2019-03-18T14:28:00+03:00Admin Türkiye'de üretilen Reeder P13 Lite satışa çıkıyor

Türkiye'de üretilen Reeder P13 Lite satışa çıkıyor

TEKNOLOJİ

Admin
<p>Reeder, Samsun’da geçen yıl açtığı fabrikasında ürettiği reeder F1 modelinden sonra ilk yerli akıllı cep telefonu modeli olan P13 Lite’ı da piyasaya sürüyor.&nbsp;P13 Lite 5.7 inçlik ekranı, 1.5 GHz 64 Bit 4 çekirdekli MediaTek MT6739 işlemcisi, Android 8.1 Oreo Go Edition işletim sistemi, 1 GB RAM ve 16 GB depolama gibi özellikleriyle dikkat çekiyor.&nbsp;</p><p>1 GB RAM, 16 GB depolama, microSD bellek kartı desteği, 4.5G özelliği, Bluetooth ve GPS gibi özellikleri bulunan&nbsp;telefon, günlük kullanım ihtiyaçlarını karşıladığı gibi, uygun fiyatıyla da dikkat çekiyor.&nbsp;</p><p>Telefonun arka yüzünde bulunan 8 Megapiksel çözünürlüklü Full HD video kayıt özelliği bulunan ana kameraya 0.3 Megapiksel çözünürlüklü ikinci bir kamera eşlik ediyor. Ortam ışığını otomatik olarak en ideal şekilde ayarlama özelliğine sahip olan P13 Lite, 5 Megapiksel çözünürlüklü ön kamerası ile geliyor.</p><p>Akıllı telefonda bulunan 2500 mAh pil ile bir gün kullanım rahatlıkla sağlanabiliyor.</p><p><strong>Android 8.0 Oreo Go Edition desteği</strong><br /><br />reeder P13 Lite, Android 8.0 Oreo Go Edition ile yüklü olarak geliyor. Android 8.0 Oreo Go Edition, yüzbinlerce uygulama ve özelliği destekliyor. Ayrıca 4.5G desteği, GPS, Wi-Fi ve Bluetooth 4.2 gibi özelliklere de sahip.<br /><br />P13 Lite,&nbsp;Vatan Bilgisayar mağazalarında 999 TL tavsiye edilen satış fiyatı ile raflardaki yerini almış durumda.</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Haftada 3 gün tüketin yeter... Ciğerlerinizi ilk günkü haline getiriyor!]]>https://rumeligazetesi.com/haber/haftada-3-gun-tuketin-yeter-cigerlerinizi-ilk-gunku-haline-getiriyor-31ddc77a4a-83f1-4450-bf73-aff33fdf6c2f2019-03-18T11:23:00+03:00Admin Haftada 3 gün tüketin yeter... Ciğerlerinizi ilk günkü haline getiriyor!

Haftada 3 gün tüketin yeter... Ciğerlerinizi ilk günkü haline getiriyor!

SAĞLIK

Admin
<p><strong>EŞEK DİKENİ NEDİR?</strong></p><p>Eşek dikeni papatyagiller familyasındandır. 1 veya 2 yıl yaşayabilen bu&nbsp;bitki&nbsp;çorak arazi ve tarlalarda yetişmektedir. İnce ve çengelli olan kenger bitkisi temmuz ve ağustos aylarında iyice çiçeklenmektedir. Temmuz ve ağustos aylarında eşek dikeninin rengi erguvan ve beyaz rengini almaktadır. Eşek dikeninin çiçekleri yaşken güzel kokuludur ancak kuruduklarında kokusu tamamen kaybolur.</p><p>Diyarbakır yöresinde kenger yemeği olarak pişen eşek dikeni yöre halkı tarafından severek pişiriliyor. İçine kuzu eti koyularak kavrulan eşek dikeninin yemeğine kenger meftunesi deniliyor. lezzetti ve son derece sağlıklı olan bir bitki olan eşek dikeni nedir, nerelerde yetişir? Eşek dikeninin faydaları nelerdir? sorularının cevapları haberimizde...</p><p><strong>EŞEK DİKENİ NERELERDE YETİŞİR?</strong></p><p>Kırmızı ve mor renkte çiçekler açan eşek dikeni, ülkemizin neredeyse çorak olan hemen hemen her arazisinde yetişir. Eşek dikeninin Türkiye 'de yetiştiği yerler, Ege bölgesi, Doğu Anadolu ve Güney Doğu Anadolu bölgesidir. Eşek dikeni nadir olarak Ege ve Akdeniz bölgesinde de yetişmektedir.</p><p>Eşek dikeninin ege bölgesinde kenger ismiyle kahvesi yapılmaktadır. Eşek dikeninin en çok zeytinyağlı yemeklerinin yapıldığı yer ege bölgesidir. Aynı zamanda eşek dikeninin&nbsp;Diyarbakır'da kenger meftunesi adında kuzu etli kavurması yapılmaktadır.</p><p>Eşek dikeninin sağlık açısından bir çok faydası bulunmaktadır. Lezzetli bir şekilde yemeklerinin yapıldığı eşek dikeninin faydalarını şu şekilde sıralayabiliriz:</p><p><strong>MİGRENİ TEDAVİ EDER</strong></p><p>Eşek dikeninin kramp çözücü özelliği bulunmaktadır. Bu özelliği sayesinde migren ve çeşitli baş ağrıları tedavisinde etkili olduğu bilinmektedir.</p><p><strong>SİNDİRİM İSTEMİNE İYİ GELİR</strong></p><p>Eşek dikeni zengin lif oranı sayesinde sindirim sistemini iyileştirmektedir. Aynı zamanda sinir sistemini onararak vücuttaki kanı temizlemeye yardımcı olmaktadır.</p><p><strong>KARACİĞER YAĞLANMASI OLANLAR YEMEĞİNİ YAPIP YİYEBİLİR</strong></p><p>Eşek dikeni en çok karaciğer organına fayda sağlamaktadır. Karaciğer yağlanması olanlar eşek dikeni yemeğini haftada en ez iki kere tüketebilirler.</p><p><strong>KARACİĞER YAĞLANMASI OLANLAR YEMEĞİNİ YAPIP YİYEBİLİR</strong></p><p>Eşek dikeni en çok karaciğer organına fayda sağlamaktadır. Karaciğer yağlanması olanlar eşek dikeni yemeğini haftada en ez iki kere tüketebilirler.</p><p>&nbsp;</p><p>Eşek dikeni en çok karaciğer organına fayda sağlamaktadır. Karaciğer yağlanması olanlar eşek dikeni yemeğini haftada en ez iki kere tüketebilirler.</p><p>&nbsp;</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Avril Lavigne hakkında bomba iddia: O aslında öldü...]]>https://rumeligazetesi.com/haber/avril-lavigne-hakkinda-bomba-iddia-o-aslinda-oldu-30d841f780-1f16-4b05-b26b-e3f01cc213002019-03-17T12:54:00+03:00Admin Avril Lavigne hakkında bomba iddia: O aslında öldü...

Avril Lavigne hakkında bomba iddia: O aslında öldü...

MAGAZİN

Admin
<p>Yok böyle iddia! Bir döneme şarkılarıyla damgasını vuran Avril Lavigne, artık hayatta değil. Lavigne olduğu ileri sürülen kişi ise yıllar önce Lavigne'in tanışıp şarkı söylemeyi de öğrettiği Melissa adlı bir başkası.</p><p>Bu dudak uçuklatan şehir efsanesine göre olaylar şöyle gelişti: Kanadalı şarkıcı şöhrete kavuştuktan çok kısa bir süre sonra yani 2003 yılında öldü. Onun yerine ise Melissa Vandella adlı bir başka genç kız geçti.</p><p>Lavigne ile kendisine ikizi kadar benzeyen Vandella, tanıştılar ve kısa sürede arkadaş oldular. Hatta Lavigne onu stüdyoya götürüp nasıl şarkı söylemesi gerektiğini bile öğretti.</p><p>Ondan sonra da Vandella, Avril Lavigne'in yerine geçti. Sahneye çıktı, ödül törenlerine katıldı, kırmızı halıda yürüdü.</p><p><strong>İDDİALARA GÖRE İNTİHAR ETTİ</strong></p><p>Bu iddiayı savunanlara göre Avril Lavigne, hayatındaki en önemli kişi olan büyükbabasının ölümünden sonra hayata daha fazla tutunamadı ve kendi canına kıydı. Ondan sonra da Melissa Vandella, Avril Lavigne olarak hayatını sürdürmeye başladı.</p><p>Hatta Lavigne'in plak şirketi de bu gerçeği bildiği halde açıklamadı ve Melissa Vandella ile çalışmayı sürdürdü.</p><p>Bu tuhaf iddiaların ortaya atılma nedeni ise Avril Lavigne'in uzun süredir gözlerden uzak yaşaması.</p><p>Bir dönem evlilikleri, boşanmaları, şarkılarıyla hep gündemde olan Lavigne, 2015 yılından beri eskisi kadar ortalarda görünmüyor. Aslında bunun bambaşka bir nedeni var.</p><p>Lavigne o dönemden bu yana Lime hastalığı ile mücadele ediyor. Sağlık sorunları nedeniyle de daha sakin ve gözlerden uzak bir hayat sürüyor.</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Yer: Rize! Çift başlı balıklar görenleri şaşkına çeviriyor! İşte nedeni...]]>https://rumeligazetesi.com/haber/yer-rize-cift-basli-baliklar-gorenleri-saskina-ceviriyor-iste-nedeni-29a95d006d-352a-42d2-878a-dff164ec89f82019-03-17T12:33:00+03:00Admin Yer: Rize! Çift başlı balıklar görenleri şaşkına çeviriyor! İşte nedeni...

Yer: Rize! Çift başlı balıklar görenleri şaşkına çeviriyor! İşte nedeni...

GÜNDEM

Admin
<p>Çamlıhemşin ilçesi Fırtına Deresi'nde, 30 yıldır alabalık yetiştiriciliği yapan Mustafa Memoğlu, çapraz dölleme yaparak farklı balık ırkı geliştirmeyi amaçladı. Bu yıl ilk kez Fırtına Deresi’ndeki kırmızı benekli alabalık ile gökkuşağı kültür alabalığına çapraz dölleme yapan Memoğlu, ortaya yeni bir ırk çıkarmayı başardı. Kaynak alası ile kırmızı benekli alabalığa da çapraz dölleme yapan Memoğlu, 1 milyona yakın yumurtadan 500 bini aşkın yavru elde etti. Bu yavrulardan bazılarında genetik bozukluklar ortaya çıktı. Dölleme ile genetik bozukluğu görülen bazı balıkların ise tek gövdeli, çift başlı, birbirine yapışık olması dikkat çekti. Gövdesi tek, başı çift olan yavru albino balıklar, görenleri de şaşırttı.</p><p><strong>'İLGİNÇ BİR ŞEYLE KARŞILAŞTIM'</strong><br /><br />Alabalık üreticisi Mustafa Memoğlu, 30 yıldır alabalık yavrusu ürettiğini ve yurt dışına da sattığını belirterek, dölleme ile ortaya çıkan çift başlı yavru balığı ilk kez gördüğünü söyledi. Memoğlu, "Çiftliğimde 3 ayrı tür balık üretiyorum. Bu yıl farklı bir şey yapmak istedim. Fırtına Deresi’ndeki kırmızı benekli alabalık erkeği ile gökkuşağı kültür alabalığının yumurtasına çaprazlama bir dölleme yaptım. Bir gen değişikliği olsun, nasıl bir ırk çıkacak diye görmek istedim. Bir de yurt dışından gelen kaynak alası ile kırmızı benekli alabalığa da çaprazlama dölleme yaptım ve ilginç bir şeyle karşılaştım. Ben de ilk kez gördüm. Yumurtadan çıkan yavrular arasında 2 başlı olan, göbekten birbirine yapışık değişik bozuk balıklar var. Albino balıkların yanında değişik renklerde balıklarda çıktı” dedi.</p><p><img alt="capraz-dolleme-ile-dogan-cift-basli-yavru-baliklar-sasirtiyor-_3261_dhaphoto3" src="https://imgrosetta.mynet.com/file/10417369/640xauto.jpg" /></p><p><strong>'BU YAVRULARI ÖZENLE BÜYÜTECEĞİM'</strong><br /><br />Araştırma Enstitüsü ve Su Ürünleri Fakültesi'ndeki hocalarla iletişime geçeceğini de kaydeden Memoğlu, "Bu yavruları çok özenle büyüteceğim. Bakalım büyüyecekler mi, sonrasında bir müdahale gerekecek mi? Operasyonla mı ayrılacak? Hocalarla görüşüp teknik bilgi alacağım. 1 milyona yakın yumurta sağıyorum, 500 binin üstünde yavru var. Sakat olan çok az ama renkleri farklı olan yavru çok oldu. Büyüyünce gerçek renkleri o zaman belli olacak. Lezzeti nasıl olacak? Doğaya uyum sağlayacak mı? Araştırma yaptık; 'nasıl bir ırk çıkacak' diye denemek istedim. Belki çok güzel, kaliteli bir ırk olur, lezzeti daha güzel olur, hastalıklara daha dayanıklı olur. Fırtına Deresi’ne de bu yavrulardan salacağım. Küçük sulara da bırakacağım. Şelale ve göllere de bırakacağım. Sonucu 3 ay sonra net olarak göreceğiz" diye konuştu.</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Mimar Sinan Rotası]]>https://rumeligazetesi.com/haber/mimar-sinan-rotasi-28baf2ed93-b6ee-4e43-9b68-cb54abde4bf92019-03-17T12:03:00+03:00Admin Mimar Sinan Rotası

Mimar Sinan Rotası

EKONOMİ

Admin
<p>İstanbul turizminin kalbinin attığı, Eminönü ve Sultanahmet Meydanı'nı kapsayan Tarihi Yarımada, Fatih Belediye Başkan adayı Ergün Turan ile yeni bir hikâye yazmaya hazırlanıyor. Turan, İstanbul'a gelen her turistin uğrak noktası olan Tarihi Yarımada'da turisti çekecek yeni stratejilerini oluşturdu. Fatih'in dev bir tarih hazinesi olduğunu belirten Turan, buradaki tarihi eserlerin sadece yüzde 20'sinin turizmde öne çıktığını söyledi. Osmanlı'nın en güzide eserlerini hayata geçiren Mimar Sinan'ın birçok noktada eseri olduğuna dikkat çeken Turan, "Ancak bırakın yabancıyı yerli turistin dahi bu eserlerden haberi yok. Mesela İtalya'nın Verona şehri, Romeo ve Juliet'in evi ile her yıl milyonlarca turist çekiyor. 150 metrekarelik ev sayesinde milyonlarca dolar gelir elde ediyor. Bunu nasıl yapmışlar? Bir hikâye ile... Biz de Mimar Sinan'ın hikâyesini yazmalı ve bir ekonomi oluşturmalıyız" dedi.<br /><br /><strong>GÜÇLÜ BİR TANITIM ATAĞI OLACAK</strong><br />Fatih'teki Mimar Sinan eserlerinden bir rota oluşturduklarını anlatan Turan, "Bu rotayı gerek sosyal medya gerek fuarlar gerekse film ve diziler aracılığıyla anlatacağız. Sadece Mimar Sınan'ın eserlerini görmek için dahi gelenler olacak" diye konuştu. Bölgedeki tarihi eserler için güçlü bir tanıtım atağına geçeceklerini anlatan Turan, "Fatih bırakın İstanbul ve Türkiye'yi dünyanın en değerli turizm merkezlerinde biri ancak oda fiyatları ortalama 40-50 eurolarda. Dünyanın hiçbir turizm şehrinde bu fiyatlar yok. Fiyatları ve geliri artırmak arz-talep dengesini sağlamaktan geçiyor. O zaman bizim görevimiz talebi daha da artıracak, nitelikli turisti çekecek işler yapmak" şeklinde konuştu.<br /><br /><strong>1 EUROLUK ŞEHİR VERGİSİ</strong><br />BÜTÜN dünyada turistlerden şehir vergisi alındığını anlatan Turan, bunun Türkiye'de de hayata geçirilmesi gerektiğini aktardı. Turan, "İtalya, Fransa gibi ülkeler şehir vergisi olarak 4-5 euro alıyor. Biz de otellerin oda bedellerine 1 euro ekleyerek şehir vergisi alabiliriz. Böylece turizm için yapılan yatırımlarda yeni kaynak sağlarız. Bu önerimizle ilgili Turizm Bakanlığı da bir çalışma yapıyor" dedi.<br /><br /><strong>'BIZIM IŞIMIZ DEĞIL' DEMEYECEĞIZ</strong><br />FATIH'TEKI her sorunu belediyenin sahiplenmesi gerektiğini vurgulayan Turan, şöyle devam etti: "'Bu bizim işimiz değil, Ankara'nın işi' diyen bir belediyecilik anlayışımız olmayacak. Fatih'te ne sorun varsa hepsi bizim işimiz. Güvenlik de istihdam da turizm de... Elimizden geleni yapacağız. Biz bunları yöneteceğimiz anlamına gelmiyor. Biz çözemiyorsak çözenin kapısını aşındıracağız. Yerel yönetimler, valilik ve ticaret odasının paydaş olmadığı bir şeyde mesafe alınamaz. Biz İstanbul Ticaret Odası ile konuştuk. Onlarla da birlikte çok güzel işlere imza atacağımıza inancımız tam. Ben hem bürokratlık hem ticaret hem de siyaset yaptım. Her süreci deneyimledim. Bu bize güçlü bir avantaj sağlıyor."<br /><br /><strong>GÜVENLİĞE ÜÇLÜ ÇÖZÜM</strong><br />FATIH'IN en önemli iki sorununun güvenlik ve otopark olarak öne çıktığını aktaran Ergün Turan, şehrin muhtelif yerlerinde toplam 10 bin araçlık otopark yapacaklarını aktardı. Turan, "Bu otoparklarda da farklı fiyatlandırma politikası oluşturacağız. Yani meydandaki otopark fiyatı uzaktakine göre daha yüksek olacak" dedi. Güvenlik problemini çözmek için de üçlü formül geliştirdiklerini anlatan Turan, şöyle konuştu: "Fatih'te 150-160 noktada mobese var. 20-30 noktaya daha koymak gerekiyor. Böylece şehrin her noktasını izleme fırsatınız oluyor. Londra dünyanın en kozmopolit şehirlerinden biri ama suç oranı düşük çünkü şehirde en ufak bir kör nokta yok. İnsanların her adımları izleniyor. İlçedeki aydınlatmaları artıracağız. Emniyet güçlerinin daha mobilize olup, belli bölgelerde daha görünür hale gelmesi şart. Emniyet Müdürlüğü ile görüşüyoruz. Fatih, daha aydınlık, daha güvenli, daha konforlu bir ilçe olacak."</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Birçok kişi bunları bilmiyor... Ev kadınlarına müjde!]]>https://rumeligazetesi.com/haber/bircok-kisi-bunlari-bilmiyor-ev-kadinlarina-mujde-273d370a6b-baae-446d-82d7-5224ca3666b32019-03-17T11:44:00+03:00Admin Birçok kişi bunları bilmiyor... Ev kadınlarına müjde!

Birçok kişi bunları bilmiyor... Ev kadınlarına müjde!

EKONOMİ

Admin
<p>Ev kadınları için bir çok destekle birlikte emeklilik imkanı da bulunuyor. Aynı zamanda vergi muafiyetiyle esnaflık hakkı da veriliyor. İşte bu haklardan yararlanma şartları... Annelerimiz her ne kadar bir işyerinde çalışmıyor da olsalar ev işleriyle ve yine evde yaptıkları üretimle ekonomiye katkı yapıyorlar. Ancak bu annelerimizin kendi yaptıkları üretimlerle ilgili sosyal güvenceye kavuşmaları için önemli düzenlemeler yapıldı.</p><p>Gerek emeklilik imkanı gerekse esnaflık hakkı ile üretime katılmaları sağlandı. Ev hanımları için yürürlükteki bu haklardan ikisini bu gün sizinle paylaşmak istiyorum.<br /><br /><strong>1-ÇALIŞMADAN PRİM KAZANIN</strong>: Emeklilik için yasalarımız yıl, yaş ve prim olmak üzere üç şart koyuyorlar. Yıl için belli bir süre sigortalı olarak geçirmek lazım. Yaş ise işe giriş tarihine göre belirleniyor. Çalışanların primleri ödenirken çalışmayanlar için de isteğe bağlı sigorta bulunuyor. Bu sistem sayesinde başta ev hanımları olmak üzere çalışma imkanı olmayan, ya da çalışmaya ara vermiş primi eksik olan vatandaşlar emeklilik hakkına kavuşuyor.</p><p>Bunun için çalışmıyor olmak veya emekli olmamak ayrıca da 18 yaşında olmak yetiyor. İsteğe bağlı sigortalılar kendi primlerini kendileri ödeyerek günlerini tamamlayıp emekli olabiliyorlar. İsteğe bağlı sigortayı başlatmak da çok kolay.En yakın SGK müdürlüğüne giderek bir dilekçe vermeniz yeterli. Ardından sizin sigortanız başlamış oluyor.</p><p><strong>EKSİK GÜNLERİ TAMAMLAYIN</strong><br /><br />Her ay priminizi yatırarak emeklilik gününüzü tamamlayabilirsiniz. Ayrıca daha önce çalışmalarınız varsa ve priminiz eksik ise bu sayede yine prim gününüzü tamamlayabilirsiniz. İsteğe bağlı sigortalılar 1 Ekim 2008 sonrası 4B'li yani Bağ-Kur'lu olarak değerlendiriliyor.</p><p>Yani emekliliğiniz hesaplanırken Bağ-Kur şartları geçerli oluyor. Ödenecek primler geçerli asgari ücrete göre belirleniyor. Bu yıl için en düşük prim miktarı aylık 818,68 TL olacak. İsteğe bağlı sigortalı olanlar sadece emeklilik haklarından değil diğer çalışanlar gibi sağlık hizmetlerinden de yararlanıyor.</p><p><strong>2-GELİR VERGİSİ YOK:</strong>&nbsp;Evde küçük işler yaparak para kazanan ev kadınları hem sigortalı sayılıyor, hem de vergi vermeden esnaf oluyor. Üstelik primlerini 26 gün ödeyip 30 gün üzerinden sigorta ile emeklilik hakkına da kavuşuyor.</p><p>Vergi kanununda düzenlenen "Esnaf Muaflığı' ev kadınları için de büyük bir avantaj getiriyor. Milyonlarca kadın evde giyecek, yiyecek, süs eşyası üreterek satıyor.</p><p>Esnaf muaflığı için, motorlu taşıt kullanmamak şartı ile, bir işyeri açmaksızın perakende ticaret ile iştigal edenler, gezici olarak bir mesleği icra edenler, evlerde işçi almamak şartıyla üretim yapıp satanlar vergiden muaf esnaf sayılıyor. Ayrıca son çıkan düzenleme ile de bir yıllık brüt asgari ücret tutarını (2019 yılı için 30.700,80 TL) geçmemek kaydıyla internetten de satış yapanlar vergiden muaf olacak.</p><p><strong>BELGE ALMAK ÜCRETSİZ</strong><br /><br />Bu tür işleri yapanlar vergi dairelerine başvurduklarında 'Esnaf Muafiyet Belgesi' alabiliyor. Belgeyi alanlar 3 yılda bir bunu yenilemek zorundalar.</p><p>Bu belge karşılığında bir bedel de ödenmiyor. Bu şekilde belge alan ev kadınları isterlerse sigortalı da oluyor. Bu yıl için 26 günlük prim ödeyerek 30 gün kazanılabiliyor.</p><p>&nbsp;</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Bu besin meğer karaciğeri bitiriyormuş!]]>https://rumeligazetesi.com/haber/bu-besin-meger-karacigeri-bitiriyormus-26ffa07df1-01cc-43c8-b573-17d0802f98492019-03-17T11:35:00+03:00Admin Bu besin meğer karaciğeri bitiriyormuş!

Bu besin meğer karaciğeri bitiriyormuş!

SAĞLIK

Admin
<p>Beslenme alışkanlıkları,&nbsp;karaciğer&nbsp;sağlığını doğrudan etkiliyor. Yağlı gıdaların yanı sıra, şekerli ve tuzlu yiyecekler de karaciğer sağlığına zarar veriyor. Lif oranı yüksek olan yiyeceklerin karaciğerin en iyi şekilde çalışmasına yardımcı olabileceğini belirten uzmanlar, paketli atıştırmalıkların zararları konusunda uyarıyor.</p><p><strong>PAKETLENMİŞ ABUR-CUBUR YİYECEKLERİ SINIRLAYIN!</strong></p><p>"Cips ve unlu mamuller ile ilgili problem genellikle şeker, tuz ve yağ ile doldurulmuş olmalarıdır" diyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Özden Örkcü, "Çalışmak için yanınızda sağlıklı atıştırmalık bulundurun. 10-12 adet yer fıstığını robottan çekip, doğal bir fıstık ezmesi elde edip yanında bir dilim elma ile yiyebilirsiniz. Ya da kuru kayısı veya hurma arasına ceviz yerleştirerek mini sağlıklı atıştırmalık sandviçler elde edebilirsiniz. Bu tarifler, tatlı krizlerinize de birebir" önerisinde bulundu.</p><p><strong>PATATES KIZARTMASI VE HAMBURGER SİROZA YOL AÇIYOR!</strong></p><p>Patates kızartması ve hamburgerin&nbsp;karaciğer&nbsp;sağlığını tehdit eden gıdalardan olduğunu belirten Örkcü, "Doymuş yağ oranı yüksek yiyecekleri çok fazla yemek, karaciğerinizin işini yapmasını zorlaştırabilir. Zamanla siroz olarak bilinen karaciğerde iz kalmasına yol açabilecek iltihaplanmalara neden olabilir." dedi.</p><p>&nbsp;</p><p><strong>ŞEKERİ AZALTIN!</strong></p><p>Çok fazla tatlı tüketiminin karaciğere zarar verebileceğini ifade eden Özden Örkcü, "Çünkü karaciğerin işinin bir parçası şekeri yağa dönüştürmek. Eğer aşırıya kaçarsanız, karaciğeriniz çok fazla yağ yapar. Uzun vadede, yağlı&nbsp;karaciğer&nbsp;hastalığı gibi bir durumla karşılaşabilirsiniz." dedi.</p><p><strong>SUYUN YARARLARINA ŞAŞIRACAKSINIZ!</strong></p><p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Özden Örkcü, "Karaciğeriniz için yapabileceğiniz en iyi şeylerden biri sağlıklı kilonuzu korumaktır. Gazlı içecekler veya sporcu içecekleri gibi şekerli içecekler yerine içme suyu alışkanlığı edinin. Her gün kaç kalori kazanacağınıza şaşıracaksınız" diyerek, önerilerini şöyle sıraladı:</p><p><strong>TUZUN ÜZERİNE BİR KAPAK KOYUN</strong></p><p>Vücudunuzun biraz tuza ihtiyacı var; fakat yapılan araştırmalar, sodyumdan yüksek bir diyetin&nbsp;karaciğer&nbsp;izinin ilk aşaması olan fibrozise yol açabileceğini öne sürmektedir. Tuzu kesmek için ise yapabileceğiniz bazı kolay şeyler var. Pastırma ya da şarküteri gibi işlenmiş yiyeceklerden kaçının. Konserve sebzeler yerine taze seçin.</p><p>&nbsp;</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Soldado'nun sırrı!]]>https://rumeligazetesi.com/haber/soldadonun-sirri-2541f24a80-368b-4a96-9c2f-813bdeff324c2019-03-17T11:29:00+03:00Admin Soldado'nun sırrı!

Soldado'nun sırrı!

SPOR

Admin
<p>F.Bahçe’de son haftaların formda ismi olan Roberto Soldado’nun sırrı ortaya çıktı. Son 3 maçta 3 gol atan ve bu sezon ligdeki gol sayısını 4’e çıkaran, önceki gün oynanan ve 2-1 kazanılan Sivasspor maçında konuk ekibin golünün hemen ardından yanıt vererek takımının geri dönüşünde önemli rol oynayan İspanyol forvet, idmanlardan sonra özel olarak kalıp yaklaşık yarım saat yerden köşelere gol vuruşu çalıştı ve bu alanda takımın en isabet oranı yüksek futbolcusu olmayı başardı. Güzel oyunu ve formunu golle taçlandıran Mehmet Ekici de benzer bir öyküye sahip.</p><p><strong>Ekici ikinci kez imdada yetişti</strong></p><p>Sivas karşısında galibiyeti getiren golü atan Mehmet Ekici, yüksek formunu tamamen ekstra duran top idmanları ve şut idmanları yapmaya borçlu. Üst doksanlara özel vuruşlar çalışan Mehmet, Sivas maçında da yerden şutuyla topu âdeta iğne deliğinden geçirmeyi başardı. Sivasspor karşısında 54. dakikada Mehmet Topal’ın sakatlığı sonrası oyuna giren ve hem maça dinamizm hem de takımına golü getiren Mehmet Ekici, Ocak ayında 3-2 kazanılan ve 2 gol attığı Evkur Yeni Malatyaspor maçında olduğu gibi yine imdada yetişti. Mehmet’in bu sezonki 3 golü de çok kritik puan veya puanlar getirdi.</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[1915 Çanakkale Köprüsü inşası hızla devam ediyor]]>https://rumeligazetesi.com/haber/1915-canakkale-koprusu-insasi-hizla-devam-ediyor-24f61d2429-fd6c-4fe6-b589-d2aa07fee75d2019-03-17T11:25:00+03:00Admin 1915 Çanakkale Köprüsü inşası hızla devam ediyor

1915 Çanakkale Köprüsü inşası hızla devam ediyor

GÜNDEM

Admin
<p>Tamamlandığında "dünyanın en büyük orta açıklıklı asma köprüsü" unvanını alacak, renkleri, figürleri ve diğer özellikleriyle "simgelerin köprüsü" olacak 1915&nbsp;Çanakkale&nbsp;Köprüsü'nde çalışmalar hızla devam ediyor.<br /><br />AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 18 Mart 2017'de temelini attığı "1915 Çanakkale Köprüsü"nün denize indirilen Avrupa ve Asya kule keson temellerinin çalışmaları sürdürülüyor.&nbsp;<br /><br />Projede, Karayolları Genel Müdürlüğüne bağlı 75 personelin yanı sıra müşavir teşkilatında 103, yüklenici bünyesinde 568'i mühendis olmak üzere toplam 2 bin 919 kişi çalışıyor. 165 iş makinesinin kullanıldığı projede 68'i köprü, 20'si yol yapımında olmak üzere toplam 88 alt yüklenici, 24 saat vardiya usulüyle görev yapıyor.&nbsp;<br /><br />Hizmete açıldığında uluslararası bir koridorun da tamamlayıcısı olacak 1915 Çanakkale Köprüsü, Avrupa'dan gelip Türkiye'nin batısına gidecek sürücü ve yolcular tarafından da yoğun olarak kullanılacak.&nbsp;<br /><br />Bu sene 18 Ocak'ta düzenlenen törenle köprünün en önemli yapılarından biri olan kule keson temellerinin kuru havuz inşaatından alınarak yüzdürülme işlemlerinin gerçekleştirilmesinin ardından köprünün en önemli noktaları olan ayak bölümlerindeki çalışmalara hız verildi.&nbsp;<br /><br />Islak havuzdaki imalat çalışmaları ile Asya ve Avrupa ankraj imalatları, Avrupa ve Asya yaklaşım viyadüğünde kazı çalışmalarına devam edilen 1915 Çanakkale Köprüsü'nün Asya kule temeli için çakıl yataklaması da bitirildi.&nbsp;<br /><br />Tesviye çalışmaları devam eden ve Avrupa kule temelinde de çakıl yataklama çalışmaları sürdürülen köprünün, proje başlangıcı olan Malkara Kavşağı ile Koru mevkisi arasındaki kesimlerde toprak işleri ve sanat yapıları çalışmaları gerçekleştiriliyor.&nbsp;<br /><br />Malkara-Çanakkale Otoyolu ve 1915 Çanakkale Köprüsü'nün Türkiye ekonomisinin en gelişmiş bölgesi olan ve nüfusun önemli bir bölümünün yaşadığı Marmara ve Ege bölgelerindeki limanlar, demir yolu ve hava ulaşım sistemlerinin kara yolu ulaşım projeleri ile entegrasyonunu sağlayacak köprü, söz konusu bölgelerde ekonomik gelişime ve sanayinin ihtiyaç duyduğu dengeli bir planlama ve yapılanmanın oluşturulmasına imkan sunacak.&nbsp;<br /><br /><strong>1915 ÇANAKKALE KÖPRÜSÜ</strong><br /><br />İnşası tamamlandığında "dünyanın en büyük orta açıklıklı asma köprüsü" unvanını alacak 1915 Çanakkale Köprüsü, tasarımındaki inceliklerle de dünyada bir ilk olacak.&nbsp;<br /><br />Köprünün kule bağlantıları ve bağlantı unsurları Türk bayrağının renkleri olan kırmızı ve beyaza boyanacak. Her iki yakada 333 metre yüksekliğindeki kulelerin üst kısmı ise Seyit Onbaşı'nın Çanakkale Savaşları sırasında namluya sürdüğü top mermisini temsil edecek şekilde yapılacak.&nbsp;<br />Lapseki ilçesi Şekerkaya ile Avrupa tarafındaki Gelibolu ilçesi Sütlüce mevkileri arasına inşa edilecek köprü, Çanakkale Boğazı'nın ilk asma köprüsü olarak hizmet verecek.&nbsp;<br /><br />2023 metre orta açıklık, 770'er metre yan açıklıklar, 365 ve 680 metrelik yaklaşım viyadükleriyle köprünün toplam uzunluğunun 4 bin 608 metre olması öngörülüyor.&nbsp;<br /><br />"2x3" şeritli olacak köprünün tabliyesi ise yaklaşık 45,06 metre genişlikte ve 3,5 metre yükseklikte olacak. Tabliyenin her iki tarafında bakım onarım amacıyla kullanılacak yürüme yolları yapılacak. Köprü için 2 yaklaşım viyadüğü, 4 betonarme viyadük, 10 alt geçit köprüsü, 33 üst geçit köprüsü, 6 köprü, 43 alt geçit, 115 menfez, 12 kavşak, 4 otoyol hizmet tesisi, 2 bakım işletme merkezi, 6 ücret toplama istasyonu inşa edilecek.&nbsp;<br /><br />1915 Çanakkale Köprüsü'nün 18 Mart 2022'de tamamlanarak hizmete açılması planlanıyor.&nbsp;</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Yaban domuzu Kuşadası şehir merkezinde altı yavru doğurdu]]>https://rumeligazetesi.com/haber/yaban-domuzu-kusadasi-sehir-merkezinde-alti-yavru-dogurdu-2331d6146e-0ff2-4e7c-8793-5b2fba03bc4a2019-03-17T11:15:00+03:00Admin Yaban domuzu Kuşadası şehir merkezinde altı yavru doğurdu

Yaban domuzu Kuşadası şehir merkezinde altı yavru doğurdu

GÜNDEM

Admin
<p>Kuşadası&nbsp;şehir merkezinde bulunan Ege Mahallesi’nde dört tarafı konutlarla çevrili bir bölgede bir yaban&nbsp;domuzu altı yavru doğurdu.&nbsp;Kuşadası&nbsp;EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, Milli Park Mühendisi Erdinç Kutsal ve Aydın Doğa Koruma ve Milli Park görevlileri ile&nbsp;Kuşadası&nbsp;Belediyesi Zabıta ekipleri yaban&nbsp;domuzunun doğum yaptığı alanda incelemelerde bulundu. Ekipler, yaban hayvanının yanına yaklaşılmaması için etrafında bulunan site görevlilerine bilgi verirken, yeşil alana insan girişinin engellenmesi için tek giriş noktası bırakıldı ve çevre şeritlerle kapatıldı.&nbsp;<br />&nbsp;</p><p><strong>BİR SÜRE SONRA DOĞAL ORTAMA DÖNECEKLER</strong><br /><br />İlginç doğum olayının ardından bir açıklama yapan&nbsp;Kuşadası&nbsp;EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, “Doğum yeni olduğundan, yaban&nbsp;domuzunun yanına yaklaşılmaması gerektiği, muhtemelen bir süre daha burada kalacağı ve daha sonra yavrularıyla birlikte hemen yan tarafta bulunan makiliklere gideceği düşünülmektedir. Ege Mahallesi'nden sık sık&nbsp;domuzlarla ilgili ihbarlar gelmektedir. Yaşam alanları daralan hayvanlar yiyecek umuduyla kıyı sitelere yönelmektedir. Bu bölgelerde yaşayanlar çöplerini, özellikle organik atıklarını gelişigüzel etrafa bırakmamalıdır. Bu durum bir gerçeği de göstermektedir. Yaban hayvanlarının barınabileceği ve beslenebileceği alanlar sürekli azalmaktadır. Özellikle makilikler yaban hayvanları için çok önemlidir.“ dedi.</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Ankara'da büyük gün! Vanalar bugün açılıyor...]]>https://rumeligazetesi.com/haber/ankarada-buyuk-gun-vanalar-bugun-aciliyor-2204896435-63f0-4e06-bf24-590e8d192def2019-03-16T15:37:00+03:00Admin Ankara'da büyük gün! Vanalar bugün açılıyor...

Ankara'da büyük gün! Vanalar bugün açılıyor...

EKONOMİ

Admin
<p>Dünyanın en uzun tüneliyle Gerede'den getirilen su 21 Mart'tan sonra Ankaralıların musluklarından akmaya başlayacak. Gerede Projesi'yle başkentin 2045 yılına kadarki su sorunu çözülmüş olacak</p><p>Tarım ve Orman Bakanlığı'na bağlı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen Gerede Suyu Projesi tamamlandı. Başkent Ankara'nın 2045 yılına kadar su problemini çözecek olan Gerede Suyu Projesi'nde Çamlıdere Barajı'na kısmi olarak su aktarılmasına başlandı. 31 bin 592 metrelik uzunluğu ve 4,5 metrelik çapıyla Türkiye'nin en uzun tünellerine sahip olan projeyle başkente yılda yaklaşık 226 milyon metreküp içme suyu aktarılacak. Proje sayesinde başkentin su probleminin de önüne geçilmiş olacak.</p><p><strong>BARAJA SU AKTARILIYOR</strong></p><p>Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı ASKİ Genel Müdürlüğü yetkililerinden alınan bilgilere göre Gerede Suyu'nun Çamlıdere Barajı'na aktarımının başladığı öğrenildi. Ankara'daki yoğun kar yağışlarının ardından barajlardaki doluluk oranının sevindirici olduğunu ifade eden yetkililer Gerede Suyu'nun ise 21 Mart tarihinden sonra şebekelere verileceğini ifade etti. Türkiye'nin en önemli su projelerinin başında gelen Gerede Suyu Projesi'nin vanasını ise bugün Cumhur İttifakı'nın Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mehmet Özhaseki açacak.</p><p>Özhaseki'nin vanayı açmasıyla birlikte başkentliler memba suyuna kavuşacak.</p><p><strong>SUYA İNDİRİM YAPILDI</strong></p><p>Başkentlilere Kesikköprü Barajı'ndan getirilen ve ASKİ'ye yıllık yaklaşık 200 milyon TL enerji maliyeti getiren su Gerede Projesi'yle birlikte devre dışı kalacak. Kesikköprü Barajı'ndan su alınmayacak olması nedeniyle maliyetten kurtulan Ankara Büyükşehir Belediyesi, meclis kararı alarak başkentte su fiyatlarında yüzde 30 indirime gitmişti.</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Dünyadaki en hızlı parmaklar onda!]]>https://rumeligazetesi.com/haber/dunyadaki-en-hizli-parmaklar-onda-2153ff563e-e3ff-4873-86cd-dc50c7ed1e472019-03-16T15:11:00+03:00Admin Dünyadaki en hızlı parmaklar onda!

Dünyadaki en hızlı parmaklar onda!

DÜNYA

Admin
<p>Dünyanın en çok satan klasik-crossover piyanisti unvanına sahip&nbsp;Maksim Mrvica, 20 Mart'ta Cemil Reşit Rey sahnesinde yerini alacak. Kendisine klasikcrossover denmesinin sebebi, klasik ve elektro pop türlerini bir arada sunmasından. Maksim Mrvica, Hırvatistan doğumlu ve dokuz yaşından beri piyano ile iç içe. Öyle ki daha o yaşta ilk halka açık performansını gerçekleştirip, üç yıl sonra ise ilk konserini veriyor. Maxim Mrvica, 1990'da başlayan savaşın da müzik kariyerini engellemesine izin vermiyor ve eğitime devam ediyor. Piano Player albümü ile dört milyondan fazla satarak tüm dünyada adını duyuruyor. Mrvica, New Silk Road albümünün lansmanı için şu sıralar ülke ülke geziyor. Biz de Türkiye'de vereceği konser öncesi kendisine merak edilenleri sorduk.</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Ersan İlyasova'dan 15 sayı]]>https://rumeligazetesi.com/haber/ersan-ilyasovadan-15-sayi-2003d7ca1d-3bad-47b3-bbb6-6d216520a98e2019-03-16T15:07:00+03:00Admin Ersan İlyasova'dan 15 sayı

Ersan İlyasova'dan 15 sayı

SPOR

Admin
<p>Amerikan Basketbol Ligi'nde (NBA) Milwaukee Bucks, konuk olduğu Miami Heat'i 113-98 yendi.</p><p>NBA'e 8 maçla devam edildi. Play-off'a kalmayı önceden garantileyen Doğu Konferansı lideri Milwaukee Bucks, deplasmanda Miami Heat'i 113-98 yenerek sezonun 52. galibiyetine imza attı.</p><p>Bucks'ta all-star Giannis Antetokounmpo 33 sayı, 16 ribaunt ve 9 asist, Khris Middleton 21 sayı ve 8 asist, Eric Bledsoe 17 sayı, oyuna sonradan girerek 20 dakika süre alan milli oyuncu Ersan İlyasova 15 sayı ve 5 ribauntla galibiyette pay sahibi oldu.</p><p>Bu sezon 36. kez kaybeden Doğu Konferansı 8'incisi Heat'te Justise Winslow 20 sayıyla takımının en skoreri olurken, Hassan Whiteside ise 14 sayı ve 11 ribauntla "double-double" yaptı.</p><p><strong>HARDEN "TRİPLE-DOUBLE"I KAÇIRDI</strong></p><p>Batı Konferansı temsilcilerinin mücadelesinde Houston Rockets, yıldız oyuncusu James Harden'ın üstün performansının yardımıyla konuk ettiği Phoenix Suns'ı 108-102'lik skorla geçti.</p><p>Sezonun 43. galibiyetine uzanan Rockets'ta Harden 41 sayı, 11 asist ve 9 ribauntluk performansıyla galibiyette başrolü oynadı. Eric Gordon 19, Danuel House da 18 sayıyla skora destek verdi.</p><p>Sezonun 54. mağlubiyetini alan Suns'ta Devin Booker 29 sayı, 7 asist ve 5 ribaunt, Kelly Oubre 22 sayı, Deandre Ayton 17 sayı ve 14 ribaunt kaydetti.</p><p>NBA'de yarın 8 maç oynanacak.</p><p><strong>SONUÇLAR</strong></p><p>Detroit Pistons-Los Angeles Lakers: 111-97</p><p>Philadelphia 76ers-Sacramento Kings: 123-114</p><p>Washington Wizards-Charlotte Hornets: 110-116</p><p>Houston Rockets-Phoenix Suns: 108-102</p><p>Miami Heat-Milwaukee Bucks: 98-113</p><p>New Orleans Pelicans-Portland Trail Blazers: 110-122</p><p>San Antonio Spurs-New York Knicks: 109-83</p><p>Los Angeles Clippers-Chicago Bulls: 128-121</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Kıymetli kürkte ÖTV'nin kalkmasıyla ihracat çift haneli artacak]]>https://rumeligazetesi.com/haber/kiymetli-kurkte-otvnin-kalkmasiyla-ihracat-cift-haneli-artacak-19e4b06a77-5a4b-4178-b511-ab4d53f578ab2019-03-16T15:02:00+03:00Admin Kıymetli kürkte ÖTV'nin kalkmasıyla ihracat çift haneli artacak

Kıymetli kürkte ÖTV'nin kalkmasıyla ihracat çift haneli artacak

EKONOMİ

Admin
<p>Kıymetli kürkte&nbsp;ÖTV'nin kalkmasıyla birlikte ihracatı çift haneli oranlarda artıracaklarını, kıymetli kürkün dünyadaki perakende değerinin ise 30-40 milyar dolarlık pazar payı olduğunun altını çizen Şenocak, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Türkiye üretici ülkeler arasında ilk 3'e giriyor. Çin, Yunanistan ve Türkiye. Kıymetli kürkte rakiplerimiz olan Çin ve Yunanistan'da özel tüketim vergisi alınmıyordu. Bu nedenle hükümet nezdinde çeşitli girişimler yaptık. Bu girişimlerimizin sonucunda kıymetli kürkte ihracata yönelik olarak Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) sıfırlandı. Daha önceki sistemde ÖTV'yi geri ödeyip alma şansları vardı ama bu ürünün özelliği gereği devlet teşviklerinden faydalanması söz konusu olmuyordu. Onun için kayıt dışına çıkıyordu. Bu nedenle çeşitli girişimler yaptık. Hazine ve Maliye Bakanımız&nbsp;Berat Albayrak&nbsp;ve Cumhurbaşkanımız&nbsp;Recep Tayyip Erdoğan'a konuyu ilettik. ÖTV sıfırlandı.</p><p>&nbsp;</p><ul></ul>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Tekirdağ'da önemli mesajlar]]>https://rumeligazetesi.com/haber/cumhurbaskani-erdogandan-tekirdagda-onemli-mesajlar-1890bc97a7-8c57-4cb1-8822-bba8343ae88f2019-03-16T14:39:00+03:00Admin Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Tekirdağ'da önemli mesajlar

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Tekirdağ'da önemli mesajlar

GÜNDEM

Admin
<p>İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarının satır başları...&nbsp;</p><p>Yeni Zelanda'da Müslümanların hedef alan caninin bile zoruna gitti. Silahını tüm Türk&nbsp;ve Müslüman&nbsp;düşmanlarının isimleriyle süslemiştir. İstanbul'a geleceğiz tüm camileri yıkacağız diye zırvalamış. Be namussuz Yeni Zelanda nire, İstanbul&nbsp;nire? Nasıl oluyor da dünyanın öteki ucundaki bir cani kafası bunca fesatlıkla harekete geçebiliyor.&nbsp;</p><p>Bu işin bir siyasi boyutu var, yanı var. Yan tarafta Sultanahmet'i doldurmayacaksın, 'Ayasofya'yı dolduralım' diyeceksin. Bu oyunlara gelmeyelim. Bunların hepsi tezgah. Biz ne zaman neyin nasıl yapılacağını çok iyi biliyoruz. Bu namussuzlar böyle dedi diye biz adım atmayız.</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Kış Aylarında 5 Tavsiyeye Dikkat!]]>https://rumeligazetesi.com/haber/kis-aylarinda-5-tavsiyeye-dikkat-1724ffd11c-6919-4849-97ec-ffcbed9e900b2019-03-16T14:27:00+03:00Admin Kış Aylarında 5 Tavsiyeye Dikkat!

Kış Aylarında 5 Tavsiyeye Dikkat!

SAĞLIK

Admin
<div><p><strong>Bağışıklık sisteminize güç veren gıdaları tercih edin</strong></p></div><div><div><p>Kış mevsiminin zorluklarına göğüs germenin yolu beslenme alışkanlıklarınızı mevsime göre ayarlamaktan geçiyor. Dengeli bir beslenme düzeni, kış mevsiminin zorluklarını atlatmanızda yardımcı olacak. Soğuk kış günlerine karşı bağışıklık sisteminizi güçlendirecek besinleri tercih edin ve sıvı tüketimini ihmal etmeyin.</p></div></div><p><img src="http://tags.bluekai.com/site/41218?limit=1&amp;phint=event%3Dnative&amp;phint=brand%3Dlipton_milliyet" style="height:1px; width:1px" /><strong>Kışın da bol sıvı tüketimine dikkat!</strong></p><div>Çoğu kişi yaz mevsiminin kavurucu, sıcak günlerinde su içmeyi ihmal etmezken; kış aylarının soğuk günlerinde sıvı tüketimini göz ardı edebiliyor. Oysa vücudun yüzde 60’ının sudan oluştuğunu göz önünde bulundurursak; beden sağlığımız için her mevsim aynı oranda düzenli sıvı tüketimine ihtiyaç duymaktayız. Su, vücudun tüm fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için gerekli. Kış mevsiminde de beden sağlığınız için sıvı tüketimine gereken önemi vermeyi unutmayın.</div><div><div><p><strong>Kış meyvelerinin tadını çıkarın</strong></p></div><div>Sofranızda kış meyvelerine daha fazla yer açmanız; vücudunuz için gerekli besin materyallerini daha rahat almanızı sağlar. Soğuk kış günlerinin beraberinde getirebileceği hastalıklara karşı durabilmeniz elma, portakal, mandalina gibi kış meyvelerinin yardımıyla olacak. Hem lezzet açısından zengin hem de besin ve vitamin deposu olan kış meyvelerine sofranızda daha fazla yer açın.</div></div>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Fransa'da sarı yeleklilerin gösterileri 4'üncü ayını doldurdu]]>https://rumeligazetesi.com/haber/fransada-sari-yeleklilerin-gosterileri-4uncu-ayini-doldurdu-16c5d6deae-f2d4-4d50-822e-0c34e46f73df2019-03-16T14:24:00+03:00Admin Fransa'da sarı yeleklilerin gösterileri 4'üncü ayını doldurdu

Fransa'da sarı yeleklilerin gösterileri 4'üncü ayını doldurdu

DÜNYA

Admin
<p>Fransa’da&nbsp;akaryakıt&nbsp;zamlarına ve kötü ekonomik koşullara tepki olarak başlayan ancak daha sonra&nbsp;Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron&nbsp;yönetimine karşı gösterilere dönüşen&nbsp;sarı yeleklilerin eylemleri 4 aydır devam ediyor.</p><p>Fransa'da haftalardır aralıksız süren sarı yeleklilerin eylemleri, son yılların en uzun süren gösterileri oldu. Sarı yelekliler, hükümetten protesto ettikleri koşulların düzeltilmesini ve halkın ekonomik sorunlarını çözebilecek adımların atılmasını bekliyor.</p><p>&nbsp;</p><p>Ülkede son haftalarda eylemlere katılanların sayısının azalması dikkati çekti. Gösterilerin başladığı 17 Kasım 2018’de 290 bine yakın kişi sokaklara çıkarken, bu sayı geçen hafta yaklaşık 28 bin olarak tespit edildi.</p><p>Eylemciler&nbsp;bugün&nbsp;başta başkent&nbsp;Paris&nbsp;olmak üzere ülke çapında gösteriler düzenleyecek. Göstericiler, Macron ve hükümete karşı tepkilerini daha etkili şekilde dile getirebilmek için protestolara katılanların sayısını artırmayı ve hareketi yeniden canlandırmayı hedefliyor.</p><p>Sarı yeleklilerin liderlerinden Priscillia Ludosky ve Jerome Rodrigues ile avukatları François Boulo, gösterilere ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.</p><p>Ludosky, sarı yelekliler hareketinin büyüdüğünü ve 4 ayda önemli mesafeler katettiklerini belirterek, "Gösteriler devam edecek. Sokaklarda olduğumuzu göstermek önemli." dedi.</p><p>Hareketle beraber birçok derneğin oluştuğunu ve bazı çalışmalar yaptıklarını ifade eden Ludosky, şöyle devam etti:</p><p>"Gösterilerde aşırı biber gazı kullanımı ve polis şiddeti var. Birçok soruşturma devam ediyor. Özellikle polisin göstericilere orantısız şiddet uyguladığı durumlar söz konusu. Bu nedenle eylemlerde özgür hareket edemiyoruz. Hükümetin güçlü adımlar atması halinde insanlar eylem düzenleyerek değil, farklı şekillerde mücadele edebilir. Hükümetin yapması gereken ama yapmadığı birçok şey var."</p><p>Fransa'nın gösterilerde eylemcilere karşı uygulanan baskı ve şiddet nedeniyle&nbsp;Birleşmiş Milletler&nbsp;(BM) tarafından uyarıldığını anımsatan Ludosky, "Fransa Cumhurbaşkanına "ülkemizin sorunlarıyla değil kendi ülkenin sorunlarıyla ilgilen" diyen bazı ülkeler oldu. Fransa'nın diğer ülkelere karşı bu tutumu dikkati çekiyor. Uluslararası toplumun gözleri Fransa'da." diye konuştu.</p><p><strong>"4 ayda taleplerimize cevap vermek yerine baskı uygulandı"</strong></p><p>Paris'teki bir gösteride biber gazı kapsülünün isabet etmesi sonucu bir gözünü kaybeden Rodrigues ise "Hükümet bizi dinleyene kadar gösteriler devam edecek. Hükümet, 4 ayda taleplerimize cevap vermek yerine bizi susturmak ve korkutmak için polisi kullanarak daha çok bize baskı uyguladı." dedi.</p><p>Ulusal Mecliste onaylanan ve eylemcilere karşı sert cezalar öngören yasa tasarısına da tepki gösteren Rodrigues, şöyle konuştu:</p><p>"Eylemcilere sert cezalar öngören yasa tasarısı bizim gösteri özgürlüğümüzü kısıtlayan bir tasarıdır. Bu tür yasaları hızlı bir şekilde oylayabiliyorlar ancak biz 4 aydır daha insani şartlarda yaşamak için taleplerimize cevap bekliyoruz."</p><p><strong>"Venezuela&nbsp;ve&nbsp;Cezayir'e ders vermeye kalkan Macron halkına daha kötüsünü yapıyor"</strong></p><p>Fransızları daha iyi temsil edebilen ve ekonomik olarak daha iyi şartlarda yaşamalarına imkan veren bir hükümet istediklerini belirten Rodrigues, hükümetin gösterilere katılanların sayısını düşük göstermeye çalıştığını ve paylaştığı rakamların doğru olmadığını savunarak, "Dünya, sarı yeleklilere yönelik şiddetten endişe duymalı. Venezuela ve Cezayir'e ders vermeye kalkan Macron, halkına daha kötüsünü yapıyor." ifadesini kullandı.</p><p>Halkın talepleri yerine gelinceye kadar gösterilerin süreceğini belirten sarı yeleklilerin avukatı Boulo ise "Sağır ve hiçbir şey dinlemek istemeyen bir hükümet var. Hükümet halkın itirazlarına ancak polis ve adli baskıyla cevap veriyor." diye konuştu.</p><p>Sarı yeleklilere karşı insan hakları ihlallerinin ciddi boyutlara ulaştığını belirten Boulo, eylemcilere sert ceza öngören yasa tasarısını insanların özgürlüklerini kısıtlayan "faşist" bir tasarı olarak niteledi.</p><p>Sarı yeleklilere yönelik şiddete karşı BM ve&nbsp;<a href="http://www.milliyet.com.tr/avrupa/" target="_blank">Avrupa</a>&nbsp;Birliği'ne Fransa'ya karşı harekete geçme çağrısı yapan Boulo, "17 Kasım'dan önce insanlar kendilerini güçsüz hissediyordu ancak 17 Kasım'da insanların zihinlerinde ihtilal gerçekleşti. İnsanlar eylemler yaptı ve ortak bir güç yarattı." diye konuştu.</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Elizabeth Hurley hem tasarlıyor hem tanıtıyor]]>https://rumeligazetesi.com/haber/elizabeth-hurley-hem-tasarliyor-hem-tanitiyor-1552a6f612-2482-400e-89ff-17ff46fb4a972019-03-16T14:16:00+03:00Admin Elizabeth Hurley hem tasarlıyor hem tanıtıyor

Elizabeth Hurley hem tasarlıyor hem tanıtıyor

MAGAZİN

Admin
<p>Oyunculuktan sonra modaya da el atan ve&nbsp;bikinitasarımcılığı yapan&nbsp;Elizabeth Hurley, koleksiyonlarını sık sık sosyal medya hesabı üzerinden tanıtıyor.</p><p>53 yaşında olan ve formda görüntüsüyle dikkatleri üzerine çeken Hurley, son olarak tasarladığı modeli&nbsp;Instagram'da yayınladı.&nbsp;</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Eşi yürüyüş dersi verdi]]>https://rumeligazetesi.com/haber/esi-yuruyus-dersi-verdi-14e3b90b29-f7ee-4716-9138-ac5988fb17592019-03-16T14:11:00+03:00Admin Eşi yürüyüş dersi verdi

Eşi yürüyüş dersi verdi

MAGAZİN

Admin
<p>Geçtiğimiz günlerde bir yardım gecesinde&nbsp;mankenlik yapıp podyumda yürüyen&nbsp;Hande Soral, "Podyumda yürümek öyle göründüğü kadar kolay değil. Provalarımızı yaptık ve yürüdük. Eşim (İsmail Demirci) de daha önce bir projede mankenlik yapmıştı. Beni evde çalıştırdı" dedi.<br />&nbsp;</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Tuba Büyüküstün çok acıkmış]]>https://rumeligazetesi.com/haber/tuba-buyukustun-cok-acikmis-13cbc450f9-2562-4cf6-acbd-b15368b0c4ad2019-03-16T14:06:00+03:00Admin Tuba Büyüküstün çok acıkmış

Tuba Büyüküstün çok acıkmış

MAGAZİN

Admin
<p>Tuba Büyüküstün&nbsp;çok acıkmış olacak ki duble iskender yedi, bir bardak ayran içti. Üstüne de bir porsiyon baklava sipariş etti.</p><p><strong>FORMUNU SPORA BORÇLU</strong><br />36 yaşındaki oyuncu, formunu spora borçlu olduğunu söyledi.</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[WhatsApp'ın kurucusu: Facebook'u silin, çünkü...]]>https://rumeligazetesi.com/haber/whatsappin-kurucusu-facebooku-silin-cunku-12e79ee0c5-6105-407d-aaef-53d2a83f1e1c2019-03-15T12:34:00+03:00Admin WhatsApp'ın kurucusu: Facebook'u silin, çünkü...

WhatsApp'ın kurucusu: Facebook'u silin, çünkü...

TEKNOLOJİ

Admin
<p>Cambridge Analytica skandalının ardından büyük tepki çeken&nbsp;Facebook, bu kez&nbsp;WhatsApp'ın kurucularından Brian Acton'un hedefindeydi. Acton, attığı tweet'inde 'Facebook'u silin, zamanı geldi' paylaşımında bulunurken, bu tweet'e 15 bini aşkın retweet eşlik etti. Gelen tepkilerden büyük kısmı Acton'u desteklerken, kimisi de Facebook'tan neden vazgeçemeyeceğini anlatmaya çalıştı.<br /><br />Stanford Üniversitesi‘nde konuşma yapan Acton, ilk olarak öğrencilere bu yönde bir çağrı yaptı. Facebook’un gizlilik kurallarını ihlal ettiğini açıklayan Acton, Facebook’un hayatımızdan silinmesi gerektiğini söyledi.<br /><br />Konuşmasında çalışanlarının ve hissedarlarının menfaatlerini düşünmek zorunda olduğunu açıklarken Facebook ve Google gibi büyük Silikon Vadisi şirketlerini kişilerin güvenliklerini ihlal etmeleri nedeniyle açıkça eleştirdi.</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Gökçe Bahadır ilk konserinde hayranlarını büyüledi!]]>https://rumeligazetesi.com/haber/gokce-bahadir-ilk-konserinde-hayranlarini-buyuledi-113cb459db-5f5c-485f-9bb4-8a17411a5a802019-03-10T12:33:00+03:00Admin Gökçe Bahadır ilk konserinde hayranlarını büyüledi!

Gökçe Bahadır ilk konserinde hayranlarını büyüledi!

MAGAZİN

Admin
<p>Lansman konserinde Gökçe Bahadır, 70'ler ve 80'lerin sevilen parçalarından 'Sana Doğru', 'Her Şeyi Yak', 'Aşkın Kanunu', 'Of Aman Aman' ve 'Kara Sevda' gibi birçok şarkıyı seslendirdi.</p><p>22 şarkıdan oluşan zengin repertuarın bazı parçalarında kendisine eşlik eden dansçılarla beraber dans eden Bahadır, hem dansları hem de gece boyu giydiği Tuvanam imzalı kostümleriyle izleyenlerden büyük alkış topladı.</p><p>Barış Manço'nun unutulmaz şarkısı 'Kara Sevda' ile finalin yapıldığı gecede Bahadır, alkışlar karşısında ikinci kez albümün aynı zamanda ilk klip şarkısı olan 'Sana Doğru'yu söyledi.</p><p>Müzik hayatında 40. yılına giren prodüktör, müzisyen, orkestra şefi, besteci ve Türkiye'nin önemli bass gitar sanatçılarından Aykut Gürel'in şefliğindeki orkestrayla sahneye çıkan Gökçe Bahadır lansman konserinde mutlulukla beraber büyük bir heyecan da yaşadı.</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[İngiltere'nin Ankara Büyükelçisi Chilcott'tan 18 Mart mesajı]]>https://rumeligazetesi.com/haber/ingilterenin-ankara-buyukelcisi-chilcotttan-18-mart-mesaji-10480460d1-e6e0-4045-a58c-f6b99d81143a2019-03-10T12:30:00+03:00Admin İngiltere'nin Ankara Büyükelçisi Chilcott'tan 18 Mart mesajı

İngiltere'nin Ankara Büyükelçisi Chilcott'tan 18 Mart mesajı

SİYASET

Admin
<p>Chilcott,&nbsp;18 Mart&nbsp;Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi'nin 104. yıl dönümü dolayısıyla sosyal medya hesabından Türkçe konuştuğu videolu bir mesaj paylaştı.&nbsp;<br /><br />Türkiye ve Birleşik Krallık'ın cephenin karşı taraflarında bulunduğunu hatırlatan Chilcott, "Ama bu harekat bize uzlaşmanın ne denli değerli olduğunu ve daha iyi bir gelecek için ileriye nasıl gidebileceğimizi gösteren önemli bir ders de oldu." diye konuştu.</p><p>Chilcott, yaşanılan acılardan sonra düşman olmaktan yakın müttefikliğe geçmeyi başarabildiklerini dile getirerek, şöyle devam etti:&nbsp;<br /><br />"Mustafa Kemal Atatürk, 'Uzak memleketin toprakları üzerinde kanlarını döken kahramanlar! Burada dost bir vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükun içinde uyuyunuz' dediğinde işte bu uzlaşı ruhu ve gelecek vizyonunu en etkili biçimde özetlemişti. Çanakkale, Birleşik Krallık ve Türkiye'nin bugün sahip olduğu güçlü ve vazgeçilmez dostluk ve müttefikliğin yolunu açan tarihi bir kırılma noktasıydı. Avrupa kıtasının karşı uçlarına yerleşmiş eski iki imparatorluk olarak ülkelerimiz bugün ikili ilişkiler, kültürel, tarihsel, ticari ve savunma ilişkileri açısından güçlü bağlara sahip. Aramızdaki ortak Çanakkale ruhu sayesinde ülkelerimiz bugün sahip olduğumuz bu dostluğun ve ittifakın değerini son derece iyi biliyor ve takdir ediyor."</p><p>Türkiye ve Birleşik Krallık'ın NATO, AGİT ve G20 gibi birçok uluslararası örgütte müttefik olduğunu hatırlatan Chilcott, "Önümüzde ilişkilerimizi güçlendirebileceğimiz daha pek çok fırsat var." ifadesini kullandı.&nbsp;<br /><br />Chilcott, mesajını "18 Mart Çanakkale Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi dolayısıyla ülkeleri için hayatlarını veren tüm şehitlerin aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum. Ruhları şad olsun." diyerek bitirdi.</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Gonca Vuslateri: Kimsenin öpemeyeceği yaralar vardır]]>https://rumeligazetesi.com/haber/gonca-vuslateri-kimsenin-opemeyecegi-yaralar-vardir-94163b0a8-e160-4235-85ce-a87fdb03c4762019-03-10T12:21:00+03:00Admin Gonca Vuslateri: Kimsenin öpemeyeceği yaralar vardır

Gonca Vuslateri: Kimsenin öpemeyeceği yaralar vardır

MAGAZİN

Admin
<p>Vuslateri kucağında yavru bir köpekle çekilmiş fotoğrafını paylaşarak altına son derece ilginç satırlar yazdı. Hayvanseverliğiyle dikkat çeken ve öne çıkan isimlerden olan Gonca Vuslateri şunları yazdı:</p><p>“Kimsenin öpemeyeceği yaralar vardır, kendiyle çözülür yalnızca… Yıllar öncesinin köpek ısırığı ve o hayvanın korkusunu, ancak nereye gideceği konusunda fikri olmadan endişeyle bakan bir başka yavru köpek anlayabilir. Ben de böyle anlıyorum. İçimi, zihnimi, insanlığımı tehdit eden ve ciğerime kadar zulüm veriyorsun diye kusmak istediğim bir kaosun içinde – başka bir canı anlamak için niye duraksayayım ki… Duraksarım ama! Öyleyim. Omzumdaki küçücük çizik umurumda değil. Omzumda duran o küçücük patiyi umursuyorum… Hayvanlar da doğanın tüm eşsiz değerleri gibi sevilmeye ve sayılmaya değer. Beraber yaşadığımızı kabul etmek, anlamak zorundayız.”</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Fuat Oktay: Bütün dünyayı ayağa kalkmaya davet ediyoruz]]>https://rumeligazetesi.com/haber/fuat-oktay-butun-dunyayi-ayaga-kalkmaya-davet-ediyoruz-8276b7111-95b2-4d14-b055-4728d86e24522019-03-10T12:18:00+03:00Admin Fuat Oktay: Bütün dünyayı ayağa kalkmaya davet ediyoruz

Fuat Oktay: Bütün dünyayı ayağa kalkmaya davet ediyoruz

SİYASET

Admin
<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu kritik Yeni Zelenda ziyareti öncesi basın toplantısı düzenledi.</p><p>Fuat Oktay Atatürk Havalimanı'nda yaptığı açıklamada, "ChristChurch şehrinde Al Noorve Linwood camilerinde eşzamanlı terör saldırıları gerçekleşti. Bu saldırı, tüm vicdan sahiplerini ziyadesiyle üzmüştür. İlk belirlemelere göre 49 masum kardeşimiz şehit olmuş, çok sayıda kişi de yaralanmıştır. Üzülerek belirtmek istiyorum ki, üç vatandaşımız da yaralılar arasında bulunmaktadır. Bu vatandaşlarımızın durumlarıyla çok yakinen ilgilenmekteyiz. Sayın Cumhurbaşkanımız gerçekleşen bu hain terör saldırısı üzerine Yeni Zelanda Genel Valisi Petsi Redi'yi aramış, ayrıca yaralanan vatandaşlarımızdan ikisiyle de telefon görüşmesi gerçekleştirmiştir. Ayrıca Dışişleri Bakanımız da muhatabını aramıştır. Bu vesileyle saldırıda hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Masum kurbanların ailelerine ve Yeni Zelanda halkına başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz" dedi.</p><p><strong>"MİLLETİMİZ LİDERİNE HER ZAMAN OLDUĞU GİBİ YİNE SAHİP ÇIKACAK"</strong></p><p>Saldırıların Cuma namazını eda etmekte olan savunmasız, masum insanları hedef almasını nefretle lanetlediklerini söyleyen Oktay, "</p><p>Bu vahşeti iki yıldır planlandığı anlaşılan teröristlerin Sayın Cumhurbaşkanımızı, Türk milletini, ülkemizi ve tarihimizi hedef almaları olayın bir diğer üzücü boyutunu teşkil etmektedir. Tüm dünya mazlumlarının sesi olan Cumhurbaşkanımız, Allah'ın verdiği canı ancak Allah'ın alacağı bilinciyle ömrünü milletine hizmete adayarak gece gündüz çalışan bir lider. Milletimiz liderine her zaman olduğu gibi yine sahip çıkacak, bu tür kirli operasyonlara asla müsaade etmeyecektir. İslam düşmanlığı, yabancı karşıtlığı, ırkçılık ve bunlardan beslenen terör, günümüz insanlığının karşı karşıya kaldığı en önemli imtihanların başında gelmektedir. İslam düşmanlığı kaynaklı sorunlara karşı etkin önlemler almak günümüz küresel şartlarında zorunluluktan öte hayati bir hal almıştır" ifadelerini kullandı.</p><p><strong>"TÜRKİYE, YENİ ZELANDA'YA ELİNDEN GELEN TÜM DESTEĞİ VERMEYE HAZIRDIR"</strong></p><p>"Müslümanlar dünya genelinde önyargı, ayrımcılık, nefret suçları ve nefret söylemlerinin mağduru olmaya devam etmektedir." diyen Fuat Oktay konuşmasını şöyle sürdürdü; "Yaşanan bu terör eylemi, İslam düşmanlığının sınırları olmadığını bizlere ne yazık ki bir kez daha göstermiştir. Buradan bütün dünyayı, İslam düşmanlığına, yabancı karşıtlığına, radikalizme ve ırkçılığa karşı ayağa kalkmaya davet ediyoruz. Özellikle uluslararası toplumun bu taşın altına elini koymasını, sorumluluk almasını, üzerine düşenleri yapmasını bekliyoruz. Bu saldırı, Yeni Zelanda özelinde dünyamızın ihtiyaç duyduğu birlikte yaşama kültürünün gerekliliğine dikkatleri bir kez daha çekmiştir. Türkiye, çok kültürlü toplumsal yapısıyla bu mücadelede Yeni Zelanda'ya elinden gelen tüm desteği vermeye hazırdır"</p><p><strong>"TÜRKİYE, YENİ ZELANDA'NIN TERÖRLE MÜCADELESİNDE VE ATACAĞI ADIMLARDA YANINDA OLACAKTIR"</strong></p><p>Oktay Türkiye'nin İslam İşbirliği Teşkilatı Dönem Başkanlığını sürdürdüğü hatırlatarak, "Dost ülke Yeni Zelanda halkının yanında olduğunu göstermek, taziyelerimizi ilk ağızdan aktarmak üzere Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatları çerçevesinde Sayın Dışişleri Bakanımızla birlikte birazdan Yeni Zelenda'ya yola çıkacağız. Yeni Zelanda'ya gidişimiz, terör kurbanlarının yakınları, yaralılar, Yeni Zelanda Müslüman Toplumu, Yeni Zelanda halkı ve Hükümetiyle dayanışmamızın bir yansıması ve dünyada yükselen İslam ve yabancı düşmanlığına karşı duruşumuzun da somut nişanesi olacaktır. Uzun yıllar teröre büyük kayıplar vermiş ve terörün her türlüsüne karşı çıkmış bir ülke olarak Türkiye, Yeni Zelanda'nın terörle mücadelesinde ve atacağı adımlarda yanında olacaktır" dedi.</p><p>Fuat Oktay ve Mevlüt Çavuşoğlu açıklamanın ardından Yeni Zelanda'ya hareket etti.</p><p>(DHA)</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Bozcaada’nın konut sorununu çözeceğiz]]>https://rumeligazetesi.com/haber/bozcaadanin-konut-sorununu-cozecegiz-7e718dcb6-ee04-4e08-80bd-81bbc804d5a92019-03-01T13:20:00+03:00Admin Bozcaada’nın konut sorununu çözeceğiz

Bozcaada’nın konut sorununu çözeceğiz

GÜNDEM

Admin
<p>Türkiye’ye, Çanakkale’ye, Bozcaada’ya sevdalı olduklarının altını çizen İskenderoğlu; kendisini Bozcaada ailesinin bir ferdi olarak hissettiğini ve bundan da onur ve mutluluk duyduğunu, Bozcaada ve Çanakkale’nin hizmetkârı olduklarını söyledi. İskenderoğlu; “Bu güzel ve doğa harikası Ada’nın kesinlikle bir konut sorunu var. Ada’ya hizmet edecek bir kamu görevlisi göndermeye kalksak bize şunu söylüyorlar: “Ekonomik olarak konut sorunundan dolayı zor durumda kalıyoruz.” O yüzden buraya daha çok konut, daha çok kamu lojmanları yapmaya çalışırız. Ancak Ada’nın doğal ve çevre görünümünü bozmadan, Ada’yı olumsuz etkilemeden aynen Çeşme’de olduğu gibi Ada’nın doğal ve tabii siluetine, Ada mimarisine uygun konutlar yapacağımızın Bülent Başkanımızla sözünü veriyoruz. Ada’ya yakışır şekilde konutlar inşa ederek Bozcaada’nın konut sorununu çözeceğiz. Siyaset bir dertlenme işi. Siyaset bir sevda işi. Başkanımızın dertlendiği liman sorununun çözümüyle ilgili süreci başkanımız başlattı, bitirmek inşallah Erdoğan Başkanımıza; hizmet etmek de bizlere nasip olacak. Biz bu projenin desteğinde ve arkasındayız. Ada’da ÇOMÜ’nün bir birimi konusunu çok önemsiyoruz. Ada’ya canlılık katacaktır. Erdoğan Başkanımızdan bir söz aldık. Hanımefendiler için halk eğitim kurslarını yaz ve kış devam ettireceğiz. Her ay bir kadınlar programı ve eğlencesi. Başkanımız söz verdi. Başkanımızın sosyal belediyecilik anlamında yaptığı her projenin biz arkasında ve desteğindeyiz.</p><p>Ada’nın ve halkın yararına,&nbsp; hayvanların ve tüm canlıların yararına ne varsa hepsinin arkasındayız. Ancak her konuda birlikte karar vereceğiz. Bu doğa harikası Adamız; burada yaşayanlarla, sizlerle birlikte yönetilmeyi hak ediyor. Diyeceğiz ki, bunu yapalım mı? İnsanımıza soracağız. Belki mini referandum yapacağız. Biz Ada’nın Çavuş üzümünün, bağcılığının bitmesini istemiyoruz. Biz bu Ada’nın güzelliğinin bitmesini istemiyoruz. Ada, klasik anlamda kentleşen hengâme içerinde olan bir yer olmasın. Orası bizim sevdamız, Bozcaada’mız olmaya devam etsin istiyoruz. O yüzden Erdoğan kardeşimizin gönülden hazırladığı bütün projelerin arkasındayız. Ada’da çok kıymetli ilçe başkanımıza, İlçe gençlik kolları ve ilçe kadın kolları başkanlarımıza, teşkilatımıza çok teşekkür etmek istiyorum” dedi.</p><p>Ada’nın geleceği için destek istiyoruz “Erdoğan Başkanımızın arkasında ancak bu kadar durulabilir. Ancak bu kadar adanabilinirdi. Mesele memleket meselesi; mesele gönül belediyeciliği meselesi ise bu bizim işimiz. 1994’ten önce İstanbul Belediyesi’nde, suların akmadığı, insanlarımızın patlayan çöp dağlarının altında kaldığı bir çamur, çöp ve çukur siyaseti vardı” diyen İskenderoğlu; “Bunları aşağı yukarı çoğumuz biliriz. 1994’te peki noldu? İstanbul’da Belediye Başkanı değişti, bir şey değişti, Türkiye’de her şey değişti… İstanbul’a Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte gönül belediyeciliği geldi. 1994 ‘ten sonra artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı zihniyet devrimi başladı. Bir doktorun düşünemediği bir konuyu bir avukat düşünemiyorsa Erdoğan Başkanımız düşünüyorsa Erdoğan Başkanımız buranın derdiyle dertleniyor demektir.&nbsp; Devletimiz, hükümetimiz; Ada’ya hastane yapmaya da bir başka doktor ve sağlık çalışanı da göndermeye muktedirdir. Bunu yapacaktır. İnşallah Ada’yı bir Ada daha yapacağız. Ada, Türkiye’nin gözdesi olacak. Türkiye’nin geleceği, çocuklarımızın geleceği, Ada’nın geleceği için Erdoğan Başkanımızın buraya hizmet edebilmesi için sizlerden destek istiyoruz.” şeklinde konuştu. Çanakkale Hedef Gazetesi<br /><br />Çanakkale Hedef Gazetesi<br />&nbsp;</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Serdar Ortaç Chloe Loughnan'dan boşanmak için avukata başvurdu]]>https://rumeligazetesi.com/haber/serdar-ortac-chloe-loughnandan-bosanmak-icin-avukata-basvurdu-6b6de1d02-ceeb-4b41-ab57-b4ccd022f6002018-12-14T09:50:00+03:00Aras Şengün Serdar Ortaç Chloe Loughnan'dan boşanmak için avukata başvurdu

Serdar Ortaç Chloe Loughnan'dan boşanmak için avukata başvurdu

MAGAZİN

Aras Şengün
<p>Serdar Ortaç ve Chloe Loughnan hakkında boşanma haberleri yeniden gündemde...</p><p>İddialara göre Serdar Ortaç ve Chloe boşanıyor. Serdar Ortaç ve Chloe çifti arasında sular durulmuyor.</p><p>TV8 ekranlarında yayınlanan “Gel Konuşalım” programının sunucusu Eylem İpek Şafak’ın iddiasına göre; Serdar Ortaç, boşanmak için avukata başvurdu.</p><p>Serdar Ortaç’ın “Artık bu işi bitirmek istiyorum evinde durmuyor, evde huzurlu değilim” diyerek Avukatı Ömer Durak’a serzenişte bulunarak gerekli işlemleri başlattığını iddia etti.</p><p>Serdar Ortaç ve Chloe Loughnan zaman zaman haklarında çıkan bu haberleri yalanlasa da bu iddiaların bir türlü ardı arkası kesilmiyor.</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Qualcomm Apple'a açtığı patent davasını kazandı]]>https://rumeligazetesi.com/haber/qualcomm-applea-actigi-patent-davasini-kazandi-5e0cc87f9-8ace-4b0f-ba15-31eed0a4aeed2018-12-12T16:06:00+03:00Aras Şengün Qualcomm Apple'a açtığı patent davasını kazandı

Qualcomm Apple'a açtığı patent davasını kazandı

TEKNOLOJİ

Aras Şengün
<p>İhlal edilen patentler farklı popüler akıllı telefon özelliklerine destek veriyor. 8,838,949 No’lu patent “Flaşsız Başlatma”, ayrı flaş hafıza kaplama alanlarını ve maliyetlerini saf dışı bırakırken telefonun açıldıktan hemen sonra hızlıca internete bağlanmasını sağlıyor. 9,535,490 No’lu patent, uygulama işlemcisi ve modem arasında trafik polisi işlevi görerek akıllı telefon uygulamalarının internetten veri alışverişini hızlandırıyor.&nbsp;<br /><br />8,633,936 No’lu patent ise oyunlar için yüksek performans ve zengin görsel grafik desteği verirken aynı zamanda akıllı telefonun pil ömrünü uzatıyor. Bu patentler modem işlemcilerinin dışında bulunuyor ve herhangi bir hücresel standart için zorunlu nitelikte değiller. Yerel mahkeme jürisinin vardığı kararla&nbsp;<strong>Qualcomm&nbsp;</strong>patent ihlali savaşında bir zafer daha kazanmış oldu. Geçtiğimiz 6 ayda Çin ve Almanya’daki patent mahkemeleri de&nbsp;Apple’ın diğer zorunlu olmayan Qualcomm patentlerini ihlal ettiğine dair resmi kararların hükmünü vermişti.<br />&nbsp;<br />Qualcomm Technologies Genel Hukuk Danışmanı ve Başkan Yardımcısı Don Rosenberg konuyla ilgili “Oy birliğiyle alınan hüküm dünya çapında Apple’ın değerli teknolojilerimizi karşılığını vermeden kullanması üzerine açtığımız patent davalarında kazandığımız en yeni zafer oldu. Qualcomm’un icat ettiği teknolojiler Apple’ın pazara girmesine imkân veren ve bu kadar kısa sürede büyük başarı elde etmesini sağlayan teknolojiler. Bu üç patentle ilgili hüküm Qualcomm’un binlerce patentten oluşan değerli portfolyosunun sadece küçük bir parçasını temsil ediyor.&nbsp;<br /><br />Dünya çapındaki mahkemelerin Apple’ın internet protokollerimizi ödeme yapmadan kullanma stratejisini reddetmesinden dolayı memnuniyet duyuyoruz.” açıklamasını yaptı.</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA['Ermenistan ordusu, Azerbaycan topraklarından çıkmalı']]>https://rumeligazetesi.com/haber/ermenistan-ordusu-azerbaycan-topraklarindan-cikmali-4c62ece23-3c10-4e88-9585-81373aae01372018-12-12T16:02:00+03:00Admin 'Ermenistan ordusu, Azerbaycan topraklarından çıkmalı'

'Ermenistan ordusu, Azerbaycan topraklarından çıkmalı'

SİYASET

Admin
<p>Hacıyev,&nbsp;Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ sorununun çözüm sürecindeki tutumunu AA muhabirine değerlendirdi.</p><p>Ermenistan'daki yönetim değişiminin ardından Azerbaycan'dan "Biz yeni Erivan yönetimi ile Dağlık Karabağ sorununun çözümü için seri ve sonuç odaklı adımlar atmaya hazırız, Erivan yönetimi ise iyi niyet göstermelidir" şeklinde açıklamalar yapıldığını hatırlatan Hacıyev, Azerbaycan yönetiminin iyi niyetini gösterdiğini, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'la üç kez görüştüğünü kaydetti.</p><p>Hacıyev, müzakere sürecinin ilerlemesi için Ermenistan'ın atması gereken adımlar olduğunu belirterek "Üzüntüyle belirtmek istiyorum ki Ermenistan yönetimi sanki önceki Sarkisyan-Koçaryan rejiminin yanlışlarını tekrar ediyor ve müzakere sürecini bloke edecek beyanatlarda bulunuyor. Ermenistan tarafından yapıcı ve doğru adımların atılmasına ihtiyaç var. Uluslararası kamuoyu da bu konuda daha ısrarlı olmalı, Ermenistan'a net siyasi ve diplomatik mesajlar iletilmelidir." dedi.</p><p>Uluslararası kamuoyunun Dağlık Karabağ sorununun çözümü için gösterdiği çabaların yetersiz olduğunu ifade eden Hacıyev, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Müzakere süreci 25 yıldan fazladır devam ediyor. Bu süreçte Azerbaycan toprakları işgalden kurtarıldı mı? Hayır. Göçmenler topraklarına geri döndü mü? Hayır. Artık işgalci ve saldırganı kendi adıyla çağırmanın zamanıdır. Konuya sadece genel ve dengeli ifadelerle yaklaşım, işgalin 25 yıldan fazla devam etmesine neden oldu. Bu gibi adımlar da işgalci devleti cesaretlendiriyor. Dolayısıyla Ermenistan işgalci politikasını güçlendiriyor, Azerbaycan topraklarını ilhak etmek siyasetini yürütüyor."</p><p>Hacıyev, Ermenistan'ın, işgal altında tuttuğu Azerbaycan topraklarındaki altın ve bakır madenlerini işleterek dünya piyasasına sattığını vurgulayarak bunun tüm uluslararası anlaşmalara aykırı olduğunu belirtti.</p><p>İşgal altındaki bölgelerdeki Azerbaycan'a ait dini ve kültürel anıtların tahrip edildiğine de işaret eden Hacıyev, bunun sadece Azerbaycan'ın değil, dünya kültürüne de vurulan bir darbe olduğunun altını çizdi.</p><p><strong>"AZERBAYCAN HALKI BARIŞA HAZIR"</strong></p><p>Hacıyev, müzakere sürecini yürüten AGİT Minsk Grubu eş başkanlarının son bildirilerinde "halkların barışa hazırlanması gerektiği" yönünde ifadelerin yer aldığını hatırlatarak şunları söyledi:</p><p>"Emin olarak söyleyebilirim ki; Azerbaycan halkı barışa hazırdır. Barışın sürdürülebilir olması için adaletli olması lazım. Ermenistan ordusunun işgal altındaki bölgeleri boşaltması, göçmenlerin kendi topraklarına dönmesiyle bölgede adil barış sağlanabilir. Azerbaycan halkı bu barışa hazırdır. Fakat Ermenistan'ın dediği barışla uluslararası hukukun dediği barış arasında fark var. Ermenistan, mevcut durumu, yani işgal halini sürdürmeyi barış olarak nitelendiriyor. Buna barış diyemeyiz. Dolayısıyla Ermenistan halkının barışa hazırlanmasına ciddi ihtiyaç var. Ermenistan, ona ait olmayan, işgal ettiği toprakları geri vermeli, Azerbaycan ve diğer komşu devletlerle barış içerisinde yaşamalıdır."</p><p>Ermenistan'ın işgalci politikasının, tüm bölgenin barış ve istikrarına ciddi tehdit oluşturduğunu vurgulayan Hacıyev, şöyle devam etti:</p><p>"Bu politika yüzünden her zaman gerginlikler oluşabilir. Bunun da sorumluluğu doğrudan Ermenistan'dadır. Azerbaycan sorunun barış yoluyla çözümüne inanıyor. Sorunun barış yoluyla çözülmesi için kaynakların tükenmediğini düşünüyoruz. 25 yıldan fazladır müzakere sürecine katılımı, Azerbaycan'ın iyi niyetinin ve barışa olan desteğinin göstergesidir. Aynı zamanda bu Azerbaycan'ın uzlaşmacı tutumu ve tavizidir. Fakat bu sonsuza kadar böyle devam edecek mi? Hayır. Azerbaycan'ın da sabrının bir sınırı vardır. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi taleplerine uygun olarak Ermenistan ordusu Azerbaycan topraklarından çıkmalıdır. Aksi halde Azerbaycan, her bir devlet gibi Birleşmiş Milletler nizamnamesinde gösterilen tüm hukuki haklarını kullanmak zorunda kalacaktır."</p><p><strong>"TÜRKİYE-AZERBAYCAN İŞ BİRLİĞİ EN YÜKSEK ZİRVEDE"</strong></p><p>Hacıyev, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerine de değinerek "Ülkelerimiz arasındaki ilişkiler halklarımızın tarihi dostluk ve kardeşliğine, ortak kültürümüze, etnik yakınlığımıza dayanıyor. Azerbaycan ve Türkiye'nin liderlerinin ortak çabalarıyla iki ülke arasındaki iş birliği en yüksek zirvede. Ortak çabalarımızla Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattını, Bakü-Tiflis-Kars Demir Yolunu gerçekliğe dönüştürdüğümüz gibi bugün de Hazar Denizi'ni Akdeniz, Karadeniz ve Adriyatik Denizi'yle birleştiren büyük proje yapıyoruz. Bu da TANAP ve TAP projeleridir. Azerbaycan ve Türkiye liderlerinin kararlı siyasi iradesi olmasaydı bu projeler gerçekleşmezdi. Önümüzdeki günlerde Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin daha da güçleneceğinden eminim." yorumunda bulundu.</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Milos Krasic'ten olay itiraf: Hayatımın hatası]]>https://rumeligazetesi.com/haber/milos-krasicten-olay-itiraf-hayatimin-hatasi-30c92d26f-0adb-4731-908f-12d8867eac342018-12-12T16:00:00+03:00Admin Milos Krasic'ten olay itiraf: Hayatımın hatası

Milos Krasic'ten olay itiraf: Hayatımın hatası

SPOR

Admin
<p>34 yaşındaki Sırp futbolcu, Fenerbahçe'nin büyük geleneğe sahip bir kulüp olduğunu belirterek, "Fenerbahçe'ye transferimin, kariyerimde bir dönüm noktası olmasını bekliyordum. Sarı-lacivertli takımda derin bir iz bırakamadığım için üzgünüm" diye konuştu.</p><p>Türkiye'deki oyun tarzının kendisine çok uyduğunu anlatan Krasic, "Maalesef sadece birkaç maç sonra sakatlandım ve 2 ay sahalardan uzak kaldım. Türkiye'de bir oyuncu uzun süre oynayamadığında yerine hemen yeni biri getiriliyor" ifadelerini kullandı.</p><p>Krasic, Fenerbahçe ile ilk sezonunda UEFA Avrupa Ligi'nde yarı final oynadıklarını anımsatarak, yarı finalde Benfica'ya elenerek finalde Chelsea ile kupa için mücadele etme şansını kaybettiklerini söyledi.</p><p>Fenerbahçe'de aynı dönemde forma giydiği Hollandalı eski yıldız Dirk Kuyt'tan övgüyle bahseden Krasic, "Dirk Kuyt, büyük bir profesyonel. Olağanüstü yetenekleri olmasa da çalışma ve disiplinle önemli biriydi. Her top için sonuna kadar mücadele ediyordu. Tam bir canavardı" değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Krasic, Raul Meireles'in de çok özel bir futbolcu olduğunu belirterek, "Çok eğlenceli bir karakterdi. Kampa girdiğimizde bir yerlerden müzik sesi duyarsak ondan geldiğini bilirdik. Hayatımda onun gibi ince ayakları olup da çok sert ve düzgün şut çekebilen başka bir isim görmedim. Üç gün aralıksız koşsa yorulmazdı" ifadelerini kullandı.</p><p>Fenerbahçe'de oynadığı dönemde kendisini en çok etkileyen ismin Alex de Souza olduğunu vurgulayan Krasic, "O dönemde üzerimdeki en güçlü etkiyi Alex bırakmıştı. Alex, Del Piero'nun kopyasıydı. Yaptıklarıyla Fenerbahçe efsaneleri arasına adını yazdırmayı h</p><p>Türk futbolcuların, soyunma odasında konuşulan planların genellikle dışına çıktığını anlatan Krasic, "Muhtemelen atmosferden etkilenip herkes kendi oyununu oynuyordu. İşte tam da bu noktada devreye Alex giriyordu. Alex takımdaki dengeydi. Sahada, takım ar</p><p>Eski takımı Juventus'un UEFA Şampiyonlar Ligi'nde Atletico Madrid'i eleyerek çeyrek finale kalmasını da değerlendiren Krasic, İtalyan ekibinin finale kalarak kupa için sahaya çıkacağına inandığını aktardı.</p>
© 2019 Copyright Rumeli Gazetesi
]]>
<![CDATA[Venezuela’da gösteriler devam ediyor]]>https://rumeligazetesi.com/haber/venezuelada-gosteriler-devam-ediyor-1256a6c2f-c6ac-404a-baad-9e7b9ed1b6ff2018-12-12T15:46:00+03:00Aras Şengün Venezuela’da gösteriler devam ediyor

Venezuela’da gösteriler devam ediyor

DÜNYA

Aras Şengün
<p>Venezuela Kurucu Meclis Başkanı Diosdado Cabello, kendini geçici devlet başkanı ilan eden Ulusal Meclis Başkanı Juan Guaido'nun salı günü yaptığı "(devlet başkanlığı sarayı) Miraflores'e geçeceğim" tehdidi karşısında, böyle bir şeye izin vermeyeceklerini vurguladı. Guaido ise tehdidini yineledi ve çok kısa süre sonra Miraflores'e gideceklerini söyledi.</p><h1>Venezuela’da herkesin hedefi Miraflores</h1><p>Tarihinin en ciddi siyasi krizini yaşayan Venezuela'da yine sokak gösterileri düzenlendi.</p><p>Venezuela’da Devlet Başkanı Nicolas Maduro destekçileri, hükümetin sabotaj olarak değerlendirdiği elektrik kesintisinin düzeltilmesini kutlamak ve hükümete destek vermek için yürüdü.</p><p>İktidardaki Venezuela Birleşik Sosyalist Partisince (PSUV) düzenlenen ve kent merkezindeki Libertador Bulvarı’ndan başlatılan “Devrimcilerin Büyük Zafer Yürüyüşü” devlet başkanlığı sarayı Miraflores’in bulunduğu bölgede son buldu.</p><p>Burada düzenlenen mitingde konuşan Venezuela Kurucu Meclis Başkanı ve PSUV Birinci Başkan Yardımcısı Diosdado Cabello, ülkeyi hemen hemen bir hafta boyunca karanlıkta bırakan elektrik kesintisi karşısında halkın sükunetini korumasından övgüyle bahsetti.</p>
]]>